13 Haziran 2024 Perşembe

Güzel Dostlara Selamlar

 Merhaba dostlarım,

13 Haziran'a girdik ve saat de 00.35 olmuş ancak 12 Haziran'da yani bu akşam 5 tane bilim tarihi dersi izledik... 5-6-7-8-9. haftaları tamamladık...

Ve dostlarım Ahmed Yüksel Özemre'nin Hazret-i İsa'nın 114 Hadisi isimli kitabı elime ulaştı çok şükür... :) Önsözleri okuduk ve İncil'lerin Tarihine Giriş yani birimci bölüm sayfa 21'deyiz... :) 295 sayfa kitap... İnşallah tekrar tekrar okuyacağız... :) Böyle kitaplarda öğütler, hadisler kitabın yarısından sonra başlar genelde... 

O bakımdan biz şimdi Hazret-i Süleyman'ın Meselleri kitabına göz atalım en son 10. babta kalmıştık tekrarda... :) 20. baba kadar altını çizmişiz güzel dostlarım... :) 31 babtan oluştuğunu da söylemiştik... 20. baba kadar gelmeye çalışalım... :)

Dostlar bugün, henüz meselleri okuyamadık ancak 2 adet bilim tarihi dersi çalıştık... :) 11 haftayı tamamladık... :) Osmanlılara kadar geldik... Osmanlılara geçmeyelim ve çalıştığımız ilk 11 haftanın toplam 7 slaytını tekrar edelim... :)


Bilim tarihi nedir ve uygarlıklar arası etkileşim, eski Mısır'da bilim ve eski Mezopotamya'da bilim konularının slaytlarını okuduk... :) Henüz ilk 3 slaytı tekrar ettik... :) Bugünlük bu kadar yeter gibi... :)

11 Haziran 2024 Salı

O'ndan Başka Hiçbir Şeyin Kendi Başına Varlığı Yok

 Merhaba dostlarım,

Geçmişte bir şiir okudum, sonra o şiiri yazdım yani gerçekledim. Şiiri babam saklıyor... :) Allah nasip eder de dev okul (Boğaziçi) bu hastalıkla biterse yayınlayacağım yani tekrar gerçekleyeceğim... Allah nasip eder ve zamanda yolculuk yapar da geçmişe gönderirsem halka tamamlanacak yani hepten gerçekleşecek...

Eğer geçmişte o şiiri okumasaydım, kılıcı kaldırmayacaktım... Allah'ın hikmetiyle kendi kendime rehberlik ettim... Şimdi de yavaş yavaş okula dönmeye ve bitirip yayınlama aşamasına geçmeliyiz akıl sağlığımızı koruyup ve iyileştirerek... :)

Bana hep birileri rehber oluyor... Yani hem görünür hem görünmez dostlarım var, düşmanlarım da olabileceği gibi... :)

İşte bu büyük mesele var ama bende heyecan yok ancak zaman zaman oluyor bu meseleyi çok düşününce... :)

Yani seni sana sensiz gösterirler sırrı ikinci kez bu sefer tam inanarak gerçekleşecek... :) Allah buna kadirdir!, benim kadir olup olmamamın pek önemi yok... :) Zaten O'ndan başka hiçbir şeyin kendi başına varlığı yok... :)

Allah'ım önce aklımızı yükselt, sonra cesaretimizi... En çok bunlara ihtiyaç olacak... :)

10 Haziran 2024 Pazartesi

A Pen

Arkadaşlar twitterda da paylaştım, ancak tam çıkmadı orada, burada da yazayım...

Öncelikle şunu belirteyim ki ben ehil değilim, ancak puanlama aşağı yukarı şöyle olabilir: 

100 Ulu'l azm peygamberler

99 Aleyhisselamlar

98 Büyük evliyalar

97 Arifler ve sadıklar (azizler)

96 Alimler

95 Şehitler

94 Gaziler

93 Küçük erenler

92 Aydınlar

91 Öksüzler ve yetimler (küçük yaşta)

90 Fakirler ve garipler ile şükredip paylaşan zenginler

89 İyi kalpliler ve dürüstler

88 Çok okuyanlar ve çok gezenler (beraber)

87 Hastalar

86 Yoksullar

85 Engelliler

.

.

Ve şunu da unutmayın ki  en yüksek girdiğiniz kategori neresiyse puanlama da aşağı yukarı o kadardır, bunlar sadece tahmin, herhangi bir gerçekliği yok... :) Doğrusunu sadece Allah bilir... :) Yalnız şunu da unutmayın ki kalem de bizdedir... :) Bizim ne olduğumuzu, kaç puanda olduğumuzu Allah bilir ancak hedef 97'ye ulaşabilmektir... :) Çok zor ama imkansız değil... :) Ama siz şunu da unutmayın ki ne demişler, 

100'de ısrar etme 90 da olur

İnsan dediğinde noksan da olur

Bir ben varım deme yoksan da olur

Hatasız dost arayan dosttan da olur

-------------------------------------------------------------------------

Dostlarınızın kıymetini bilin... :) 85 ve üstü hep makbuldür... :)

Dostlarım tahminlerimize göre 93 ve yukarısı Allah'ın ordularındandır... Orduya katılın... Bizden adam olmaz demeyin... Kimin ne olacağını Cenab-ı Mevla bilir... :) Alt puanlar biraz Mevla'ya yönelirlerse orduya alabilir Mevla onları...  Allah'a emanet olun... :)

9 Haziran 2024 Pazar

Güzel Bir Pazar Günü

 Merhaba dostlar,

Dün 3 adet felsefe dersi çalıştık... Kankayla ve daha sonra da ablası ve yeğeniyle görüştük... :) Yani beynimiz biraz manik de olsa az samimi olduğumuz insanlarla sohbet ettik... :) Bu iyi bir şey... :)

Bugün de en azından 5 ders kadar çalışmalıyız ki programa uyabilelim... :) Bugünle beraber 5 gün 5er ders çalışırsak prorgamı yakalıyoruz... :) Eh ideal gibi biraz gayret... :)


Arkadaşlar, felsefeden iki ders daha izledik, gene muhteşem dersler olmuş... :) Son ders haftaya kalmış... Dostlarım Mevlana Hüdavendigar fazla felsefeye girme demiş ancak ben çok seviyorum... Kaygılanmanın bir manası yok, çünkü Rab benimle, hikmet benimle, dostlar benimle olduktan sonra kimse bize bir zarar veremez imanı anlamda, onun için kaygılanmanın manası yok... :) Muhtemel uzaylılar da, muhtemel paralel evrenler de, vs. vs.'de... :) Onun sözünü gene tutarız, felsefe profesörü olmayız, doçenti ya da doktoru da olmayız çok büyük ihtimal... Ancak lisans boyutunda, bu düşünürler ne demiş, ahlak nasıl olur? İyi nasıl olur? Doğru nasıl olur? Değer nasıl olur? Anlam nasıl olur? Çok değerli filozoflar gelmiş geçmiş, benim inancıma göre onlarda eğer zerre iman varsa ve iyilik ağır basıyorsa ne görüş belirtirlerse belirtsinler, inşallah onlarla cennette tanışacağız... Benim inandığım Tanrı merhametlilerin en merhametlisidir ve bu kutsal kitaplarda da bildirilmiş... :) O yüzden keyfini çıkarın hayatın... :) Hele hikmete de ulaşabilirseniz coşarsınız biraz da yanarsınız menzile göre, ancak Şanlı Süleyman Nebi'nin de dediği gibi aklınızı, anlayışınızı sağlıklı tutmaya bakın, hastalanmışsanız da çareyi önce Allah'tan dileyin sonra da bilimsel tıptan... :)


Dostlar, 2 tane Veri Tabanı Yönetim Sistemleri dersini biraz atlamalarla, 1 tane de Yesevilik Bilgisi dersini takip ettik toplam bugün 5 oldu, Felsefe'den son ders kaldı, VTYS'den 5. derse kadar geldik ve Yesevilik Bilgisi dersinden de  ilk 3 haftayı final çalışmalarında gerçekleştirdik... :)

Şimdi biraz Hz Süleyman (as)'ın mesellerine bakabiliriz... :)

7 Haziran 2024 Cuma

Güzel Bir Cuma Akşamı

 



Keyifliyiz dostlar, Rab'be bin şükür... :)

Dostlar bir adet kutu bira içtik, alkolun etkisi biraz geçsin de 10.30 gibi derse başlayalım... :) Birazcık daha öteledik... :) Bir felsefe ve bir bilim tarihi çalışalım... :)

Dostlarım tam param azalmış diyorum ve cüzdanıma bakıyorum ve 420 liram daha var ve hesabımdaki de 51 küsür lira... :) Yani Mevla'ya bin şükür hep param var dostlarım, bittikçe doluyor, ancak çok cüzi... :) O da kitap ya da yiyecek almaya yetecek kadar... :) Şanlı Hz İsa  Nebi biraz fakirmiş dostlar, acaba biz de O'nu çok sevip takip etmek istediğimizden mi yoksuluz..? :) Şanlı Hz Süleyman Nebi'de ise acayip bir saltanat varmış... :) Bize de bir memur maaşı yeter de artar, yapmak istediğimiz iyiliklere ve ailemizi geçindirmeye... Bu kadar yoksul kalırsak çok sıkıntı yaşarız dostlar ileride... :) Ama Rab bize yetişecektir inşallah... :) Şimdi çeyrek kadar son ilacımızı alabiliriz... :) 22.30'da da başlıyoruz felsefeye... :)

Arkadaşlar felsefe dersini tamamladık hocamız Ortaçağ felsefesine değinmiş bu derstte, ortaçağdaki islam felsefesi daha çok ve Hristiyanlıkla karşılaştırmalar... Kindi'den, Farabi'den, İbn Sina'dan, İbn Heysem'den,  Gazzali'den, Ibn Tufeyl'den , Ibn Rüşd'den, İbn Haldun'dan bahsetmiş, bunlardan Farabi, İbn Sina, İbn Rüşd ve İbn Haldun hakkında önceden de okumuştum... Hayy bin Yakzan'ı da İbn Tufeyl'den değil de İbn Sina'dan biraz incelemiştim... İbn Tufeyl ve İbn Sina bir arada olan bir kitap daha var, belki onu da alırım sonra... :)

Hayatımın sonlarına doğru arifler arasına katılmak gibi bir hedefim var... Çok büyük bir hedef benim için belki de hayal... Ancak öncesinde alim olmalıyım biraz... :) Bu da ilimle ve sevgiyle olacak bir şey... Daha pek çok erdem de gerekir şüphesiz ancak başta bunlar... Biraz fazla emek ve ermek gerekir, belki de gönül gözünün açılması gerekir... Bilgelik gerekir, maddiyat da gerekir asgari de olsa, sağlığı toparlamak gerekir... :) Fakirleri gözetmek, cömertlik, takva, ihlas, günahlardan arınma ve kendini bilme gerekir, hoşgörü ve tevazu da gerekir, biraz da cesaret ve Rab'bini tanıma gerekir... :)

Bugün çok az kitap okuduk dostlar, şimdi tekrar ilim öğrenmek istiyorum, dersi sonraya bırakalım ikinci dersi, iki gün üst üste 6 ders yapmalı... Ancak bu akşam alkol aldığımdan peygamber ilmine saygıdan ötürü bakmak istemiyorum... Yoksa Hz Süleyman'ı okuyacaktım... :) Onun yerine evliya ya da alim ilmine bakacağım, şu kitaplara... :)



Güzel Bir 7 Haziran Sabahı Dostlara Selamlar

Dostlarım, benlikten kurtulmalıyız, bizim en önemli manevi problemimiz bu... Sizin başka da olabilir bu da olabilir... :) Eğer benden bahsetmekten vazgeçer de sen, o, biz, siz ve onlar, hepimiz, herkes dersek, herkesin dertlerine ve sorunlarına eğilirsek, öyle inanıyorum ki büyük bir manevi mesafe katederiz... :)

Eğer benlik merkezli gidersek, menzilimiz çok dar olur... :) Hakk'ın menzillerinde fazla mesafe katedemeyiz... :) Bunun altını çizmek gerek... En çok buna dikkat etmeli!

Dost Hüdavendigar da öyle demiş, insanlara karıl ve benlikten çık demiş... İşte şiiri:


Dostlarım, halkın arasına karışacağız bugün nasipse... Çarşıda babama lahmacun ısmarlayacağım... Cuma'ya da gidebilirsem süper olur... :) Bu sabah içimizden namaz kılmak gelmedi, beyindeki sıkıntıların da bunda etkisi var elbette... Ne zaman iyi olursak o zaman inşallah... Acelemiz yok... Rab'bin isimlerine çalıştım 99 ismine, derler ki 100. de vardır ama gizlidir... :)

Halk bizi yemez... :) Hem birkaç insan da görmüş oluruz... Haftada en az 3 gün dışarı çıkmalı, sadece hafta sonu o da kankam Gürsu buradaysa, onunla buluşmaya gidiyorum, o da her zaman olmuyor, bazen de hafta içi bizim oradaki kafeye gidiyorum... Arada da çarşıya gidip biraz turlayıp kitap bakmaya gidiyorum... :)

Yalnız çocuklukla bir fark var, çocukken her Allah'ın günü dışarı çıkardım... Arkadaşlarım çoktu, maçlar yapardık, bisiklete binerdik, oyunlar oynardık, hatta çok arada da kavga dahi ederdik... :) Kavga iyi bir şey değil elbette de, o günlerde bilgimiz dardı belki ama çok mutluyduk... :)

Dostları kaybettik, bilgiyi arttırdık... Biraz tekrar dostlara dönelim, bilgi fazla artmasa da olur... :)

Yine dostlarımız var ancak sadece en yakınlarımız onlar da abartısız iki elin parmakları kadar hepi topu... :) Biraz tekrar o eski öze dönmeli... Biz eve tıkanıp ders, kitap, bilgi peşinde koşan biri değildik küçükken, çocukken ve hatta gençken... :)

Dostlarım kendimi zorlayacağım, haftada en az 3 gün kadar dışarı çıkmaya çalışacağım, boş boş ve avare avare olsa da dolaşacağım, zaman alsa da bu böyle, camiye gireceğim ve insanlarla diyalog kuracağım... Mesela hep gittiğim kafede selam verdiğim abilerle ve kardeşlerle... :) Sonra İzmit'te yürüyüş yolu boyunca yürüyüp bir başka kafede çay içeceğim oraya da gideriz hep kankamla... :)

Derviş Yunus söylerse hikmetli söyler dostlar, günümüz Türkçesiyle bir şiiri:


Dostlarım şöyle güzel bir videoya denk geldim ben de puanlayacağım...



Okul/İş 80 puan

Eğlence / Keyif veren aktiviteler 90 puan

Aşk / Çevrendeki nitelikli insanlar 50 puan

Sağlık(zihinsel, bedensel ve ruhsal) 80 puan

Finans (parasal durumlar) 30 puan

Dostlarım, mümkün olduğunca objektif puanlama çalıştım ve fark ettim ki, keyifli olmamın bir nedeni de keyfe olan düşkünlüğüm ve bu aslında iyi bir şey, mutluluk bakımından, ibadet de bir keyif, kahve içmek de, tespih etmek de, ders çalışmak da, oyun yapmak da, yazmak ve içini dökmek de, matematik anlatıp harçlığını kazanmak da... Bakıyorum da hep keyif veren şeyler yapıyorum... :) Okul/İş'e 80 verdim çünkü okulum şu aralar süper gidiyor, işim de öğrencilik, oyun yapmak ve matematik anlatmak olarak özetlenebilir... :) Aşk/Çevrendeki nitelikli insanlara 50 puan verdim çünkü bir sevgilim yok ancak hoşlandığım bir kız var ki bu iyi bir şey henüz hiç görmesem de... Ayrıca dost Mevlana ve dost Yunus Emre gibi 2 büyük dostum var ki hep benimleler gibi... Çünkü ben gönlümde onlarlayım... :) Sağlık puanım da 80 verdim 75 verecektim ama 80 verdim çünkü bu hastalık sadece iş performansımı düşürüyor, zihinsel hiç düşüş yok diyebilirim ve bedensel de yok, sadece biraz duygusal rahatsızlık denebilir... Finansa ise 30 verdim çünkü ders vermekten ve aktif olmayan oyun yapımlarından başka bir gelirim yok, bu siteden kazandığım gelir henüz 3 lira olmamıştır... :) Ama bazen harçlık alırım... :) O yüzden 30... Dostlarım EKPSS ile işe başlarsam Finansı 90 yaparım, eğer rahatça bir şekilde bir memur maaşı kadar gelir kazanırsam oyun yapımları, kodlamalar ya da evden çalışma ile finansım 90 olur... Benim için böyle, hiçbir zaman zenginliği kurmadım... Çünkü iki şanlı nebi Hz Muhammed ve Hz İsa yoksulluğu övmüşler... Ayrıca şanlı İsa Nebi benim birinci rehberimdir... :) Hz Muhammed de şanlı peygamberimdir... :) Ama biz gene de Süleyman Peygamberin mesellerini okuyalım, saltanatın ve bilgeliğin peygamberi de çok kutludur şüphesiz... :) Haydi bir bab daha okuyalım şimdi... :)

Çok bilgeymiş mübarek... :) Allah vergisi bir bilgelik... :) Ve de saltanat ve zenginlik ve de peygamberlik... :) Size dört hikmetli söz Süleyman Nebi'den benim aracılığımla... :) Çok merak edenler kitabı alsın... :)

-18. bab-
15) Anlayışlı kişinin kalbi, ilim kazanır ve alimlerin kulağı marifet(li söz) arar.
17)Önce gelen kendi davasında yoldaşı gelip onu denetleyene kadar haklıdır.
22)İyi kadını bulan iyilik buldu ve Allah Teala'nın lütfuna ulaştı.
24)Dostları olan adamla dostluk kurmak gerek çünkü öyle dostlar var ki kardeşten daha yakındır.

Bir bab kesmedi bizi dostlar biraz daha beyni yakmadan okuyalım... :) Çok hikmetli söz var içinde peygamberlik ki evliyalıktan dahi yüksek bir makamdır şüphesiz... :) Tekrar tekrar okumakta fayda var hem Süleyman Nebi'nin sözlerini okuyanın ve O'nu sevenin hem ömrü artar hem de malı artarmış gibi bir şey okumuştum içinde yanlış hatırlamıyorsam... :) İkinci okuyuşumda aynı yeri tekrar bulursam yazarım... :)

Dostlarım çok hikmetli bu sözler adeta bir hazine... :) Allah gani gani rahmet etsin Hz Süleyman Aleyhisselam'a... :) 19. babı da okudum... 31 babtan oluşuyor... Hepsini hemen bitirmeyeyim, önce şu ayrı zamanlarda okuduğum 19 babı baştan alayım, yarın da ömrümüz varsa üzerine koyarız... Bu hikmetli sözleri beynimize hatta kalbimize kazımalı... :) Tekrar tekrar hatırlamalıyız... :)

Dost Mevlana ve Yunus Emre de bize çok şey kattı ya da öğretti şüphesiz, biraz da peygamber ilmi alalım bu kitap ve peygamberlerin sözlerini anlatan kitaplarla... :)

-19. bab-
1) Fakir olup olgunluk ile dolaşan, deli olan günahkar dudaklardan daha iyidir.
4) Malı çok olan, dostlarını arttırır. Fakirlik ise kendi dostundan ayırır.
5) Yalancı şahit cezasız kalmaz ve yalan söyleyen de (cezadan) kurtulmaz.
8) Akıla sahip olan kendi canını ve hayır yapmayı sever. Hayrı bulmak için anlayışı saklar.
14) Ev ve rızık babalardan mirastır ama akıllı kadın Allah'ın vergisidir.
20) Nasihatı dinleyip ıslahı kabul et ki sonunda arif bir kişi olasın.
25) Alaycı kişiyi dövsen, kötü huylu iyi huylu olur. Anlayışlı kimseyi azarlayacak olursan o ilmi anlar.
29) Alay edenler için hükümler delilerin gövdesi için ise kötekler hazırlanmıştır.

Evde çay yok o bakımdan biraz daha kahve yapalım... Sonra da en baştan tekrar başlayıp bu 19 babı bitirelim bugün yavaş yavaş... Yüksek ilimdir bunlar üstelik peygamber ilmi... Allah beni delilikten uzak eylesin, şanlı Süleyman Nebi'ye dost eylesin... Delilik olacaksa o da dost Mevlana'nın hatırı için çok azıcık kalsın o da gerekli olabilecek ekstra cesaret için... :) Şanlı Süleyman Nebi'nin dediği gibi hikmet ve fehim ehli eylesin, cümle Süleyman Aleyhisselam'ı gönülden sevenleri inşallah hayırlısıyla... :)

Dostlarım Hz Süleyman Nebi ile ilgili ayetlere baktım hepsine Kuran'daki... Şimdi önce tesbih çekeceğim ardından da abdest alıp sabah namazına eğileceğim inşallah... Allah bizi affeylesin, kusurumuz ve vesvesemiz çok olabilir... Ancak Rab'bin kerem, affedicilik ve ihsanı da çoktur... :)

Dostlarım eğer ibadet ve tesbihatta biraz gevşek davranırsam hemen içimden kötü bir şey fısıldıyor... O nefis mi şeytan mı bilmiyorum ama berbat bir şey ve bir takım hikmetler oluyor, eğer iç sesim şükrederse de başka hikmet oluyor, aynı anda hem şükreder hem küfrederse de bir başka hikmet oluyor... :) Bu dünyadan geçiyoruz dostlarım iç sesimizi terbiye etmeliyiz, şükredici etmeliyiz... Yoksa o derhal kötülüğü fısıldıyor, Rab'be kul etmeliyiz ki kötülüğü fısıldayan dilini keselim... :)

"Andolsun insanı biz yarattık ve nefsinin ona ne fısıldadığını biliriz..." (Kaf, 50/16)

100 defa kendi tesbihimizi yaptık ve biraz da değiştirerek rüyada bizim camiden duyduğumuz gibi yapalım üstelik makamıyla o da şöyleydi:

Muhammeden Resulullah Allahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallah

Bu tespihi 1000 defa çekelim Allah'ın izniyle sonra da abdest alıp sabah namazına duralım hayırlısıyla... :) 200 defa da bunu yaptık etti 300... Bunları günde 1000'e tamamlamalı iyi olur... :) Ancak ibadetle beraber... :) Saat 10.42 ve hala namaza duramadık, kendi ilacımızı içelim hemen biraz... :) Beynimizde sıkıntı olursa namaz fazla geliyor, biraz iyi olup sadece farzlara yönelmeli... :)

Hz Muhammed (sav) ne şanlı nebidir, öne çıkma derdi yok, geride kalma derdi yok... Zaten en önde ve en mutlu Allah'ın izniyle inşallah... :)

Dostlarım ömrüm varsa farzları kılacağım bir müddet daha, sonrasında daha iyileşirsem ve muhabbetim de artarsa sünnete geçeceğim... :) Çünkü rahatsız olduğumdan fazla namaz kılmak bana dokunuyor... :)

Beynim hasta iken iç sesim kötüleşiyor... İyiyken ve huzurluyken ve şükredip de olumlu düşününce düzeliyor... :) Fazla kafaya takmamak gerek o sesi de... :) Çünkü Allah her zaman bizimle... :) Belki de şeytandır o kötülüğü fısıldayan... :)

1) 33 kere Türkçe okunuşu:

“Subhânallâhi ve’l-hâmdü lillâhi ve lâ ilâhe illallâhü vallâhu ekber ve lâ hâvle ve lâ kuvvete illâ billâhi’l-aliyyi’l-azîm.”

Anlamı:

“Allah eksik sıfatlardan münezzehtir. Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.”


2) 33 kere Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala seyyidine muhammed Anlamı:Ey Allah'ım! Efendimiz, büyüğümüz Muhammed'e evladu iyaline ashabına salatu selam eyle. (Rahmet et,selametlik ver.)

3) 34 kere benim kendi tesbihim: Allahu ekber Allahu ekber la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden resulullah.

4) 100 kere estağfirullah el azim

5) 100 kere Allah (kısa vird-i mevlevi yerine geçer)

Dostlarım bu benim her farz namazdan sonra çekeceğim virdim olsun... En çok da sonunda 100 defa Allah derken mutlu oluyorum... :) Daha da fazla uzatmaya gerek yok şimdilik... :)

Virdi Mevlevi'nin uzununda sonunda 700 defa Allah zikri vardı, o da muhteşemdir, ancak biz kendi işimize bakalım... Belki ileride tekrar Vird-i Mevleviyi yaparız... :)

-------------------------------------------------------------------------------------

Dostlarım biraz uyuduk ve 16.30'dan önce de uyandık ve Süleyman Peygamber'in mesellerinden ilk 3 babı tekrar ettik... :) Ancak dost Hüdavendigar bir şiirinde o güzel sözleri sen söyleme, senin de sözlerin tatlı ama bırak o söylesin gibi bir şey demiş... :) O bakımdan ben bu defineyi dostlara bırakıyorum, öğrenmek isteyen kendi kitabı alsın ve okusun... :)

Hz Habibullah'ın da sözlerine bakacağız inşallah ancak hangi hadis kitabından başlasak bilmiyoruz, evvela biraz özet olmalı, seversek ki severeriz Allah sevgilisi çünkü, hadisleri şerhli ya da büyüterek devam edebiliriz... :)

Dostlarım hesabımda az bir miktar param vardı, onu da Hz İsa'nın hadislerini anlatan bir kitaba verdim çoğunu ikinci elden... (300 TL...) :) Çok mutluyum, Rab gene bana maddiyat nasip eder inşallah... Bu ilim lahmacundan çok daha iyidir... :) Bugün lahmacun yemedik uyuduk çünkü... :)

Hz Muhammed'in hadislerini de ömrüm varsa sonra alacağım inşallah, yavaş yavaş dostlar... :)  Onla alakalı da çok güzel bir kitap gördüm o da 386,10 TL idi...

Bunlar bulunmaz inciler hatta incilerden bile daha değerli dostlar... :)


Dostlarım benim hastalığım olsun, yoksulluğum olsun, geçmişte zillete uğramam ve çok acı çekmem olsun, belki merhametim olsun, belki iffetim olsun, ilmi çok sevmem olsun, ve hikmetlerim olsun, ibadetlere olan asgari devamlılığım olsun ve çok mutlu olmam olsun bana habibler arasında en çok Hz İsa'yı hatırlatıyor... Ben O mübarek Jesus ismini taa Boğaziçi'ndeyken seçmiştim... :) Tabii kendisi benim baş rehberim  ve şanlı bir peygamber... :) Ben ise sıradan bir kulum, hatam kusurum çoktur... :) Ancak kendisinin o mübarek yolunu izlemek isterim, epey arkadan da olsa... :) Başka habibler de var ilmini sevdiğim ve kendisini de sevdiğim ancak Hz İsa aralarında en çok benim karakter özelliklerime uygun olanı... :) Onu anlatan kitapları bitirmeliyim ve geriden de olsa var gücümle O'nu takip etmeliyim... :)

Siz de en çok karakter özelliklerinin benzediği bir Hz Muhammed, Hz İsa, Hz Musa, Hz İbrahim, Hz Nuh, Hz Yusuf, Hz Yakub, Hz Eyyüb, Hz Süleyman ya da Hz Adem seçip yolunu takip edebilirsiniz ya da başka habibler de mümkün... Bu saydıklarım  hep ilim ehlilerdir ve mümkün olduğunca öğrenmeli habibleri, ancak biri size daha çok benzer, O'nu takip edin derim... :)

Bugün hiç ders çalışamadık dostlarım, yattık uyuduk... Biraz ilim öğrendik biraz ibadet ettik biraz tespih ettik ve yazdık... :) Varsın ders de yarına kalsın... Normalde bugün 5 ders öğrenmeliydim... Eğer 2 tane akşama öğrenirsem, 3 ü yarına kalsın+ yeni günden de 3 koyalım, ertesi gün de 5 koyalım toplam bir eksiğimiz vardı dünden onu saydık ve 13 eder inşallah ve hesap doğru olur... Uygulamaya da akşam saat 21.00 gibi başlayalım tahminen inşallah... :)


Dostlarım, manevi babam Mevlana mesnevisinde hastalık ve yoksulluk sana sığınak olarak yeter diyordu... :) Hz İsa'yı çok önceden rehber seçmiştim kendime daha sonra dost Mevlana belki de en önemli rehberim oldu yıllar öncesinden daha da hasta olduğum zamanlardan, ve Atatürk de benim bilimle , akılla ve medeni değerlerle olan bağımı kuvvetlendirmek için seçtiğim bir rehberim daha olmuştu... :)

Ne zaman manevi ilimler beynimi yakmaya başlasa hemen Atatürk'ün aklı ve medeni değerleri yükselten rehberliğine ihtiyaç duyarım ve dünyaya dönerim ve fazla uçmam... :)) İbadetleri ve ilmi de kafaya takmam, bilime, fenne ve dünyevi yaşantıya dönerim... :) Açarım paşam gibi bir bira kendi belki rakı içerdi, ben de beyni rahatlatırım... :)))) Sonra tekrar ilme ara ara döner ve tekrar ısınırım ve yanarım ve tekrar soğurum, bu böyle gider... :)

Güzel Bir 7 Haziran Gecesi Dostlarıma İki Çift Laf

 Dostlarım herkese iyi geceler,

Bir şey keşfettim. Ne zaman 150 mg kullansam çok uyuyorum, psikotik durumları dengelemek için... Ne zaman 200 mg kullansam fazla uykuya gerek kalmıyor ancak zaman zaman baş ağrısı yapabiliyor... Ben de bu gece 00.00'dan belki de az sonra bir çeyrek mg daha ilaç aldım ve beynim inanılmaz rahatladı.. Yaklaşık 225 mg etti bu dozla... :) O bakımdan arada fazlalaştırıyoruz... :) Aslında dostlarım anladığım kadarıyla hala 150 mg az geliyor... Ben uykuya pek yenilmek istemiyorum, başım ağrısın da istemiyorum... Her gün 200 mg kullanırsam başım ağrıdığına göre, her gün 150 kullanırsam da az gelip çok uyuduğuma göre, 175 mg veya zaman zaman da 200 mg'da karar etmeliyim gibi... :) Dünya varmış dedim şu ilacımı içince... Bana bu ilacı Ankara'daki Prosfesör Erdal Hocam yazmıştı... İlacın adı Solian 200 mg'lık doz... Şu aralar benim için en iyi doz 175 mg gibi haftaya yayarsak son dönemi... :) Tüm manik ya da hipomanik psikozvari durumlar çekenlere çok iyi gelebilir... Tabii ben psikiyatrist değilim ama bu ilaç bana mükemmel geliyor eğer eksik ya da fazla doz kullanmazsak... :) Rab'bime bin şükür... :) Hocam yazdığı zaman 5 -6 sene önce 600 mg yazmıştı... :) Epey iyileştik çok şükür... :) Vesveseler ve sanrılar dindi çok şükür genellikle... :) Daha da iyi olacağız inşallah bana eski doktorum Erdal Işık Hocam öyle demişti, iyi olacaksın evladım demişti... Özel doktordu ama nokta atışı yaptı adam, 10 numara psikiyatrist... :) Ve güzel olanı şu ki dostlarım bir lisans bir yüksek lisans bitirdim işletme bölümlerini Kocaeli Üniversitesi'nde, öncesinde Boğaziçi Fizik Bölümü'nde hastalandım...  Orada da birinci sınıf derslerinin hepsini verdim ve ikinci sınıftan da 3 adet ders vermiştim, hazırlığı da 2 senede geçmiştim... :) Yani 6 sene öğrencisi oldum ve bunun 4 buçuk senesi aktif öğrencilik. (Hazırlığa sadece 1 dönem gittim 3 dönem gitmedim desem yeridir..) Dostlar normalde hazırlık + fakülte 5 sene normali, biz hazırlık + 1. sınıf + 2. sınıfın çeyreği kadar gelebilmişiz... Derslerdeki başarısızlık, okula fazla uyum sağlayamamam, yalnızlık, platonik aşk ve bilgisayarıma hacker girmesi ve aşağılanma gibi durumlarla karşılaşmıştım... Epey zor günler geçirdim ve Rab'bim beni düzeltiyor ve bana hikmeti öğretiyor... :) O güzeller sultanı Mevla'ya bin şükür... Dostlar ilaçların yan etkileri var diye kesmek doğru değil, yavaş yavaş azaltılmalı... Keserseniz doğru ilacı işleri berbat edersiniz... Beyin bu belki de en önemli organ... :) Bunlardan haricen şimdilerde de Ahmet Yesevi Üniversitesi'nde Uzaktan Bilgisayar Mühendisliği okuyorum ve Anadolu Üniversitesi'nde de açık öğretimden aşçılık okuyorum ve nasipse önümüzdeki dönem de siber güvenlik yüksek lisansı yapmayı düşünüyorum... Belki Boğaziçi'ne de bir gün döneceğim ancak sadece sınavdan sınava ve labden laba... O da yarım kalan hikayeyi tamamlamak için... Biraz daha iyileşmek için ve 3 tane de üniversiteye kayıtlı olduğumdan o zaman (yüksek lisans işletme, bilgisayar mühendisliği, aşçılık) son afla Boğaziçi'ne dönmedim... İyi ki de dönmemişim... :)  Annem babam orada çalışma diyor yani EKPSS ile sakın yazma diyor, orası sana hiç iyi gelmedi diyor... :) Hem İstanbul'da hayat da pahalı, bir memur maaşının yarısı kiraya gider en az... :) Ve haklılar da... Onları dinleyeceğim... :) Sadece Kocaeli ve akabinde de Sakarya yazacağım yakın olduğu için, babam beni sabahları götürüp getirir... :) Ya da otobüsler var otogardan... :) En az 7 sene kadar daha devlette çalışıp erken emekliliğe ya da 60 yaşında emekliliğe hak kazanmalıyım dostlarım... :)

Fazla sıkıntı yaramaz dostlarım, eskiden çok bunaldığım anlar oldu ancak ömrümün bu dönemi çok huzurlu... Sadece biraz gelir(arada özel ders veriyorum, bir yıl 3 öğrencim oldu evlere de giderdim, bu son dönemse 1 öğrencim oldu ve bana gelirdi) doğru doz ilaç ve biraz da uyku düzenine ihtiyacım var... Sevgili, evlilik gibi şeyler iyileşmeye ve kısmete bakar... Ben rahatsızlığımın bilincinde olan bir hastayım ve her geçen gün iyileşiyorum... Yalnız doktorlarım dediler ki senin bu yardımcı ilaçların sıfırlanabilir ancak ben gene de 25 mg kadar kullanmak isterim çünkü bana mükemmel geliyor... Antidepresanın da kalkar ve iğnen de yarım doza düşer, yani ayda bir yarım doz iğneye düşersin gibi dediler ancak belki 20 30 senede demişlerdi... 7-8 sene önce demişlerse, antidepresanı yarım doz düştük 50 mg'a, onu çok kullanınca fazla çoşku yapmıştı ve dayım demişti ki ne veriyorsan verme hocam (babama) şuna fazla coşuyor... Depresyonda olmayan biri fazla antidepresan kullanırsa fazla coşku yapar dostlarım, bana doktor takıntılar ve moral olsun diye yazmıştı o ilacı, sonra yarısını gene Erdal Hocam düşmüştü, fazla coşku yaptı diye... :) Solian'ı da 600 mg'dan ortalama 175 mg'lara kadar düştük... :) Aylık iğneyi de Solian'ı epey düştükten sonra azaltacaklarmış doktorlar... :) Bir anda fazla düşmek doğru değil dostlarım, aşırı doz kullanmak da yan etki yapar... En ideal dozu inşallah hastalar doktorlarıyla bulurlar ve tüm dertleri şifa bulur inşallah... Rab'bim dermansız dert vermesin... :) Ne güzel Mevla'mız var... :)

Herkesin derdi var dostlarım, kiminin parası çoktur ama başka türlü dertleri vardır... Kiminin bizim gibi hastalık, kiminin fakirlik derdi vardır, -benim gelirim pek olmasa da fakir de değiliz çok şükür, annem babam emekli insanlar ve biraz birikim de yapmışlar...- :)) Ama pek çok vatandaşımız gibi bizim de biraz yoksulluk derdimiz var, yok desek yalan olur... Epey idareliyiz... :) Kiminin de aşk derdi, kiminin bambaşka dertleri vardır... Sadece bu kadarla sınırlı değil dertler elbette... :) Ben derdimden de hoşum halimden de... :) Şu Ekpss ile atanırsak ve hafif de bir işe başlarsak değmeyin keyfimize... :) Evden de babam üzerine bir oyun şirketi ve oyun yapımı, üzerine bir de siber güvenlikle ilgili eğitimler (yüksek lisans, kurslar, sertifikalar, vs.. ) 

Ancak bu eğitim işini de fazla abartmamalıyız belki de çünkü tarih falan da demiştik ama, fazla sıkabilir ve gereksiz olabilir o eğitimler bizim için... Pek çok kişi 1 alanın uzmanı... Biz ise bir çok alanda bilgi sahibi olmak istiyoruz tam uzmanlık (profesör, doçent, doktor) olmasa da... :) Ama dediğimiz gibi fazla da abartmamalı, bol bol kitap okumaya zaman kalsın... Hep üniversite de fazla gelebilir... Eski dersleri oturtmakta fayda var... Ne demiştik et tekrar-ı ahsen, velev kane yüz seksen... :)

Yani bize işletme, işletme yüksek, bilgisayar mühendisliği, aşçılık, siber güvenlik ve yarım kalan fizik bölümünü tamamlamak yeter de artar bile... :) Gerisi ekstra yük olur... Fazla açılmaya gerek yok gibi... Ya da sayısal alanlarda belki data science olabilir en fazla belki bir iki yüksek lisans daha... Ömür varsa yaşayıp göreceğiz dostlarım... Okumaya aşığım ben ve engelleri aşmaya da... :) EL AZİM... :) Belki de benim esmam bu... :) Tabi bunları iyileştikçe çalışarak yapacağız inşallah dostlarım, fazla zorlama yapmadan... Şimdi 2 üniversitede okuyorsak, ileride de 1 hafif iş, 1 üniversite olur ve sevdiğimiz işlerde de evden çalışırız... :) Şu oyun şirketini de kurarsak değmeyin keyfimize, bir de Elif'le tanışırsak N'olur Allah bilir... :)))) Elif'in gönlünde bir başkası olursa biz de mecburen başka bir Elif buluruz... Elif olmaz Zeynep olur misal... :)

Benim yerimde olan pek çok kişi okulu işi bırakıyor... Belki biraz daha ağır hastalar... Ancak bu hastalık beni kamçılıyor ve gerçekten çoğu zaman hiç rahatsızlık yok gibi eğer ilaçları düzenli alırsak... :)

Ve yine de dediğimiz gibi fazla stres bize yaramaz... Biraz stres kaldırabilirim, geçmişte epey yüksek stres kaldırdım ancak fazlası bana zarar veriyor... Rab rızıkları ta ezelden tayin etmiştir o yüzden hiç endişe etmeye gerek yok dostlarım. Çünkü ne demişler, rızkınız sizin onu aradığınızdan daha çok o sizi arıyor... :)

Rab cümlemize sağlık versin... Bu olursa gerisi teferruat... :)

Hoşgelmiş Yeni Yıl ve Keyifli Bir Cumartesi :)

  1) "İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim." Robert Bosch 2) "Cömertlik dostluğun özüdür." O...