8 Mayıs 2024 Çarşamba

Sadi Şirazi'nin Bostan'ından Nasihatler

 Arkadaşlar burada Allah dostu Sadi Şirazi'nin Bostan'ında altını çizdiğim nasihatleri paylaşacağım... Allah dost Sadi'den razı olsun ve kullarını onun gibi hikmet ehli eylesin isteklileri hayırlısıyla inşallah... :)

BOSTAN

En gerçek Allah adamı, düşkün görünen ferman sahibidir.

----------------------------------------------------------------

Padişah da Allah'ın Bir Kuludur

Ne lüzum var ki göklerin dokuz katlı kürsüsünü Kızıl Aslan'ın ayağı altına koyasın? Ona sen, "Ayağını izzetle göklerin üstüne bas" diye söyleme. "Yüzünü ihlasla toprağa sür" de.

Padişahım, gündüz padişahlık edersen, gece dilenciler gibi yana yakıla dua et. Başı yüce kimseler hizmetine bel bağlamışlar; öyleyken senin yüzün ibadet eşiğinde. Böyle, Allah'ın hakkını eda eden bir kul, kullar için ne güzel bir efendidir!

-------------------------------------------------------------------

Kaplana Binen Gönül Eri

Gönül erlerinden biri bir kaplana binmiş, elinde bir yılan, onu hızlı hızlı sürüp gidiyormuş. Adamın biri:

"Bana da bu gittiğin yolda kılavuz ol, ey Allah yolunun yolcusu! Ne yaptın da yırtıcı bir hayvan sana ram oldu? Ve saadet yüzüğünün kaşına senin ismin kazıldı?" demiş.

Gönül eri cevap vermiş:

"Kaplanın, yılanın, filin ve akbabanın bana zebun olmasında şaşılacak bir şey yok. Sen de Allah'ın emrinden dışarı çıkma ki senin emrinden de hiçbir şey dışarı çıkmasın."

Nasihat, ancak Sadi'nin sözlerinden hoşlanan kimsenin işine yarar. :)

----------------------------------------------------------------

Kisra'nın Hürmüz'e Verdiği Öğütler

Nuşiveran, can verirken Hürmüz'e şöyle demişti:

"Oğlum, kendi rahatınla meşgul olma dar yoksulların gönlünü gözet. Kendi rahatını düşünmekle kalırsan, senin ülkende kimse rahat etmez. Çoban uyumuş, kurt da sürüde: Bu hal, akıllı kimselerin beğeneceği şey değil."

"Muhtaç olan yoksulları koru; zira padişah, halkın sayesinde taç taşımaktadır. Zaten halk köke benzer, sultan ağaca... ve ağaç, kökünden kuvvet alır, evladım. Şu halde halkın kalbini yaralamamaya gayret et; yoksa kendi kökünü kazımış olursun."

"Doğru yol mu istiyorsun? İşte abidlerin yolu. Bu yol, ümitle korkudan ibarettir, insan, iyilik ümidi ve kötülük korkusu dolayısıyla aklın gereğini benimser. Bir padişahta bu iki şey olunca onun saltanat ülkesinde sığınacak yer bulabilirsin. Çünkü o hükümdar, Allah'ın lütfunu umarak, kendisine ümit bağlayanlara lütfeder ve saltanatına bir zarar geleceğinden korkarak, kimsenin zararını hoş görmez."

"Sen kibirli yiğitlerden değil kendisinde Allah korkusu olmayanlardan kork. Memleket halkının kalbini harap eden padişah, memleketinin bayındır halini ancak düşünde görür. Haraplıkla kötü şöhret zulümden gelir ve bu sözün gerçeğine ileri görüşlü kimseler varır."

"Halkı zulüm içinde öldürmek doğru değildir. Çünkü o, saltanatın sığınağı ve dayanağıdır. Köylüye kendin için riayet etmelisin: Gönlü hoş edilen bir işçi daha çok iş yapar. Nihayet kendisinden fazlasıyla iyilik gördüğün kimseye fenalık etmek insanlık değildir."

--------------------------------------------------------------------

Hüsrev'in Şirüye'ye Verdiği Öğütler

"Kılıç kullanan bir yiğit, bir kocakarının gönül dumanı kadar yıkım yapamaz. Bir dul kadının tutuşturduğu mumla bir şehrin yandığını çok görmüşsündür. Dünyada, saltanat sürerken insaflı davranan bir padişahtan daha gür nasipti kim vardır? Bu cihandan ayrılmak sırası ona geldiği zaman mezarına rahmet okurlar. Mademki insanların iyisi de kötüsü de geçip gidiyor, sonunda adam hayırla anılsın daha iyi."

"Halkın üstüne Allah'tan korkan kimseleri tayin et. Öylesi hem memleketi imar eder hem günahtan çekinir. Senin faydanı ahalinin incinmesinde arayan kişi, senin fenalığını düşünüyor ve halkın kanını içiyor demektir. Ahalinin Allah'a el kaldırıp beddua ettiği kimselere başkanlık vermek hatadır, iyileri besleyen kötülük görmez. Ama kötüyü besledin mi kendi canına düşmanlık edersin."

"Zalimi mal cezasıyla bırakma; onun kökünü dibinden kazımak gerekir. Zulmü seven zalime tahammül etme. Mademki semirmiştir, derisini yüzmek gerekir. Nitekim kurdun kafasını da halkın koyunlarını paraladıktan sonra değil önceden kesmek gerekir."

----------------------------------------------------------------------

Tüccar ve Hırsızlar

" Erkeklik hırsızlarda olduktan sonra memleketteki askerin kadın sürüsünden ne farkı kalır?"

Tüccarları ısırıp zehirleyen bir padişah, şehir halkına ve orduya karşı iyilik kapısını kapamış sayılır. Akıllı insanlar onun çıkardığı kötü adetlerin velvelesini duyduktan sonra oraya giderler mi? Eğer sence iyi şöhret makbulse, tüccarları, elçileri hoş tut. Büyükler, adlarının iyilikle anılması için yolcuları canla başla ağırlarlar. Garibin gönlünü inciten memleket, az vakit sonra harap olur. Şu halde gariplere aşina olmalısın, gezginleri sevmelisin. Çünkü gezginler, insana iyi şöhret sağlarlar.

Konuğa, yolcuya iyi davranmakla beraber zararlarından da çekinmelisin. Dost kılığında düşman olabilecekleri için yabancılardan çekinmek faydalıdır.

Buna karşılık emektarların değerlerini yücelt. Kendi beslediğinden asla vefasızlık gelmez. Sana hizmeti geçmiş biri ihtiyarlayınca yılların hakkını unutma. İhtiyarlık onun elini hizmetten alıkoyduysa, senin elin cömertliğe muktedirdir.

----------------------------------------------------------------------

Şapur'la Hüsrev

Padişahım, kafası fesatla dolu bir yabancıyı incitme de memleketten dışarı atmakla yetin. Ona gazaplanmasan da olur. Çünkü, zaten çirkin huyu arkasında bir düşmandır. Fakat bu müsfidin doğup büyüdüğü yer Fars memleketi olunca kendisini Sana'ya, Saklab'a yahut Rum'a yollama. Hatta ona Fars'ta bile kuşluk vaktine kadar aman verme. Başkalarının başına bela yollamak doğru değildir. Sonra gittiği yerlerde, "Bu biçim adamlar çıkaran o memleket yere batsın!" derler.

Eskiden beri anlaşmış olan ve kalemleri bir yürüyen iki kişiyi bir arada aynı yere göndermek doğru değildir. Ne bilirsin, belki uyuşurlar, el ele verirler; biri hırsız çıkar, öbürü gözcülük eder. Halbuki hırsızlar birbirlerinden korkup çekinirlerse, kervan, aralarından sağ salim geçer.

Birini mevkiinden çıkarırsan, bir müddet geçtikten sonra suçunu affet. Ümit besleyen kimsenin muradını vermek, mahpusun bağını çözmekten bin kat iyidir.

Yumuşaklık gösterdiğin takdirde düşman yiğitlenir. Hışımlanınca da herkese utanç verirsin. Sertlik de yumuşaklık da beraber olunca iyidir. Tıpkı kan alıcı gibi hem cerrahtır hem merhem sürer.

İyi nam bırakanlar müstesna, dünyaya gelip de ebedi kalan kimse yoktur. Ama köprü, mescit, han ve misafirhane koyup gidenler ölmemişlerdir. Hayırlı eserler bırakmadan giden kimseye, ölümünden sonra Fatiha okumak caiz değildir.

Mademki namın ebedi kalsın istiyorsun, o halde büyüklerin güzel adlarını gizleme, önceki padişahlar ne yaptılarsa sen de kendi devrinde öyle davran. Onlar da murada ermişler, naz içinde yaşamışlar, zevk sürmüşlerdi. Fakat sonunda her şeyi bırakıp gittiler. Kimi dünyadan iyi bir ad götürdü. Kiminden de -ebediyen- kötü gelenekler kaldı.

Birinin yaptığı gammazlığı kabul etme. Böyle bir söz söylenmişse aslını araştır. Suçlunun unutkanlıktan doğan bir kabahatini kabul et. Aman dilerse mutlaka ver. Şayet bir suçlu sana sığınmaya gelirse, ilk suçu yüzünden onu derhal öldürmen doğru olmaz. Kendisine söylendi de öğüt dinlemediyse bir de zindanla, zincirle kulağını bük. Öğütten, hapisten de anlamıyor mu, o artık murdar bir ağaçtır, kökünü kaz.

Bir kimsenin günahı üzerine hiddetlenirsen, onu cezalandırmadan önce iyice düşün taşın. Çünkü Bedahşan yakutunu kırmak kolaydır. Lakin kırılan bir şeyi sonradan eklemek imkansızdır.

-----------------------------------------------------------------------

Padişahın Ağır ve Tedbirli Davranması

Denemeden iş gören kişi, kendi gönlüne, nedametin ızdıraplarını yüklemiş olur. Hükmünü düşüne taşına yazan bir kadı, sarıklıların karşısında mahcup olmaz. Sen, hedefe okun gezi elindeyken nişan al, ok yaydan fırladıktan sonra değil. Yusuf gibi iyiden kötüyü ayırt etmesini bilen tertemiz bir insanın aziz olması için dahi nice yıllar geçmesi lazım. Aradan bir nice zaman geçmedikçe insanın içyüzü anlaşılmaz. 

Düşman, bir kusur bulunca, büyüklerin kalplerini dağlar. Ateş ufacık bir şeyle de alevlenebilir. Fakat onunla koca koca ağaçları tutuşturmak mümkündür.

Ey akıllı insan, gönül sır zindanıdır. Ama bir kere söyledin mi, sır artık zincire gelmez.

Hiddetle kılıca sarılan kimse sonra esefle elinin ardını dişler. Sakın bir garezcinin sözünü dinlemeyesin; ona uyarsan eğer, pişman olursun.

Padişahım, sen cennette birmiş bir ağaçsın, ki bir yıllık yola gölge verirsin. Vaktiyle yüce talihimden şunu isterdim: Devlet kuşunun gölgesi başıma düşsün! Fakat aklım da şöyle diyordu: "Sana devlet kuşu mutluluk vermez. İkbal istiyorsan bu gölgeye gel."

Allah'ım! Bize esirgeyerek baktığın için halkımızın üzerine bu gölgeyi sermişsin. Bir kul gibi bu devletin duacısıyım: Bu devleti ebedi yaşat, Ya Rabbi!

Birini öldürmeden evvel yapılacak en doğru iş, ona öğüt vermektir. Çünkü kesilen bir başı yeniden bitiştirmek imkansızdır.

Buyruk, akıl, fikir ve büyüklük sahibi olan bir padişah, halkın kavgasından rahatsız olmaz. Tahammülden yana boş, fakat gururla dolu olan bir başa padişahlık tacı haramdır.

Ben, "Savaştığın zaman sebat et" demiyorum; "Gazaba geldiğin vakit aklın başında olsun" diyorum. Aklı başında olan kimse tahammül eder. Fakat bu akıl, öfkeye yenilen akıl değildir.

Öfke pusudan askerini saldırttığı zaman, ortada ne insaf kalır, ne takva ne de din kalır. Ben, şu göklerin altında, bunca meleği ürküten böyle bir şeytan görmedim.

Güzel Bir Çarşamba Olsun

 Herkese selamlar,

Dün 21.30'da yatıp 02.50 gibi kalktık... :) Hemen bir kahve yaptık ve neler yapacağımıza bakalım... :)


Dostlar şu eski İstanbul videosuna bakın... İnsanlardaki huzura ve asalete bakın... :) Çok değil 70 sene öncesi yaklaşık... :)


Şu da en eskisiymiş (1898)


Dostlar kütüphanemizdeki kitapların bir çoğunu bitireceğiz inşallah Allah'ın izniyle.. İlimden ve bilimden yılmayacağız... Atatürk'ün gösterdiği hedef doğrultusunda durmadan ilerleyeceğiz...

Şimdi saat 4.20'ye gelmiş ve Sadi Şirazi'nin Bostan'ında 148'e kadar gelmişiz normalde ancak altını çizmemişiz pek çok şeyin... Belki Allah nasip edecek de dost Sadi'nin nasihatlerini sizlerle de paylaşacağım bloğuma yazarak... :) Ne demiştik et tekrar-ı ahsen velev kane yüz seksen... :)
Doğrusu şöyleymiş:

"Et-tekrârü ahsen velev kâne yüz seksen."

(Tekrar etmek en güzeldir, 180 kere de olsa!)

Evet sabah ezanı okundu dostlar... Başımızda hala ağrı var namaza meyledemiyoruz ancak 1000 besmeleyi çekelim güneş doğmadan... :)
Evet dostlar 1000 besmeleyi de tamamladık Allah'ın izniyle... :) Çok mutluyuz, biraz bir şeyler atıştıralım... Güneş doğdu, kerahet vakti çıksın da namazımızı kılalım... Başlıyoruz namazlara tekrar... 11 Nisan 1 günlük ve bu sabahlık 8 Mayıs... Bakalım ne kadar gideriz Allah bilir... :) Borçları 11 Nisan'dan bu yana gelmeliyiz... :) Çok mutluyuz Rab'be şükürler olsun... :)

Evet dostlar, çayımızı yaptık ve gofretimiz de yanımızda... :)

Dostlar ibadet faslı da tamam Allah'ın izniyle... :) Şimdi gofretimizi yiyebiliriz... :)

Dostlar Sadi'den nasihat faslını da verdik epey, daha da vereceğiz sonra nasipse şimdi sırada dünya ilmi var... C# 10'da sayfa 64'te kalmıştık... O 1036 sayfalık kitabı bitirmenin gayretini yaşayalım...

Dostlar bu kitapta da sayfa 87 yani 3. bölüme kadar geldik bazı yerleri hızlı geçip çünkü ekstra bilgi vardı.

Evet dostlarım, sabah yatıp 13.00 gibi herhalde kalktık... :) Kargomuz da gelmiş.. :) Çalışmaya da başladık... Otomatlar Biçimsel Diller ve Turing Makineleri kitabında sayfa 21'e kadar geldik içindekilerle beraber... :) 340 sayfalık bu kitap ve güzel gerçekten... :) Diferansiyel denklemler Schaum Serisinden kitabım ve Algoritmalar kitaplarım da gelmiş tabii ki... :) İbadet faslını da tamamladık gene çok mutluyuz... :) Allah herkese sağlık, mutluluk ve huzur versin... En önemlisi bunlar, bunlar varsa gerisi çok da mühim değil.. :) Ancak gerisinden isteyenlere de versin, herkesin gerçekten eksiğini kapasın Mevla'mız... :) 

Güzel dostlarım bugün ikindi üstü dışarı çıktım... Çarşıya gidecektim, durakta 10 dakika bekleyip otobüs gelmeyince ben de arka taraftaki cafeye gittim... Süper bir manzaramız vardı ve bir bardak kendim için bir bardak da amcam için çay içtim... :) 
 
Daha sonra eve geldim ve akşam yemeğini yedik ve akşam olmadan da ikindi namazlarıyla 12 Nisan gününki kaza namazları eda ettim.. Tesbihat yaptık.. Mevla kabul etsin... :) Az sonra akşam okunacak nasipse, onu da abdestli iken kılalım zaten 3 farz 2 sünnet... :) Sonra da derslerimizi okumaya devam edelim... :)

İşte manzaramız, yanında çocuk parkı.. İnsanlar cıvıl cıvıl.. Şahane bir gün geçirdim... Rab'be şükürler olsun... :)


Dostlar keyifliyiz gene... Şimdi çaylı faslı var sırada... :)

Derslerimizi okuyamadık, bir şeylerle oyalandık... :) Yatsıyı da kılıp yavaştan uyuyalım... :)

Evet dostlar, mükemmel bir gün oldu gerçekten... Hem ilimle hem ibadetle hem de keyifle dolu bir gündü... Dilerim Mevla'm hemen hemen her günümü böyle eylesin... :) Geliri de unutmasın Mevla'mız inşallah... :)

7 Mayıs 2024 Salı

Keyifli Salılar

 Herkese merhaba,

Bugün günlerden Salı ve sabah vakitlerinde yatıp 10.30 gibi kalktık... :) Kahvaltımızı yaptık ve duşumuzu da aldık. Çayımızı içtik ve şimdi sıra kahvede... Yalnız az uyuduğumuzdan ötürü uykumuz geliyor... :)

Derviş Yunus'un şu şarkısı gene içinizi açacak... :))) Bu sefer Fatih Koca seslendiriyor... Biz de belki de ilk defa dinleyeceğiz... :)


Merhaba dostlar, biraz yazdık bugün Zamanda Yolculuk postlarından birine, bir kitapta da sayfa 91'e kadar geldik ancak baş ağrısı tuttu yine... Bir ada çayı yapalım da dinlenelim... :)

Dostlarım düşünmeliyiz... Araştırmalıyız... Vaktimizi sorgulayarak geçirmeliyiz... İyiliklerden ve maneviyattan da kopmadan... Güzel bir video çıktı karşıma biraz uzun ama izlemeye değer... Ben de şu an belki çok amatör bir fizikçiyim ancak zamanda yolculuk şiirleri gerçekleşirse eğer profesyonel diplomalı bir fizikçi olacağım inşallah... Rab o kadar merhametlidir ki aklınız hayaliniz almaz bence...
Zamanda yolculuk benim amatör olarak ilgilendiğim bir konu ve sadece 3 zamanda yolculukla alakalı hikayeden ayrı bilimsel kitabım var... :) Yerçekimine rağmen balonla alçalıp yükselebiliyorsa, zamanda yolculuk da fizik yasaları içinde mümkün olacaktır arkadaşlar... Kaç tane de zaman yolcusu olduğunu iddia eden vatandaş var... Ben de bunlar arasında sadece bir potansiyelim... :) Neyse fazla kafanızı karıştırmayayım... Olanlar olmayanlara yardım etsin ve dünyada güzel şeyler olsun insanca... :)
Şuradan buyurun:

6 Mayıs 2024 Pazartesi

Durum Değerlendirmesi-3 (Not Must But Nice To Be)

 Merhaba dostlar,

Yeni bir durum değerlendirmesi yapmanın zamanı gelmiş... Bugün biraz uyuduk ve kalktıktan sonra güzel bir yemek sipariş ettik ve bir kısmını da yedik... Bir kısmı geceye kaldı... :) Allah'a şükürler olsun.. :) O'na şükretmedeyiz, şükrettikçe de rahmet bulmadayız... :)


Dostlarım derslerimiz son dönemde epey sallandığı için derslere ağırlık vermeliyiz... Bir program yapalım önümüzdeki 2 ay için ve mümkün mertebe, programa da uyalım... :)

Öncelikle bugün günlerden Pazartesi ve bugün de dahil olmak üzere, (saat 19.15'e gelecek daha inşallah..) :) 

- Her gün 2 adet okul dersi izlemeliyiz... Bilhassa hafta içi, hafta sonu serbest... :)

- Her gün kitap okumalıyız... (Süresiz, sınır yok)

- Her gün 1000 besmele çekmeliyiz..

- Gün aşırı yani iki günde bir oyun yapımları ( kitapları, yapımı, kursları vs.) ile ilgilenmeliyiz...

- Gün aşırı kurslarla ilgilenmeliyiz... :)

- İbadetleri de iyi hissedersek 11 Nisan'dan bu yana gücümüz yettiğince gelmeliyiz... :) Çünkü rahatsızız, ibadetler bizde psikoz gibi bir şey oluşturuyor... :) İyi hissedersek yapalım... :)

* İçimizden geldiğince bu programa uyalım ancak zorunluluk yok, çünkü fazla disiplin bizde ters tepiyor... :) 

Not Must But Nice To Be :)))


Arkadaşlar bilgisayar organizasyonu ve mimarisinden 2,5'dan fazla dersi izledik ve 5. ders de bitti... :) Banyomuzu yaptık, akşam atıştırmalarını da bitirdik kalan yemekleri ve şimdi biraz dinlenmece müzik ile ardından da ilk 5 haftada işlenen yerlerin slaytlarını okumaca... :) 1000 besmeleyi de geceleyin çekeriz inşallah hayırlısıyla... :)


Başımız ağrımış ders okumaları gitmiyor... :) En iyisi dinlenmek ve bir Parol içmek... :)


1000 besmelemizi gene tesbih ettik... :) Şimdi biraz kitap karıştıralım... :) Kendi Kendine Mba kitabına biraz göz attık ve işletme fikirlerinden sıkıldık... :) Bize şimdilik işletme gerekmiyor, sadece bize yetecek bir gelir gerekiyor, belki EKPSS ile atanırsak olacak inşallah... :) Saat de gece 2.50'ye geliyor... :) Bu saatte zamanda yolculuk kitapları da akmaz... :)

Arkadaşlar yarın ne yapacağımı buldum... Gene zamanda yolculuk topic'ine geri döneceğiz... 2 tane yazdığımız özet bilgiler vardı, kitaplardan alıntılar, onları okuyup yazmaya da devam edeceğiz inşallah... :) 

Şimdi kahvemiz var ve bizim yapmamız gereken bize verilen zamanda ne yapmamız gerektiğine karar vermek... :)

Sırf zamanda yolculuk konusunu enine boyuna araştırmak için Boğaziçi Fiziği tamamlamak istiyorum, şiirler de bunu gösteriyor eğer bir yanlışlık yoksa... Daha yayınlanmayan zamanda yolculuk şiirleri de var... Hem geçmişte okuduğumuz hem de sonradan yazdığımız... Kendimizin yaşlı haliyle karşılaşmamız da cabası geçmişte, belki bu sahne bir de yaşlı halimizle yaşanacak kim bilir... Bunlar çok uçuk şeyler belki, belki size yalan ya da deli saçması gelecek... Yaşayıp göreceğiz... :)

Ben sıradan bir insanım... Ancak bazı sıra dışı şeyler de yaşadım... Hem tasavvufi, hem dünyevi şeyler... :) Esen kalın... :) Şimdi biraz bloğumuzdaki zamanda yolculuk postlarına bakalım... Şöyle buyurun ve oradan da diğer yazıya geçin... :)


Dostlarım ilk yazıyı ve ikinci yazıda da sayfa 27 dediğimiz yorum kısmına kadar okuduk ve anlayamayacak kadar uykumuz geldi... Gerçi kahvemiz de var ama biraz uyuyalım.. Saat de 04.30'a geliyor... :) Nefsimiz şükrettikçe de rahmet yağıyor... Bu da size vereceğim küçük bir sır olsun... :) Küçük sırlar paylaşılabilir, büyük sırlar paylaşılamaz... :)

5 Mayıs 2024 Pazar

Herkese İyi Pazarlar

 Merhaba dostlarım,

Güzel bir Pazar sabahına uyandık... :) 9.00'dan önce uyandık ve saat şu anda 9.12... :) Kahvemizi yaptık, öncesinde de kardeşimizle konuştuk telefonda... :) Bugün neler yapacağımıza bakalım... :)

Dün en son Hacking Interface kitabında sayfa 46'da kalmıştık... :) Oradan itibaren okumaya devam edelim... :)


Dostlar bu kitabı okuyasımız gelmedi, biz yine C++ kitabına geri dönelim tekrar... Çayımız var, yanında da muzlu kremalı bisküvimiz var ve mutluyuz... :)

Sayfa 200'e tekrar geldik dostlarım... Yalnız bazı yerleri hızlı geçtik ve her şey %100 olarak anlaşılmadı... :) Olduğu kadar, olmadığı kader mi demeliyiz yoksa... :)

Bu C++ kitabında sayfa 202'ye geldik ve orada durduk... :) Baş ağrımız da olduğundan çok fazla okuyamadık... :) Şimdi yeni bir kitaba geçeceğiz... :)

1036 sayfalık Her Yönüyle C# 10 Kodlab'ın... 32. baskı bendeki.. :) Ama önce biraz kahvaltı yapalım... :)

Evet, bir şeyler yedik, ve okumaya başladık sayfa 20'deyiz... :) .NET FRAMEWORK NEDİR? başlığına kadar geldik... :) Şimdi biraz mola... :)



Menüleri tanıtmış ve projemizi nasıl publish edeceğimizden bahsetmiş... Sayfa 64'e kadar geldik... Extra information'lar var buralarda... :) Hızlı geçmek gerekir... :) Hemen çayımızı yapalım ve keyfimize bakalım... :)

Ada çayı yaptık ve ağrı kesici aldık... :) Şu anda başımız ağrırken beynimiz pek bir şey algılayamıyor... :) Biraz belki yarım saat dinlenelim... :) Saat 12.42... :)

Dostlarım bugün biraz dışarı çıktık... Bir çay içtik bizimkilerle... Sonra Liverpool ve Galatasaray'ın maçlarını izledik... Galatasaray 6 attı... :) Tebrikler aslanlar... :) GS 6-1 Sivasspor, ve Liverpool 4-2 Tottenham...

Keyifli maçlardı... :)



1000 besmelemizi de tesbih ettik bugün de... :) Tesbih ettirene şükürler olsun... :)

Gönülden anlamayana bağlanma deli gönül!


4 Mayıs 2024 Cumartesi

Güzel Bir Cumartesi Akşamı

 Merhaba güzel dostlarım,

Bugün 4 Mayıs Cumartesi... Epey dinlendik bugün... Akşam güzel bir yemek yedik... Annem, babam, dayım ve ben... :) Saat şu anda 20.01.. :) Dostlarım, yapılmalı, edilmeli diye bir şey yok... Biz boşuna mı okuduk 3 tane S*ktir Et kitaplarını... İçinizden geliyorsa yapın, gelmiyorsa sallayın gitsin... Öğrenmek eğer tutkunuz olursa, 1 gün gelmez, 2 gün gelmez, 3 gün gelmez içinizden... 4. günde tekrar başlarsınız öğrenmeye... Bazen de konudan sıkılırsınız bu da mümkün... O zaman da konuyu değiştirmek gerekir... Yeni bir topic'e başlamak akıllıca olabilir. Örneğin ben 1 Mayıs akşamı bir C++ kitabına başlamışım... Ve maksimum 2 günde bitirmeliyim demişim... 25-26 saatte yarısına gelmişim kitabın... Gerisini bırakmışım ve ne dün ne de bugün içimden bu kitaba devam etmek gelmemiş... :) Bunda, konular zorlaştıkça odaklanmanın da zorlaşmış olması etki etmiş olabilir... :) Ya da içinizden gelmemiştir. İkisi de mümkün... :)

Ben şimdi başımın ağrımasına bakıyorum... Bir de yarım kalan kitaba bakıyorum ve hiç akmıyor... :)

Hemen aldım bir Parol... :) 

Samsunspor - Trabzonspor maçına göz ucuyla bakmadayız... :)

Bir 15 dakika geçsin de okumaya başlayalım tekrar... :)

Hemen bir güzel şarkı bulalım...

9. Senfoni Beethoven... Yakışır... :))


Dostlarım S*ktir Et felsefesine göre canımız C++ çalışmak istemiyorsa çalışmayacağız... İçimizden Hacking Interface kitabını okumak geliyor... :) 120'ye kadar gelmişiz... 257 sayfa... Tekrar en baştan başlayalım çünkü sanırım geçen sene okuyorduk bu kitabı... :) En baştan başlayalım okumaya... :) Haydi vira bismillah... 1000 besmeleyi de unutmamalı... :)

Dostlarım, hackerların hayatını okuyorum... Madem ki bu adamlar zekiler, zekalarını faydalı işlerde kullansınlar... Masum insanlara zarar vermesinler... :) Yoksa bu kılıç onlar için de kalkacak... :) Gerçi bizim zekamız da bellidir ancak Hakk'ın yardım ettiği kullara bir sınır yoktur... :) Çünkü Hakk'la iletişim halindedir her biri derecesine göre... :)

Siz bilgisayar ve telefonlara sızarsınız, Hakk'ın erenleri içinize sızar... :) Bunu da böyle bilsinler... :)


1000 besmelemizi çektik şükürler olsun... :)

3 Mayıs 2024 Cuma

Merhaba 3 Mayıs :)

 Merhaba dostlar,

Bu güzel aydınlık gün bizim için... Bu sabah 11.35 olmadan uyandık ve şu anda saat 12.30'a geliyor... Kahvaltımızı yaptık ve kahvemizi de doldurduk... :) Sütlü nescafe... :) Bugün normalde aylık iğnemizi olabiliriz... Kitapta da 174. sayfada kalmıştık ancak şart değil iki günde bitirmemiz... Bitirsek iyi olur elbette ancak bitiremezsek de dünyanın sonu değil... :) Kafa biraz manikken ders çalışılmıyor... :)

Güzel bir Sezen Aksu şarkısı sizlerle dostlarım... :)


Bugün de çarşıya gittik... Şehirde dolaştık... Bir şeyler yedik ve çay içtik... :) Gene aynı sıkıntılar peşimizi bırakmadı... Biz de döşedik tweet'i..


Dayımız bize bira aldı, keyifliyiz... Bjk maçını izleyeceğiz... :)


Dostlarım Bjk 3-2 Ç.Rize... Tebrikler Bjk... :) Geçmiş olsun Ç. Rize... :)

Bizler de birayı bitirdik ve ardından da 1000 besmeleyi tesbih ettik... :)
Aslında sabah güneş doğmadan tesbih etmek gerek ancak o saatte uyuyorduk... :) 
Her neyse, sabah olmazsa da her hangi bir zamanda tesbihatı yapmalı... :)

Namazlar da huzurlu olduğumuz ve hastalıktan etkilenmediğimiz bir zamanda topluca yapılabildiği kadar yapılmalı... :)

Şimdi elma yiyoruz, bir de güzel sütlü-nescafe yapalım... :) Hiç kimse keyfimizi bozamaz... :) Hayat bir mücadeledir dostlarım... :) Her zaman dört dörtlük olmuyor... :) İnişler ve çıkışlar hep olur, olacaktır... :)


Güzel Dostlarıma Selamlar :)))

 Merhaba Dostlarım, Bu planı bize bizzat Mevla'nın kendisi yaptırdı şu sözümünüzün üzerine... :)) https://otedekilerr.blogspot.com/2026/...