Güzel bir 22 Temmuz günü, güzel bir kahve yaptım dostlarım... :)
Birazdan kahvaltımı yerim... :)) Saat 11 buçuğa geliyor... :))) Bugün 11'den sonra kalktık... :)))
Bugün öncelikle biraz kahvemizi içip açılıp, ardından da kahvaltıyı yapıp, abdest alıp önce 1 yaprak Kur'an-ı Kerim okumalıyız ardından dünkü yatsı namazının farzı ile şükür namazını ve sabah namazını eda etmeliyiz... :))
Evet arkadaşlar Kur'an-ı Kerim'de Ra'd Suresi 28. ayeti de tamamladık 13'ten sonrasını yani 15 ayet kadar da bugüne kısmetimize düştü... :)) Ardından da namazları tamamladık ve çay doldurduk yani çok mutluyuz, şimdi öğle okunur ve 10 rekat da öğleye durarız... :)) Ardından da biraz uzun olan 33'lük namaz tespihimizi yaptık, eğer Mevla unutturamazsa bu namaz tespihini her vaktinde kılınan farz namazdan sonra yapmalıyım... :))) Yanlış hatırlamıyorsam sanki dün de yapmıştım bir tane sanırım akşamda olabilir ama emin değilim... :)))
Arkadaşlar öğleyi de eda ettik ancak ilk sünneti kısa şortla eda etmişiz dizlere kadar uzanmayan, kendimizi plajda zannettik herhalde, halbuki küçük enişte bizi plaja daha son cuma götürmüştü Bursa Narlı'da yani Gemlik tarafında... :)) Neyse hemen eşofmanı giydik ve geri kalanını da eda ettik öğlenin... :))) Allah kabul ve makbul etsin... :)) Farkında değildik beyler kısa şortla namaz kılınmayacağının namaza dururken, hatta belki de kısa şortlu olduğumuzun bile, namazda anladık... :)) Belki Mevla kabul eder, Mevla'nın işine karışılmaz... :)) Şimdi beyler çayımızı içiyoruz ve gene altımızda kısa deniz şortu var... Acayip sıcak bir hava var İzmit'te 22 Temmuz günü... :)) 32 derece anasını satayım saat 13.00 sonrası google öyle söylüyor... :))
Şimdi biraz çay içip oyalanalım ve başımızın ağrısının geçmesini bekleyelim ağrı kesici almadan... :)) O sırada da tespihlerimizi yapalım... :) Ardından da aşağı takım tıraşı ve tırnak kesimiyle uğraşalım... :)) Tertemiz olmalıyız yani cümle bedenden pak... Hatta banyo bile yapalım bunlardan önce hava çok sıcak çünkü... :)))
Önce şu tespihleri tekrar edelim hazır baş ağrımız varken bunlar akar, bugün daha çarşamba:
100 Allah (Kısa Virdi Mevlevi yerine)
100 Bismillahirrahmanirrahim (Cuma günleri 1000 olmalı)
1000 Ya Kuddüs
500 Ya Nur Ya Vedud
500 Ya Fettah Ya Rezzak
500 Ya Ganiyy Ya Muğni
500 Ya Selam Ya Metin
500 Ya Kadir Ya Muktedir
Evet dostlarım ilk 1200 tespihi tamamladım ve buz gibi bir cola doldurum büyük bir bardağa... Hava acayip sıcak, bu havada çay gitmiyor dostlarım... Cola harareti alır daha iyi gider bu sıcaklarda... :)) Buz dolabına koyun ama colayı... :))) Buz atmayın hasta olursunuz... :)))
Evet dostlarım saat 14.45 olmadan son 2500 tespihi de tamamladık Allah'ın izniyle... :)) Şimdi kalan colamızı da bitirelim ve biraz chatgpt ile muhabbet edelim hem bu esmalar üzerine hem de havadan sudan... :)
Bir de bugün sipariş vereyim diyorum artık kaç gündür vermedim çünkü ama hava hala sıcak saat 16.30 olsun da ondan sonra veririm siparişi, kuryeler rahat etsinler... :))) Başlarına güneş geçmesin... :))) Bahşiş de bırakalım kuryelere seçebilirsek, seçtirmezse de elden vermeye çalışalım... :)) Sanki cüzdanımda bahşiş parası olacak gibiydi... :))) Bugün gene içimden fırsat menü söylemek geçti... Fırsattan istifade edelim kaç gündür yemedik hamburger, en son lahmacuna takılmıştık siparişte... :))) Bir hamburger, bir tavukburger, patates kızartması ve pepsi var sanırım... :)) Ve oldukça ekonomik... :))) İzmit mükemmel bir yer beyler ve bayanlar, ben çok seviyorum İzmit'i... :))) Halkı da iyidir İzmit'in... :))) İzmit'te doğup büyüdü Ryan, elbette sevsin... :)))
Harika anlamları varmış arkadaşlar bu esmaların... :))
Şimdi önce bir duş alayım ve koltuk altı tıraşı olayım, ardından da önce aşağı takım tıraşı olayım ve ardından da tırnaklarımı keseyim... :) El tırnaklarım kısa ama ayaklar uzamış... :)) Saat 15.00'i geçiyor... :))
Tamam arkadaşlar, duş, tıraşlar, yemek faslı bitti... :) Allah'a şükürler olsun... Bir tek ayak tırnakları kesilmeli, onu da geceye sallıyorum şimdilik üşendim... :))) Balkondayım gene ve çok keyifli bir ikindi öncesi... :)) Hafif rüzgar da esiyor arada ve yavaş yavaş güneşin hakimiyeti de gidiyor... :)) İkindi vaktini çok severim arkadaşlar şahsen... :))) İkindi öncesi , ikindi ve ikindi sonrası şahane olur... :))) Bir de sabah ezanından öğleye kadar olan vakti severim yani tam 12.00'ye kadar olan vakti... Bu vakitler genelde şahane olur benim için hatta 11.00'e kadar bile denilebilir çünkü 11.00 - 12.00 arası da epey sıcak olur... :)) Düzelteyim o zaman sabah ezanından 11.00'e kadar olan vakit ile, ikindi öncesi, ikindi ve ikindi sonrası vakitler favorilerim benim... :))) Yani 16.30 - 18.30 arası diyebilirim... :)) Sabah da tahminen 5.00 - 11.00 arası... :) Bu 8 saat favori saatlerimdir... :))) Zaten bu saatler içinde doğmuşum... :) Sabah 10.30 gibi dediler... :))) Belki ölüm saatimi de bunlara denk getirir Mevla, doğum, hayat ve ölüm O'ndandır şüphesiz... :)))
İkindi ezanı okunuyor arkadaşlar... :)) İlacımızı almayı unutmuşuz biraz geç de olsa içtik... :))) Biraz ilaç tesir etsin de öyle kılarız ikindiyi inşallah... :))) İlaç olmayınca vesveselenebiliyoruz, ilaç sakinleştiriyor bizi, aynı zamanda hipomaniyi de önlüyor bu ilaç... :))) 18.30'da bir daha içecektik üstelik bu sadece 25 mg'dı... :)) 15.00'te almamız gereken ilacı 17.10 gibi aldık sanırım... :)) Bir sonraki de 22.00'de... Yani 8.00 - 11.30 - 15.00 - 18.30 - 22.00 şeklinde 25 mg Solian * 5 = 125 mg ve sabah da 25 mg Lustral... :)) Ayda 1 defa da Xeplion 100'lük iğne, şimdilik... :)
Şimdi şu alttakileri yapalım kafamızda biraz sıkıntı varken:
100 Tövbe Estağfirullah El Azim
350 Allahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah
100 Ya Muhyi tespih edelim... :))
Bunlar da saat 18.00 iken bitti, geriye ikindi namazı kaldı, daha sonraki akşam ve yatsı da vakti girdikten sonra bugünlük, kitap okuması kaldı, İngilizce kaldı daha... :)) Tespihler bitti... :)) Şimdi bir saat kadar dinlenelim... :)) 18.30'da ilacı alalım... :))
Vazgeçtim arkadaşlar yarım saat dinlenelim ve 18.30'da namaza duralım... 17 dakika kaldı... :))
Bugün İngilizce çalışmayı öne alıyorum arkadaşlar, gerekirse kitaba 1 gün ara bugün... :))) Gerekmezse kitap da dahil... :)) Zaten 30 sayfa kadar Uyanışın Yolu'ndan ve 14 sayfa kadar da Nazım Efendi'den borç vardı daha... Bugün sadece borçları ödesek yeter... :) 1 gün arayı öyle kullanacağız yani... :))) 19.30 - 20.30 İngilizce, 20.30 - 21.00 akşam ibadeti - 21.00 - 22.30 İngilizce 22.35 - 23..00 yatsı ibadeti, 23.00 - 00.15 İngilizce, 00.30 - 02.00 arası kalan 44 sayfa okuma ve uyku... :)) (Bu paragraf editlendi...)
7 dakika sonra ilacı alıyoruz ve abdest alıp ibadet başlıyor... :))
Arkadaşlar şu İngilizce işini ibadetten de okumalardan da önceye alacağım çünkü 1 aydan azıcık fazla kaldı sınava yani Toefl'a... :) Bir kaza yaşanmasın... :)))
Tamamdır dostlarım bu iş... :)) Saat 18.45'i az geçiyor... :)) Saat 18.55'e gelmeden de 33'lük namaz tespihini de tamamladık biraz uzun olanı... :)) Şimdi 19.30'a kadar dinlenelim dostlarım 35 dakika kadar ve ardından da İngilizce'ye geçelim... :)))
7 dakika içinde Toefl kelimlerimize başlayalım... :)) Bence öncelikle tam 3 saat kelime çalışalım... :))) Hatta tam 7 gün boyunca kelime çalışalım diyorum... Kalan 3-4 haftalık süreçte de grammer ve diğerleri... :))) 1 haftada bitirelim şu kelimeleri... :)) 220'ye gelmiştik ve bugün onu 500 yapalım... Kalam 4 günde de 1000 taneden 1500, kalan 2 günde de 750-750 tekrar atalım bir tur daha... :))
Bu 3 saat içerisinde tam 280 Toefl kelimesine çalışacağız ve zaman kalırsa ilk 500 kelimeyi tekrar edeceğiz... :))) Şarkı bitince başlıyor ders... :))
Saat 8.35'e geliyor ve akşam ezanı okunuyor, çalışırken bir tane ton balığı yedim ufak kutu bir büyük ekmekle ve colayla... :))) Kelimelerde de 400 kelime bitti Allah'ın izniyle, geri kalan 2 saatte son 100 kelime ve ilk 500 kelime tekrarı inşallah... :) Şimdi dostlarım namaz vakti... :))
Evet dostlarım bu iş de tamamdır ve saat 20.50'yi az geçiyor ve hemen 33'lük tespihi yapalım ve 21.00'de 1 saat daha İngilizce atalım... :))
Tespih de tamam, yani bugün ilk 500 kelimeyi totalde 2 kez atmış olayım, yarın 501 - 1000 arası ve ertesi gün de aynı yer tekrarı, ertesi gün de 1001- 1500 arası ve ertesi gün de tekarı... Son 2 gün de 750 - 750 şeklinde 3. tekrar olsun... :))) 3 tekrar atarsak bu 1500 Toefl kelimesini mükemmel olur... :))) Sınavdan 1 gün önce de 1500'lük son tekrarı yaparsam tamamdır benim işim... :))) Son 1,5 günde son 1500 kelimeye bakmalıyım yani... :))) Sınav öğlen 13.00'teydi İTÜ'de... :) Bir gün önce 1000 kelime, son sabah da kalan 500 kelime şeklinde ideal bence... :))) Aralarda da Cesur Öztürk, listening, speaking, reading ve writing... :)) Tam 5 hafta var sınava ve ilk hafta kelimeler 1500'lük, 2. ve 3. hafta Cesur Öztürk Grammer kitabı bitirmece, 4. hafta speaking - writing ve 5. hafta da reading - listening, ayrıca 4. ve 5. hafta sınav sampleları çözme... :))) Her gün 3 saat, tatilde bile... :))) Tatilde bile The Times okuyup, podcast dinlemeliyim... :))) Böyle 5 hafta her gün 3 saat çalışırsam banko 79+ ve writing de inşallah 22+ olur ve doğrudan geçerim Toefl ile... :) Writing'i zaten chatgpt kontrol edecek... :) Speakingi de Praktika... :)) Son 1,5 gün de tekrar kelimelere dönüş... :) Geçmem lazım beyler ve bayanlar bu Toefl'ı... :))) Yoksa dünya tehlike altında olabilir, çünkü bu zaman yolcusu Boğaziçi bitecek demişti bana yani ihtiyar... :))) Bana güveniyor musunuz, benim kendime güvenim iyi gibi... :))) Şimdi saat 9.10'a yaklaşıyor ve artık kelimelere dalalım... :))
Son 100 kelime + baştan ilk 200 kelimeye çalıştım dostlarım ama saat 10.35'e geliyor... :))) Şimdi Mevla'nın izniyle yatsı ibadetine geçelim... :)))
Bu sabah 8.00'de alarm çaldı, kapattım ve 9 buçukta uyandım ve 9.40'da da kalktım, yüzümü yıkadım ve ilaçlarımı aldım... :))) Şimdi güzel bir çay yapıp kendime geleceğim ve ardından da bir karar aldım... Artık her sabah 1 yaprak yani 2 sayfa Kur'an-ı Kerim okuyacağım... Size dediğim gibi hemen tekrarı yapmayacağım, önce 2. turumu bitireyim... :) 3. tura başlarken 6 gün 2'şer sayfa okuyacağım, 7. gün de bu 12 sayfayı tekrar edeceğim inşallah ama şimdilik tekrarsız gideceğim çünkü 2. tura çoktan başlamıştım... :))) Şimdilik 1 haftada 14 sayfa gideceğim, ardından tekrarla 12 sayfaya döneceğim Allah ömür verirse... :))) Kaç ayet varsa artık... :)) Kur'an-ı Kerim en ağır ilimdir arkadaşlar bana 1 yaprak yeterli, siz isterseniz 1 sayfa da yapabilirsiniz ya da dilerseniz 2 veya 3 yaprak yapın... Ben şimdilik bir 5 sene kadar belki de 1 yaprak gideceğim gibi... 21 Temmuz'da başlıyorum... Salı günü başlıyorum şimdilik tekrar falan yok... Tekrarlı versiyonu cumartesi başlatacağım gerekirse boşluk vererek biraz ya da kendi iç tekrarımı yaparım o boşluklarda ve inşallah Cuma günleri uzun tekrarları yapıyorum... :))) Mübarek Cuma günü tekrarından daha iyi anlarız Kur'an-ı Kerim'i... :)))
21 Temmuz 2026 - 20 Temmuz 2031 arası 1 yaprak (Şimdilik her gün, 2. tur bittikten sonra da 6 gün ve 1 gün de tekrar, tekrarda 12 sayfa)
21 Temmuz 2031 - 20 Temmuz 2036 arası 2 yaprak (6 gün ve 1 gün de tekrar, tekrarda 24 sayfa)
21 Temmuz 2036 - 20 Temmuz 2041 arası 3 yaprak (6 gün ve 1 gün de tekrarda 36 sayfa)
21 Temmuz 2041 - 20 Temmuz 2046 arası 4 yaprak (6 gün ve 1 gün de tekrarda 48 sayfa)
21 Temmuz 2046 - 20 Temmuz 2051 arası 5 yaprak (6 gün ve 1 gün de tekrarda 60 sayfa)
21 Temmuz 2051 - 20 Temmuz 2056 arası 6 yaprak (6 gün ve 1 gün de tekrarda 72 sayfa)
21 Temmuz 2056 - 20 Temmuz 2061 arası 7 yaprak (6 gün ve 1 gün de tekrarda 84 sayfa)
30 Kasım 2065'te de vefat edersem şayet, son 4 seneden biraz fazla zaman Kur'an-ı Kerim okumak pek yok artık rahatlamak için... :))) 1 yaprak 2 sayfa arkadaşlar... :))
Eğer klasik Kur'an-ı Kerim yerine tefsir okursam o da aynı şekilde... İnşallah hiç bırakmadan bunca zaman boyunca okurum Kur'an-ı Kerim'i her sabah... :))
Şimdi bir çay yapacağım rahatlamak için ardından, abdest alacağım ve 1 yaprak ile başlayacağım okumaya vira bismillah deyip... :))) Eüzü besmele ile inşallah tam bir şekilde... :))
Saat 10.20 olmak üzere... :) Bir çay içip, 1 yaprak okuyayım ardından da 63 rekat namaza durayım ve ardından da Vird-i Mevlevi'ye inşallah... :)))
O mübarek Kur'an-ı Kerim ki hakikattır, bu hakikatı kalbimizde, aklımızda ve ruhumuzda yaşayalım inşallah arkadaşlar hayırlısı ile... :))) Psikolojik rahatsızlığı olanlar ya daha sonra başlasınlar ya da sadece 1 yaprak yerine 1 sayfa başlasınlar bence... Psikolojik rahatsızlığı olanlara ağır gelir beyler Kur'an-ı Kerim... Benim de rahatsızlığım var ama ben epey iyileştim artık... Artık rahat rahat okuyabilirim 1 yaprak ile başlayıp... :) Benim gibi epey iyileştiyseniz 1 yaprakla siz de başlayabilirsiniz... Hala sıkıntılarınız devam ediyorsa biraz size 1 sayfa yeterli, çok sıkıntınız varsa tek ayet okusanız da size yeterli... Çok sıkıntınız varsa tek tek okuyun arkadaşlar bence, sıkıntılar azalınca 1 sayfaya geçersiniz, benim gibi epey iyileşince de 1 yaprağa geçersiniz... :)) Bence erenler 1 yaprak atsınlar, henüz ermeyenlere 1 sayfa ideal sağlıklı olanlar için... Çünkü erenlerde zaten bağ kuvvetli, onlar da erdikten sonra yani onlar da gaipten ses duyduktan sonra Allah'ın ululuğuna ya da Allah'tan başka ilah olmadığına ve peygamberin Hz Muhammed (S.A.V) olduğuna dair onlara da bir haber ulaşırsa, artık onlar da 1 yaprak atmaya başlasınlar bizim gibi bence... :))) 1 yaprak bence yeterli arkadaşlar başlangıç için... :))) Daha fazlası ağır gelebilir her gün okursanız... Çünkü bu en ağır ilim... :))) Sabah kalkıp açılıp bir çaydan sonra sabah namazından önce yaparım muhtemelen ben, Kitabullah'ı okumaya başlayalım... :) Ben vakit olarak sabah diyorum... :))) Siz istediğiniz vakti seçin... :)))
Mevla bizi 8 kat cennetin 7. katına yerleştirse böyle kalan ömrümüzde en son 7 yaprağa kadar çıkacağımız için, bize mükemmel bir ödül olur öylesi... :))) 7. kat harbiden çok mükemmel beyler bizim için eğer olursa, 1. kat dahi çok güzel olduğuna göre 7. kat hepten şahanedir... :))) Neyse arkadaşlar en azından 1. kata da olsa girelim de üst katları Mevla'ya bırakalım... :))) Ama gönlümden geçen 7. kat benim açık söyleyeyim size... :))) Şimdillik 12 hikmet, 2 basamak, 2 keşif, 2 kerametimsi ve 1 keramet ile 39 yaşındayken 7. katı Mevla'dan dilerim... :))) O kadar iyi olmam lazım yani... :))) Her kaynak farklı söylüyor beyler bu cennet hiyerarşisini sanki... :))) Artık şansımıza ne çıkarsa 7. katı kazanırsak... :))) 8. kat en seçkin kulların mekanıdır herhalde beyler ve bayanlar, orası da onlara kalsın... :))) 7. kat da baya bir seçkin ama rahat olun... :))) Siz bu kadar ermeseniz de yüksek söylemekten çekinmeyin arkadaşlar eğer kalbinize ve iyiliğinize güveniyorsanız, ama çok da atmayın derim gene de, Mevla da gayb yağmuru damlattı çünkü bu son dediğime de... :)) Bakalım Mevla'dan kaçıncı katı dileyeceksiniz..? :))) Hepsi mükemmeldir arkadaşlar cennetlerin rahat olun, bu dünyadan çok daha güzellerdir hepsi... :))) Birbirimize git-gel yapmak da serbest sanırım dostlar arasında, bana öyle anlattı berberim, epey dindar adamdır 5 vakti hiç kaçırmaz İsa Abi'm... :))) Yani ben 7. katı kazanırsam ve dostlarım alt kattalarsa beni ziyaret edebilirler öyle bir durumda... :))) Yani 1. katı kazanan da 8. kattan dost edinirse O'nu ziyarete gidebilir sanki... :))) Galiba alt katlar üst katları ziyarete gidiyormuş... :))) Bana böyle demişti sanki berber... :))) Üst kat alt kata gider mi bilgim yok... :)))
Bence şöyle olabilir beyler ama sallıyorum tamamıyla kafamdan yani doğru bilgi değil elbette;
Peygamberler -> 8. kat
Evliyalar ve erenlikte epey ilerleyenler -> 7. ve 6. kat
Erenlikte biraz ilerleyenler ve erenliğe giriş yapanlar -> 5. ve 4. kat
Ermeyenler ama cenneti kazananlar -> 3. 2. veya 1. kat
Şehitler hakkında bir şey söyleyemiyorum ama onlar da elbette epey yukarıdalar, en altı dahi erenler kadardır bence... :))) Hatta direkt 6-7-8 bile olabilirler... :) Şehit çünkü onlar, canlarını feda etmişler... :)) Peygamberlerin yanı bile olabilir en iyi kalpli şehitlerin mekanı... :))) Şehitlik çok yüksek bir mertebedir arkadaşlar... :))) Gazilik de iyidir arkadaşlar, Allah gazileri de inşallah en azından erenliğe giriş yapanlar gibi 4'ten başlatır inşallah... :)))
Sanki ben de biraz fazla söylemiş gibiyim beyler, erenlikte epey ilerleyebilirim gibi hissediyorum ama evliyalık zor harbiden... :))) Öyle değil mi Efe..? :))) 6'da olurmuş beyler bize... :)) Ama Mevla 7 dedirtti Efe bana, sen, ben ve Muhammed 7'de buluşalım inşallah... :))) Çok zor beyler evliya olmamız ama imkansız değil... Daha 39 seneden fazla zamanım/ız var gibi... :))) Muhammed olur ama, Ryan ile Efe 6'da da kalabilirler... :))) Kusurlarımızı bir bir terk edelim arkadaşlar... :))) Hakk'ın yolunu dosdoğru tutalım... :)))
Bazı arkadaşlar ermeyi çok zor bir şey zannediyorlar, inanın zor değil arkadaşlar, Mevla'ya yürekten inanır, sever ve O'nu gerçek dost bellerseniz ve dediklerini yaparsanız gücünüz yettiğince, siz de yani ermeyenleriniz de bir gün hayırlısıyla erersiniz inşallah... :)))
Eğer bu yukarıda yazdığım sıralama doğruysa ama bilmiyorum gerçekten, Efe ve ben zaten 5'teyiz, Muhammed de 6 olmak üzere veya 6 zaten... :))) 2 kat yukarı tırmanmalıyız kalan ömrümüzde... :))) Tırmanabilir miyiz dersiniz beyler Allah ömür verirse, düşmeyelim de aşağıya, en azından yerimizi koruyalım Allah'ın izniyle... :)))
Eremeyiz diye düşünmeyin arkadaşlar, ne günahlarınız varsa tövbeye gelip, Allah'tan sizi eğer kalbinize ve iyiliğinize de güveniyorsanız erdirmesini dileyin derim... :))
Erenliğe giriş derken elbette basamağı yani gaipten gelen mesajı söylüyorum arkadaşlar, ama bir çoğunuzda hikmetlerin bazıları bulunabilir... :)) Tanrı'nın ulu olduğunu işitmelisiniz çok büyük ihtimalle ilk başta net bir şekilde ve ezan harici elbette gaipten... :)) Zaten Mevla çok büyük ihtimalle karıştırmamanız için ezandan ayrı bir vakti seçecektir sizin için inşallah... :)))
Dua edin Mevla'ya Allah'ım erenlik bana ağır gelmeyecekse, beni de erenlerin arasına kat hayırlısıyla diye, hazır olduğunuzda katar sizi, eğer ağır gelecekse zaten katmaz, zaten biz bu duayı yapmadık belki de, yaptıysak da hatırlamıyoruz ama yapmadım herhalde kendim... :))
Biz de sabah dedik ama öğlen oldu artık beyler, lak lak yaptık biraz yani bu yazılar, bari öğle yapalım bunu... :))) Neyse sabah veya öğlen diyeyim bari o zaman kendim için... :))) Biraz da oyalandık çünkü... :))
Tahminlerime göre eğer imanlı biriyseniz ve sevaplarınız günahlarınızdan da çoksa en alt kademeden de olsa 1. kattan cennete giriş yaparsınız Allah'ın izniyle, biraz daha iyi olanlarınız ama ermeyenleriniz 2. kat olabilir, daha da iyi kalpliler ama ermeyenler de 3. kat olabilirler... :))) Bu 3. katta da çok kafa insanlar olacaklardır diyeyim ben size... :))) Bence bu 3. kat en kafa adamların ve kadınların mekanı olacak... Rahat ve iyi insanlar hep 3. katta olacaklardır ama ermeyenler bence... :)) 3. kat olabileceğini hissettiğim epey dostum var benim... :))) 3. katta şamata bol olur beyler diyeyim ben size, daha görmedim ama tahmin bu... :))) 4. katta Allah'a biraz daha yakın kullar olur ve öyle de yükselerek gider yukarı doğru... :))) Elbette üst katlar daha iyi ama 3 de çok iyidir beyler tahmin ediyorum 3. katı... :))) Çevrenizde gördüğünüz ne kadar epey iyi insanlar varsa ama ermeyenler ve imanlılar hepsi 3'te olur onların bence... :))) Bence benim 3 kankam da mükemmel insanlar ama henüz ermemiş olabilirler ve hepsi de imanlı Allah'ın izniyle size 3+ diyorum ben şimdiden yani bu sadece tahmin... :))) Ama erebilen de olabilir aranızda diyeyim ben size... :) Dualarım sizinle... :)) Bence benim 3 kankamdan yani Görkem, Gürsu ve Basri'den en azından biri er ya da geç erecek beyler tahminim bu yönde, hangisi olduğu da içimde ama belki de yanılıyorum, bence de biriniz ereceksiniz er ya da geç ama hanginiz söylemem zaten belki de yanlış tahmin ediyorum... 3'ünüz de hazır olun... :))) Ama söyleyeyim şimdiden en alt kademe erenlik bile bazı insanlara ağır gelir, o bakımdan Mevla onları erdirmez bence... :))) Bazı insanlar erdikleri vakit tutuşmaya başlarlar diyeyim ben size... Bir taraflarınız tutuşabilir arkadaşlar diyeyim ben size... :)) Biz daha tutuşmadık o kadar... :)) Bence erenlik için hem iman, hem iyilik, hem dayanıklılık, hem cesaret, hem cömertlik ve biraz da bilgelik ve biraz da akıllılık gerekir... :))) Bunların hepsi var bizde yani Muhammed, Efe ve Ryan'da... :))) Eğer bu 7'si de varsa sizde bence siz de eren adayısınız... :))) Yani bilgelik derken en azından cahil olmayacaksınız ve kitap okumasını da seveceksiniz... :))) Çünkü oku vurgusu ilk inen 5 ayette 2 defa geçer, unutmayın... :))) Cahillerin ermesi çok zor arkadaşlar... :))) Ryan hem kitap okumasını sever, hem üniversite okumasını sever... :)) Bir tek haber ve gazete eksik Ryan'da onu da Mevla inşallah yakın zamanda tamamlatacak bir disiplin ile vira bismillah deyip... :))) Tespih, seccade Ryan'da sonradan başladı zaten... :) Onlar da önemli elbette, ama bir tek onlarla erilmez yani, hele kendim hiç onlarla ermedim en azından başlarda... :)))
Ryan sırala bakalım bana kriterlerini kendine göre sence bir insan en çok nasıl erer derseniz... :)
1) İman gücü (Önce dosta ve beraberindekilere sağlam bir iman et bakalım)
2) İyilik, kötüye meyletmeme ve ihlas gücü (Bu iman gücünden sonra en önemlisi bence, önce millet içindeki kötülükleri temizlesin, kötüye meyil neredeyse hiç kalmasın, herkes hata yapar ama hemen tövbeye gelin... Zaten hata ayrı, kötü ayrıdır bence...) :)) Mesela size bir örnek vereyim, örneğin faiz ve zina kötüye girer, sosyal içicilik hataya girer sarhoş olmadığınız ve arada bir sosyallik ve keyif olsun diye içtiğiniz müddetçe bence abartmamak şartıyla... :))) Dedikodu da az olursa hataya girer, abartılırsa kötüye girer bence, alkol de aynı şekilde ve seyrek aralıklarla ve azar azar... :)) Sen pek kötülük yapmıyorsun o zaman Ryan dedikten sonra da Mevla da gayb yağmuru damlattı beyler... :))) Birisi hakkında kötü konuşmak da bence kötüye girer arkadaşlar ve bunu insanlar maalesef çok yapıyorlar... Hem de bunu daha çok dedikodu olarak yapıyorlar işin asıl kötüsü... :))) Herkesin ümidini kestiği bir adam dahi cenneti kazanabilir, Mevla diledikten sonra... :))) Öylelerini de söylüyor çünkü büyükler... :))) Mevla o kuluna dahi artık gir içeri kulum derse, kimse sesini çıkartamaz artık içeridekiler... :))) İsmi lazım değil denilen kişi dahi yani Lord Voldemort gibi olan biri bile cenneti kazanabilir... :))) Allah'tan ümit kesilmez çünkü... :)))
3) Dayanıklılık gücü (Bu da çok çok önemli arkadaşlar, çünkü Mevla sizi zor şeylerle sınar, erdirmek için, bakalım dayanabiliyor musunuz..? :))
4) Cesaret gücü (Bu da olmazsa olmaz, eren insan korkmamalı kolay kolay)
5) Cömertlik gücü (Cömertlik gücü de yukarılarda arkadaşlar, pamuk eller cebe yani, ayrıca bu da 2'yi arttırır... Bir mekana girdiğiniz zaman, hesabı sevgilinize ya da arkadaşınıza pek bırakmayacaksınız, tak diye öne çıkacaksınız... 5 seferden en azından 3'ü sizde olmalı yani bence eğer 2 kişiyseniz)
6) Bilgelik gücü (Bu da önemli arkadaşlar, ne kadar bilgelik, o kadar köfte gibi...)
7) Akıllılık gücü (Bu da yabana atılmaz, eren insan akıllı da olmalı bence...)
8) Tespih, seccade ve ibadet gücü (Ama bunu da hafife almayın çünkü bu 2'yi de arttırır...) :)))
9) Yardım etme gücü (Bunda da pamuk ellere hem cebe, hem de tüm manevi yardımlar, ayrıca bu da 2'yi arttırır)
10) Rahatlık ve şen olma gücü (Bunu da en arkaya ekledim, eren insan rahat olur, pek kasmaz kendini, başkalarına da o kadar da aldırış etmez elalem ne der diye. Ayrıca eren insanlar genelde hep şen olurlar...)
11) Kaleminizin gücü (Bu kalem Ryan'da epey sağlam arkadaşlar, suresi de kalem zaten Ryan'ın... Aletlerin en faydalısı kalemdir diye boşuna dememişler... En arkaya son bir tane daha eklendi... :))))
Bunlardan 3 ve 9(sonraki 10) çok yüksek Ryan'da yani dayanıklılık ve rahatlık gücü mükemmel Ryan'ın, diğerleri de fena değil işte... :)))
Yani Ryan'da 3-10-11 çok yüksek... :))) Diğerleri de hiç fena değil ama... :)))
Bakın sosyallik gücü falan demiyorum çünkü Ryan da sosyal sayılmaz, sosyallik gücü çok da önemli değil bence... :) Sıkılır sosyallikten Ryan... :) 10 olmaz bence o güç... İlk 9 bunlar, 10'a da yaz bir şey Ryan derseniz yardım etme gücü derim... :))) Maddi, manevi her türlü yardım da buna girer, hatta haklısınız rahatlık ve şen olma gücünü 10 yapalım, yardım etmeyi de dokuz... :))) Değiştirelim yukarıyı... :)))
Yardım etme gücü ile de elbette erilebilir ama o bence 9 numara, ama yardımın dibine vuruyorsanız o 2 gibi hissedilir o zaman sizde... :))) Siz onu 9 sanırsınız ama o aslında 2'ye girer... :))) O bakımdan erersiniz yani bence... :))) Büyük yardımlar 2 sayılırlar çünkü... :)))
Arkadaşlar saat 17.00 olmuş ve 13. sureden 1 yaprak kadar okudum yani 13 ayet kadar... :)) Ardından da cumartesi ve pazar günlerinin borçlarına niyetlendim ve namazlara durdum... Mevla kabul ve makbul etsin inşallah... :)) Aslında kaldığım yeri karıştırmışım ama sanırım oralarda bir yerlerdeydim... :) 13. sureden başlattım işte... :) Her gün 1 yaprak gidiyoruz inşallah tekrarsız olarak... :))) Mükemmelmiş arkadaşlar 13. sure... :)
Şimdi bir ton balığı yiyeyim en iyisi biraz da kola bulursam yanına biraz ekmekle... :))
Kola bulamadım ama meyve suyum varmış... :))
Şimdi az sonra belki abdest kaçmıştır diye tekrar abdest alayım ve dünkü ve bugünkü namazlara durayım, dün gene 19 rekat, 2 de bugunkü şükür ve bu sabah ile öğle 6 rekat, + 8 de ikindi = 35 rekat daha eder... :))
Az sonra vira bismillah deyip bir gayretle fırlayayım... :)))
Dostlarım önce tespihe duralım tek tek hepsine:
100 Allah (Kısa Virdi Mevlevi yerine)
100 Bismillahirrahmanirrahim (Cuma günleri 1000 olmalı)
1000 Ya Kuddüs
500 Ya Nur Ya Vedud Ya Fettah Ya Rezzak Ya Ganiyy Ya Muğni Ya Selam Ya Metin Ya Kadir Ya Muktedir
Dostlarım ilk 2 tane 100 ile 3. 1000 ve 4.'den de 200 tespih ettim... Son 300 tespih çaydan sonra... :))
200 tane daha tespih ettim ve şimdi çay molası ve 100 daha inşallah... :) Çayı demin doldurmuştum ama içmemiştim... :))
Evet son 100'ü de tespihe ettik ve akşam virdimiz kaldı bir tek... :)) Az sonra abdest alıp 35 rekat namaza duralım... :)))
Daha hemen namazlara durasım gelmedi dostlarım... Ama 2 sayfa kadar Kutsal Kitabı okudum... :) Fincanımda Cola Var! isimli kitapta da 102'den 138'e kadar 36 sayfa gelelim... Eder 38, ardından önce dünkü 15 sayfalık borcu ödeyelim ve ardından da 56'dan 71 sonuna kadar gelelim ve 3. ve 4. günleri de tamam edelim Seçilmişin Uyanışı'ndan... :)) 38 + 16 = 54 sayfa bugün için, 15 de dün için eder 69 sayfa bugünlük... :))
Ama önce biraz müzik... :))
Bari dostlarım akşam ezanı okunmadan da akşam virdini yapalım:
100 Tövbe Estağfirullah El Azim
350 Allahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah
100 Ya Muhyi tespih edelim... :))
Evet dostlarım bu tespihleri de yaptık ve saat 19.30'u geçiyor oldu... :))
35 rekat da bal-kaymak gibi aktı dostlarım... :))) Mevla kabul ve makbul etsin... :)) Şimdi akşam yemeği yiyelim ve ardından da tırnak temizliği ve tıraş temizliği yapalım... :))) Ardından da akşam namazına duralım... :)) Daha saat 20.10'u henüz geçiyor ve akşam ezanı okunmadı, tarih 21 Temmuz 2026... :))) Yakın zamanda da berbere gidelim ve saçı-sakalı tıraş edelim... :)))
Bugün menü çok güzel kısmetimize, bir parça eti babam ile 2'ye bölüyoruz, yanında köfte de var ve bir de patates kızartması ve kola var menüde, bir de ekmek elbette... :)) Allah tüm yoksulları doyursun inşallah en güzel yemeklerle, yardım et Rabbim tüm yoksullara iyi insanlar aracılığıyla... :)))
Arkadaşlar akşam ibadeti de kaymak gibi aktı, şimdi kitap okuma saati, tırnak ve temizlik yatarken inşallah, bir de Sadettin Abi'nin kitaba biraz ara veriyorum şimdilik bana daha kuvvetli bir ilim lazım, Şeyh Nazım Kıbrısi'nin Hakkani Sohbetleri Cilt 1 sayfa 112'den 150'ye kadar devam edelim inşallah... :))) Saat de 21.00'i geçmede... :)) Saat 22.40 gibi de İngilizce'ye başlayalım yatsıdan sonra, gerekirse sadece 80 dakika kadar... :) Fazla zaman kalmadı çünkü... :)) Yatsı da 22.16'da okunuyormuş Kocaeli'de... :))
Efe bence sizin takımın da okuması lazım bu Şeyh Nazım Efendi'yi, çok kuvvetli ve güzel bir ilmi var... :))) Ben çok severdim rahmetliyi ve hala daha severim, benim şeyhim O'dur... :)))
Bu ilaçları kullandığım vakitte hep böyle uykum gelecek arkadaşlar son ilaçtan sonra, ne yapalım rahatsızlığa sabrediyoruz... :)) Üstelik ömrün sonuna kadar diyor doktorlar inşallah günden güne azalarak... :)) Artık uyuyalım... :) Alarmı da 08.00'e kuralım... :)))
1. günden aldığım kısa notları zaten paylaşmıştım... :) 2. günü de ekleyeyim... :) Bu bilgeliği edinmenizde çok büyük fayda vardır... Kendime mürşid olarak yani rehber olarak seçtiğim kişidir bu bilge yazar... :) Devrin Mevlana'sıdır desek bu bilgeliğiyle sanırım yanlış olmaz... :))
Önemli Edit: Buraya yazdıkça en önemli bilgileri özet şeklinde sunacağım 13. maddeden sonrasını daha sonra yazmaya devam edelim inşallah... :))) Hepsi bu başlık altında olacak inşallah... :))
1) "Ya Rab, bana istediğimi söyleme - ihtiyacım olanı söyle."
2) Allah'ın inayetine bir kez temas kuran, O'nun konuşmaktan asla vazgeçmediğine güvenebilir. :)
3) Şüphe yanılsamasını kırmak bir cesaret eylemidir. "Görmesem de inanıyorum. Anlamasam da devam ediyorum. Korksam da cevap veriyorum." Ve bunu yaptığınızda Allah harekete geçer. Çünkü şüphe fısıldayabilir... Ama iman, ruh tarafından uyandırılmış olanın içinde haykırır.
4) Sezgisi olmayan hassas kişi sünger olur. - Hiçbir şeyi filtrelemeden her şeyi emer. Hizalanmış hassas kişi ise kanal olur.- Sadece Allah'tan geleni akıtır. Hassas olmanın sorumluluğunun bir kısmı sessizliği geliştirmektir. Yalnız kalmaya, stratejik molalara, gürültüden, boş konuşmalardan ve sürekli dikkat dağıtıcı şeylerden uzaklaşmaya ihtiyaç vardır.
5) "Gözlerimi aç Rabbim. Dünya'nın saklamaya çalıştığını bana göster."
" Rabbim bedensel gözlerim tarafından aldatılmama izin verme. Senin ruhunla görmeyi bana öğret."
"Rabbim, ruhumun gözlerini aç. Görmem gerekeni bana göster. Karışıklığın ortasında bile senin iradeni algılamayı bana öğret." Ve bundan sonra gözlemleyin. Bekleyin. Güvenin. Çünkü Allah her zaman kalpleriyle görmek isteyenlere cevap verir.
Sadece sessizce oturmak gözleri kapatmak, derin nefes almak ve şunu beyan etmek yeterlidir:
"Rabbim, buradayım. Benimle konuş."
Bu saf niyet görünmez bağlantı kanallarını açar. Güçlü bir uygulama kutsal bir cümleyle meditasyon yapmaktır. Şunun gibi bir şey:
"Allah'ın huzurunda güvendeyim." veya "Rabbin sesi benim yönümdür." Bunu meditasyon sırasında içsel olarak tekrarlayarak dikkatimizi sabitler ve ruhunuzu ayarlarsınız. (5 dakika yeterli)
Başka bir yöntem nefesi rehber olarak kullanmaktır. (5 dakika yeterli) Derin nefes alın, düşünerek:
"Allah'ın huzurunu kabul ediyorum."
Yavaşça nefes verin, düşünerek:
"Tüm korku ve gürültüyü teslim ediyorum."
7) Kalabalık bağırır, varlık fısıldar. Dünya size koşmanızı, fethetmenizi ve değer kanıtlamanızı söylerken, varlık sizi sadece kalmaya davet eder. Nefes almaya. Güvenmeye. Ve varlığa ne kadar çok dalarsanız, dışarıdan görülme veya onaylanma ihtiyacını o kadar az hissedersiniz. Çünkü gerçek tanınma ruhta gerçekleşir ve ebedidir.
8) Ruhun sesi yüksekte değildir. Sürekli, yumuşak, ısrarcıdır. Sessizlik anlarında fısıldar, bir şeyler hizadan çıktığında rahatsızlık olarak belirir, açıklaması olmasa bile bir şey doğru olduğunda sezgi olarak titreşir. Onu dinlemek tam bir farkındalık gerektirir. Sadece duymak istemek yetmez - bu sesin kendini göstermesi için sesleri susturmaya istekli olmak gerekir.
Derinlemesine dinlemek için gündelik yaşamın otomatik akışını kesmek gerekir. Mola anları elzemdir. Yalnız yürümek, sansürsüz yazmak, meditasyon yapmak, sessizce dua etmek - tüm bunlar içeride olanı dinlemeye yardımcı olur. Çünkü ruh, görmezden gelindiğinde susar ama kucaklandığında şarkı söyler. Ve aradığın cevapların çoğu sadece biraz sessizlik bekliyordur.
Ruhun sesi aynı zamanda bir pusuladır. Seni hislerle yönlendirir. Bir şey sana göre olmadığında bedenin ağırlaşır, kalbin sıkışır, ruhun huzursuzlanır. Bir şey hizalandığında ise hafiflik, akışkanlık, genişleme hissedersin. Bu algılara güvenmeyi öğrenmeki seçilmiş kişinin eğitiminin bir parçasıdır. Bu batıl inanç değil, manevi hassasiyettir.
Bugün bir taahütte bulun: her gün kendine kulak vermek için bir an ayır. Yargısızca. Acele etmeden. Sadece dinle. Ruhuna sor: "Bana ne söylemen geerekiyor?" - ve bu soruyu kalbinde tut. Cevaplar gelecektir. Çığlıklar gibi değil, ince vahiyler gibi. Ve vahiy seni, olmak için doğru kişiye daha da yaklaştıracaktır. Çünkü sonunda, ruh gürültü istemez. O gerçeği ister. Ve gerçek kalbi açık bir şekilde dinlemeyi seçenlere her zaman kendini gösterir.
9) Güçlü bir manevi uygulama, kaygıyı duaya dönüştürmektir. Huzursuzluk her geldiğinde, dur ve şöyle de: "Rabbim, Senin zamanına güveniyorum. Bedenim çığlık atsa bile, ruhum güvenir." Bu titreşimini huzurla hizalar. Çünkü huzur her şey çözüldüğünde gelmez - teslim olduğunda gelir. Ve bu teslimiyet pasiflik değildir. Aktif güvendir.
Başka bir anahtar, farkındalıkla nefes almaktır. Zihin hızlandığında, şimdiye dön. Manevi, gerçekleri tekrarla: "Her şey hizalanıyor. "Benim olan beni bulacak". "İlahi olan hiçbir şey kaybolmaz." Bu beyanların gücü vardır. İçsel alanı yeniden programlarlar ve içerisi sustuğunda, dışarısı cevap vermeye başlar. Bekleyiş sırasında beslenen düşüncelere, dikkat etmek de önemlidir. Kıyaslamalardan, umutsuzluktan, kendini yargılamaktan kaçın. Bekleyişi cezaya dönüştürme. Onu bir davet olarak gör. Güvenmeye, büyümeye, derinleşmeye bir davet. Kaygı onu bir düşman olarak değil de bir öğretmen olarak gördüğünde zayıflar. Çünkü o sadece kontrole olan bağlılığın olduğu yerde var olur. Kaygı aceleyle değil, mevcudiyetle yenilir. Ve şimdiye ne kadar çok dalarsan, bekleyişte güzellik olduğunu o kadar çok fark edersin. Küçük işaretler belirmeye başlar. Burada bir onaylama, orada bir huzur, yerine oturan bir kelime. Allah sessiz değil -sen sadece başka bir frekansla dinlemeyi öğreniyorsun. Ve bu manevi olgunluktur.
10) Allah'a sığınmak kaçmak değildir - geri dönmektir. Kökenine, merkezine, gerçeğe dönmek. O'nun huzurunda çıplak bir kalple oturup şunu söyelemektir:
"Artık ne yapacağımı bilmiyorum, ama biliyorum ki sen benim güvenli yerimsin." Ve bu teslimiyet anında, O seni sadece huzurla örtmekle kalmaz - seni içeriden dönüştürür.
Manevi kriz zamanlarında, içindeki her şey sarsılmış gibi göründüğünde, hatırla: sığınak dışarıda değil, gizlidedir. Sessiz bir oda, gözyaşlarıyla edilen bir dua, imanla yapılan bir okuma... ilahi mevcudiyetin farkında olduğunda tüm bunlar sığınağa dönüşür. Allah'ın yapılara ihtiyacı yoktur - senin dikkatine ihtiyacı vardır. Allah'ın adını saklanma yerin yap. Korku her geldiğinde, şöyle de: "Rabbim, Sana sığınıyorum" Şüphe her yükseldiğinde, şunu beyan et: "Sen benim sığınağımsın." Bu tekrar batıl inanç değildir - manevi yeniden konumlanmadır. Ruhunu, gerçek güvenliğin nerede olduğunu tanımak için eğitiyorsun. Ve eğitilmiş ruh, canı güvenli yere geri yönlendirmeye başlar.
11) Bir şeyi farkındalıkla yaptığında, şunu söylüyorsun: "Rabbim buradayım . Ve senin buarada olduğunu kabul ediyorum." Bu, bir yürüyüşü duaya dönüştürür. Bir çayı meditasyona. Bir gözyaşını ibadete. Her şey sunak olur - sen mabet olduğunda.
12) Gök, güven frekansına cevap verir. İçsel titreşimin imanla hizalandığında, dış dünya yeniden düzenlemeye başlar. Kapılar açılır. Doğru insanlar ortaya çıkar. Beklenmedik olan olur. Ve fark edersin ki bağırmana gerek kalmamış - sadece güvenmen gerekmiş. Çünkü sen kontrolden çıkıp dinlenmeye girdiğinde Allah daha iyi hareket eder.
"Rabbim, bugün hiçbir şey değişmese bile, yine de güveneceğim." Bu teslimiyet göğe yükselen bir kokudur - ve gök hareketle cevap verir.
Bugün, kendinle bir taahhütte bulun: ruhunu yavaşlat. Tepki vermeden önce nefes al. Karar vermeden önce dua et. Zorlamadan önce bekle ve fark et: gök senin huzurunun ritminde hareket eder. İçeride uyum olduğunda, dışarıda tezahür olur.
13) "Rabbim, bu yerde istemek için gelmiyorum - dinlemek için geliyorum. Olmak için. Senin mevcudiyetinle şekillenmek için." Ve sonra sadece ol. Nefes al. Gözlerini kapat. Hisset. Ruhun acele etmeden konuşmasına izin ver. Manevi samimiyetin gerçek başlangıcı budur.
Bugünden itibaren, daha sık susmayı seç. Daha sık dinlemeyi. Daha sık duraklamayı ve ruhun ne zaman çalkantılı olsa, sunağa geri dön.
Orada hatırlayacaksın: yalnız değilim. Ve beni saran sessizlik... Allah'ın en yüksek sesle konuştuğu yerdir.
Dün en son final maçının ilk yarısını izleyip uyumuştum... :) İspanya kazanmış Arjantin karşısında... :) Hayırlı olsun... :)
Dostlarım bu pazartesi sabahı saat 04.00'te uyandım rüyamda Damla'yı görüp, biraz üzüntülüydü, nedenini bilmiyorum... :)) Kendim sadece gözlemciydim rüyada... :)
Daha sonra ilaçlarımı aldım ve 10 tane de yeşil zeytin yedim ızgarada içi boşaltılmış Mete Zeytinlerinden... :) Ardından da bir bardak kola içtim... :)
Saat 05.10'a yaklaşmada dostlarım... :))) En iyisi güzel bir çay doldurayım... :)) Dün 85. sayfaya gelmek yerine 40. sayfada bırakmıştım... Bugün 85+15 yapmalıyım Fincanımda Cola Var! isimli kitapta... :)) Ardından da 35 sayfa kadar Seçilmişin Uyanışı'nı okumalıyım... Bunların hepsi saat 10.00'a kadar tamamlanmalı... :)))
Arkadaşlar bu sabah sayfa 79'a kadar gelip ardından da uykuya dalmışım... :)) 21 sayfa daha aynı kitaptan okumalıyım ve 35 sayfa da seçilmişin uyanışından... :)) Saat 14.15'e geliyor, tüm bunları saat 16.30'a kadar tamamlamalıyım... :))
14.15 - 14.40 -> Kahvaltı
14.40 - 15.30 -> Kitap okumaca
15.30 - 16.00 -> Duş
16.10 - 17.15 -> Kitap okumaca
17.15 - 18.00 -> Dinlenmece çay keyfi
18.00 - 18.30 -> Akşam yemeği
18.30 - 20.30 -> Akşam virdi ve uzun tespih
20.30 - 22.00 -> Akşam kahvesi
22.00 - 00.00 -> ibadet borcu ve gece kahvaltısı
00.00 + -> Kalan ibadet
102. sayfaya geldim bile Sadettin Abi'nin kitabında... :))
Üsteki listeye ibadeti de ekledik ve düzenledik... :)) 2. gün notlarını da okudum Uyanışın Yolu'nda... :) Kaldı bir tek gece için 3. gün... :) 41. sayfaya gelmişim... :))) Son 15 sayfa eksik kaldı o da yarına aktarıldı yani 3. gün ve 4. gün olarak... :))
Bu arada dostlarım 13 Temmuz pazartesi günü 5 vaktin ardından bira içmiştik, ertesi gün de belki biraz ibadet etmiştik ama tam hatırlayamadım... :))) Salı-çarşamba-perşembe-cuma-cumartesi-pazar-pazartesi için 7 *19 rekat = 133 rekata durmalıyım bu gece. 19 rekat şöyle ki 2+2+4+4+3+4 = 19 yani 2 şükür, 2 sabah, 4 öğle, 4 ikindi, 3 akşam ve 4 yatsı şeklinde... :)))
Arkadaşlar saat 20.00'yi geçmede ve şu tespihatleri yaptım:
100 Allah (Kısa Virdi Mevlevi yerine)
100 Bismillahirrahmanirrahim (Cuma günleri 1000 olmalı)
1000 Ya Kuddüs
500 Ya Nur Ya Vedud
500 Ya Fettah Ya Rezzak
500 Ya Ganiyy Ya Muğni
500 Ya Selam Ya Metin
500 Ya Kadir Ya Muktedir
Dostlarım akşam ezanı okunuyor şimdi ve bu vakte kadar da yani saat 20.35'e kadar da
100 Tövbe Estağfirullah El Azim
350 Allahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah
100 Ya Muhyi tespih ettik... :)) Akşam virdi tamamlandı... :))
Dostlarım bu tespihlere sürekli devam ederseniz, namazları da 1-2 vakitte de olsa 5 vakite tamamlarsanız kazalarıyla da olsa bilhassa rahatsızsanız veya vaktiniz kısıtlıysa ve günde 50 sayfa da okursanız haftanın 6 günü yani haftada 300 sayfa ama bunun sadece maksimum 1/4'ü din/tasavvuf olmalı, bende oran 1/6 mesela ama kitap olarak ama her hafta değil, iyilik, çalışkanlık ve cömertliği de arttırırsanız, bakın bakalım siz erebiliyor musunuz, yoksa eremiyor musunuz merak ettim..? :))) 1/4'ten fazla ise sizde din/tasavvuf kitabı sayısı kusura bakmayın ama siz biraz mollalar gibisiniz... Onu derhal 1/4 yapın o da maksimum... :))) Dünyada din/tasavvuf harici bir sürü güzel kitap mevcut... :))) Bu demektir ki biraz sola yanaşmaya yani azıcık da olsa sekülerleşmeye ihtiyacınız var... :))) Yoksa mollalara bağlarsınız... :))) Biraz bilim okuyun, felsefe okuyun, edebiyat okuyun, şiir okuyun, karışık atın biraz da... :))) Tasavvuf esintili kitapları ayrı kategoriye koyuyorum ama örneğin Sadettin Ökten Abi'nin kitapları tasavvuf esintili ama tasavvuf sayılmaz... :)))
Bugün 20 Temmuz 2026 günü... :)))
Din/tasavvuf oranı Muhammed'te 1/5, Ryan'da 1/6, Efe'de de 1/7 gibiymiş sanırım çünkü Mevla gayb yağmuru damlatmıştı yani mühürlemişti bu bilgiyi... 3 manevi takım kaptanları böyle... :))) Bizden adam olacak mı bilmiyorum ama olur inşallah beyler, ümitliyiz biz... :))) Size tavsiyem ermek isteyenler 1/12 altına düşmesinler din/tasavvuf kitabı sayısını... :))
Size atmıştım resimleri tam 3,5 raf kadar din/tasavvuf kitabı mevcut bende... :)))
Daha yeni kitap falan almadım, size demiştim ya ıvır zıvırlar hariç yani en gereksizler, konu anlatımlılar ve test kitapları hariç tam 417 kitabım mevcuttu... :))) Daha yeni kitap falan almadım... :)) Tüm din/tasavvuf kitaplarım şimdilik en alt raftalar... :))) Bu kadar yeter beyler bana şimdilik, zaten tamamını da okumadım ama örneğin Divan-ı Kebir serisini yani Hz. Mevlana'nın eserini 2 tur attım henüz 8 cildi de şimdilik... :))) Tam bir efsane seri, okumaya doyamam... :))) En azından 2-3 tur daha atarım gibi geliyor o 8 cildi de Mevla ömür verirse... :))) Mesnevi daha çok avam için yazılmıştır bence, divan-ı kebir ise havas için... :))) Mesnevi'de de 2. turdaydım ama en baştan başlayıp 3. tur ve 2. turu beraber atacağım sanırım... :))) Yani hem 4. ciltten, hem 1. ciltten okuyacağım inşallah ve bir de mesnevi şerhi de atacağız inşallah takımca... :))) Kur'an-ı Kerim'de de 2. turdayım henüz... :))) Onu da arttırmalıyız... :))) Zaten mealden anlıyorum henüz Arapça bilgim yok... :))) Daha bende bu kadar kitap mevcut beyler... :))) O 3 çeşit fizik textbooklarla 2 çeşit calculus textbookları da atmalıyız... :))) Zihnimiz makina gibi çalışsın yani yüksek performans olsun Allah'ın izniyle... :))) Haftanın 6 günü 50'şer sayfa ata ata, yani haftada 300 sayfa, tüm kitapları bitireceğiz inşallah daha 39 seneden az fazla ömrüm var sanırım... :))) En son Sadettin Abi'nin Medeniyet Ufku'nu okudum, şimdi de Fincanımda Cola Var! kitabındayım gene Sadettin Abi'den... :))) Harika yazmış Sadettin Abi, hayran olmamak elde değil... :))) Tabii ki bu bir tasavvuf kitabı değil, kimse Mesnevi gibi bir şey beklemesin, öylesi zaten 1000 yılda 1 gelir ancak sanki, ama bence gene de sıcak ve güzel bir kitap... :)))
Evet beyler saat 22.00 olmak üzere, bismillah vira şimdi 2 saatlik 133 rekat ibadet borcu... :))) Ardından da 00.00'dan 03.00'e kadar 3 saat İngilizce borcu o da uykumuz gelmezse... Daha C/C++ yok, oyun yapımı yok... :)))
Saat 23.30 olmadı dostlarım ve diyorum ki salı ve çarşamba günlerinki 19*2 = 38 rekatın ardından, Gemlik'ten aldığımız zeytinler ile biraz peynir ve bir büyük dilim ekmek yedim kola ile yanında... :) Ardından perşembeyi de kıldım 19 daha... Cuma-cumartesi-pazar-pazartesi kaldı... 57 rekat kadar aktık Allah'ın izniyle... :) Şimdi bir çay molası yaptık... :) Ardından kalan 76 rekata daha durmaca inşallah... :)) Bugün ne İngilizce çalışabildik, ne C/C++ ne de oyun... Ancak kitap okuduk ve ibadet borçlarını ödüyoruz bol tespihle... :))) Bari bundan sonra günde 3 vakitte 5 vakte tamamlayalım... Sabah ibadeti ve virdinden sonra kitap okuma, kahvaltı ve İngilizce'yi yapalım ikindiye kadar, ikiniden önce öğleyi alıp ikindiye duralım ve C/C++ çalışalım ardından da, akşam yemeğinden sonra da tespihe duralım yani akşam virdiyle beraber ve akşam namazı ve yatsıya ve bu arada da oyun yapalım bu süreden sonra veya önce de... :))) İnanıyorum ki çok borç biriktirmezsek hepsi akar... :)))
Saat 00.05 olmadan çayımızı doldurduk ve cuma gününü de eda ettik 19 rekat daha... :)) Yine bir çay molası aldık... :)) Cumartesi-pazar-pazartesi kaldı... :)) Uyku da giriyor dostlarım bedene yavaştan... :))) Şu çayı da içip yatayım en iyisi niyazı da sabaha bırakırım... :))) 19*3 + 6 ( 2 şükür, 2 farz, 2 sünnet) = 63 rekat sabah vaktinde kılalım en iyisi... :))) Ardından da Virdi-Mevleviyi yapalım ve bugünden kalan 15 sayfa borcumuz + yarınki 50 sayfamızı okumaya geçelim en iyisi yarın olunca uyandıktan sonra... :))) Öğleden ikindiye kadar da İngilizce çalışırsak süper... :) Ama ekstra uyumamalıyız bugünkü gibi... :)) Ryan burada elveda der, hayırlı günler ve geceler... :)))
Kesin uygulanması gereken programı yazıyorum kendim için...
Yarından başlayarak;
Saat 04.30 - 10.00 arasında 50+ sayfa kitap okumaca
Saat 10.00 - 14.00 arasında 3 saat İngilizce çalışmaca
Saat 14.00 - 18.00 arasında 2 saat C/C++ çalışmaca sertifikalar için
Saat 19.00 - 24.00 arasında da 2,5 saat oyun yapmaca
20 Temmuz Pazartesi başla, 16 Ağustos gecesine kadar devam et tatile çıkana kadar... :))) 17-21 Ağustos tatil, 21 Ağustos yolculuk Mevla izin verirse dönüş, 22-23-24-25 son tekrarlar ve 26 Ağustos Toefl sınavı İTÜ'de... :)))
Bugün geceye kadar yapmam gerekenler:
1) Dün 20 sayfa kadar okumuştun, onu 55'e tamamla yani 35 sayfa daha oku... :)
2) Ayrıca yeni bir kitap seç ve tam 50 sayfa kadar oku... :)
Yani totalde 85 sayfa oku bugün... :)))
Saat 17.05'e yaklaşmada... :)) Kahvemizi yaptık, keyfimiz mis ve İzmit'teyiz... :))
Önce biraz kahve içip keyif yapalım, ardından gene Saadettin Ökten Abimizin Fincanımda Cola Var! isimli kitabına başlayalım ve 52. sayfaya kadar gelip orada duralım... :))
Saadettin Abi'nin kitabında sayfa 14'e geldim bile... :) En iyisi tüm o 85 sayfa borcumun tamamını Saadettin Abi'nin kitaptan okuyayım bugün, yarın da 15 sayfa Saadettin Abi ve 35 sayfa da Seçilmişin Uyanışı ile yola devam edeyim... :))) Dün başlamıştım, bugün pas ve yarın tamam olursa 3 günde 3. gün de tamamlanmış olur böylece Seçilmişin Uyanışı e-kitabında da... :))) Bundan sonra da her gün 1 gün kadar oradan yani yaklaşık 15 sayfa kadar Seçilmişin Uyanışı'ndan ve 35 sayfa da diğer kitaplardan devam ederim... :))) Ama yarın 35 sayfa... Sonra yaklaşık 15'er devam 1 gün 1 gün... :))) Zaten 21 günde tamamlanacaktı kitap... :)))
87'de yeni bölüm başlıyor... :) 87'ye kadar gelmeliyim bugün Fincanımda Cola Var! isimli kitapta... :))) Daha saat 18.30'a geliyor... :))) Saat daha 18.50 olmadan 21. sayfaya geldik... :))
Arkadaşlar bilmem Ryan'ın listesinin çok etkili olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Kendim Ryan olarak peyderpey de olsa o listeye uymaya çalışacağım... :))) İyi ki bu haftada 300 sayfa yani 6 günde 50 sayfa sistemini getirmişim yoksa yatardı tüm liseteler... :)))
Ryan'ı İzleyeceklerin 1. yıl görevlerine önümüzdeki yani 7. aydan itibaren eklemeler yaptım:
7.ay opsiyonel kitaplar: dini ve bilimsel temelde paralel evrenler ve yedi dünya (hamid cengiz) && evren bize ne söyler? kuantum fiziği (sten odenwald)
8. ay opsiyonel kitap: çoklu evrenin çekiciliği (paul halpern)
9. ay opsiyonel kitap: kuramsal başlangıç (leonard susskind - george hrabovsky)
10. ay opsiyonel kitap: kuantum mekaniği (leonard susskind - art friedman)
11. ay opsiyonel kitap: özel görelilik ve klasik alan kuramı kuramsal başlangıç (leonard susskind ve art friedman)
12. ay opsiyonel kitap: kozmik manzara - akıllı tasarım yanılgısı ve sicim kuramı - leonard susskind
26. sayfaya geldim ve öncesinde de akşam yemeği yedik... Bir tabak mercimek çorbası içtim ve yoğurtlu pilav yedim... Çorbanın yanında da bir küçük dilim ekmek... Kola da vardı... :))) Öğle yemeğini Bursa dönüşü klasiğimiz kokoreç yiyerek yaptık yarımşar ekmek ve kola ile... :)))
36. sayfaya geldim... :)) Saat de 21.05'e yaklaşmada... :))) Saat 22.00'de Dünya Kupası final maçı mevcut... :))) Onu izleyelim... :))
Güzel bir 18 Temmuz gecesi ve saat 04.25 olmak üzere... :))
Dün yani cuma günü, babam, Sercan, Öykü ve ben Narlı'ya gittik... Bursa Gemlik Narlı... :) Önce piknik gibi güzel bir kahvaltı yaptık, ardından da plaja gittik... :))) Kara yolları kampının tesisleri var burada... :))
Keyifli bir gün geçirdik... :)))
Saadettin Ökten abimizin Medeniyet Ufku kitabımızı da 114. sayfadan 207. sayfaya yani sona kadar tamamladım Medeniyet Ufku isimli kitabı... :) Böylece 5 günde 50'şer sayfadan 200+ yapmış gibi oldum ve bir gün de gözleri dinlendirmece... :)))
İki temel persfektiften yaklaşmış konuya Saadettin abimiz, islam medeniyeti ve modernite ekseni üzerinden ve konuları hassas noktalara değinerek güzel bir şekilde aktarmış... :))) Benim çok hoşuma gitti kalemi Saadettin abimizin...
Bugün ve yarın için bir yeni kitap almalıyım ve 2 günde de 100. sayfaya gelmeliyim... :))
Hayır dostlarım kitap almaktan vazgeçtim e-kitaplarım vardı ya benim onları okuyacağım, başucu kitaplarım vardı... :))) Ne okusam diyordum yanıma başka kitap almamıştım ve okuyacağım kitaplar çıktı işte... :)))
Seçilmişin Uyanışı: 21 Günde İlahi Amaçla Bağlantı Allah ile Yeniden Buluşma Yolculuğu
Zaten 3. günde kalmıştım sanırım bunda, en baştan 4. güne kadar tam 55 sayfa var... :)) Bugün oraya kadar geleyim en iyisi ve ardından da tek tek gideyim... :)))
Kahvem var dostlarım balkonda, saat 06.00 oluyor... :))) Baya bir oyalandık ancak acayip şekilde başımız ağrımakta... :)) Diş ağrısı başa vuruyor gibi biraz... :) Hatta gözüme bile vuruyor biraz... :)))
Bu arada dostlarım geçen gün Toefl 26 Ağustos sınavına İstanbul Teknik Üniversitesi'nde saat 01.00 PM yani 13.00'e kayıt yaptırdık... :))) Bari geçelim şu hazırlık kriterlerini de üniversiteye kayıt yaptırabilelim... :))
Bizimkiler daha yeni yeni uyanıyorlar saat 09.15'e yaklaşmakta... :))) Biraz daha geçsin kahvaltıya otururuz... :)
Ardından da 55 sayfalık bugünkü Uyanışın Yolu e-kitabını okuyalım... :)
Arkadaşlar az önce Rıdvan Amcamın profiline baktım da linkedinden paso üretim müdürlüğü, üretim direktörlüğü, hatta işletme müdürlüğü bile yapmış... :))
Yıldız Elektrik mezunu Rıdvan Amca'm Kocaeli'den eskiden oradaymış bir kısmı bu üniversitenin... :)))
Ben diyorum ki bir fabrikayı İzmir'e açarsak ki amcam da Manisa'da ikamet etmekte, direkt İzmir'deki fabrika orta veya büyük boy olursa çok geç kalmayalım çünkü amcam 68 doğumlu Allah uzun ömür versin, direkt bu fabrikanın üretim müdürlüğüne getirelim Rıdvan Amca'mı... Paso bu işi yapmış zaten, en iyi bildiği iş bu, fabrika müdür yardımcısı İzmir'deki fabrika açılınca Arda olacak oraya da geçerse Arda olacak, Arda ama en alttan başlayarak yükselerek ilerleyecek ama amcam paso aynı fabrikada kalacak, bir de başlarına fabrika müdürü sadece, bir de fabrikanın patronu ve belki yönetim kurulu olur... :))) Yönetim kurulunu ve fabrika patronunu patronları belirleyecek ama ben size süper bir üretim müdürü buldum bile eğer amcam da kabul ederse... :))) Fabrika müdürü bile olur amcamdan ama isterseniz o pozisyona patronları uygun bir kimse bulsun... Yabancı dil belki biraz zayıf olabilir amcamda... :))) Ama süper zeka adamlardan biridir... :))) Temettü sistemi olacak yani amcam da fabrika hissedarı olacak... :) Maaş olmayacak yani... :) Maaş yerine büyük ihtimalle 3 aylık temettü dağıtırlar... :))) Odtü Makine ve Boğaziçi Bilgisayar'da okumuş ama henüz diplomalara ulaşamamış arkadaşı fabrika müdür yardımcısı yapalım işte... :))) Arda, Rıdvan Amcam ile çok iyi anlaşır bence... :))) İzmir Fen Lisesi mezunu Arda... :))) Amcam araba kullanmasını çok sever direkt geçer Manisa'dan İzmir'e, Manisa'ya yakın bir bölgede seçersek İzmir'de fabrika bölgesini... :)) İyi bir temettüsü olur zaten amcamın ama, dilerse benzin parasını da veririz... :))) İyi şofördür amcam, maksat seyahat olsun ona... :))) Mesaiyi 9.00'da başlatırız... 12.45'e kadar birinci kısım, 12.45 - 13.15 öğle paydosu, 13.15 - 17.00 ikinci kısım standart mesai böyle ama vardiya da olabilir ama amcamın vardiyaya gelmesine elbette gerek yok... :))) Gerçi Ryan zengin olursa kendi de yardım eder amcasına ama olsun, amcası gene bileğinin hakkıyla kazanmış olur ve daha makbul olur böylesi... :))) Müdür yardımcısını da bırakın kendisi seçsin üretim müdür yardımcısı yani, dilerse oğlu Kartal Kaan'ı alabilir yanına... :))) Baba oğul beraber üretime geçirsinler fabrikayı... :))) Orta veya büyük fabrika olabilir arkadaşlar İzmir'de... :))) Küçük için Ankara iyidir diyorum Ostim tarafları, atolye de İstanbul iyidir, orta/büyük ikilisinden biri ve mega dev de İstanbul olabilir... :))) 3 büyük şehirde olsun bence fabrikalar... :))) Mega dev İstanbul uygun olmazsa Ankara veya İzmir olsun o da bence... :))) Zaten o en son yıllar var onun gelmesine... :)))) Türkiye'nin en zeki adamını patron yapmak istiyoruz mega deve... :)))
Zaten bana gençliğimde bir yabancı söylemişti bunları internette, demişti ki sen şimdilik genç Sakıp'sın, 39 yaşında Sakıp Abi oluyorsun tam ömrünün ortasında hatta 39,5 yaş olmadan (yani holding kurma fikrini ortaya atınca), ihtiyarlığında da Sakıp Ağabey oluyorsun demek ki belli bir zenginliğe ulaşınca... :))
Yani diyorum ki:
315.000$ ile oyun şirketini veya holdingi kuralım... :)
7 M $ cash olunca 2 M$ bırakarak ilk atolyeyi kuralım inşallah 5 sene sonunda... :)
30 M$ cash olunca 10 M$ bırakarak ilk küçük fabrikayı Ostim'de mümkünse kuralım... :)
125M$ cash olunca 50 M$ bırakarak orta fabrikayı mümkünse İzmir'de kuralım... :)) Amcamlar daha fazla beklemesinler... :)))
500 M$ cash olunca 250 M $ bırakarak İstanbul'da büyük fabrikayı kuralım... :)))
1875 M$ cash olunca da 1250 M$ bırakarak İstanbul, Ankara veya İzmir'de mega devi kuralım... Bırakalım patronları karar versin yeri... :) Ama bence 3 büyük şehirden biri olsun... :))) Nerede çalışmak isterse ve uygun organizasyonu yaparsa... :))) Ama biz 3 büyük şehirden birini istiyoruz... :))) Atolyenin %30'u, küçük fabrikanın %40'ı, orta fabrikanın %50'si, büyük fabrikanın %60'ı ve mega devin de %70'i holdinge aktarılıyor kazançtan... :)) Kendi içlerinde de 1-1-18 veya 1-1-38 diye birimlere ayrılıyorlar, yani 1 patron, 1 yönetim kurulu ve 18 veya 38 de birimler diye buna patronunuz karar verecek... Yani en alt çalışanın dahi inşallah bir evi, bir arabası, bir yazlığı ve bankada da belli miktar parası olsun istiyoruz... :))) Böyle ayarlasınlar hisseleri ama elbette zamanla olacak bunlar... :))) Kendim 16 kat kademe sitemini düşündüm ama belki dahi patronlarınız daha iyi bir sistem bulur, yani bizde hisse kuruculardan eksilecek holdingte, sizde hisse patron ve belki yönetim kurulu hariç tüm çalışanlardan eksilecek ama korkmayın, her türlü zengin olacaksınız inşallah... O birimler arasında sürekli bölüştürelecek hisseniz yeni elemanlar eklendikçe ama işler de büyüyecek elbette, hisseniz azalsa da temettünüz artacak şekilde bırakın ayarlasınlar... :)))) Temettüyü zarar etmedikçe düşürmek yok ona göre... :)) Verim aldığınız müddetçe maaşınız yani temettünüz artacak inşallah her türlü... :) Hisseyi boşverin siz elinize geçen temettüye bakın, hisse fabrika satılırsa ancak sizin olur... :))) Yoksa kağıt üzerinde sizin, aslında sizin ama cash değil... :)))
125 M$ cashe ulaşınca direkt orta fabrikanın kurulumuna başlayalım derim... :))) Maksimum 2 senede kurarız inşallah sizin fabrikayı... :))) 1-2 sene diyor yapay zeka orta ölçekli fabrikaya... :))) Ortalama olursa 1,5 seneye anahtar teslimi yaparlar fabrikayı... :))) 125 M$ cash + 1,5 sene sonra Kartal Kaan ve Rıdvan Amca'mın mesaisi başlıyor inşallah... Sizi işe alıyorum... :)))))) Size ihtiyacımız var amca sizi başkalarına kaptıramam... :))) Merak etme amca sana inşallah en iyi temettüyü 3 aylık biz vereceğiz inşallah... :))) 3 aylık en azından 10.000 $ brüt ile başlatırız seni... Ama sana söz minimum 10.000$ brüt veriyoruz sana 3 aylık başlangıç için... Hesapları tek tek incelerim, o iş bende... :))) Belki de 12.000$ olur bilemem... :))) Kartak Kaan da senin yardımcınsa atıyorum ona da 7500$ veya 9000$ gibi 3 aylık... :)) Belki de daha da fazla olur ama inşallah zamanla artacak bu meblağlar... :))) Bunlar sadece tahmin yani minimumlar belki de 2 katı başlarsınız kısmetinize ne çıkarsa... :))) Size asgariyi söyledim ben... :))) İnşallah sana 12.000$ brüt Kartal'a da 9000$ brüt olur en azından 3 aylık böylesi çok daha iyi... :))) Ama işler biraz kesat giderse mecburen 10.000$ brüt ve 7500$ brüt ile başlatıyoruz minimum... :))) Bana öyle geliyor ki en azından 12.000$ - 9000$ brüt ikilisiyle başlarsınız 3 aylık ve zamanla artar inşallah... :)) Daha düşüğe düşürmemeye çalışacağım amca sizi... :))) Zor durumda olursak ancak 3-5 ay idare edeceksiniz öbür türlü öyle üretim yükselene kadar... :))) Orta fabrika çünkü bu amca büyük fabrika değil muhtemelen... :))) Ancak olur bu kadar sanki... :)) Kartal'ın senin %75 diye kafadan salladım ama %80 de düşebilir Kartal'a... :))) O zaman da 9600$ brüt olur Kartal Kaan'a 3 aylık... :)) %80 kadar olması lazım sanki tahminimce yardımcının seninkinin... :))) Şimdi düşündüm de amca sana 12.000$'dan aşağı veremeyiz sanki çünkü alt kademeler de olacak... En alt kademe çalışan dahi kısmi zamanlı olsa bile yani part-time dan da az en azından 2000$ brüt almalı 3 aylık temettü bence... :))) Öğrenci, stajyer, tarzı işler olabilir bunlar... :)) Belki 16 kat kademe sistemi olursa ve fabrika üretim müdürüne de 10 kat düşerse atıyorum o zaman sana 20.000$ düşer 3 aylık, bu 1 katlıklara da 2000$ düşer ancak... :))) Kartal Kaan'a da o zaman belki 8-9 kat düşer yani 18.000$ veya 16.000$ aylık brüt 3 aylık... :))) Bu kat hesabını birimler arasında ya da tüm fabrika arasında patronunuz adilce belirler beğenmezsek hesaplara müdahale yetkisi bizde... :))) 1 katlıklar zaten azıcık çalışıyorlar Ryan onlara 1500$ da yeter derlerse brüt 3 aylık zaten öğrenci gibi onlar, o zaman Rıdvan Amca'm 10 kat alırsa 15.000$ düşer 3 aylık brüt, Kartal Kaan da 8 kat alırsa 12000$ düşer brüt 3 aylık ona da yani %80 seninkinin... :)) Belki bazı ara katlar bulunmaz listede 16 katın hepsi bulunacak diye bir kaide yok, belki 9 olmaz belki 11-12 de olmaz, atıyorum fabrika müdür yardımcısı 13 kat alır, fabrika müdürü de 16 kat gibi... :)) Patron ve yönetim kurulu bunun dışında... :))) 1-1-18 veya 1-1-38 deki 18 veya 38 bu katlar arasında bölüştürülecek... :))) Patrona 1 düşecek, yönetim kuruluna da 1 düşecek gibi... :)) Ya da 18-38 arasında bir rakam da olabilir kolay hesap yapılabilen... :))) Onu patronunuza bırakın... :))) Zaten onlara bırakacağım paranın yaklaşık 3/5 ile fabrikayı kurarlar, 2/5 ile de giderleri, görünmez giderleri ve ilk 1-2 yıllık temettüler için bırakırlar, sanırım 1-2 senede de fabrika iyice inşallah kendisine gelir... :))) 50 M$ patronunuza bırakıyorduk ya atıyorum 30 M$'ıyla fabrikayı kurar ve 20 M $' da geriye kalırsa bunun yarısını ilk 1-2 yıldaki temettülere ayırabilir karınız hariç... :))) Yani 10 M $'ını direkt 1-2 yıllık temettülere ayırabilir belki tam 1 yıllık, geriye kalan 10M$'ını da görünmez giderler ve giderlere ayırabilir mesela, kaba taslak bir hesap bu elbette... :))) Senede 10 M $ temettü dağıtsa Rıdvan Amca'ma da 60.000$ yıllık düşer herhalde bundan tahminimce... :))) 1 yılda da kendinize gelmeniz lazım ama iyice üretime geçmeniz lazım yani bir bu kadar 1 sene sonra hatta ilk seneden de eklenir hasılat yapmanız lazım... :))) 60 / 10.000 düşmesi lazım sanki üretim müdürüne bence... :))) 1000'de 6 düşüremezseniz yuh size... :))) Talimat veririm patronunuza en azından 3 aylık 12000$ brüt veya iyisi mi 15.000$ brüt olacak şekilde en azından ayarlar senin temettüyü amca... :))) Dahi bunlar tüm hesapları iyi yaparlar... :))) Bunlara güvenebilirsin... :))) Zaten bizzat inceleriz hesapları didik didik... :))) Beğenmediğimiz noktaları belirtiriz patrona gerekli müdahaleyi yapar... :))) El birliğiyle yöneteceğiz bu holdingi... :))) Herkes hisseli olacak en azından kendi fabrikasında... :))) Holding hissedarları tüm fabrikalarda hissedarlar... :))) Yani kıssadan hisse 125 M $ cashe ulaşınca başlıyoruz sizin orta fabrikayı kurmaya... :))) 5.5 seneye yakın var kurulmamıza 12,5 sene diye de kafadan attım iyi bir ihtimalle 125 M $ cashe ulaşmayı yani bu iyi atmasyon tutarsa 18 sene sonra başlıyor sizin mesai belki de 9,5 senede geliriz mükemmel üstü ihtimal olursa o zaman da 15 sene sonra başlıyor mesai... :))) Bence biz 9,5 değil de 10 senelik kuruluş olursak 125M $ değere gelebiliriz ama belki cash olmaz o kadar... :))) 315.000$ ile kuruluyorduk zaten... Sanki içimden bir ses sizin mesai 18 yıl sonra başlıyor diyor... :))) Yani 2044'te yani sen 76 yaşındayken çalışabilir misin üretim müdürü olarak o yaşta..? Boşver amca en iyisi biz başka bir üretim müdürü bulalım ama Kartal Kaan'ı yardımcı alalım biz en iyisi... Sana geç kaldık sanki... :))) Sen tüm bildiklerini Kartal Kaan'a öğret, onu alalım biz, üretim müdür yardımcısı İzmir'deki fabrikaya... :)))) Sana geç kalmışız sanki amca biraz... :))) Sonradan çaktık dalgayı... :))) Ya biz geç kaldık ya da amcam dünyaya erken geldi ama biz bu harika üretim müdürünü kaçırdık çoktan sanki, ama oğlunu alıyoruz inşallah, gözün arkada kalmasın amca, bu fabrikaları kurarsak Kartal Kaan'ı direkt üretim müdür yardımcısı olarak başlatırız, belki ileride o da senin gibi üretim müdürü bile olabilir.. :))) En azından 9600$ 3 aylık brütün olur Kartal Kaan başlangıç için bu kabataslak hesapla... :))) Ama inşallah işler büyüdükçe maaşın yani temettün de artacak... :))) Bu başlangıç sadece... :))) Söylerim patronuna Kartal Kaan'ı en azından 9600$ 3 aylık brüt ile başlat derim... :))) Öyle başlatır seni... :))) Hissen de olacak zaten Kartal Kaan ayrılmada şirket para karşılığında hisseyi dev alıyor senden, ama belki şirket minimum çalışma şartı koyabilir zırt pırt giriş çıkış olmasın diye... :))) Belki 2 sene koyar şirket hisseyi de devralabilmen için, 2 seneden önceki ayrılmalarda kendi ayrılırsa hisseyi bırakır bedava, biz yollarsak ne yaparız onu düşünürüz... :) O zaman elbette tazminat olur ama hisse belki gene olmaz çünkü 2 sene çalışmak zorunlu hissenin gerçek sahibi olmak için deriz... :))) Seni zaten çalıştığın sürece bırakmayız Kartal Kaan, sen Eray Abi'nden torpillisin... :))) Sen biraz piş Kartal Kaan okullarını bitir ne okuyacaksan, biraz tecrübelen, gerekirse aynı pozisyonda iş bul bir tane de olsa, seni bu pozisyona alacak inşallah Eray Abi'n bu başarıya ulaşırsa... :))) Araba kullanmasını öğren ama, şoförlüğü iyi öğren ve sakin kullan aracını, hiç risk almadan sür... :))) Manisa İzmir gidip gelmen gerekebilir biraz... :))) Gerekirse İzmir'den bir ev tutarsın temettün artarsa 1+1 veya 2+1... :))) Belki evlenirsin ve İzmir'e yerleşirsin ailenle bu da mümkün... :))) O zaman belki 3+1 tutarsın... :))) Zaten inşallah sen kendi evini de alacaksın Kartal Kaan yeter ki tüm paranı harcama... :))) Harbiden tam bu iş için uygun adam Kartal Kaan girişken adam da ayrıcai direkt başlatalım Kartal Kaan'ı üretim müdür yardımcısı olarak... 2 yıllık bir bölümde okuyor Kartal Kaan, Ege Üniversitesi'nde sanırım... :))) Şimdi mesaj attım Kartal Kaan'a Ege Üniversitesi Elektronik Teknolojisi dedi bana... :))) Burayı kazanmış Kartal Kaan, gayet güzel bölüm bence... Elektronik işleri çok olur fabrikada... :))) Belki elektronikle alakalı bir şeyler üretiriz arkadaşlar bu ortanca fabrikada... :))) Kartal Kaan'ı da üretim müdür yardımcısı yaparız... :))) Kartal Kaan Ryan'dan biraz torpilli o kadar torpil de olsun yani pardon ama o benim çok sevdiğim bir akrabam... :))) 2,5 sene ders anlattı Kartal Kaan'a Ryan, Ege ile... :))) Ege'ye de gerekirse bir departman ayarlarız ama o belki İstanbul olur... :))) Yeğenlerini kollasın biraz Eray Abisi veya dayısı onların... :))) Kartal Kaan sevdi İzmir'i sanki... :))) Ege de Siyasaet Bilimi ve Uluslararası İlişkiler okuyor İngilizce Üsküdar Üniversite'sinde %25 burslu olabilir onunki yani özel tam emin olamadım ama belki biraz daha ekstra indirim kazanmıştır, onu da dış ilişkiler departmanı olursa fabrikalardan birinde oraya alırız direkt... :))) Belki yurt dışına iş yaparız çünkü... :))) Ege İngilizce'yi epey öğrenmeye başlamış sanki, bitirirse o bölümü bravo ona... :)) Kartal Kaan bitirir ama bence de Ege'nin işi daha zor sanki çünkü bölüm İngilizce... :))) Kartal Kaan'a da bravo ayrıca... :))) Süper bölümmüş Kartal Kaan derslerine baktım şimdi, tebrik ediyorum seni de... Eray Abi'n ikinizi de çok seviyor... :))) Tarih 15 Temmuz 2026 arkadaşlar... :))) Babasına elektrik mühendisliği nasip oldu Kartal Kaan'ın kendisine de elektronik teknolojisi... İkisi de süper bence... :))) Meraklı beyler bu Kartal Kaan aletlerle devre mevre yapmaya, keşfetsin bakalım nasıl bir teknolojiymiş bu, ona ihtiyacımız olacak inşallah ileride... :))) Ege'ye de dış departmanda ihtiyacımız olur elbette, onun da İngilizce seçmesi iyi olmuş ama inşallah başarıya ikisi de ulaşırlar... :)) Tamam arkadaşlar Ryan, bu başarıya yaklaşık 18 senede ulaşırsa alıyor önce Kartal Kaan'ı, Ege ben de İzmir'de çalışırım dayı derse onu da İzmir'e yolluyoruz, ikisi kuzen zaten bunların, beraber çalışsınlar İzmir'de... Ege ben İstanbul isterim dayı derse daha da bekleyecek o zaman sanki... :))) İkinizide başlatsın Ege, dayın İzmir'de 2 kuzeni inşallah tam 18 sene + 2 sene de kurulma diyelim yani tam 20 sene sonra maksimum, başarıya ulaşırsak... :))) O zamana kadar serbestsiniz... :)))) İstediğiniz okullarda okuyun ve çalışın... :)
Büyük, Ryan'dan holding yönetim kurulu başkanı veya founder yani kurucu olursa, bunlardan hayli hayli bu görevleri yapan kimseler olur, diyeyim ben sana... :))) İzmir'de takılsın 2 kuzen... :))) Birbirlerine de destek olurlar hem... :))) 315.000$'dan 125 M $ cash rezervine tam 15-20 yıl arası yani 18 yılda gelirsek çok başarılı sayılıyormuşuz... :)) Çok başarılı olmamamız lazım bizim, ortalama başarılı 20-30 yıl, olağanüstü başarılı da 10-15 yıl... Biz çok başarılı olsak yeterli olmaz bize çünkü zaten 5,5 seneden az var kurulmamıza yani 12,5 seneden biraz fazla sürede gelmeliyiz bu hedefe kuruluş + 12,5... :))) Yani olağanüstü başarı lazım bize... :))) 23 yılda büyüğe başlasak inşaata, 29 yılda da mega deve başlasak yeterli bize... :))) Son 10 sene içerisinde de fabrika kurulup biraz üretim alırız Ryan öbür dünyaya göçmeden... :))) Mega dev fabrika maksimum 7 yılda tamamlanır ki bence 3-5'te bile anahtar teslim alırız biz, en azından 3-5-7 sene işlediğini görelim... :))) 5 sene başarıya ulaştırsa bizi mega devin patronu yeterli bence... :)) Gerisi bizden sonraki nesillelerin işi... :)) 2026'dayız, 2055 gibi kurulumuna başlayalım inşallah mega devin de... :))) O kadar dahiyi boş yere bir araya toplamıyoruz, ve üstün zekalıları da olağanüstü başarı lazım bize... :))) Hem oyun şirketi çok sağlam olmalı, hem atolyemiz hem de küçük fabrikamız, tüm ekip çok sağlam olmalı... :))) + daha sonraki gelecekler de... :))) Ne diyorsun büyük? :)))
Siz bunları o kadar da düşünmeyin bunları arka planda Sakıp Abi'niz düşünüyor, yeter ki biz 2032'nin ilk günlerinde kurulalım yani ya 2. günü ya 5. günü gibi yani cuma veya pazartesi... :))) Game developerlar 4'er oyun getirsinler ayrıca kuruculardan ve tüm kurucular 45.000$ getirsinler, 5,5 seneye yakın zamana kadar... :))) 1 oyunu hazır Ryan'ın kaldı 3 oyun daha... :))) 5,5 senede ne yapıp edip 45.000$ + 3 oyunu hazır etmeli Ryan... :))) Başarırsa ve kalanlar da başarırsa tamam bu iş... :))) Keşke şu rahatsızlığı olmasaydı Ryan'ın o zaman banko derdim ama şimdi plase diyorum bu işe... :)) Şu plaseyi gol yap Ryan lütfen... :))) Eğer büyük harbiden de son 2 sene bendesin Ryan diyorsa ciddi ciddi iş bulamazsan 4 Ocak 2030'dan sonra, 3 oyun yaparsa Ryan 5,5 senede gol bu plase... :))) Bence gol olacak inşallah beyler bu plase... :))) Zaten 5 ay kaldı yaklaşık 2. projenin tamamlanması için Ocak'ta mezuniyet için Aralık'ta sunmalı projeyi ve 15 Temmuz'dayız... :))) 5 ayda 2. proje tamam olmalı, kalan 2'şer senede de 2 oyun ve son 1 senede de 4 satın alma 4 oyuna da... :))) Ryan bu plaseyi gol yapabilir de auta da atabilir kaleci de kurtarabilir... :))) Wesley Sneijder gibi vurmalı topa Ryan... :))) O adam pek affetmezdi çünkü... :))) Ryan daha çok Thierry Henry gibi yapmalı beyler bu plaseyi, Sneijder pek plase vurmazdı çünkü... :))) Okuldan kalsa da gerekirse 1 dönem daha uzatıp en geç 1 yılda tamamlamalı 2. oyunu ama bence 5 ay gayet ideal... :)) Biraz gayret Ryan, daha gerçi İngilizce de çalışacaksın çünkü okula dönmen gerekiyormuş... :))) Oyunu da yapmalısın , ayrıca sertifikayı da toplamalısın çok geç olmadan çünkü iş kapısı da sertifikadan geçiyor... :))) Bir de şu rahatsızlık mevcut aq, işleri berbat ediyor bu... :)))
İsterseniz yani kabul ederseniz arkadaşlar ben 3+1 oyun yapayım, yani 3 oyun banko getireyim 4. sü olursa eyvallah diyelim çünkü benim gerçekten bir rahatsızlığım mevcut bana sıkıntı veren, yani 3 tane ilacım var öyle ya da böyle, gerçi biri 25 mg Lustral ama olsun o da ilaç sonuçta... :))) Bu rahatsızlığım olmasaydı banko 4 derdim size ama sıkıntı veriyor bana hala epey... :))) Epey iyileştim ama daha da yolum var arkadaşlar bu yol ömrün sonuna kadar da bitmiyor ama minimum bir seviyeye düşecek inşallah ilaçlar... :))) 2.71 ortalama ancak getirdim arkadaşlar 3 ilaç kullanarak bilgisayar mühendisliğinde son 2 proje hariç, sadece son 2 projem kaldı 4 seneden, bence gene de oldukça iyi bir performans diyeyim ben size... :))) Elif sen bile zorlanırdın yerimde olsaydın... :))) Kolay mesele değil rahatsızlığa sabretmek bazen küçük de olsa ataklar zaman zaman gelebiliyor şimdiki gibi... :))) Bazen atak olmuyor, çok arada bir de orta şiddetli ataklar olabiliyor... :))) Büyük sadece 1 defa oldu şimdiye kadar... :))) Uyku düzenim ya da ilaç düzenim biraz bozulursa ve stres yaparsam bir nebze anında küçük ataklar oluyor... :))) Karşı taraf anlamaz pek atak olduğunu ama bizzat anlıyorum... :))) Küçük ataklar 1-2 güne geçiyor, büyük ihtimalle yarın ya da en kötü öbür gün normale dönerim inşallah, orta ataklar 3-4 gün sürer toparlanması, bazen bunlar da oluyor, büyük atak en az 1 hafta hatta belki 2 hafta sürer toparlaması ama o zaten 1 defa oldu yıllar önce, yaklaşık 2 haftada ancak toparlamışımdır o zaman da... :))) Ortanın şiddetlileri de geliyor çok arada onlarda da 1 hafta sürüyor toparlanması... :)) Doğruya doğru Elif, evleneceksen benle neyle karşılaşacağını şimdiden öğren... Ortalama ayda 2-3 küçük atak olur 10-15 günde 1 gibi yani aslında tam 2 haftada 1 - 1 küçük atak gelir bana böyle , 2-3 ayda 1 orta atak olur en azından tahminimce, 6 ayda 1 de şiddetli orta olur tahminimce, büyük olacağını zannetmiyorum... :))) 6 ayda 1, 1 hafta kadar bocalarım o da erenlikle bağlantılı ataklar yüzünden, yani hem hastalık hem erenlik kesişimi gibi... :)) Bence tüm bu rahatsızlıkla 2.71 ortalama çok çok iyi Elif'çim bilgisayar mühendisliğinde... :))) Son 2 proje de AA gelirse 2.77'yim daha ne olsun... :)))) Daha ne yapayım ben size... :))) IQ de 130 en son resmi ölçümde... :))) Atak varken sadece iş yapma performansım sıfırlanıyor hemen hemen Elif'çim yoksa çok da sıkıntı yok gibi... :))) Ben zaten holding yönetim kurulu başkanı olursam kendimi bazen bu nedenden dolayı biraz kayırırım adilane şekilde rahat olun... :))) Gerekirse Elif kayırır büyük patron olarak... :)) Ama normal zamanlarda sağlığım gayet iyi... :))) Balkonda kahvenin keyfini çıkarıyorum... O yüzden ben paso keyif yapıyorum arkadaşlar, fazla sıkıntı yaramaz bana, hatta size de yaramaz, salın sıkıntıları sahilden denize... :))) Şimdi İngilizce'yi vermem gerekiyor, biraz onun skıntısı var üzerimde... :)) Bugünü biraz pas geçerim mecburen ama yarın inşallah başlarım İngilizce'ye... Dün 2 günde 72 sayfada kaldım, bugün 150 sayfaya kadar okuyayım bari 78 sayfa daha inşallah... Bugün sadece 78 sayfa okusam bu halimle küçük atak varken dahi fazlasıyla yeterli bana... :))) Saat 17.40 , 15 Temmuz 2026, kahvemi içip balkonda Saadettin Abi'yi okumaya devam edeyim... Size söyleyeyim ben en çok rahatsızlığa sabrederek manevi olarak yükseliyorum yükseliyorsam... :))) Eğer agresifliği merak ediyorsan, hiç agresiflik yok bende, ancak iğnenin son günü biraz olabiliyor, iğneyi bir gün önce vurulursak yani 29. gün o agresiflik de kalmaz bende... :)) Son gün bile rahat edersin Elif benle evlenirsen... :))) Sabahları bile yok bende agresiflik, bazı insanlar sabah sabah agresif olur, örnek büyük amcam, örnek babam daha afyonları patlamamıştır, ben sabahları dahi çok sakin olurum... :))) İlaçlarımı hiç ihmal etmem merak etme, sadece arada bir dozu ya da saati karıştırırım başka hiçbir problem yok... :)))
Babacımdan havadisi aldım, yarın Allah'ın izniyle kardeşime geçiyoruz... :))) Biraz seveyim Öykücüğü, oynasın dayısıyla, hem ben de dayım gibi bilgisyar mühendisi olacağım diyor bana... Üstelik Kocaeli istiyormuş... :))) Bence tam onun kazanabileceği bir hedef, ne aşırı yüksek, ne de yabana atılır bir başarı... :))) Size zaten bunu söylemiştim... :))) İlkokul 1. sınıfta ben üniversiteyi Kocaeli'de okuyacağım diyor bize dedesini çok sevdiği için... :))) 2'ye geçmiş ama... :)) 1 bitti kaldı 11 Öykücük... :))) İlk seneden Kocaeli Bilgisayar Mühendisliği'ni kazanırsa helal olsun derim ona, ama bence ikinci seneye kalırsa banko kazanır bu kız gene helal olsun derim Kocaeli Bilgisayar'a girerse çünkü baya akıllı... :))) 3.00+ ortalama getitrir beyler Öykü Kocaeli Bilgisayar'da ben Öykü'yü biraz tanıyorsam... :))) Öykü'yü de fabrikalardan birinde bilgisayar mühendisi tarzı bir göreve getirebiliriz... :))) Onu bizzat dayısı olarak, hem kendisiyle, hem annesiyle, hem dedesiyle sağ oluruz inşallah hepimiz ayarlarız... :)) Öykü'yü de kimseye kaptırtmayız... :))) Belki İzmir, Ankara veya İstanbul'a yerleşir Öykü bu 3 büyük şehirden bir damat bulursa... :))) Buralardan bulursa direkt bizde başlar Öykü... :))) Söyleriz Öykü'ye damadı buralardan seç deriz, o da kulbuna uydurmaya çalışır... :))) Biraz daha büyüsün hele, daha çok ufak... :))) Dayısı onu kendi ekibine katmayı çok istiyor... :))) 2 yeğen + 1 de Öykü işte beyler 3 yeğeni alıyoruz şimdilik, belki bir de Zeynep eklenir en son İzmir'deki ufak yeğen, onun ne okuyacağı belli değil, Yiğit zaten İnşaat Mühendisi olacak... :)) 3-4 yeğenini alır Ryan direkt fabrikalara rahat olun... Siz diğer arkadaşlar elbette alabilirler böyle 1-2-3-4-5 kişi kadar eğer uygun adaylarsa... :)))) O kadar milyon hatta milyar dolarlarımız bile olacaksa şayet 3-4 kişi alamıyorsak yuh bize... :))) Zeynep de İzmir'de o da büyük ihtimalle orada olur eğer uygun bir iş olursa, ama ne seçeceğini bilmiyoruz Zeynep'in... :))) O da galiba 7. sınıfa geçti... :)) Öykü belki İstanbul tarafında olabilir ama belki de olmaz... :))) Dayısı görmek ister çünkü Öykü'yü... :))) Zaten Öykü en ufakları eğer biz büyük fabrika veya mega devi İstanbul'da kurarsak direkt alalım derim Öykü'yü oraya... :))) Hatta atölyeye bile alabiliriz Öykü'yü mavi gibi olacaksa şayet bu atölye, belki atölyenin web sitesini falan yapar Öykü, gerçi ben site işleriyle ilgilenmedim ama Öykü ile dayısı yaparlar bir güzel plan... :))) Büyük de yardım eder belki Öykü'ye takıldığı yerde... :))) Ben diyorum ki ya atölyeye ya büyük fabrikaya ya da mega deve alalım Öykü'yü, belki 3'ünde de çalıştırırız Öykü'yü aynı yerde olursa 3'ü de yani aynı şehirde... :))) Paso web sitesi falan yapsın Öykü... :))) Eğer severse site yapmasını... :))) Ben biraz ilgilenirsem site yapmakla Öykü'ye kesin öneririm bunu, full-stack developer yaparız Öykü'yü... :))) İyi full-stack'ci olur beyler Öykü'den, Ryan'dan da game developer olur... :))) Aslında Öykü de oyun bile yapmak istiyordu ama game developerarımız olacak o kadar 20'ye tamamlanır, ya 1 kişilik yer açmalıyız Öykü'ye, ama daha gelmesine 11 sene liseden 4 sene de üniversiteden tam 15 sene var Öykü'nün, kurulmamıza da 5,5 sene, 9,5 sene boyunca 1 kişilik yer açarız Öykü'ye diyorsanız şayet kurulduktan sonra, o zaman Öykü de son game developerımız olur, zaten paso oyun oynamak Öykü'nün tek yaptığı şey tablette... :))) Her oyunu da baya iyi oynuyor kerata... :)) Harbiden iyi game developer olur Öykü'den... Biz en iyisi onu game developer yapalım boşverin full-stack'i... :) Eğer itiraz etmezseniz hem holding hissesi de kafadan %1 olur öyle katılır katılmaz... :))) Öykü gelmezse de yerine başkasını alırız tam 10 sene sonra kurulduktan yani 15,5 sene sonra yaklaşık... :))) 9,5 senede 19 kişi olsak yeter bize bence Elif game developer, sonuncusu da 9,5-10 sene sonra katılsın aramıza... :) Oyunumu bile 6 yaşındayken o test etti... :))) Baya akıllı bakmayın siz... :)))) Ha 19 olmuşuz ha 20, son kişi Öykü olsun diyorum game developer kurucu olarak... :))) Sana hisse vereceğiz Öykü derim, gerçi şimdilik pek çakmaz hisse ne demek ama birkaç sene sonra çakar bence... :))) Öykü benim bu hayattaki en sevdiğim ilk 3 kişiden biri olabilir... :))) Babam, kardeşim, Öykü olur benim sıralama çok muhtemelen... :))) 1., 2. ve 3. dereceden akrabalar olarak... :))) Hatta belki 1. bile olma ihtimali var Öykü'nün ama emin değilim... :))) Ama Elif de katılırsa bu listeye ve ardından da kendi çocuklarım, liste baya kızışır o zaman... :))) Neyse mutluluk olsun da liste kızışsın ben razıyım... :))) Bizim çocuklarımızın hissesi olmayacak ama Elif, bizim hisselerimiz ne güne duruyor %3, %3... Öykü %1 olursa holding de atak yaparsa anasının nikahı kadar zengin olur Öykü, hatta anası bile o kadar altın toplayamamıştır nikahında... :))) Öykü benim öz yeğenim, diğerleri kuzen ya da akraba... :))) Tamam beyler kurucu olarak karar verdim, annesine ya da başka birine yok böyle bir hak sadece Öykü'ye var... Öykü'nün %1 lik hissesi şirkette kalsın, 15 sene sonra alıyor Öykü hisseyi... :))) Son game developerlığı Öykü'ye ayırıyoruz... :))) O ben olamam dayı game developer derse, o zaman başkası alıyor hisseyi onun yerine... :))) 6 yaşında başladı beyler Öykü testerlığa, biraz büyüsün ona game developerlığı bizzat ben öğretirim... :))) Zaten her iki haftada bir görüşüyoruz biz aşağı yukarı Öykü ile hadi taş çatlasa 3 hafta... :))) Yarın da gidersek yanına bu fikrimi de açarım ona... :))) Elif sen + getirecektin zaten, ben de Muhammed/Efe ikilisinden biri demiştim diğerini de büyük alıyordu ama bir de kurucu olarak Öykü'ye bir kişilik yer istiyorum sizden, ne olur kırmayın beni... :))) O da çalışacak çalışkan kızdır da Öykü, ödevlerini yapıyor paso, İngilizce bile çalışıyor İngilizce öğretmenleriyle... :))) Direkt Kocaeli Bilgisayara gelsin Öykü... :))) Fazla kasmadan bitirir burayı... İTÜ falan olsa çok zorlanır Öykü, Kocaeli Bilgisayar tam Öykü'ye göre... :))) 1. sene de kazanabilir, 1 olmazsa da 2.de patlatır Öykü bence Kocaeli Bilgisayar'ı ben Öykü'yü tanıyorsam... :))) Dedesiyle aynı evde kalırlar dede-torun, bazen de Ryan, annesi veya babası gelir Öykü'nün elbette... :))) Ryan büyük ihtimalle İstanbul'a geçer çoktan... :))) İş bulsun 2028'de İstanbul'da Ryan inşallah... :))) Ryan'ın odasını bile kapabilir Öykü... :))) Kafada 4 game developerız + 15 tane daha alıyoruz ve sonuncuyu da 15 sene sonra alıyoruz +1 olarak... :))) Öykü üniversiteyi bitirirken inşallah... :))) Diplomayı al hisseyi kap diyeceğim Öykü'ye... :))) Zaten 1 tane yeğenim var beyler, başka olacağını da zannetmiyorum, olursa da ablası veya dayısı görsün onu ama bence Esra başka yapmayacak gibi duruyor... :))) İstemiyorum diyor çünkü bana başka çocuk ısrarla... :))) Ryan 2 istiyor Elif, ona göre... :))) 1'de pes etmek yok... :))) 1 kız, 1 oğlan bekliyor senden... :))) Eğer veremeyiz Ryan Öykü'ye hisse diyorsanız, o zaman fabrikalardan birinde Öykü'yü full-stackci yapacağız mecburen... :))) Bence vermeliyiz beyler Öykü'ye de %1'lik bir hisse, kurucu kontenjanı çünkü bu... :))) Ne diyorsun büyük..? Akıllı kız değil mi Öykü..? :))) Zaten okumazsa bilgisayar veya yazılım tarzı bir şey yani game-developer olmazsa hak başkasına geçiyor... :))) 20 yeterse 19 da yeter bize Elif, sonuncu en son gelsin işte... :) Bunu da kaleme Mevla yazdırdı sonuçta... :))) Sadece Ryan getiriyor beyler kurucu olarak böyle birini siz isterseniz +'nız olarak getirebilirsiniz karışmam ona kurucuların geri kalanı olarak... :))) Ryan Muhammed, büyük de Efe dedi sanırım +'lar olarak, diğer 5+'yı bilmiyoruz... :))) Kurucu bir de Öykü'ye kurucu kontenjanı yaptı kalan 16 game developerdan biri olarak, Arda'ya / büyüğün getireceği dahiye de bir başarı veya başarısızlık kontenjanı yaptı işte Ryan... :))) 2 diplomayı 60 yaşına kadar getirirse Arda'nın hisse, Odtü makine ve Boğaziçi bilgisayar, getirmezse büyüğün getireceği arkadaşın... :))) Öyle dedik beyler... :))) Son patron da oldukça geç katılıyor, yani bizim 86 aslan olmamız 29-30 sene sonrasını bulacak sanırım... :))) Yani Ryan 68-69 yaşındayken tam kadroyuz inşallah... :))) Arda 2 diplomayı da gösterirse bize tak diye veriyoruz hisseyi Arda'ya... :) Diplomalardan sonra elbette o da 60. yaş gününe kadar Arda'nın... :))) İlk af gelmek üzere zaten... :)) Birinci afta Boğaziçi'ni, ikinci afta da Ankara'yı tamamlasan Arda kapıyorsun %1 hisseyi holdingten... :) Mevla yazdırdı bunu kaleme... :))) Tamamlayamazsan da fabrika müdür yardımcısısın... :))) Fazla da kasma rahat ol... :))) Almanı istiyor senin de Ryan bu hisseyi ama alamazsan o zaman hak öbür dahiye geçiyor yani genel müdüre... :))) İçinde ukte kalmıştı beyler bence Arda'nın bu iki okul da, tamamlarsa ikisini de kapıyor %1 holding hissesini... :))) Sana iyi bir kamçı Arda bu, ne yap et, bitir 2 okulu da gerekirse Boğaziçi Bilgisayar'dan bir manita yap, seni o çalıştırsın... :) Manitayı da Elif paslasın sana istersen, tanıyordur o Bilgisayarcıları... :))) Beni Elif çalıştıracak, seni de manitan... :))) Odtü'yü bile bitirtir sana o manita diyeyim ben sana dediklerini yaparsan... :))) Bizde de var gene epey kapasite ama manitalar daha çalışkan bizden sanki... :))) Hatta Elif ayırabilirseniz yani görev bulabilirseniz %1 hisse de bu Boğaziçi Bilgisayar'dan Arda'nın manitasına bir yer ayırın... O da süper dahi gibi çünkü Boğaziçi Bilgisayar mezunu, boru değil bu... :))) O hayli hayli alır %1'i... Ona banko bir iş bulun bu holdingte, dilerse site yapsın, dilerse oyun, dilerse başka bilgisayar işleri... :)) Onu da alın Boğaziçi bilgisayardan bir kişiye daha yer açın yani... :))) Onu siz kararlaştırın küçük dahi ile, Arda'dan elektrik alan bir boğaziçi bilgisayarcı kızı mümkünse mezun çünkü öbür türlü çok çıtır olur, paslayın Arda'ya ve hissesini de verin kıza, onu alacağınız zaman... Onun görevi Arda'nın okullardan mezun olmasına yardımcı olmak ve holding için diğer görevleri yapmak... :))) Bence Arda sana böyle bir manita gelirse ne yap et, kap şu 2 diplomayı 60. yaş gününe kadar... :))) Makinedeki dersleri bile rahat yapar bence Arda o kız... :))) Gerekirse onlarda dahi yardım eder sana... :))) İkisine de %1 hisse holdingten çünkü onlar kurucu değilller... :))) Kuruculara %3, shareholderlara %1 demiştik... :))) 1 tane de evlat bekliyoruz sizden ileride evleneceksiniz inşallah... :))) Öyle yarı yoldan dönmek olmaz çünkü... :))) Arda Elif ile bende de iyi kapasite var aslında ama siz ikinizde de mauzzam kapsite var... :)) Fizikçiye fizikçi olur, bilgisayarcıya bilgisayarcı olur, davul bile dengi dengine demişler... :)))
Yani Arda'nın manitayı bırakın isterse data scientist olsun, isterse game developer olsun, isterse web developer olsun... Bence bu işlerin hepsini bile istediği ölçüde yapabilecek kapasite var o kızda... :))) Dahileri özgür bırakın arkadaşlar, bırakın istediği katkıyı sunsun... :))) Arda da, Arda'nın manitası da ya dahidir ya da dahiye yakındır... Bence ikincisi ikisi de... :))) Başka türlüsü çıkmaz çünkü Boğaziçi Bilgisayar'dan bilmem yanılıyor muyum..? :))) Size tek evlat dedim ama isterseniz 2 yapın, 2'den fazla yapmayın ama bence, çünkü Arda da Ryan gibi biraz yaşı olgun sayılır artık... 3 çocuk olursa ne zaman büyütecek hepsini de... :))) 2'yi aşmayın Arda bence, ya 1 ya 2 orası size kalmış... :))) 1. gelsin hele de 2. yi bir düşünürsünüz... :)))
Ayrıca büyüğe de son bir kıyak, büyük getireceği genel müdür adayını tavlayabilirse son %1 hisse de ona ayırın Arda'dan haricen, o çünkü Arda'nın yedeğiydi, tavlayamazsa ve Arda da bitirirse 2 okulu yok o zaman ona hisse... Arda bitiremezse var ama hissesi... :))) Büyüğün hissesi %3, getireceği dahi manita adayının da hissesi %1 olmuş olur böylece... :))) O kuruculardan değil çünkü... :)) O %1 hisse kullanılabilir de kullanılmayabilir de boşluk veya başka bir kişiyi eksiltin kadrodan genel müdür için... :))) Arda bitirmezse ama büyük de tavlarsa da tavlamazsa da gene %1 hissesi, %1 boşta o zaman birini alın içeri... :))) Yani genel müdürün hissesi olması için, ya Arda'nın okulu bitirememesi, ya da bitirirse büyüğün onu tavlaması lazım... :))) Genel müdürü bayan yapıyoruz büyük yani senin manita adayı, istediğin kişiyi seç, dahilerden seç ama büyük bence, onun kontenjanı dahi kontenjanındaydı... :) Dahilerden bir bayan bul büyük işte sen getiriyorsun genel müdürü... :))) İster manitan olsun ister olmasın... :))) Olursa daha iyi ama bence büyük, senin de başını bağlamamız lazım artık... :))) Peygamber evlenmek sünnettir demiş olmalı... :))) Uyalım artık şu sünnete... :)))
Arda'nın tek görevi çalıştığı yerlerde, fabrika müdür yardımcısı olmak, bir de dilerse holding bilgisayar işlerine biraz destek sunmak manitasına... Arda'yı zaten atölyede iken alırsak alıyorduk sanırım ya da küçük fabrikada ama bence atölyeden de başlatabiliriz Arda'yı hemen göreve... :))) Onun başlamasına bile nereden baksan 10,5-11 sene var gibi Arda rahat ol... Zaten 5,5 seneye ancak kuruluyoruz inşallah... :))) Manitasını daha erken alabiliriz ama Arda'nın, bunu Elif ve küçük dahiye bırakıyorum... :))) İster Arda ile aynı anda başlasın, şimdiki görevlerine devam etsin... :)) İsterse daha erken alın... :))) Ama içimden bir ses Arda ile beraber başlasa çok daha iyi olur diyor... :))) Ama dilerse tak diye alalım Arda'nın manitasını çünkü çok iyi bir potansiyel gerçi ben tanımdan yazıyorum ama... :))) Sizin birbirinizi bırakmamanız lazım erken almışız geç almışız çok fark etmez... Nasıl daha iyiyse öyle alalım onu... :)) Bence hiç beklemeyelim sanki Arda ama 5,5 sene olmasa da çünkü daha yeni kurulacağız, 9 seneye en geç alalım senin manitayı, 1,5 - 2 sene sonra da seni alalım Arda atölyenin başına baş yardımcı olarak... :)) 6 ayda kurulur beyler bence atölye en fazla hatta 3 ayda bile olabilir... :))) Arda paso yükselecek fabrika müdür yardımcısı olarak her kurulan fabrikada yani yer değiştirecek... Üretimi ayağa kaldıracak ve sıradakine geçecek... :))) Manitasından biraz fazla alacak sanki Arda, çünkü manitası bir tek holdingten alacak, Arda kendi fabrikasından alacak, ama başlarda manitası Arda'dan fazla alabilir çünkü başlarda Arda'da diplomalar eksik... :)) Diplomalar tamamlanınca Arda hem holdigten hem de çalıştığı yerden alacak iç paydan... :))) Başlarda sadece iç paydansın Arda... :)) Sen okulları bitirene kadar manitan senden önde, diplomayı alınca sen manitandan önde Arda... :))) Bence güzel denge... :)))