25 Aralık 2023 Pazartesi

Güzel Bir Pazartesi & Salı


<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Merhaba Dünya,

Bugün oruç tuttuk Allah rızası için nafile olarak Pazartesi-Perşembe oruçlarına devam ediyoruz... Mevla kabul etsin... Gerçi genellikle uykuya tutturuyoruz, yoksa ilaç diye yanıyor beynimiz ama olsun... İftarı da yaptık ve 2 adet de sayısal tasarım dersini tekrar ettik. 1. ve 2. hafta... Şimdi sırada 3. hafta var... Bu hastalık bizim hayrımızadır... Hastalıktaki hayrı görmek lazım... Çalışamıyorum, kazanamıyorum diye isyan etmemek lazım... Güzel Mevlamız bizi peyderpey iyileştiriyor... Bugün hocamız 14. hafta dersini yapacaktı... Biz de sabaha kadar 13. haftaya kadar gelmeliyiz... Yarın da sisteme yüklenecek olan 14. haftaya ve bir başka derse çalışmalıyız. İçeriklerde olduğu kadar... :)

Dostlar, 3. dersin de yarısını inceledik, bir de 100 adet tesbihatımızı yaptık... :) Mutluyuz,,, Mevla'ya şükürler olsun... :)

Dostlar 3. ve 4. dersleri de bitirdik ve 5. derse de başladık... :) Bize ilim öğreten (dünyevi ya da uhrevi) Mevla'ya şükürler olsun... :) Ve 5.'yi bitirdik... Kodlar konusunu inceledik. BCD kodları, Gray kodları,+3 kodları, 5'te 2 kodları, parity kodları, ascii kodları gibi konuları gördük bu 5. derste de... :)

Şimdi biraz dinlenelim... İftardan sonra 5 ders çalışmışız... :) Saat 22.25, 23.00'e kadar mola verelim... 23.00'ten 00.00'a kadar daha çalışıp son çeyrek ilacımızı da alalım tam 6 saat sonra... :)

Bir yarım saat daha uzatalım molayı ve bir şeyler atıştırıp 23.30 gibi başlayalım... :)

Yemeği erken bitirdik ve 23.05 gibi başlıyoruz 6. derse, öyleyse vira bismillah... :)

Evet dostlar 6 ve 7. dersleri de bitirdik ve ilacımızı aldık saat 00.00'da... :) 8. derse de bir giriş yaptık. 

Saat 00.30'a kadar dinlenelim ve yarımda 8. derse devam edelim... :) Bu mola bize biraz az geldi, epey çalışmışız bir yarım saat daha dinlenelim ve 01.00 gibi 8. derse başlayalım... :) Saat 00.30 oldu... :)

Çerez ve çay koyduk bir de güzel şarkı daha ne olsun... :)

Dostlar dersleri burada keselim şimdilik ve Hemingway okuyalım biraz daha, Güneş de Doğar'a devam edelim... :) Hayır dostlar kitaba devam edemiyoruz çünkü ilaç tesirini gösterdi ve uykumuz geldi biraz... Dinlenelim ve açılınca tekrar derse devam edelim... Saat 00.53 ve 1.30'a kadar şarkılar dinleyip rahatlayalım..

Dostlar iyice uykumuz gelmiş... 1.30 gibi uykuya dalıp 06.00 gibi kalkalım... Şimdi yavaştan uyuma vakti... Herkese hayırlı geceler... :)

Yok dostlar, uyku tutmadı... Saat de 02.04'e gelmiş... Ders çalışmayı gözümüz kesmiyor... Oyun yapmayı da... Normalde Fihi Ma Fih'de 50. sayfaya kadar okuyup 22. sayfaya kadar da altlarını çizmiştik... 22'den devam edelim çizmeye altlarını... Bu saatte tasavvuf ilimleri iyi gider... Sabaha karşı 05.00 gibi de vird ve namazları kılarsak daha ne olsun... :) 06.00'da da ilaçları içip yatarsak, 12.00 olmadan da kalkarsak, 12.00'de ikinci ilaç, 18.00'de üçüncü ve 00.00'da da dördüncü... Böyle devam ederiz inşallah... Artık 200 mg'a da alıştık iyice... :)

Dostlar 22. sayfadan 30. sayfaya kadar da altlarını çizdik ve tekrar uykumuz geldi... Saat 03.00'e doğru yaklaşırken tekrar uyuyalım da sabah da 07.30 gibi kalkalım ve biraz geç de olsa ilacımızı içelim... :)

Saat 06.36 gibi kalktık dostlar... İlaçlarımızı aldık... :) Güzel bir nescafe ve bisküvi ile güne başlayalım... :)

Evet dostlar, saat 07.17 şu anda ve sabah ezanı okunuyor... Namazlara da epey ara vermiştik... Bu sabah tekrar devam edelim, aradaki borçları şimdilik unutup... Çok dine meyletmek de bizde sıkıntı yapıyor hastalıktan dolayı... Sadece sabah namazlarını kılalım, şükür namazı ve virdi şimdilik pas geçmeliyiz, çünkü beynimizde sıkıntı var... 3 saat 40 dakika kadar uyuduk yaklaşık... Belki de bu yüzden... :)

Farzın ve sünnetin ardından 33 adet de şu tesbihatı tekrar yaptık dostlar:

Türkçe okunuşu:

“Subhânallâhi ve’l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”

Anlamı:

“Allah eksik sıfatlardan münezzehtir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.”
 
Mevla'm kabul ve makbul eylesin... :) Bu sefer kısa tuttuk işi çünkü başımızda sıkıntı var... :) 100 adet de tesbihatımızı yapalım çünkü iç sesimiz hala daha vesvese veriyor... :)
 
Dostlar 100 adet tesbihatımızı da yaptık: 
Allahu ekber Allahu ekber la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden Resulullah
 
Fısıltılar biraz dindi çok şükür... :) İşte her ibadeti vaktinde yapıp, 33+100 tesbihatımı da böyle yapabilirsem inanıyorum ki nefsim terbiye olacaktır... Yalnız hastalık dine meyletmeme bazen izin vermiyor... :)
 
Şimdi bir ağrı kesici alalım... Bu sefer Parol'un şurup versiyonundan aldık... :)
 

Dün sayısal tasarım dersinin ilk 7 dersini izlemiştik... Bugün de lineer cebir dersinin ilk 7 dersini tekrar edelim... Aslında 14 ders var her birinden... :) Ancak bu sefer bölüm sonu alıştırmalarını da çözerek ilerleyelim yani kalem oynatarak... :)

İlk dersi tamamladık ve sondaki 3 soruyu bekletiyoruz... 7 dersi tamamlayınca yapmaya başlayacağız nasipse...
İkinci dersi tamamladık ve sondaki 5 soruyu bekletiyoruz... :)
Üçüncü dersi de tamamladık ve sonda da  1 soruyu bekletiyoruz... :)
Dördüncü dersi de tamamladık ve sondaki 2 soruyu bekletiyoruz... :)
Beşinci dersi de tamamladık ve sonda da 1 soru kaldı... :)
İlacımızı aldık ve altıncı dersi de tamamladık ve 2 soru 3 parçadan oluşuyor toplam bekliyor... :)
Yedinci dersi de tamamladık... Sondaki 3 soruyu da çözeceğiz nasipse...

Şimdi ezan vakti öğle... Bir nescafe dolduralım, sonra da namazları kılalım vira bismillah deyip... :) Sonra da 17-18 soruya bakalım tek tek üşenmeden... :)

Namazları ve tesbihatı tamamladık dostlar ve karnımız acıktı, bir şey sipariş ettik... Gelirse yiyelim ve ardından sorulara bakalım... :)

Yemeğimizi yedik, ders sorularının ilk 3 haftasını çözdük... Akşam namazı girmeden ikindiye başladık ve 3. rekattayken sanırım ezan okundu akşam ezanı, kabul olurmuş 1 rekatı bitirsen de diyorlar... Sadece sünneti kılamadık ve akşamı ise tam kıldık... 66 defa tesbihat + 200 defa ikinci tesbihatı tamamladık... :)
Bu hastalıkla bu kadar yapabiliyoruz... Sürekli kafada bir sıkıntı oluşuyor... İlaç alımlarına yakın saatlerde... Mevla'ya hamd olsun... :)
Belki 4-5-6 gün aradan sonra tekrar namazlara devam etmek güzel... :)
 
6. ve 7. haftanın soruları kaldı sadece dostlar... Bir gayretle bitireceğiz inşallah... :) Vaktinde neredeyse hiçbir derse girmeyip sonradan hocaları yakalamanın ceremesini çekmekteyiz... Hep geriden takip ediyoruz... Akas tukas yola devam... :)
 
Evet dostlar bütün soruları çözdük ancak epey uğraştık... Henüz 8. konuya geldik... Onlar da yarın olsun artık... :)

23 Aralık 2023 Cumartesi

Güzel Bir Cumartesi Günü

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Günaydın dostlar,

Bu güzel güne uyandıran Mevla'ya hamd olsun... :) Güzel bir mor ve ötesi parçası sizlerle... :)

Hemen duşumuzu alalım ve ilim öğrenmeye devam edelim... :)

Dün en son Fihi Ma Fih okuyorduk. Daha önce 50. sayfaya gelmiştik tekrar başlayıp altıni çizerek okuyoruz... :)

Ödev notları açıklanmış dostlar... Şükürler olsun Mevla'ya ki tam puan gelmiş... :)) Finalden alacağımız 85 bizim AA getirmemize yetecektir inşallah... :)


Dostlar, bugün ilim öğrenemedik, uyuduk daha çok. Berbere de gidemedik... Ancak akşam yemeğinden sonraki vakitte öğrenebiliriz... :) Mevlamıza şükürler olsun... :)

Dostlar pek ilim tahsis edemedik bugün...Baş ağrılarımız ve uykudan dolayı...

Portakaldan sonra kuruyemiş ve çay faslı var.. Doğal vitaminlerimizi alalım... :)

Dostlar veri bilimi kursunda 11. sınava kadar geldik... Bütün testleri tekrar ettik ve veri okuryazarlığı bölümünü de hızlıca tekrarladık. Python bölümünde 97. videodan sonrasını tekrar etmeliyiz, çünkü hatalar ve bilinmeyenler oradaymış... Ancak yavaş yavaş uyku bastırıyor... Saat 01.25 şu anda, yatalım ve sabah 7.30 olmadan kalkalım... :) 

Herkese hayırlı geceler... :)


22 Aralık 2023 Cuma

Güzel Bir Cuma Günü

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

 Merhaba dostlar,

Bu sabah 06.00'da uyandık... Bir sallama çay yaptık... :) Sabah ilaçlarımızı aldık... :) İlaçların tesirini göstermesini bekliyoruz...

Bugün  en azından 4 saate yakın istatistik ve olasılığa giriş, 4 saate yakın da lineer cebir çalışmalıyız...

Bunları başarır da uykumuz gelmezse gece oyun da kodlayabiliriz... Bu aydınlık gün bizim için... :)

Evet dostlar, sabah sabah 30'ar tane sağdan ve soldan kol, 30'ar tane üstten sağ-sol kol çalıştık ve 30 da mekik çektik... Ayrıca yumurtalı ballı süt içtik... :) Şimdi spordan sonra duşumuzu alabiliriz... :)

Evet dostlar, duşumuzu aldık ve 100 adet tesbihatımızı da yaptık... Şimdi Allah'ın izniyle İstatsistik ve Olaslığa Giriş -I- çalışabiliriz... Öyleyse bir 10 dakika şarkı dinleyelim. 8.30'da başlayalım... :)

Evet arkadaşlar, sayfa 46'ya kadar geldik 20 dakikada yaklaşık... :) Biraz neşelenelim...

Dostlar, sayfa 63'e geldim ancak bazı yerleri hızlı geçtim... Çok detaylı hesaplar vardı... O kadar detaylarda boğulmaya gerek yok... Ne de olsa istatistikçi değiliz... Zaman kalırsa belki inceleriz ancak şimdilik gereği yok, ya da veri bilimcisi olursak gerek olabilir... Ana hatlarıyla kavrayalım yeter... :)

Evet dostlar bazı yerleri atlayarak sayfa 108'e geldik... Şimdi kahvaltı zamanı... :) Evet dostlar bu kadar istatistik bize ilk aşamada yetti... Lineer Cebir'in 13. dersini izleyelim biraz dinlendikten sonra... :)

Evet dostlar, 13. dersi de sabah izledik ve çarşıya çıktık bugün babamla... Biraz kuruyemiş aldık, işlerimizi hallettik bir şeyler atıştırdık ve geldik... :)

21 Aralık 2023 Perşembe

Güzel Bir Perşembe Günü

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

 Merhaba dostlar,

Bu son gün hep dinlenerek geçirdik, daha çok uyuyarak... :) Doktor 200 mg yazdıysak fazla ilaç almayın lütfen dedi, çünkü yan etkileri var dedi... :) Ancak ilaç raporlarımız çıkmamış, hastaneden tekrar randevu aldık... :) Bir adet ağrı kesici aldık Parol derler ismine... :))

Evet dostlar en son düşman bıçak fırlatabiliyordu, oraya kadar kodlamıştık oyunumzda... Şimdi de kavga ve can azalmasını yapalım hayırlısıyla... :)

Güzel bir Barış Manço şarkısıyla huzur bulalım... :)

Perşembe'ye girdik. Tekrar oruç günü... Öyleyse bu sabah sahur yapıp ibadet edip, niyetlenelim. Kendimize çekidüzen vermeliyiz... :)

Dostlar çalışmayı biraz bekletelim de tekrar iş arayalım... En son sanırsak Cuma günü 4-5 tane işe başvurmuştuk. Perşembeye girmişiz... Tekrar 4-5 tane iş bakalım, başvuruları yapalım hayırlısıyla... :)
 

Evet dostlar, 7 işe daha başvurmuşuz... Hayırlısı olsun... Haftaya çarşamba gibi tekrar iş aramaya devam nasipse, bunlardan olumlu olmazsa... Hepsi de remote-work tarzı... Tam bize uygun... :) 

Banyomuzu yaptık ve 3 numara sakal-bıyık tıraşı olduk dostlar... Kıvamına 1 haftada gelirler tahminen... :)

Ancak canımız bu saatte hiç çalışmak istemiyor. Saat olmuş gecenin 02.16'sı... :)

Arkadaşlar, tartıldım da 71 kg'ım... Boyum da 181 cm... Eskiden çok zayıftım... Bir aralar 58 kg'lardaydım gençliğimde... Ancak ideale geldik... Biraz ağırlık ve mekik de çalışmalıyız... Göbek olmaması için ve güçlü olmak için... Göbekten alıp, pazulara yayarsak tamamdır... :))

Evet dostlar, 30'ar tane sağ ve sol koldan ağırlık, ve 30'ar tane de koldan üst çapraz ağırlık çalıştık ve 30 da mekik çektik... Ardından da bir kupa süt+yumurta+bal(1 tatlı kaşığı) karıştırıp içtik... Kollarımız ağrıyor birazcık... :) Demek ki işe yarıyor... :) Şu aikidocu dostlara bir daha beraber bakalım... Özlemişizdir aikidoyu... :)


Uykumuz gelmiş dostlar, ibadetlere ve vird başka bahara kaldı... Ancak 100 adet tesbihimizi çekelim, sabah ilaçlarımızı alalım, niyetlenelim ve uyuyalım... :)

Dostlar, uyku tutmadı ve saat de 04.04, diyoruz ki ya oyun yapalım, ya kitap okuyalım, ya da ders çalışalım... Ama önce imsağa vakit varken bir dicfloflam alalım... :) Sonra da niyet tazeleyelim... :) En iyisi tekrar yatalım, baş ağrımız da var... Yattığımız yerde, internette takılalım... 12.00 olmadan da kalkalım... :)


Evet dostlar, bugün öğlen 12.00'ye kadar oturduk ve yatıp 16.40 gibi kalkmışızdır tahminen... İftarımızı yaptık... :) 16 gün kadar var finallere... 8 tane sınavımız var, yani ortalama her birine 2 gün kadar çalışabiliriz... :) Öyleyse vira bismillah...

İlk 12 dersin hepsini en az 1 kez izlemişiz bu ana kadar lineer cebirde... Bugün 13. ders işlenmiş olmalı... Demin de 11. dersin yarısı ile 12. dersi izledik... Ama bu vektör uzayları konusu tam oturmadı gibi... Bugün biraz kitabı açıp istatistik çalışalım... Yarın da ilk 13 dersin hepsini yazarak çalışalım, lineer cebir için... Full lineer cebir günü olsun... :) İstatistiğe kitaptan çalışacağız gibi çünkü... :)

Dostlar çok mutluyuz, işte güzel bir akşamdan ev halimiz... :)
 

Evet dostlar, İstatistik çalışmaya devam ediyoruz, 25. sayfaya kadar geldik, elimizdeki kitap 230 sayfa... En son geldiğimiz kısım Pareto Diyagramı... Öğrenmek çok güzel... :) Bu dersi işletme bölümünde de görmüştük ve AA ile geçmiştik... Burada neden daha azına razı olalım... 95+ alalım inşallah finalden ve AA gelsin... :)
Evet dostlar, 29. sayfaya kadar okuyabildik... Serpme diyagramı ve zaman serisi için grafikler... :)

19 Aralık 2023 Salı

Akas Tukas İlerlemeye Devam

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Çok uykumuz geldi, dostlar sabah virdini yapmaya pek takat kalmadı... Saat de 03.00'e gelmiş... Uyuyalım ve beyni iyileştirmeye bakalım... Fazla disiplin bize gelmez... Hiç disiplin olmadan da olmaz... Mevla bizi kaçta kaldırırsa o zaman kalkarız... Alarm da en geç 12.00'ye kurulu kalsın... Sabah 5.00'teki ilacı da şimdi alalım... Antidepresan da almış babacığımız... Onu da yarım doz alalım şimdiden... :)

Yani tam disiplin yok bizde dostlar, mümkünatı da yok... Akas tukas gidiyoruz... :) Bir de size son bir şarkı açayım ben dinlemeyeyim de siz dinleyin, belki uyurken dinlerim ben de...

8.30 gibi uyandık dostlar, 3.00 gibi yatıp, bugün rüyamızda; 

"Söyleme sırrını dostuna o da söyler dostuna..." isimli konuyu bir kez daha öğrendik... Sır saklamak önemli bir meziyettir... Bilhassa Tanrısal sırlar olursa... Şeffaflık başka, sır saklamak başka... Ben her ikisini de severim, ancak kendi sırlarımdan da çok mühim görmediklerimi zaman zaman en yakınlarımla paylaşırım... Ama bazı sırlar sizle mezara gitmeli... Tanrı ve O'nun en yakınındakiler hariç olmak üzere o sırrı başkaları bilmemeli... En yakın dostlarınız bile... :) Bu bahsedilen kişiler de siz sırrı söylemeden de bilirler zaten, çünkü Hakk dostlarıdırlar derecelerine göre... Hatta kimi zaman gelebilir ki sırrı vermemek için beyaz bir yalan söylemek ya da biraz geçiştirmek ya da uydurukçuluk yapmak zorunda dahi kalabilirsiniz... Biraz kurnaz olmalısınız... Gerçi Hakk'tan dosdoğru ol emri var... Bunlar işte hayatın incelikleri... :) Aslında fazla konuşmamak en güzeli... Az uyu, az ye, az konuş derler dervişler... Ne de doğru söylerler... :) Herkese taşıyabileceği kadar yük verilir. Her sırrı her babayiğit taşıyamaz... :)

Biraz neşelenelim... :)

Hakk hikmetlerini arttırıyor dostlar, yalnız keramet istemedik Hakk'tan... Çünkü o kadar olmadık henüz... Bu yolların henüz başlarındayız... Hikmetleri istemiştik Hakk'tan...  Çok yol alırsak belki Hakk'tan keramet istemeye yüzümüz olur Bayezıd-Bestami gibi... Ama o arifler sultanıydı... Biz sadece sıradan bir vatandaşız...  :))) Bu yolun başlarında olan birinin keramet istemesi hem ağır hem abes kaçar... :) Hakk bizi oldurursa belki ileride kapıyı çalarız... :) İçimizdeki canavar halen daha fısıldıyor... :)

Dostlar, bu yolda yürümek gibisi yok, kimisi 1 adım atar, kimisi 3 adım, kimisi 5, kimisi 10, kimisi 100, kimisi 1.000, kimisi 1.000.000, kimisi 1.000.000.000, kimisi de 1.000.000.000.000... Sonu olmayan bir yoldur bu... Herkes yüreğine ve kapasitesine göre yürür... :))) Tehlikeler de olabilir ancak Hakk'ı gerçekten sevenlere hiçbir korku yoktur... :)

Şahsen ben kendi adımlarımı 5 ile 10 arasında bir yerde sayıyorum... Daha en başlardayız... Belki de menzilimiz fazla olmaz... Sadece kendinizle yarışın, başkalarıyla ya da peygamberlerle değil... :) Ben bu adımları Hakk'tan gelen bir hikmet, kalbe gelen bir vahiy ya da özel bir işaret olarak sayıyorum... Yoksa imanı olan herkesin de ilk adımı belki de Hakk'tandır... :) 

İmanınız varsa asker adayı sayarım sizi, ikinci adımı geçerseniz er, ilk 3 adımı geçerseniz onbaşı sayarım sizi, 10 adımı geçerseniz çavuş sayarım... Biz daha çavuş olamadık ancak az kaldı, Hakk nasip ederse oluruz... Daha yüksek rütbeleri dostlar bilir... :)) Küçükken bize bir akrabamız çavuş derdi, belki Hakk nasip eder çavuşluğu da... :)

Siz derseniz ki 10 adım çok çavuş olmak için, 5 yeter... O zaman bizim de çavuş sayılmamız lazım... Dostlar yapar aslında bu rütbe sistemini... :) 

İnanın dostlar, rütbenin çok da fazla bir önemi yok... Ancak ordudan olmak önemlidir... Bilhassa bu Tanrı Ordusu ise şayet... :) 

Biliyorum bir çoğunuz asker adayısınız, bazılarınız da askersiniz, ancak asker adaylığının da gerisine düşmeyin... 

Bu arada benim soyadımın da anlamı şu dostlar: Askerin kanı yücedir... :)

 Bu arada ben de askerlik yapmadım ve atipik psikoz rahatsızlığımdan ötürü muaf tuttular... 37 yaşına basmama az zaman kaldı, 40'a kadar yenebilirsem rahatsızlığımı ben de vatani görevimi yapmak istiyorum doktorların izniyle...

Aslında pek bir şeyim yok sadece ilaç kullanmam  gerekiyor ve bir adet sanrım var, biraz da takıntı... Aslında sanrı olduğunu da biliyorum ama gene de zaman zaman öyle zannediyorum... Önceden sanrılar ikiydi, birini yok ettik sayılır... Bu sanrı da Hakk yolundan gelen bir sanrı, açık açık yazmayayım da sizi de sıkmayayım... Bir de uykular düzensiz... :) 

Yani gerçekten de delilikten de birazcık nasibimizi aldık, daha fazla artmaz inşallah... :) Ama çok mutluyuz, sadece uygun bir iş bulup çalışmak istiyoruz, mümkünse evden... Full konfor, oh ne güzel... :)

Allah cümle şifa bekleyen kullarına Şafi ismiyle şifa versin... Çeşit çeşit hastalıklar... Hangimiz tam sağlamız?... :)

Yani şu aşamada ne evlilik ne askerlik hayal hepsi... Biraz doğrulayım, ilaçlar iyice azalsın ve severek çalışabileceğim bir iş bulayım, ancak ondan sonra belki diğer steplere geçebiliriz... Biz kendimize bakmakta dahi bazen zorlanırken, çoluk çocuğa nasıl bakalım? Bu üstte yazdıklarım olmasa da olur, sadece bir gelir isteriz Hakk'tan ve yaşlılığımızda yalnız kalmamak isteriz, biraz da şifa bulmak... :)

Bir de bu hikmetleri doktorlara pek anlatmıyorum, hepten deli zannederler beni... Sadece en yakınımdakiler biliyor, onlar dahi hepsini tam bilmiyor, sadece erenler bilebilirler... Hakk yolunda nice menzil vardır, ama yola adımını atanlar dahi azdır... Delilikle yaftalanmak bu yolda en hafif dertlerdendir belki de... Zilletle de pek ala Hakk'a yaklaşılabilir, ama o çok sıkıntı yaratır... Herkes kaldıramayabilir.... :) Yoksullukla da yaklaşılabilir, ancak o da sıkıntı yaratır... Hastalıkla da yaklaşılabilir ancak o da sıkıntı yaratır... Aşkla da yaklaşılabilir, ancak onun da sıkıntıları malum... Kısaca zahmetsiz rahmet olmaz... O yüzden aman hiç derdim olmasın diyorsanız, bu yollara hiç girmeyin... Ancak asıl dertsizlik başlı başına bir derttir aslında... Denildiği gibi Hakk'a yaklaşmanın yolları mahlukatın nefesleri adedincedir... Siz size en uygun olanlarını seçin ve menzil almaya bakın... Şükürle de yaklaşmak pek ala mümkündür... İbadetlerle de... Çalışarak da, severek de... Bana gelince, ben önce zillet, sonra hastalık, sonra biraz yoksulluk ya da parasızlık, bol sevgi, hatırı sayılır ilim okuma, öğrenme ve öğretme, şükürle, ibadetlerle ve de tesbihat ile yaklaşmış olabilirim... Şimdilerde de kalemle yaklaşmaya çalışıyorum... Kalem de çok önemli, yani parmaklarınız ya da yazdıklarınız... Belki sözlerinizden bile daha önemli... Çünkü yazı kalıcı, söz uçuyor... :) Kişisel özellikler de herkese göre değişebilir, hızlı gitmek ya da yavaş gitmek konusunda... Yalnız çalışkan olup da cömert olmayı da başarırsanız ki ben de başarmalıyım hastalığa rağmen çalışkanlığı, hızınız artabilir... Bütün bunlar bende de var ama hala yol alamıyorum diyorsanız, o zaman sizin belki de kişiliğinize bir ayar vermeniz gerekebilir... :) Yani benim baş rehberim İsa nebidir... Onun yolunu izlerim... Her peygamberin usulü farklıdır... Size tavsiyem, kişisel özelliklerinizin birazcık da olsa benzediği ve benzer şeyler yaşadığınız bir nebi seçmeniz yönünde olacaktır... Ama dediğim gibi gene de çok azıcık yol aldım... İsa Peygamber 4. kat gökte, ben buradayım... İçimdeki canavar hala ara sıra küfrediyor... İçinizi dışınızı melekler gibi yapmadan, yol almanız çok zor...  :)

Benim adımlarım bunlar dostlar, sizin belki daha farklı olabilir... Diğer kısık sesle ezan sesi duyma, sela sesi duyma, küçük işaretleri adım olarak yazmadım, onlar belki baby-step sayılır, galiba 10 adımı bulmuş... Böylece ben de uzman çavuş sayılırım eğer 10 adımsa, ama bazen 1. adıma dahi dönmeniz gerekebilir, ancak hikmetler ve keramet gibi bir şey kesilmez... Düşünün 10 adım atmışım hala çok arada birinci adıma dönüyorum anlık olarak... :) Ancak bunlar ufak hikmetler sayılır, yani paylaşılabilir de ancak paylaşmamayı tercih ederim... Bize ufak da olsa bu 10 adımı attıran Mevla'ya hamd olsun, şükürler olsun... :)

1. adım-> Kelime-i Şehadet getirmek

2. adım-> Gaibten ilham almak

3. adım -> Gaibten ilham almak

4. adım -> İlk hikmeti keşfetmek ve sürekli olması

5. adım-> İkinci hikmeti keşfetmek ve sürekli olması

6. adım-> Üçüncü hikmeti keşfetmek ve sürekli olması

7. adım-> Bir çeşit hikmetten de öte keramet gibi önemli bir şeye ulaşmak (Buna eski bir damla aşk sayesinde ulaştım, görün aşk nelere kadir)

8. adım-> Dördüncü hikmeti keşfetmek ve sürekli olması

9. adım->Bir başkasının size hikmet göstermesi ki bu da bir hikmet sayılır ve neredeyse bu da sürekli

10. adım-> Beşinci hikmeti biraz keşfetmek ama mahiyetini tam çözememek


Mürşidi-kamiller var ama gizliler, Allah birisiyle tanışmayı nasip etsin inşallah... Yoksa fazla yol alamayız... :)


18 Aralık 2023 Pazartesi

Rüyada görülen yeşil-kahverengi iguana & Kitaplardan Hayat Dersleri :))

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

 Dostlar saat 07.00'ye geliyordu daha uyumamıştık ve saat 9.20 gibi de uyandık... Rüyamda yeşil-kahverengi karışımı bir iguana gördüm, kafesini açıyordum ve elimi gagalayacakken kafesten kaçtı... Bir de rüyamda 12. kata taşınmışız, sanki o bina da 15-16 katlıymış, evimizin arkasındaki yüksek katlı binalardan birine, normalde 4 katlı evin en üst katındayız... :) Hayırdır inşallah... :)

Bugün oruçluyuz dostlar, ancak yanlışlıkla su içmiş olabiliriz, hatırlamıyoruz... :) Eğer öyleyse de Allah'ın ikramıymış... Bir de biz çok unutkanız... Bu hastalık bizi unutkan yaptı zaten kısa süreli hafızamız oldum olası yüksek değildi... Bilgisayar terminolojisiyle konuşacak olursak, işlemci güzel, hard-disk de güzel ama RAM biraz yetersiz gibi... İdare ediyoruz... :)


Dostlarım, az uyumaktan ve rahatsızlıktan baş ağrısı çekiyordum... Epey azaldı ağrılarım, şunları hepsini yaptım sabırla... En çok da Ya Muhyi esması işe yaradı gibi, ne zaman onu okusam beynimde bir şeylerin değiştiğini hissettim... Belki size de fayda verir. Ancak uykuyu biraz daha fazla almalı, dolayısıyla şimdi biraz daha uyku... 2 buçuk saat uyku yetmez bize... :) Saat 11.37, 2.00'ye kadar uyuyalım... :) Hem oruçluyuz... :) Gece de 3 saat uyursak ancak toparlarız... :)

Dostlarım, sabah 2 buçuk saat kadar uyumuştuk, öğleye doğru yatıp akşam 5.00 'e doğru kalkınca da 5-5 buçuk saat kadar daha uyuduk. Böylece 7 buçuk - 8 saate tamamlattı Mevla... :) Bir de orucumuzu açtık, Allah kabul eylesin... :)

Şimdi güzel bir kahve yaptık... Akşam virdini henüz yapamıyoruz çünkü baş ağrısı zorluyor... Gene Ya Muhyi esmasını okuyalım... :) Onu yatsı virdi olarak değiştirelim, bir yatsıya başlarken bir de yatsı biterken olmak üzere olsun... En uygunu öyle olacak gibi... :)

Çok mutluyuz, Mevla'mıza şükürler olsun... :)))

Dostlar, ibadet ve vird faslını tamamladık.

 Şimdi çay ve pozitif ilim öğrenip sizlerle belki paylaşma faslı...

 Hep uhrevi gitmek olmaz, biraz da pozitif ilim lazım beyin için..

 Denge çok önemli... :)

Güzel  Dediniz Bay Feynman'dan devam edelim, en son 33. sayfada kalmıştık, şimdi size  49. sayfaya kadar altını çizdiğim yerleri paylaşayım...

------------------------------------------------------------------------------------------

Fizik konusunu çok severim. Fiziği anlamanın mutluluğunu da onu anlayabilecek herhangi bir beyinle paylaşmayı her zaman sevmişimdir. Kadın veya erkek olması fark etmez. Fiziği anlamak konusunda, bir insanın becerisiyle diğerininki arasında fark olduğuna inanmamızı gerektirecek herhangi bir gerekçenin var olduğuna hiçbir zaman inanmadım.

Olguları farklı bir gözle yeni baştan düşünmek en büyük zevkimdir. Aynı zevki size bulaştığını da fark etmek, doğrusu beni çok mutlu etti.

Herkesin gittiği yönde gidiyorsan, önüne geçmek zorunda olduğun bir alay insan var demektir.

Fiziksel dünya gerçekti, matematik ise büyülüyordu beni. Ne var ki başlı başına matematiğin kendisi değildi beni büyüleyen. Evet, çok ilginç ve heyecan vericiydi, ama kalbim asıl başka yerdeydi. Böylece ellerimi kirletmem gerektiğine karar verdim. Bu tür soyut şeylere sabrım yoktu. Bu nedenle elektrik mühendisliğine geçtim, çünkü gerçek olan bir şeyler vardı burada. Ama bundan birkaç ay sonra fazla ileri gitmiş olduğum ve arada bir yerde kalan fiziğin benim için doğru yer olduğu sonunucuna vardım. Sonuç olarak, başlangıçta biraz sağda solda gezindiysem de, noktayı fizik programında koyabildim.

İddia ederdim aslında, ama toplumun değer yargılarına göre biraz kaba saba, basit bir karakter sayılırdım. Ancak bunu pek takmıyordum. Bu özelliğimle biraz gurur duymuyor da değildim.

Tümüyle iddia edemesem de inanıyorum ki, bir üniversite öğrencisi olarak eğitimimin büyük çoğunluğu kendi çalışmamla, problemler hakkında düşünmekle, arkadaşlarımla konuşmakla, çok azı da derslerle geçti. O günlerde öyleydi işte.

MIT'deyken çok okurdum. Bunu anlatmamıştım; unutmuşum. Kütüphaneye çok sık giderdim ve ileri düzey kitaplar okurdum. Kendimi böyle eğitiyordum; çok şey okuyarak. Okumak, çalışmak ve öğrenmek konusunda çok büyük hevesim vardı. Genel görelilik hakkında okurdum örneğin. Bu konudaki bilgilerimi bir kitaptan edindim. Welpin'le birlikte kuantum mekaniğiyle ilgili birçok şey okuyorduk. Tüm bunları okuyarak öğrendim. 

Ben tek yönlü bir adamım. Bilimden anlar ve bilimi severim. Edebiyat, psikoloji, felsefe gibi birçok entellektüel alan ise , çok bilimsel biçimde ele alınmadıkça ilgimi çekmez. Dediğim gibi fazlasıyla tek yönlüyüm. İlgi alanları geniş bir adam değilim. Yalnızca bilimde öyleyim, hem de çok. Ama bu bilimle sınırlı.

---------------------------------------------------------------------------------------------

Dostlarım ben de matematikten hoşlanıyorum ancak, ortaya somut bir şeyler üretme isteği bende de var ve fizikte de pek başarılı olamadım. Deneylerden pek hoşlanmıyordum çünkü. Birazcık da hafızayla alakalı bir durumdu bu... Beşeri bilimlerden olan işletmeleri de yüksek lisans seviyesine kadar okudum ancak o alan da ilgimi pek çekmedi. Ancak gene de bilgilerimi tazelemeliyim... Orada da nice güzel ekonomi gibi dersler var... Bilgisayar mühendisliğini ise çok sevdim. Çünkü oyun yapmayı öğreniyorum son zamanlarda ve o kadar hoşuma gidiyor ki, her şeyiyle arızasını bile seviyorum diyebilirim... Yani bugları onları çözmek bile eğlenceli... Hatta bir arıza çözülünce adeta mest oluyorsunuz... Ancak sevdiğim alanı bulabildim. Belki siber güvenlik dünyasına da dalacağım... Aşçılığa ise aç kalmamak için girdim diyebilirim... :) Biraz çok yönlülük var bende... Ancak en azından bir işi çok sevmeli ve ustası olup o işte çalışabilmeliyim... Çok sevdiğiniz işte çalışırsanız sanki hiç çalışmamış gibi olursunuz... Bunu ne kadar erken bulursanız, her insanda değişir, o kadar iyi...Bir de konforuma çok düşkünüm, yani özgürlük ve rahatlık... Umarım herkes yetenekleri ve sevgisi ile alakalı ve çok hoşuna giden işlerde çalışma imkanı bulur. Çünkü belki de hayat ancak o şekilde güzel olur... Ancak bizce şu da unutulmamalıdır ki asıl keyfi veren Mevla'dır... Çok şükürler olsun O'na... :)

Dostlar şimdi de Ernest Hemingway'den Güneş de Doğar kitabına devam edelim... En son sayfa 74'te kalmışız, ancak bu kitabın altını çizmiyoruz çünkü roman tarzında... Böyle kitaplarda ya hiç çizmiyorum ya da neredeyse hiç çizmimyorum altlarını... Ernest Hemingway'in Paris Bir Şenliktir ve Kazanana Ödül Yok kitaplarını okumuştum... Süperlerdi... Çok keyifli bir adammış şu Hemingway ve ben keyifli yazarları okumaktan çok hoşlanırım... :)

Kitabın bir yerinde "Cehenneme gidesice sofular" yazıyordu, çok güldüm... :))) Çok da sofu olmamak lazım, hem İsa peygamber de kızarmış fazla sofu olanlara... :)) Kitaptakiler şarap içiyor... Biz geçen gün biramızı içemedik dayım almamış, alsın da içelim tekrar belki 2 ay olmuştur alkol almadığımız... Biraz da hayatı yaşamak lazım, denge çok önemli... Ancak Mevla bizi menzilimize ulaştıracaktır... :)))

96. sayfaya kadar geldik dostlar... Çok güzeldi ancak biraz hızlı okudum ve en detaylarına kadar anlamadan... Akış çok güzeldi çünkü... Akış güzelse detaylarda boğulmam... :) Bu kitaptan aldığımız mesaj, hayattan keyif almaya bak, bırak başkalarının nasıl yaşadığına bakmaya... Senin akıl ve kalp süzgecinden geçip doğru olduğuna inandığın şeyleri yap... Mevla'ya giden yollar mahlukatın nefesleri adedincedir diye bir laf vardır unutma bunu... :))

Bira içmek bize keyif veriyor hatta tövbe ettik biraya ve tövbeyi dahi bozduk... İki buçuk aydır içmemişiz... Aslında hiçbir zaman keş değiliz ama arada bir yani ortalama ayda bir defa canımız istiyor... Bırak günahını, haramını belki de sevaba dönüşür... :)) Dayın sana iki bira ısmarlasın sen de O'na dua et... :)) Birinin yarısını da onunla o içmezse de babanla paylaş... Sana bir buçuk bira yeter... 75cl... :) Fazlası dokunuyor ilaç kullandığından... Abartmamak da lazım... :) 

Şu anda yok biramız ancak biz şarkımızı çalalım gene de:



17 Aralık 2023 Pazar

Güzel Bir Pazar & Pazartesi

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Dostlar bu sabah 05.00 gibi yarım doz alayım diyorum yani 100 mg yardımcı ilaç, 25 mg da antidepresan ve akşam 17.00 gibi de tekrar yarım doz 100 mg alayım diyorum arada da ilaç falan yok... Hem böyle yapabilirsem oruç da tutabileceğim... Hasta olduğumdan çok oruç tutamazdım... Ancak bir kere Pazartesi-Perşembe oruçlarını denemiştim... Tekrar deneyeceğim... :) Hem dostum Mevlana, oruç çok kıymetlidir demiş, eğer sabreder de dayanabilirsem, hem perhiz yapmış olurum, hem haftada 2 günlük harcamalarım minimuma iner, hem de inşallah Hakk katında makbul olur ve nefsi terbiye etmenin de en etkili yollarından birini seçmiş olurum... Hem de ramazan ayına antrenman olur... :) Yani neymiş, haftada iki gün çay, kahve, kola, su , abur cubur, ya da yemek yok... Henüz Pazar gününe girdik. Pazartesi gecesi yani yarın gece başlayalım inşallah eğer yarın biraz dişimizi sıkar da 12 saatte bir 100mglık doza dayanırsak... :)) Hakk'ın ibadetleriyle Hakk'a yaklaşmayacağız da başka nasıl yaklaşacağız..? Başka yollarda var şüphesiz ama bu da çok makbul bir yol... :))) Biraz Hakk'a yaklaşalım, en büyük erenlerden olmasak da yol almaya bakalım kendi nispetimizce... :)) Hayatımız biraz düzene girsin... :) Sabahları da virdi mevleviyi yaparsak, namazlarla... Şimdilik hala daha rahatsızlığımız devam ettiğinden belki aralardaki namazları kaçırırız, ancak bir sabah bir de akşamdan sonra iki seferde kazalarla namazları da kılarsak inanıyorum ki Rab bizi daha da iyileştirecek yavaş da olsa ve nihayet namazları da adam gibi takip etmeye başlayabileceğiz... Hepsi sağlık ile alakalı biraz da şevk... :) Bir de biraz bereketli ve mümkünse evden BBA&MBA diplomaları ile bilgisayar mühendisliği öğrenciliğini kullanıp severek çalışacağımız freestyle bir iş isteriz Hakk'tan... Daha ne olsun... Mevla bize yeter ve yetecektir... :) Dostlar bu bizim için en güzel düzen olur çünkü çoğu gece sabah 5.00'i buluyor yatmamız... 04.00 ile 05.00 arasında virdi yapsak ve biraz da ibadetleri ardından da ilacı içip uykuya dalsak... Oğlum şu programa uy biraz dişini sık, Hakk seni doğrultacak inşallah O her şeye kadirdir... :))) Bir de şunu unutma: Kaçta yatarsan yat öğlen 12.00'de kalk en geç... Bu bir prensip olsun :)

Yani alarmın 05.00'e 12.00'ye ve 17.00'ye kurulu kalsın... :)) 5'ler ilaç vakti 12 ise en geç uyanış vakti gör bak bakalım düzen nasıl olurmuş... :) Madem onbaşısın bu da senin askeri disiplinin olsun... :)

04.00 ile 05.00 arasında da virdi mevleyi şükür namazını ve varsa biraz da borçları kıl... Gör bak bakalım onbaşı doğrulmak nasıl olurmuş... :)

Evet dostlar Lineer Cebir çalıştık, ancak not almadan bir giriş yaptık tekrar ederken notlarımızı da alacağız inşallah... Cramer metodunu öğrendik... Boğaziçi'ndeyken ismini duyduğumuz bir metoddu... Çok güzelmiş... Öğrendikçe mest olmadayım... Yalnız anadilde eğitim görmek gibisi yok... Ya da yabancı dili ana dil gibi bilmelisiniz... Aksi halde işler zorlaşır... :)

Dostlar saat 2.41 ve en son 20.00 gibi sanırsam içmiştim ve bir çeyrekti... Yani 6 buçuk saatten de fazla olmuş gibi... Dolayısıyla şimdi bir çeyrek ve 5.00'te de bir çeyrek alalım... Yarın 17.00'de bir yarım inşallah ya da 16.00 çeyrek ve 17.00 çeyrek yaparız dayanamazsak... :) Sonra da yavaş yavaş oturtacağız inşallah sistemi... :)

11. lineer cebir dersinin de yarısını izledik ve ilaç çok iyi geldi, tam zamanında... Yoksa pek bir şey anlayamazdım... 10. dersi de belli noktasından sonrasını izledik ve tamamladık... 11.'nin yarısı ve 12. ders kaldı ve 2 de henüz işlenmeyen dersler... Biraz mola ve uykumuz da geliyor... :) 5.00'e kadar sabredelim ve 4.00'te de ibadetleri yapalım hayırlısıyla... :) Sanki sol dizimde biraz kireçlenme var, eğer sorun devam ederse doktora göstermeliyim... Son zamanlarda hep var... :) İşte ibadetler bu diz kireçlenmelerine de çok iyi geliyor... :)

Dostlar 50 dakikada namazlar ve vird faslını bitirdik ve bir kupa da süt doldurduk ve içtik, kemiklere iyi gelir...  Haftada en az 2 kez dışarı çıkalım inşallah bazen de 3, eğer Cuma'ya da gideceksek... Kemiklerimizin güneş ışığına da ihtiyacı var, ayrıca dışarıda hayat var... :) Biz derviş Yunus'a uyalım ve gene evimizden dışarı çıkalım haftada 2-3 kez de olsa...

Şimdi saat 5.00'e geliyor ve yatıyoruz artık... Haydi iyi sabahlar ya da geceler ya da her ne vakitteyseniz... 12.00'den önce kalkmak üzere... Onbaşı disiplinini görelim bakalım... :)) Bir de ilaç unutmadan haydi selametle... ;)

Evet dostlar, sabah 05.00 gibi yatıp 9.50 gibi uyandık... Yani 5 saate yakın uyku bize ilk aşamada yetti... Akşam vakti, 2-2,5 saat daha uyuyabiliriz belki... :)

100 adet tesbihatımızı yaptık ve Öykü'leri yolcu ettik. 150 TL paramız vardı, 100 TL'sini Öykücüğe harçlık verdik... Dayı harçlığı... :) Mevla bize verdikçe biz de böyle dağıtacağız... :) Biriktirme ver demiş Taptuk Emre, azdan az çoktan çok ver... :) Namazları kılamıyoruz çünkü beynimiz yanıyor... Mevlana da öyle demiş, bazen nefsin namaz kılmak ister, ancak sana dokunacağını biliyorsan namaz dahi fazla gelir... Bir Jacobs kahve dolduralım ve açalım güzel bir kitap... :) Akşam da ilacı alıp oyun yapımına geçelim hayırlısıyla... :)

Tam oruç tutmaya niyetleniyoruz Mevlana'da oruçtan bahsediyor kaldığımız yerdeki şiirinde... Sizlerle paylaşayım... Çok sallandık, biraz daha hızlı yol alalım inşallah... :) Çok mutluyum bu gece başlıyorum tekrar oruca... :))) Ya Hakk... :) Dost Şemseddin'i de okumaya devam edelim ara ara... Onlar ki en baba erenlerdendiler. Hakk rahmet eylesin ve güzelliklerini arttırsın...

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Kutlu olsun, oruç ayı geldi; yolun hoş olsun a oruca yoldaş olan kişi.
Ay'ı göreyim diye dama çıktım; çünkü canla, gönülle orucu özlemiştim.
Ay'a bakayım derken başımdan külahım düştü; o oruç padişahı, beni sarhoş etti
gitti.
A Müslümanlar, o günden beri sarhoşum, aklım başımda değil; orucun ne de
hoş bahtı varmış, ne de güzel devleti varmış.
Bu aydan başka gizli bir Ay daha var; hem de Türk gibi oruç çadırında gizli.
Bu ayda, oruç harman yerine bir güzelce gelen kişi, yol bulur o Ay'a.
Atlasa benzeyen yüzünü kim sarartırsa o giyer oruçun ipekli elbisesini.
2890. Bu ayda dualar kabul olur; oruçlunun ahi, gökleri deler.
Oruç kuyusunda sabreden kişi, Yûsuf gibi aşk mısırına sahip olur.
A sahur yiyen söz, süs artık da oruçu anlayanlar, hoşlaşsınlar oruçtan.
Gel ey Şemseddin, a Tebriz'in övündüğü er, oruç askerinin başbuğu sensin.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Dostlar,  saat 16.00'da bir çeyrek ilaç aldık tam 11 saat sonra ve bir saat sonra da diğer çeyreği nasipse alıp bir daha tam 12 saat sonra yani sabah 05.00'de tam alacağız inşallah... Yavaş yavaş alışıyoruz... :)

Şimdi size biraz Feynman'ı anlatayım... Daha doğrusu Güzel Dediniz Bay Feynman... :) En son girişi ve sayfa 5'e kadar altını çizdiğimiz yerleri yazmıştık. Şimdi 5'ten 33'e kadar altını çizdiğimiz yerleri dünya ile paylaşalım... :))

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocukken karşınızdaki problemin önemini, onu çözmeniz olasılığıyla çarpmanın mantıklı bir fikir olduğu düşüncesine kapılmıştım. Teknik konulara yatkın çocuklar nasıldır, bilirsiniz. Her şeyi bir şekilde en mükemmel hale getirme fikri hoşlarına gider: Eğer problemin önemiyle onu çözmeniz olasılığının doğru kombinasyonunu yakalarsanız, hayatınızı çok derin bir problemi çalışıp bir yere varamayarak geçirmeyeceğiniz gibi, başkalarının da pekala çözebileceği bir sürü küçük problemi çözmekle de geçirmemiş olursunuz.

[Bir babaya verdiği öğüt:] Mike'a fizikten C aldığı için fazla kızmayın. Ben de İngiliz Edebiyatı'ndan C almıştım. Edebiyatta daha iyi olsaydım, fizikte hiçbir zaman ödül alamayabilirdim.

[Bir babaya oğluyla ilgili olarak verdiği öğüt:] Serbest bırakın onu. İlgilendiği saçma şeyler ne ise bırakın istediği kadar onu çalışsın. Doğru, okul sistemimiz ona düşük not verecektir ama o yolunu bulacaktır. Bir sürü şey hakkında az bilgi sahibi olmaktan çok daha iyidir böylesi.

Sıradan bulabileceğiniz sayısız problem üzerinde çalıştım. Ama kimi zaman da kısmi başarı gösterdiğimden olsa gerek, bunlar bana hem keyif verdi hem de kendimi çok iyi hissettirdi.

"Bilmeden nasıl yaşabiliyorsun? diye soranlar çıkar arada. Ne demek istediklerini hiç anlamamışımdır. Ben her zaman bilmeden yaşarım. Orası kolay. Benim asıl bilmek istediğim, nasıl bilir hale geldiğimiz.

Bunu hangi yoldan yaptığım umurumda değildi. Başkasının nasıl yaptığı da değildi. Çünkü bana göre öyle veya böyle bir şekilde yapmışsam, yapmıştm işte.

Doğruyu bulmak için tarafsız bir yol olduğunda insan ilişkilerinin çok daha az çatışma barındırır hale gelmesi ilginçtir.

Önemsiz ayrıntı ve saçmalıkların fazlasına set çekmek bence önemli. Bu noktada kurunun yanında yaşın da yanmasını engellemek biraz bilgelik ve beceriye bakıyor. Düşünecek o kadar çok şeyimiz oluyor ki küçük aklımızı sorunlara yoğunlaştıramıyoruz bir türlü.

Beni üzen, bilimin görmeme izin verdiği böylesine yoğun bir güzelliği bu kadar az kişinin görüyor olmasıydı.

Ben hiçbir şey bilmiyorum. Bildiğim, yeterince derine indiğinizde her şeyin ilginç olduğu.

Bir şeyin adını bilmek ile gerçekte ne olup bittiğini bilmek arasında fark vardır.

Belki de tuhaf olmak hoşuma gidiyordur, hepsi bu.

Daha önceden söylediğim bazı şeylerin doğruluğuna, fikirlerin kendilerine bakıp onları doğrudan değerlendirmenin bir sonucu olarak değil de, bir bilim insanı ve elinizdeki broşürlerde de bir takım ödüller falan kazandığım yazılı olduğu için inanmaya başladıysanız, otoriteye bir tür saygı duyuyorsunuz demektir. Bu gece buna bir son vereceğim. Bu dersi, benim gibi bir adamın ne saçma sapan sonuçlara varabileceğini, ne tuhaf cümleler kurabileceğini göstermeye adıyorum. Bunu yapmakla, daha önceden benim için oluşturulmuş olan otorite imgelemini yok etmeyi arzulamaktayım. 

--------------------------------------------------------------------------------------------------

Doğan herkes öyle veya böyle bir şekide yaşıyor şu hayatı. Ancak ölüm de bir gün gelecektir. Burada ne yaptığımız ve insan olup olamadığımız önemlidir hiç kuşkusuz... Gerçek manada insan olabiliyorsanız, her şey yolunda demektir... Unutmayalım ki dava insanlık davası... Rab de merhametlilerin en merhametlisi... :) Bu da benim altı çizili notum olsun...


Bir de gençler ve genç kalanlar, benim merak ettiğim konu: Zamanda yolculuk nasıl mümkün? Bilimde nasıl mümkün, tasavvufta nasıl mümkün ve bunların arasındaki bağlantı nasıl mümkün? Benim için çok güzel bir problem ama biraz zor... Hiçbir zaman iyi bir fizikçi olamadım ama matematikte fena değilimdir... Gerçi Boğaziçi Fizik bölümüne girdim ama henüz mezun olamadan ayrıldım. Bu soruların yanıtını bulmak ve horoz adağımın huzur içinde olması için geri dönmeliyim... Dönersek de Mevla hayreyelesin dönemezsek de... Biraz hocalarımın yardımıyla, biraz arkadaşlarımın ve dostlarımın yardımıyla biraz da yüreğimin yardımıyla, bu problemlere derin dalmalıyım. Çözülmesi gereken sorular ve bağlantılar vardır şüphesiz... Şu mısralar aklıma geldi: "Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz"...

Mevla, rüyamda şunları öğretti bana bu akşam: 

1)"Ucuz mal alacak kadar zengin değilim."

2)Alışverişi güvenilir yerle yapınız.

3)Fevri çıkışlar yapmayınız.

Rüyalarda dahi hayat dersleri veren Mevla'ya hamdolsun... :) Bu gece ilk sahurumuzu yapalım tekrardan... :)

Dostlar, 100 adet tesbihati tekrardan yaptık ancak namazları kılamadık beynimiz yandığından, hemen bir ağrı kesici alalım ve işlerimize bakalım... Bu gece 00.30'dan 3.30'a kadar oyun yapımına bakalım, kendimizi zorlayarak, yoksa bu yeni düzenle oyun yapmak ya da işleri halletmek zor... Ağrı kesicinin verdiği kuvvetle yolumuza devam edelim hayırlısıyla... :) Biraz güzel bir şarkı ile rahatlamaca... :)

Çalışırken, çok beynimiz ilaç diye sinyal veriyor... Çalışmasak çok sıkıntı olmaz ama şimdilik 1.40'a yaklaşırken saat bir çeyrek ilacımızı alalım tekrardan... Böyle ayar vermek zorundayız... Çok disiplin olursa ilaç konusunda patlarız sonra... 5.00'te de yenisini alalım.. :)

Düşman devriye gezerken karakterimizi gördüğü zaman ona doğru hareket etmesi için gerekli kodları yazıyorduk ve bir çay koyduk. Bu işleri hallettik gibi, şimdi sırada düşmanın da atak yapması kılıçla ve bıçak fırlatması var... :) Bir 10 dakika mola... Zaten yaklaşık 10 dakika erken başlamıştık... 10 dakika kesmez bizi bir 30 dakika daha mola yapalım... 2.25 gibi başlayalım...  Hem bu sefer arızasız gidiyoruz nazar değmesin... :) Molayı gitgide uzatıyoruz, yorulmuşuz... 3.30'a kadar çalışıp bitirelim ve sahurumuzu yapalım yarım saatte, sonra da virdi mevlevi ve ibadet faslı, 5.00 gibi de yatarız... :)

Bu yaz için güzel tekrar etme planlarım var, eğer işlerim çok olmazsa... 8 ders ilk seneden ve 16 ders de ikinci seneden olursa, toplam 24 adet dersi yaklaşık 48 günde ya da bir 12 gün de bizden olsun 60 günde tekrar etmek... Bir ders 14 haftadan oluşuyorsa 24*14 = 336 => 336/60 = 5,6 dersi tekrar etmeliyim bir günde yaklaşık ortalama... Hem ne demiştik 180 kere de olsa tekrar iyidir... Ama daha iyisi tartışarak istişare etmektir... :) Tekrar olacağı için biraz hızlı geçebiliriz... :) Bize çok iyi gelecektir... Tüm bilgiler böylece taze kalacaktır... :) O kadar dersi hızlıca tekrar etmek yaklaşık günde ortalama 4 saatimi alacaktır... Kalkülüs dersleri, fizikler, bilgisayar dersleri hepsi ne varsa komple refresh... Yani neredeyse her birinde ders verebilir düzeye gelmeliyim... Çalışma böyle olur, yol böyle alınır, çalışarak ve öğrenerek ve öğrendiklerini unutmayıp hatırlayarak...  :)

Evet dostlarım düşman karakterimiz artık bıçak da fırlatıyor, küçük bir arıza çıktı ancak çabuk giderdik, şükürler olsun... Yaklaşık 3 saat kadar çalıştık... :) Yemeğimizi de yedik ve şimdi bir şarkı molası ardından da namazlar ve vird, ardından da niyet etmek yarınki oruç için... Öyleyse vira bismillah... :) 

Dostlar şükürler olsun ki ibadetler ve vird faslını tamamladık. Bu vird bize çok iyi geliyor... En çok da sonunda 700'den fazla Allah ismini anarken mest oluyoruz... Bu virdi hep yapamazdık... Rabbim bize hep yaptırsın inşallah ve de akşam namazından da 40 dakika önce bir daha yaptırsın nasipse...Yani saat 05.00 gibi ilacımızı alır almaz akşamüstündeki... Böylece günde iki sefer namaz ve vird faslı yaparsak, her namazı vaktinde kılamasak da hasta olduğumuzdan, şimdilik bize yetecektir... Kazaları da kılmak kaydıyla... Ne güzel Mevla'mız var... Bizi kendisini andırdığı için O'na şükürler olsun ve hamd olsun... :))

Akşam 4- 4 buçuk saat kadar uyumuştuk. Şimdi ikinci çeyrek ilacımızı da aldık ve imsak girmeden son sallama çayımızı içelim... Ardından da dişleri fırçalayıp niyetlenip yatalım... :)



Keyifli Cumartesiler :))

 Merhaba dostlarım, Uyumadan sabahladığımız bir gün daha... :) Zaten dün de gündüz uyuyup gece oturmuştuk... :)  Bari bugün akşama kadar dur...