Son gün gündüz epey uyuduğumuzdan şimdilik uyku tutmadı bizi... Saat de 3'e doğru yaklaşmakta... :) Öncelikle şu bütünlemelere girmeliyiz hafta sonu... Sıkı çalışmaya devam, mümkün mertebe...
Eve dönünce de 3 hafta kadar yoğun bir şekilde (Günde 4+ saat kadar) oyunlarımızla ilgilenmeli... Hemen şirket kurmaya da gerek yok gibi... Önce 3 hafta kadar yoğun çalışalım... Bu 3 haftadan 2 buçuk gün kadar fedakarlık yapıp aşçılık yaz okulu sınavlarına da çalışıp vermeliyiz bu arada... :)
Hedefim 21 Ağustos gecesi 24'e kadar 3 tane oyunumu Google Play'de yayınlamak olacaktır... :) Yayınlarken bir muhtemel şirket ismi altında yayınlamak daha doğru olabilir... :) O zamana kadar potansiyel şirketimize isim de bulalım... (Bir şey) Games olarak oyunları piyasaya sürebiliriz... :)
Boğaziçi'ne af da çıksa bu oyun işinden caymamalıyız... Madem çok keyif alıyoruz bu işten öyleyse uğraşmaya devam... :) Yani tam 1 senede 2. sınıfı inşallah tamamlayıp 3 tane de oyun piyasaya sürmüş olacağız inşallah... Hedefim ortalama her 4 ayda bir oyun piyasaya sürmek olarak özetlenebilir... Zamanla oyunlar arttıkça ve güzelleştikçe inanıyorum ki gelirler de artacaktır... :)
Oyun şirketinin ismi Mighty Pen Games olabilir eğer alınmazsa o tarihe kadar... :)
Eğer alınmamışsa bu isim 21 Ağustos gecesine kadar 3 oyun ile muhtemel Mighty Pen Games ismi ile geliyoruz inşallah... :) Allah büyük... :)
Muhtemelen gece 3'ten sonra yattık ve sabah da 10.45 gibi kalktık... :) İyicene uykumuzu da aldık... :)
Ne güzel bir gün dostlarım... :) Ankara'da hava biraz sıcak ancak balkona Allah'tan güneş gelmiyor... :) Güzel bir kahvaltı yaptık ve biraz dinlenelim, belki akşama eski dost Basri'yle görüşürüz... :)
Dostlarım şu akşam ilim öğrenme işini birazcık bugünlük gündüze alıyorum... Çünkü içimden hiç ders çalışmak gelmiyor şimdilik... Biraz ilim öğrenelim ve sizlerle de paylaşalım bazı ilimleri... Önce mübarek Süleyman Aleyhisselam, ardından da mübarek Seyyid Nesimi olsun... :) Yalnız Nesimi'nin ilmini sizlerle paylaşmadım o da muhteşem... :) İmkanınız ve ilginiz varsa alın kitabından da bir tane... :) Saat 12'yi biraz geçince ikinci 25 mg'ı da aldık ve biraz bekleyelim... :) Ardından da ilim şöleni başlasın... :) Hayır önce Seyyid Nesimi olsun çünkü O'nun ilmini belki de hiç paylaşmadık sonra Süleyman Nebi olsun, çünkü 4-5-6 bablardan sizlerle paylaşacağız nasipse gene... :)
Evet dostlar 86'dan 100'e kadar geldik Nesimi Divanı'nda... :)
Şimdi Süleyman Aleyhisselam'dan 4-5-6 bablara başlayalım, sizler için seçtiklerim. Daha nice öğüdü vardır mübareğin, imkanı olan kitabından edinsin bir tane...
- Her şeyin başı hikmettir, hikmeti öğren ve elindeki dünyaya ait şeyleri al git ve onları yok et.
- O da seni yüksek makamlara eriştirsin. Sen onu kucakladığın zaman o seni izzetli hale getirir.
- Hikmet senin başındaki güzelliği arttırsın, sana güzellik tacını teslim etsin.
- Günahkarların yoluna ulaşma ve onların yoluna girme.
- Sadıkların yolu doğan nur gibidir ve o, gün bitinceye kadar ışık verir.
- Günahkarların yolu ise duman gibidir ve yolda sürçtüklerini bilmezler.
- Sözlerim gözlerinden gitmesin, onları kalbinde sakla.
- Çünkü o sözler, bulanlara hayat ve bütün etlerine (vücuduna) şifadır.
- Her şeyden daha fazla kalbini koru. Çünkü hayatın çıktığı (doğduğu) yer ondadır.
- Ağzının kötülüğünü yanından uzaklaştır ve dudaklarının pisliğini kendinden uzak et.
- Ayağının gittiği yolu düzelt ve bütün yolların doğru olsun.
- Yabancılar kuvvetin ile doymasınlar ve emeklerin yabancıların evinde olmasın.
- Senin çeşmelerinin suyu dışarıya ve su yolların şehirlere dökülsünler.
- Yalnız senin olsunlar. Seninle başkaları için olmasınlar. Kaynağın mübarek olsun. Gençliğinin kadını ile mutlu ol.
- Ey oğlum! Yabancı kadına tutkun olmak ve zavallının koynunu kucaklamak uygun değildir.
- Çünkü Ademoğlunun gittiği yollar, Allah'ın gözü önündedir ve O, bütün Ademoğullarının yollarını terazine koyar.
- Hazret-i Süleyman -Allah'ın selamı üzerine olsun- kefil olmamayı öğütlemek ve tembel olunmaması yönünde bazı özel vasiyetlerde bulunur.
- Allah Teala çok buğz ettiği kişilerin bazı günahlarını dikkate alır.
- Bu nasihatleri ondan çok hayır geldiği için gözetmez.
- Özellikle zina günahından -çünkü ondan büyük belalar, tehlikeler doğar- kaçınmayı nasihat eder.
- Gözlerine ve kirpiklerine uykuyu cimrilik ederek ver.
- Ceylan veya kuş gibi avcının elinden koş kurtul.
- Ey tembel! Karıncanın yanına git de onun yollarını gör ve ondan biraz hikmet öğren.
- Ne reisi, ne onu gözetleyeni ne de efendisi var.
- Yine de yazın yiyeceğini hazırlar. Orak zamanında (hasat zamanı) yiyeceğini toplar.
- Ey tembel! Nasıl uyursun? Ne zaman uykundan kalkarsın?
- Fakirliğin sana (ansızın gelen) yolcu gibi ve çaresizliğin kalkanlı eri gibi gelir.
- İyileşmeyecek kişi, kötü adam ağzının pisliği ile dolaşır.
- Allah Teala'nın sevmediği şu altı şeydir: mağrur bakış, yalan söyleyen dil, günahsızları döven eller, -O'nun canı onlardan iğrenir-, yalan söyleyen yalancı şahit ve kardeşler arasına fitne bırakanlar.
- Ey oğlum! Babanın eğitimini sakla ve annenin eğitimini bırakma.
- Bunlar sen gezdiğinde seni korusun, uyuduğunda seni beklesin ve uyandığında seninle konuşsun.
- Çünkü şeriat kandilinin emirleri nurdandır. Eğitim ve uyarıları hayatın yoludur.
- Seni kötü kadından ve zavallı kadının dilinden korumak için...
- Gönlünde o kadının güzelliğine karşı tamahkarlık yapma ve seni kirpiklerinin güzelliği ile bağlamasın.
- Çünkü kahpe kadın için insan bir dilim ekmeğe muhtaç olacak kadar düşer. Kadın değerli canı avlar.
- Kadın ile zina yapan kişinin aklı eksiktir. Canını yok etmek isteyen kişi zina yapsın. O kişi, zarar, ayıp ve rüsvalık bulur.
- Çünkü kıskançlık kocanın kızgınlığıdır. İntikam gününde bağışlar.
- O koca, hiçbir kıymetli malın yüzüne bakmaz, fazlasıyla mal verilse de istemez.
22 Temmuz -> Önce bilgisayar organizasyonu ve mimarisi notlarını oku, ardından felsefe notlarına hızlıca göz at ve öğleden sonra da bu dersin notlarını ve sorularını tekrar et ve akşama da Basri'yle görüş...
Basri'yle görüşmeyi Cuma'ya bıraktık... :) Biraz dinlenelim ve notları okumaya başlayalım... :)
Dostlar tıraşımızı olduk... Ancak derse başlamadık henüz... Karnımız da acıktı ve evde kimse de yok... :) Bizimkilerin gelmesini bekleyelim en iyisi... :)
Yıllar önce eski dost Basri ile Ankara'da laflarkene... :) Yenisi yakında güncellenecek inşallah... :)
Bir başka zaman da İzmit'te kankalarım Görkem ve Gürsu ile... Bu dört kankanın ortak bir grubu vardır... :) Final dershanesinin liseden kalma dostlukları... :) Alttaki resimdekiler ayrıca aynı okulda okudular liseyi... :)
Dostlarım Ekrem Açıkel ile Halk Tv Anahaber'i izledim ve müthişti... :) Haberleri hiç bu kadar etkili anlatan birini görmemiştim... :) Herkese izlemesini öneririm... :) Tweet de attım bu cümleleri... :)
Bugün hiç ders çalışmak gelmedi içimizden dostlarım biz de bugünün ve yarının işini inşallah beraber yapacağız... :) Bazen böyle oluyor, hiç ders çalışasınız gelmiyor ve çalışmıyorsunuz... :) Yaşasın özgürlük!
Dün gece 10 veya 10 buçuk sularında yatıp, sabah 5.25 gibi de kalktık... Şu anda 5.50'ye gelmiş... :) Ankara'dayız... Amcamda kahve bulabilirsek hemen yapalım bir tane günlük hakkımız vardı... Doktor da amcam da azalt demişti kahveyi... :) Ancak ısıtıcıyı bulamadık dostlarım, kahve iptal şimdilik, onun yerine kısmetimize çikolata çıktı... :)
Arkadaşlar bugünkü işlerim şöyle özetlenebilir:
1) Web Programlama notlarını oku
2) Bilgisayar Organizasyonu ve Mimarisi notlarını oku
Bir şey daha dikkatimi çekiyor... Bende zaten depresyon yok... Doktorlar lustralı takıntı için vermişti, ancak takıntı da pek kalmadı... Ben şu ağrılardan kurtulmak için lustralı yarım almayı deneyeceğim bundan sonra. Zaten 50 mg'dı, 25 mg'a düşelim en iyisi deneyelim... :)
Harbiden sabah çok daha mutluydum bu hapı içmeden, adama huzursuzluk veriyor, aşırı baş ağrısı ve de sarhoşluk... :) Şu lustraldan artık yavaş yavaş kurtulmanın zamanı çoktan gelmiş... :) Uzun süre kullanım yan etkilere yol açarmış... :) Evet epey uzun bir müddet oldu... Artık şu yan etkilerden kurtulalım... Enerjimi düşürüyor... :)
Biz gene de birden bırakmayalım... Bir müddet daha 25 mg kullanalım, hem biraz mutluluk da veriyor... :) Yalnız artık çok yan etki yapıyor... :) Eğer 25 mg bize yeterse, onu ileride bırakmak çok daha kolay olur zaten en düşük dozun yarım çentiği... :)
Şu lustralın kutusunda çok az kaldı, bir kutu daha almıştı babam, onu da bitireyim yarım doz kullanarak sonra da keseyim doktor kontrolüyle şu lustralı... :) Böylece ilaçlarım 2'ye düşer inşallah... :) Biri ayda bir olduğum iğne diğeri de Solian olur... :) Sonra da hayırlısıyla Solian'ı yavaş yavaş azaltarak bitiririz inşallah ve aylık yarım doz iğne ile hiç hasta değil gibi yaşarız... Allah büyük... Mevla bizi yavaş da olsa o kadar iyileştirecek doktorların dediği gibi inancım sağlam çünkü dozlar hep azalıyor... :)
Biz de lustral yerine bol bol çikolata yeriz... :)))
Dostlarım öğlen uyuyup, ikindi üstü uyandık ve web programlama notlarında 9. sunuma kadar geldik... Hiç ilgilenmiyorum ben web programlamayla ancak, gene de birazcık bilmekte fayda var.. Zaten bu dersi seçmeli almıştım ancak sanırım sadece 2 ya da 3 dersini izledim... :) 11 ders durmakta dağ gibi ve pas geçeceğiz... Başka bir zamanda ilgimiz olursa bakarız... :)
Dostlarım dersleri hiç izlemeden de olmaz diye düşündük ve web programlama dersinin ilk 3 dersini hızlıca tekrar ettik... Yavaş yavaş ilerliyoruz... :)
Bu dönem çok sıkıldık şu derslerden 9 tane gerçekten çok.. :) Finallere de gitmedik zaten, vizeler de sallandı... :) Bakalım önümüzdeki hafta sonu ne olacak..? İçimizden hiç ders çalışmak gelmiyor... :)
İlim saatimiz gelmiş dostlar, saat 19'u geçmiş... Hazreti Süleyman Aleyhisselam'ın mesellerini okuyalım ve birkaç önemli meseli de burada sizlerle paylaşalım... :) 26. babın başlarına kadar hep altlarını çizmiştik hepsinin şimdi okumaya başlayalım... Ben öğütçüyüm dostlarım... :)
Bu güzel aydınlık gün bizim için... Bu sabah 11.35 olmadan uyandık ve şu anda saat 12.30'a geliyor... Kahvaltımızı yaptık ve kahvemizi de doldurduk... :) Sütlü nescafe... :) Bugün normalde aylık iğnemizi olabiliriz... Kitapta da 174. sayfada kalmıştık ancak şart değil iki günde bitirmemiz... Bitirsek iyi olur elbette ancak bitiremezsek de dünyanın sonu değil... :) Kafa biraz manikken ders çalışılmıyor... :)
Güzel bir Sezen Aksu şarkısı sizlerle dostlarım... :)
Bugün de çarşıya gittik... Şehirde dolaştık... Bir şeyler yedik ve çay içtik... :) Gene aynı sıkıntılar peşimizi bırakmadı... Biz de döşedik tweet'i..
Dayımız bize bira aldı, keyifliyiz... Bjk maçını izleyeceğiz... :)
Dostlarım Bjk 3-2 Ç.Rize... Tebrikler Bjk... :) Geçmiş olsun Ç. Rize... :)
Bizler de birayı bitirdik ve ardından da 1000 besmeleyi tesbih ettik... :)
Aslında sabah güneş doğmadan tesbih etmek gerek ancak o saatte uyuyorduk... :)
Her neyse, sabah olmazsa da her hangi bir zamanda tesbihatı yapmalı... :)
Namazlar da huzurlu olduğumuz ve hastalıktan etkilenmediğimiz bir zamanda topluca yapılabildiği kadar yapılmalı... :)
Şimdi elma yiyoruz, bir de güzel sütlü-nescafe yapalım... :) Hiç kimse keyfimizi bozamaz... :) Hayat bir mücadeledir dostlarım... :) Her zaman dört dörtlük olmuyor... :) İnişler ve çıkışlar hep olur, olacaktır... :)
02.00 gibi yatıp ezandan hemen sonra 05.10 olmadan da kalktık... :) İlaçlarımızı aldık... Şimdi biraz tesir etmesini bekleyip az sonra 1 günlük namazı eda edeceğiz inşallah... İnanıyorum ki her ezan vaktinde 1 günlük kılabilirsek kısa sürede belli sürede 11 Şubat'tan sonraki borçları yakalayabileceğiz inşallah... Öyleyse önce müzik ardından ibadet... Sanırım 10 Nisan sabah namazından bu yana gelmeliyiz... Önce güzel bir müzik ardından ibadet faslı inşallah.. :) Ardından da kahve... :) Çay kalmamış olabilir çünkü sallama çay... :)
Dostlarım önce bir günlük borç kaza namazları, ardından da tesbihat yaptık... Tesbihatımızı ise şöyleydi:
1) 33 kere Türkçe okunuşu:
“Subhânallâhi ve’l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”
Anlamı:
“Allah eksik sıfatlardan münezzehtir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.”
2) 33 kere Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala seyyidine muhammed Anlamı:Ey Allah'ım!Efendimiz, büyüğümüz Muhammed'e evladu iyaline ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et,selametlik ver.)
3) 34 kere benim kendi tesbihim: Allahu ekber Allahu ekber la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden resulullah.
4) 1000 kere besmele -> Bismillahirrahmanirrahim
5)100 kere estağfirullah el azim
6) 100 kere la ilahe illallah ve 100.'de muhammedür resulullah
7) Ve en sevdiğim tesbihat 100 kere Allah (c.c)
Aslında vird-i mevlevi'yi yapsam onun sonunda 700 defa Allah tesbihi var ve adeta Allah aşkının oluşmasına vesile oluyor... O bakımdan Mevlevi'lere sempatisi olanlar Vird-i Mevlevi'yi de yapabilirler... :)
Saat de 6.50'ye geliyor... :) İbadet faslı tamam bu sabahlık, biraz uzun oldu normalde bu kadar uzun olmazdı... :) Ya da çoğu zaman hiç olmazdı... :)
Şimdi kahvemizi içelim ve mümkünse dini şeylerden uzak duralım, çünkü bu kadar ibadet faslının ardından din boğar adamı... (Her şeyin fazlası zarar) :)
Biraz dünyevi müzikler dinleyip ardından da dersimize başlayalım... :) Dün 1 tam 1/3 ders Yesevilik Bilgisi çalışmıştık... Şimdi bu derse çalışmayalım tasavvuf dersi olduğu için... :)
Bilgisayar organizasyonu ve mimarisinden 10 hafta işlenmiş ve biz sadece ilk haftayı izlemişiz ve 15 puan yani en vasat olan sınavımız bu girmediğimiz 0'ı saymazsak... :) Buradan başlayalım... :)
Tarih 3 Nisan 2024... Aydınlık bir güne başladık... :) Saatler 6.30'u biraz geçiyor... :) Dünkü hedeflere tam olarak ulaşamasak da gene de bir kısmını başarmıştık... :) Bugün ise geri kalan kısmını başaralım yine büyük bir gayretle inşallah... :) Veri Tabanı Yönetim Sistemleri'nde 5. dersin yarısında kalmıştık... :) Otomatalar dersinde ise 4. dersin yarısında kalmıştık... Bu derslerde 5 haftayı tamamlayalım... :) Bir de algoritmalar dersinde sadece ilk 2 haftayı izlemiştik onu da tekrar edip ilk 5 haftayı tamamlayabilirsek süper olacaktır... :) Dün 28 ve 29 Mart borçlarını kılmıştık, Mevla kabul etsin... :)
Arkadaşlar iki kitap sipariş ettim... Resimleri aşağıda.... Kütüphanemiz genişliyor... Kütüphanemde alıp da henüz okuyamadığım kitaplarım da var ancak, gene de kütüphane demek bir bakıma cephane demektir... :) Şimdi derslere çalışmak pek gelmedi içimizden en son aldığımız İlber Ortaylı Hoca'nın Seyahatnamesine başlayalım biraz... Saat de 8.05'i geçiyor, ancak önce 1000 besmele... Haydi vira... :)
Evet dostlarım Şah Abbas'a kadar geldik seyahatnamede... :) Durmadan dinlenmeden okumalı, kendimizi geliştirmeliyiz dostlarım... Böyle İlber Hoca gibi aydın insanlar seviyesine yükselmeliyiz... Ancak Türkiye böyle level atlar... İlber Hoca'nın engin bilgileri bize ilham veriyor ve tarih bölümünü de okumak istiyoruz açık öğretimden, belki de hemen önümüzdeki dönem kayıt yaptırırız aşçılık biter bitmez... :)
Ancak bu sefer severek çalışacağız, öyle uyduruktan okumak yok... Aşçılığı biraz böyle okuyoruz maalesef...
Eskiden tarihe pek bir merakım yoktu ancak aydın olmanın yolu tarihi de bilmekten geçer şüphesiz... Açık öğretim bölümündeki derslerin listesine baktım da mükemmeller... :)
Bugün iğnemizi de olalım arkadaşlar ve gülümsemeye devam edelim... :) Kalbinde iyilik barındıran herkesi seviyorum... :)
Kırım'a kadar geldik dostlarım, bu kitabı bitirince de ikinci ya da üçüncü defa da okuyabilirim gibi geliyor... Çok güzel... :) Hem böylece bilgiler daha kalıcı olur... :)
Sayfa 112 olan Tiran'a kadar geldik... :)
Dostlar iğneyi de olduk ve rahatladık ve kitapta da sayfa 150'ye geldik... :) Eski Avusturya'ya kadar yani... :) Saat de 14.15'i geçiyor... :)
So, so you think you can tell, (Demek, demek anlatabileceğini düşünüyorsun,) Heaven from hell, blue skies from pain. (Cehennemden cenneti, acılar içinden mavi gökyüzünü.) Can you tell a green field from a cold steel rail? (Soğuk çelik raylardayken yeşil tarlaları anlatabilir misin?) A smile from a veil… (Bir maskenin ardına saklanıp, gülümsemeyi…) …Do you think you can tell? (…Anlatabileceğini düşünüyor musun?)
And did they get you to trade your heroes for ghosts? (Ve sana kahramanlarınla hayaletleri takas ettirdiler değil mi?) Hot ashes for trees? (Sıcak küllere karşı ağaçları?) Hot air for a cool breeze? (Sıcak havaya karşı püfür püfür esen rüzgarı mı aldılar?) Cold comfort for change? (Para üstü olarak da buz gibi bir konfor mu verdiler?) Did you exchange? (Yani değiş tokuş mu ettin?) A walk on part in the war, for a lead role in a cage? (Savaştaki figüran rolünü bırakıp, kafesteki başrolü mü aldın?)
How I wish, how I wish you were here. (Burda olmanı ne kadar çok isterdim.) We’re just two lost souls swimming in a fish bowl, year after year, (Biz sadece bir akvaryumda yüzen iki kayıp ruhuz, yıllar yılı,) Running over the same old ground. (O eski bildik yerleri gidip gelip aşındırdık.) What have you found? (Peki sen ne buldun?) The same old fears. (O eski bildik korkuları.) Wish you were here. (Keşke burada olsaydın.)
…
Saç sakal uzamış arkadaşlar ve kestirme zamanı gelmiş... :) Yakında berber İsa Abi'nin yanına gidelim... :) 1 yaşından beri gittiğim berberim... :) Allah uzun ömür versin... :) Şu an 37 yaşındayım ve sadece deprem zamanı 99'da bir zaman koptuk sonra gene bulduk birbirimizi... :)
Ve saçlar kesilmeden evvelki son fotoğraf... :) Az sonra berbere gideceğiz nasipse... :)
Bu sabah 7.00 olmadan uyandık.... Şükürler olsun ki uykularımız biraz düzene giriyor gibi... Nazar değmesin.. :)
Başlıkta da yazdığımız gibi biraz da derslerimize çalışmalıyız... Hafta sonu aşçılık sınavlarımız bulunmakta... Eğer diplomayı almak istiyorsak bugün 4 saat en az aşçılığa zaman ayırmalıyız... 2 saat bilgisayar mühendisliğine ve son olarak da 2 saat de EKPSS'ye hazırlanmalıyız... :) Öğrencilik böyle olur... :) Yani birazcık oyun yapımına ara vermemiz şart... :) İnsanlar diyor ki şu EKPSS'yi kazanabilir ve atanırsak işimiz çok rahat olacakmış... İnşallah diyelim ve aşağıdaki hoş müziği dinleyelim... :)
Arkadaşlar yaklaşık 40 dakika kadar aşçılık derslerinden çalıştık... :) Şimdi 20 dakika dinlenmece... :) Dersin ismi Turizmde Girişimcilik ve İnovasyon... Yaklaşık 30 dakikaya yakın daha okuduk... :) Eder yaklaşık 70 dakika... :) Şimdi yapmamız gereken 240- 70 = 170 dakika kadar daha aşçılık çalışmak... Hiç derslere girmeyen ve aşçılık derslerine çalışmayan biri için gayet güzel... :) 2. üniteye geldik toplam 4 ünite bir ders ve toplam 5 ders var.... Yani henüz sınavın 1/20'sine çalıştık... :) Allah'tan sınavların çoğu Pazar ve ben Cumartesi günkü sınavdan başladım çalışmaya... :) Bu aşçılık okulunu hobi olarak okuyorum... :) Belki biraz yemek yapmayı öğrenirim ve yaşlılığımda aç kalmam diye girmiştim... :)
Arada buraya yazıyorum ve dinleniyorum, yazmak benim için bir rahatlama yöntemi... Herkese de tavsiye ederim... :) 9.30'dan 10.00'a kadar dinlenmece... :) Okurken insan yoruluyor, biraz da rahatsızlıktan kaynaklı çabuk yorulmak... :)
Arkadaşlar 15 dakika önce başladık çalışmaya ve 45 dakika kadar çalıştık... Saat de 10.30 oldu... :) Yani 170 - 45 = 125 dakika kadar daha aşçılık çalışmalıyız.. :)
Arkadaşlar çok ders çalışmak biraz sıkıcı olabiliyor... Bu hedefler şöyle dursun, belki biraz oyunumuza bakabiliriz... :)
En iyisi biraz EKPSS dinlemek 2 saat kadar bari o iş aradan çıksın... :)
Yaklaşık 40 dakika kadar Tarih dinledik... :)
Tarih dinleme işini yaklaşık 60 dakikaya tamamladık... :)
Bugünlük şimdilik bu kadar çalışma yeter, biraz da dışarı çıkalım.. :) Epeydir çıkmadık... :)
Evet dostlar çarşıya gittik, bir şeyler yedik, kitapları aldık ve çay içtik geldik... :)
Şunlar da son fotoğraflarımız:
Arkadaşlar bu rahatsızlık bizi hedeflerimizden uzak tutuyor. 8 saat hedef koyuyoruz sadece 3 saat çalışıyoruz... Geçen gün epey çalıştık ancak her zaman bir olmuyor...
Amacımız hiçbir zaman çok ermek olmadı... Neysek oyuz, hastaysak hasta, öğrenciysek öğrenci, mutluysak mutlu... :)
İbadetleri akas tukas topluca yaparız,
Edebi zayıf olan insanlardan kaçarız..
Miskinlikle aheste bir şekilde yaşarız...
Vakti zamanı geldi mi bu diyardan göçeriz... :)
11 Ekim 2023'e kadar okuduk bloğumuzu en geçmişten itibaren... :) Fena yazmamışız, içimizi dökmüşüz... :) Daha fazla okuyamadık, yorulduk... :)
Baş gözüyle O'nu sevdin. Gönül gözüyle kimi seveceksin?
İsa Nebi'yi gönül gözü açılmadan da seviyorsun ancak karşı cinsten..? :)
Mustafa Hoca'nın bir videosunu paylaşıyorum... Ben de en son 3. kyu sınavını vermiştim... Buradaki teknikler de 3.kyu'ya kadar... 2.kyu, 1.kyu ve shodan (siyah kuşak) kaldı geriye... Biraz anlatayım size, sanırım 18 yaşını geçen yetişkinlerde ilk dojoya çıkanlar 6.kyudan başlar, ilk sınavınız 5. kyudur, ikinci sınavınız 4. kyudur, üçüncü sınavınız 3. kyudur... Ben bu sınavları geçtim... Ancak son sınav belgemi alamadım, çünkü aikidoyu bırakmıştım. Zaten yanlışlıkla 4.kyu bastıklarını öğrendim, ancak sınavı geçtin dediler yani ben 3. kyuyum. 2 senede 6 dan 3 e kadar düştüm.... 1.kyudan sonra da 1. dan gelir. Sonra 2.dan, 3,4,5,6,7,8 diye gider... 1.dan 1. derece siyah kuşak demektir... 8. dan 8. seviye siyah kuşak... 2 sene daha haftada 2 gün 1'er saat daha devam edersem inanıyorum ki shodan olurum... Ancak dojoya gitmem lazım... Yatarak shodan olunmaz... Şu Ekpss'yi kazanıp işe başlayayım de dojoya tekrar gideyim... Hem spor oluyor haftada 2 gün... Giderken biraz cesaret ister ancak antrenman sonrası dünyanın en rahatlamış adamlarından olursunuz... Herkese öneririm, erkek-bayan fark etmez... Çok yüksek bir cesarete gerek yok, birazcık cesareti olan herkes yapabilir... Ve gitgide kendinize olan güveniniz yerine gelir... Ben psikolojik rahatsızlığımdan ötürü bıraktım yani sanrıyla alakalı bir durum... O sanrı hala beni zaman zaman rahatsız ediyor, o yüzden gitmiyorum dojoya, bir de kolum kırıldı o yüzden ancak aikidodan dolayı değil karda düştüm... Ancak biraz iyileşince tekrar gitmek istiyorum çünkü shodan olmak benim de hedeflerim arasındaydı... Sonrasını Allah bilir yüksek danları... Shodan olanlar hakama giyebilirler... :)
Arkadaşlar bir de kyu seviyeleri çıraklık ya da acemilik dönemlerinizdir, derler ki gerçek aikido shodan'dan sonra başlar... Çok özledim harbiden... :)
Dostlar ikindi ezanı okunmuştu ve biz sadece sabahı kılabilmiştik... Azizleri takip etmek istiyorsak Hakk'ın çağrısına adam gibi kulak vermeliyiz... Hiç yapmadan ya da eksik değil... :) Öyleyse vira bismillah... :)
Dostlar, Pazar günü İstanbul'da imtihan var 2 dersten... Dün elektrik devrelerinden 2 ders kadar çalışmıştık... 11-12-13-14 kaldı ve 10.'nun sonları... Beynimiz yanmasa çalışacağız ancak sıkıntı varken sabır lazım, biraz bekleyelim biraz geçince başlarız... :)
Günde 5 defa huzura çağırırlar,
Bir çoğunda yorgunluktan ve daha çok beyin yangınından ötürü
Dostlar elektrik devrelerinde bir yere kadar çok rahat anlamıştık... İşler gitgide zorlaştı... İçeriği okumalıyız anlamak için, tek tek ve tane tane... Yoksa neredeyse hiçbir şey anlaşılmıyor son derslerde... Boşuna izliyormuş gibi yapmayalım... Anlamadıktan sonra istersen bütün dersleri izle, ne faydası var... :)
İçerikten kondansatör ve indüktanstan sonrasını okumaya başlayalım... Önceki konulara zaman kalırsa bakarız... :)
Arkadaşlar içeriğe şöyle bir üstün körü göz attım da içerik dersten bile zor gibi... En iyisi son 1-2- ders geriye gidip tekrar tane tane dinlemek... Bu dersin bu kadar zor olacağını tahmin etmezdim... :)
İlk 8 dersi çok iyi anladım, ancak gene de tekrar etmeliyim unutmamak için. 9. dersi biraz anladım, tekrar edersem iyicene anlarım.. 9'u da daha sonra 1 defa tekrar edip 10-11-12-13-14 ü yavaş yavaş çalışmalıyız... 10 ve 11'e baktık ancak tam olarak çoğu şeyi anlayamadık... Hocanın slaytlarını bulalım ya da sistemde yüklüyse... :)
İşte derslere zamanında girseydik tedbirimizi önceden almış olurduk gene son dakikaya kalacak işler, olsun akas tukas da olsa yola devam edelim... :)
Dostlar, eğer ki ilk 8 dersi iyi anladıysak onları unutmamamız lazım, tekrar edelim 1 den başlayarak hızlı hızlı, 9'u yavaş geçelim, 10 ve 11'i ise not alarak çok yavaş geçelim... Ancak böyle anlayacağız gibi... Son 3 konuya ise daha hiç bakmadık... Öyleyse 1'den başlayalım vira bismillah... :)
Evet dostlar ilk 8 dersi hızlıca ve oldukça iyi anlayarak tekrar ettik... :) 9'u yavaş geçeceğiz ve sonrasını da daha yavaş... Ancak yorulduk... :) Biraz çorba içelim... :)
Bir şeyler yedik ve ilacımızı aldık, 100 mg'ı gün bitince aldık sanki, demek ki çalışınca hastalık unutuluyor, ilaca gereksinim bile pek kalmıyor... Yani iyileşmek için durmadan çalışmalıyız... Bu tembel nefis anca öyle adam olur... :)
Yalnız dostlarım 100 mg'ı tek parçada alınca epey uyku bastırdı... Biraz dinlenelim dolayısıyla, güzel bir müzik açalım...
Arkadaşlar 9. dersin de ilk 25 dakikasını çalıştık ve uyku arttı... Burada duralım ve biraz uyumayı deneyelim... Uyuyamazsak tekrar çalışırız... :)