1 Mart 2024 Cuma

A Sword Collider Problem & I solved it, it's fixed, thanks God :) & And the character can get hit :)

 The sword collider works when it is in the enemy's line of sight and the enemy's health decreases, but it also loses health when it is far away. When you activate the collision ignore option from the field of view and assign the sword collider there, its health does not decrease even when you attack it with a sword while it is next to it... Its health should only decrease in contact, that is, in a fight... Does anyone know what I should do?



Aslında bunun çok basit bir kodsuz çözümü var ancak çok da sağlıklı değil... Mesela görüş kutusunu epey daraltırsak sorun çözülür... Ama düşman bizi o zaman uzaktan görüp de yanımıza gelemez ya da bıçak fırlatamaz... :) Yani biraz daraltalım kılıçla vurunca da gerçekçilik pek bozulmasın... En iyi çözüm unity forumlarından yardım gelene kadar şimdilik bu gibi.. :)

Arkadaşlar sorunu biraz daha inceledim ve çözdüm bir Box Collider 2D daha tanımladım ve triggerını da aktif ettim... Böylece sadece yanındayken kılıçla saldırınca canı gidiyor... :)
Tek Colliderdayken triggerı aktif etseydik zeminden düşecekti.. :)

Friends, I examined the problem a little more and it was solved, I defined another Box Collider 2D and activated its trigger...

Bu da çözülmüş son hali:

But now my character does not get hit... Let's deal with it... :)


And the character can get hit :) This problem is also fixed... Thanks God... :)

Einstein Evreninde Zaman Yolculuğu (Kitaptan Alıntılar Altını Çizdiğimiz Yerlerin)

 

Arkadaşlar burada paylaşacaklarım ortadaki kitaptan alıntılardır... Sağdaki kitaptan da alıntı yapmıştık önceki postlarda(daha devamı da gelecek inşallah onun da...) Soldaki kitaptan da yapacağız inşallah sonra... Kitapta gördüğüm altını çizdiğim en önemli yerleri paylaşalım da hem göz önünde dursun hem de farkındalık oluştursun... :) Bu konu benim için çok önemli... Paylaşımlar yapıyorum ki millet bu konuyla ilgilensin ve hayaller gerçeğe dönsün bir gün... :)

---------------------------------------------------------------------------------------------

Nobel ödüllü ve son elli yılın en önemli fizikçilerinden biri kabul edilen Richard Feynman, onun için 'Einstein bunları nasıl düşünmüş olabilir, bir türlü aklım almıyor' demiştir.

Newton kanunları birbirine göre değişmeyen ve ışık hızına göre düşük hızlarda hareket eden tüm referans sistemlerinde aynıdır. Özel görelilik kuramı evrende ışık hızından başka hiçbir nesnenin mutlak büyüklüğe sahip olmadığını, her büyüklüğün göreceli olduğunu söyler. Bir metre uzunluğunda bir cismin boyu durgun gözlemciye göre başka,  ışık hızına yakın hızlarda hareket eden bir gözlemciye göre başkadır. Bir saatlik zaman farkını durgun gözlemci başka, hareket eden gözlemci başka ölçer. Buna göre uzaya ışık hızına yakın hızlarda hareket ederek gidip gelen bir kişi dünyada kalan birine göre daha az zaman geçirmiş olur. Aklın almakta güçlük çektiği bu kuralları Einstein'ın dehası bulup çıkarmıştır. Şimdi uygarlık Einstein denklemlerinden yararlanarak zamanda yolculuğa hazırlanmaktadır.

"Şayet referans sistemleri birbirlerine göre değişmeyen, eşit hızlarda değil de değişen hızlarda hareket ediyorsa fizik kanunları ne olur?"

Hızın zaman içindeki değişim miktarını ölçen ivme ile kütle çekimin birbirine eşdeğer olduğunu kanıtlayarak, bir kere daha kendisini hayranlıkla izleyenlere insan aklının gücünü gösterir. Evrenin yapıldığı kumaşın dokusundaki sırlara ancak görelilik kuramıyla ulaşılabilmektedir. Bu kumaşın ipleri günümüzde sicim teorisi olarak bilinmektedir. Einstein'ın 'Tanrı'nın evreni nasıl yarattığını anlamak istiyorum' cümlesi, onun kişiliğiyle ilgili tartışmalara konu olmuştur.

Süper-iletkenlik, malzemenin elektrik akımına karşı bir direnç göstermemesidir. Yani Keban'da üretilen elektriği İstanbul'a sıfır maliyetle, hiç kayıp vermeden taşıyabilmektir. Süper-akışkanlık da benzer sonuçlar doğurabilecek bir olaydır. Nasıl süper-iletkenlikte malzeme akıma karşı direnç göstermiyorsa, süper akışkanlıkta da birbirleri ile temas halindeki yüzeyler arasındaki sürtünme süper-akışkan malzeme kullanarak neredeyse sıfırlanabiliyor.

Ether denilen ortam yoksa ışık nasıl yayılmaktadır?

Bu önemli sorunun yanıtı İsviçre patent ofisinde çalışan mütevazı memur Albert Einstein'dan gelmiştir. Einstein'a göre Newton'un mutlak zaman ve uzay fikri doğru değildir. Bu kabullerden vazgeçilirse, ışığın yayılması için bir ortama gereksinim duyulmadığı görülür, ışık boşlukta yayılabilen bir özelliğe sahiptir. Öneri Michelson deney sonuçlarıyla uyumludur. Einstein'ın bu çok radikal iddiası, yeni bir evren modelinin ve yeni bir fiziğin başlangıcı olmuştur. Newton'un mutlak uzay ve zaman kavramının, 250 yıllık vazgeçilmezliği Einstein yorumuyla ortadan kalkıvermiştir.

Aslında hareket, yani yer değiştirme, belirlendiği koordinat sistemine bağlıdır. Trende koltuğunda oturan bir yolcu vagona göre hareketsiz, demiryolu üzerindeki herhangi bir noktaya göreyse hareketlidir. Bu basit örnekten anlaşılacağı gibi hareketin göreli bir karakteri vardır. Görelilik klasik fiziğe yabancı olan bir olgu değildir. Einstein klasik mekanikten esinlendiği görelilik olgusunu çok ilginç bir düşünsel deneye uygulamıştır. Işık hızıyla hareket eden bir kişinin, basit klasik göreliliğe göre, ışık dalgasını hareketsiz görmesi gerekir. Ancak böyle durgun bir ışık dalgası Maxwell kuramına göre mümkün olamaz. Günlük yaşantımızdan edindiğimiz izlenimler de ışığın durgun olabilmesinin olanaksız olduğunu gösterir. Yine, insanın ışık hızı ile büyük götergeli bir meydan saatinden uzaklaştığı düşünülebilir. Bu takdirde satin hiç ilerlemediğini, yani zaman akışının yavaşlayarak durduğunu görmemiz gerekir. İnsan ışık hızı ile hareket edemez ancak akıl insanın bu hız ile hareket ettiğini ve bunun ne gibi sonuçlar doğuracağını tasarlayabilir. Einstein'ın da yaptığı budur. Böylece zamanın mutlak olduğu tezini, tasarladığı düşünsel deneylerle çürütmüş ve elektromanyetik teorinin önünü açmıştır. Einstein'ı normal insanlardan ayıran, onu deha yapan özellikleri de bunlardır.

Zamanın mutlak olduğundan derinlemesine düşünmeyen herkes emindir. Bu olguyu günlük yaşantımızdan edindiğimiz deneyimler bilincimize yerleştirmiştir. Aksini düşünemeyiz. Einstein zamanın, düşünce deneyine dayanarak, göreceli olduğunu yani mutlak olmadığını ileri sürmüş ve iddiası yapılan deneylerle doğrulanmıştır. Hareketsiz gözlemciye göre hareket halindeki saat daha yavaş çalışır.

Özel görelilik: Hareket halinde bir gözlemci, zamanı duran bir gözlemciye göre daha yavaş ölçer.

a) Hareket halinde tren içindeki gözlemci tavana asılı bir lambadan çıkan ışık ışınlarının tabana yerleştirilmiş aynadan yansıyıp tekrar tavana ulaşması için aldığı yolu, bir zaman standardı olarak tanımlar. Bu sarkaçlı saatte bir salınımın saniyeyi göstermesi gibidir. Yani ışık ışınlarının aynadan yansıyıp geri dönmesi saatin bir tik takına karşılık gelir. Işık hızı tek mutlak büyüklük olduğundan, zamanın ışık hızına göre ölçülmesi bir hata içermez.

b) Trenin dışında bulunan gözlemciye göre vagon hareket halinde olduğundan, lamba ve ayna da hareket halindedir. Işık ışını lambadan çıkıp aynadan yansımak için yol alırken aynı zamanda ayna da yol almaktadır. Dolayısıyla ışığın lambadan çıkıp yansıyıp geri dönmesi için aldığı yol trenin dışındaki gözlemciye göre daha uzundur. Yolun uzun olması geçen zamanın da uzun olmasını gerektirir. Trenin dışındaki gözlemciye göre ışık saati daha yavaş tik-tak yapar.

Evrende değişmeyen tek büyüklük ışık hızı olduğu için zaman kesin olarak, ancak ışık hızına dayandırılarak yapılan saatlerle ölçülür.

Günlük yaşantımızdan edindiğimiz deneyimler nasıl zaman mutlak bir büyüklük gibi algılamamıza neden oluyorsa, aynı deneyimler uzunluğu da mutlak bir büyüklük olarak, ölçenden ölçene değişmeyen bir büyüklük olarak algılamamıza neden olur. Bir metre uzunluk Ankara'da da Paris'te de bir metredir. Hiçbir kimse herhangi bir uzunluğun, uzunluğu ölçen gözlemciye değişebileceğini düşünemez. Bunu ancak Einstein gibi birisi düşünebilir.

a) Vagon içindeki gözlemci vagonun uzunluğunu vagonun bir ucundan çıkan ışığın diğer uca ulaşması için geçen zaman olarak ölçer. Işık hızı ve geçen zaman bilindiğinde uzunluk da bilinir. Bu vagon içindeki gözlemcinin ölçtüğü uzunluktur.

b) Trenin dışındaki hareketsiz gözlemciye göre vagon hareket etmektedir. Vagonun bir ucundan çıkan ışık ışını diğer uca giderken o uçta ışığa doğru yaklaşmaktadır. Dolayısıyla dışarıdaki gözlemciye göre vagonun uzunluğu daha kısadır.

Görelilik kuramı uzunluğun mutlak bir fiziksel büyüklük olmadığını, ölçüm yapan gözlemciye göre değiştiğini kanıtlamıştır. Hareket etmekte olan vagondaki gözlemci vagon uzunluğunu, vagonun diğer ucuna gönderdiği ışık demetinin duvardaki aynadan yansıyıp geri dönme zamanını ölçerek, ışığın hızı da bilindiğine göre hesaplayabilir.

Özel görelilik kuramı, ayrıca kütle ve enerji arasında bir eşdeğerlik önerir. Bu eşdeğerlik, Einstein'ın imajıyla adeta bütünleşmiş ünlü E= Mc^2 formülüyle ifade edilir. Çok basit bir ifade olan bu eşitlik, maddenin yoğunlaşmış bir enerji türü olduğunu söyler.

Einstein'ın çıkardığı sonuç kütleçekim ile ivmenin bir paranın iki yüzü gibi birbirinden ayrılmayan fiziksel büyüklükler olduğudur.

İvme ve kütleçekim eşdeğer olaylardır. Yerçekimi tarafından yerkürenin merkezine doğru çekilmeyle merkezden dışa doğru radyal doğrultuda ivmeli hareket yapmak aynı fiziksel olaylardır. Yerküre üzerinde ağırlığın hissedilmesi yerçekiminin bir sonucudur. Yerküreden çok uzaklarda yerçekiminin etkin olmadığı uzay bölgesinde ağırlıksız bir ortamda, tüm kuvvetlerden soyutlanmış bir durum söz konusudur. Ancak içinde bulunduğumuz roket ivmeli hareket etmeye başladığında, yerküreden çok uzaklarda olmamıza rağmen ağırlığınızı fark etmeye başlarsınız. Roket yerçekimi ivmesine eşit bir ivme ile hareket ediyorsa yerküre üzerindeki ağırlığınıza eşit bir ağırlık ölçersiniz.

Kütleçekim kuvveti ile ivmeli hareketten kaynaklanan kuvvetler birbirlerinden ayırt edilemezler.

Eşdeğerlilik ilkesi ne anlama gelir? Özel görelilik kütleçekimi kuvvetini göz önüne almadan, genel görelilik ise alarak geliştirilen kuramlardır. Özel görelilik, uzay-zaman bütününü yani dört boyutlu Minkowski uzayını hareketleri belirleyen bir koordinat sistemi olarak ele alır. Bir cisim kütleçekim kuvvetinin etkisiyle hareket ediyorsa, mutlaka ivmeli  (ivmeli hareket, hareket eden cismin hızının zaman içinde değişmesi yani artması veya azalmasıdır) hareket yapıyordur.

Yüksek bir kuleden serbest bırakılan bir taş bize göre artan hızlarla yani ivmeli hareket yaparak düşer. Taşla beraber düşen bir gözlemci ise kütleçekim kuvvetini hissetmez yani tüm kuvvetlerden soyutlanmış bir durumda olduğundan eşdeğerlilik ilkesine göre ivmeli hareket yapamaz. Düşen taşın evrenin derinliklerinde yüzen bir astreoitten farkı yoktur. Biz taşı lokal bir referans sisteminde gözlemlediğimizden onu ivmeli hareket yapıyor gibi görürüz. Ancak tüm evren göz önüne alındığında taş ile astreoit hareketi özdeştir. Böylece Einstein, evrenin tüm dinamiklerini belirleyecek bir hareket standardı ortaya koymuştur.

a) Genel göreliliğe göre kütle kendi çevresindeki uzay-zaman geometrisini belirler. Güneş yakınlarıdaki yer değiştirmeler eğri yüzey üzerinde meydana gelir. Güneş'in yakınlarından geçen ışık ışınları da bu eğri yüzey üzerinde yol alırlar.

b) Güneş kütlesinden binlerce kere daha büyük kütleye sahip karadeliğin uzay-zaman geometrisi, Güneş'inkinden daha fazla eğiktir. Kütle büyüdükçe eğrilik artar. Karadeliğin çekim alanına giren bir ışığın tekrar bu alanın dışına çıkması söz konusu değildir.

Ancak evrenin her noktasında ışık yerküre çevresinde olduğu gibi doğru yol boyunca hareket etmez. Genel görelilik bunun böyle olmadığını göstermiştir. Örneğin Güneş gibi devasa kütleli gök cisimleri çevresinde ışık doğru yol boyunca değil eğri boyunca hareket eder.  Genel göreliliğin bu öngörüsü yukarıda belirttiğimiz gibi deneylerle ispatlanmıştır.

Zamanda yolculuk ancak devasa bir gökcisminin ışığı dairesel bir yörüngeye oturtacak kadar büyük kütleye sahip olduğu bir bölgede veya süper bir uygarlığın şartları yerine getirebilecek  bir teknolojiyi üretebilmesiyle olasıdır.  Einstein'ın büyüklüğü bütün bu anlattıklarımızı düşünerek ve hesap ederek bulmuş olmasıdır.

-----------------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar bir profesörün kitaba yaptığı XXX sayfalık giriş babındaki yazılarından altlarını çizdiklerimizdir... Devamını da nasipse yazacağız altını çizdiğimiz yerleri tabii ki... Şimdilik bu kadar yeter... :)

Şu da sağdaki kitaptan şimdilik yaptığım alıntılar:

https://otedekilerr.blogspot.com/2023/12/zaman-yolculugu-kitaplarnda-altn.html

Mart Ayı Hoşgelmiş

 Merhaba dostlar,

Mart ayına girmiş bulunmaktayız... Son gün epey dinlendim ve ilaçları da peş peşe alınca beynimiz sersemleşti biraz... Çay ve kahve ile yavaş yavaş normal haline geliyor... :)

Derslere de bugün bakacağız sisteme yüklenince ve bugünkülere de... Bugün saat 21 ve 23'te dersler var... 3 tane de dünden kalma ders eder 5...

Beynimiz uyuşmuşken pek bir şey yapamıyoruz, sadece buraya yazıp, önceden onu da canımız istemiyordu uyuşukluktan, dediğimiz gibi yavaş yavaş açılıyor...

Şu güzel dervişlerin müziğini dinliyoruz... :)


Son gün epey uyuduğumuzdan, bugün hiç uyumadan  saatleri geçirelim... :) Fazla uyku yaramaz demiştik... Bizim de uykumuz yaklaşık 22-24 saatte bir geliyor... :) Yani 22-24 saat uyanık, 10-12 saat de uykulu geçirirsek tamamdır bizim için gibi... :) Ancak klasik bir düzen yok... :) Bazen 4 buçuk saat uyku dahi yetiyor... :)


Şu kitaplara göz atalım gece boyunca... Nasıl olsa dünyanın belki de en serbest adamlarından biriyiz... :) Rızkı da kafaya takmıyoruz çünkü rızık Mevla'dandır... :)

Altlarını çizerek okumalara devam... :) Hala beynimiz tam açılmadı yani uyuşuk... :) Sayısal formülasyonun az olduklarından birinden başlayalım okumaya vira bismillah deyip... :)


Evet dostlar, 250 gr kıymalı börek, 250 gr su böreği ve 4 adet de peynirli poğaça sipariş ettik... :) 
 
Bugün nasipse sadece zamanda yolculukla ilgilenmeyip, oyunumuzu da kodlayacağız inşallah... 5 de derse gireceğiz inşallah ve de bir de deneme yapacağız nasipse... Bu görevlerimiz var... Önce kahvaltı, sonra 2-3 saat kadar oyun yapımı, sonra dersler, akşam deneme ve gece de canlı dersler inşallah bugünkü program... Namazlara da gayret edelim, borçları ödeyelim ve süper verimli bir gün olsun inşallah Allah'ın izniyle.. :)

29 Şubat 2024 Perşembe

Sabah Ezanı Yaklaşırken

 Hiç uyuyamadan sabahın 5.30'unu geçirdiğimiz bir sabah daha... :) Kafam her hangi bir şeylerle meşgul iken hiç uyuyamıyorum... Mesela burada da paylaştığım 3 zaman yolculuğu kitabını incelemeliyim... Oyunumu yapmaya devam etmeliyim... Son derse de girdim ve biraz diferansiyel denklem çalıştım... Sanki bana öyle geliyor ki bundan sonra hemen hemen her derse gireceğiz, giremezsek de yüklenince hemen izleyip sonraki derse gireceğiz... Ekpss'ye de hazırlanmalıyız eğer iş biletini de almak istiyorsak...

Uyuyamıyorken ders de çalışamıyoruz... Sadece buraya bir şeyler karalayıp içimizi döküyoruz... :) Beynimiz manikleşiyor iğneyi vurulmaya son 3-4 gün kala... :)

Allah'tan çok yüksek seviyede bir rahatsızlık değil... Okul okumamıza engel değil... Bilhassa uzaktan okulları... Kaldı ki normal okulları da bitirdik... :) Ama henüz bitiremediklerimiz de var... 

Yalnız devletin mesai saatlerini kısaltması lazım bize göre... Bir şeyler araştıracak, okuyacak, üretecek zaman bulabilmek için...

İnsanlar geçim derdinden dolayı, bilim üretmekten uzak kalıyor... 

Vites arttırmalıyız vites... Çevik binici olmalı... Bu kadar miskinlik tembelliğe girer yoksa... Daha yaşımız 37, belki de yarıladık belki de yarıyı da geçtik... :)

Hastalık Cenab-ı Haktan... :) Şifa da O'ndan... :)  Son 5 günün namazları duruyor daha 17 * 5 = 85 eder... Borçlar birikiyor... Kafa hastayken namaza da meyledemiyoruz fazla... İyiyken akıyor sadece huzurla... :)

Mevla ilim öğrenmeyi ibadetin de önüne koymuş... :) Önce insanlara bunu öğretmek gerek... :)

Arkadaşlar şöyle bir kitap sipariş ettim... :)


Tam da bizi anlatan konu... Nokta atışı yapacağız inşallah... Çevik binici olmalı diyoruz... 37 sene aheste hareket ettik... Bari bundan sonra hızlanalım Allah'ın da yardımıyla... :)

Öyleyse hiç uyumadan abdest alıp 85 + 4 = 89 rekatı kılmayı deneyelim... Nasıl olsa uyku yaramaz... :)

Dostlarım bir kısmını tamamladık... Kalanı da sonra inşallah... :)


28 Şubat 2024 Çarşamba

Güzel Bir Çarşamba Sabahı

 Merhaba dostlar,

Şu anda saat 4.50'ye yaklaşıyor ve biz kalkalı 15 - 20 dakika olmuştur... :) 22.30 gibi yatıp 4.30'u geçerken kalktık... :) 

Arkadaşlar bugün bilim tarihi ve diferansiyel denklemler derslerimiz bulunmakta... :) 19.00 ve 22.00'de... :)

Kahve yaptık ve kahvemizi içiyoruz... Mutluyuz, şükürler olsun... :)


Dostlarım, sabah sabah diferansiyel denklemlere çalışıyoruz Youtube'tan... Boğaziçili bir hoca anlatıyor biz dinliyoruz... :) Toplamda 40 ders gözüküyor şimdilik... Biz ilk 4 dersi izledik... :)


5. dersi de izledik ve durduk dostlarım... :)

Dostlarım şimdi banyomuzu yapalım, abdestimizi alalım ve Cumartesi-Pazar-Pazartesi-Salı ve Çarşamba sabahındaki toplam (17 * 4) + 4 = 72 rekat namazımızı kılalım hayırlısıyla... :) Öyleyse vira bismillah... :)

Dostlarım duşumuzu aldık ancak ibadetlere hemen başlayamıyoruz çünkü kafamızda sıkıntı var... :) Bir kuşburnu yaptık yanında da simit var... :) Biraz sıkıntı dağılsın, sonrası nasip... :)

Dostlarım bu arada 3. ekpss denemesinden de 80,73 puan almıştık... Matematik 15'te 15 çıkmıştı, Türkçe 10 D 2B 3Y, Genel Kültür de 15D 15Y çıkmıştı... :)

Yalnız derslere pek çalışamıyoruz... (Ekpss) 

4. denemeyi de nasipse bu gece çözmeyi düşünüyoruz... Enişte bize bir deneme kitapçığı daha almış 10 denemeden oluşan... :) Adrese teslim edilecek inşallah... :) 

Bir de dostlarım Yapı Kredi Yayınları'ndan Nutuk aldım 226 sayfalık... Sınavda da işime yarayabilir... Ben de tam metin de vardı yalnız henüz 182. sayfadaydım ve epey de uzundu...(639 sayfa) Bu kısaltılmış versiyonu aldım ki rahatça okuyayım ve sınavda çıkan soruları rahat yapayım diyerekten... :)

Henüz 34. sayfadayım... :) Erzurum Kongresi hazırlıkları bölümündeyim... :)

Arkadaşlar bir deneme daha yaptım yalnız puan düştü epey... Genel kültür berbat geldi... Toplam puanım 72,41... :) Önceki denemem de 80,73'tü... Biraz dinlendikten sonra bu 2 denemenin çözümlerine çalışacağım... :)

Arkadaşlar, denemelerin çözümlerine çalışamadım çünkü kafam biraz sıkıntılı.. İlaçlarımı yazdırdım... İğneyi vurulmaya son 4 gün kala başlıyor manikleşmeler... :) Pek bir şey yapmadan oyalanıyorum... 3 Mart sabahı nasipse olacağız iğneyi... :) İğneyi vurulduğumuz ilk gün ve son 4 gün kadar performans düşüyor.. :) Gerisi fena değil... :)

Bilim tarihi dersine de katılmış bulunmaktayız... Keyifli bir dersti.. :) Saat 22.00'de de diferansiyel denklemler dersi bulunmakta... :)

26 Şubat 2024 Pazartesi

Güzel Dostlarım Gene Çok Mutluyuz :)

 Az sonra nasipse 27 Şubat'a gireceğiz. Güzel olan 2 bilgisayar mühendisliği dersine de girmem oldu... İlk dersimiz Veritabanı Yönetim Sistemleri dersiydi... İkinci dersimiz ise Yesevilik Bilgisi'ydi... Yesevilik Bilgisi dersinde zühd, ihlas, nefsi terbiye ve muhabbet kavramlarından biraz bahsetti hocamız... Güzel dersler oldu... Ben gene ara sıra vesvese ve sanrılandım ama idare ettim gene de... :) İşimiz öğrencilik, bugün hakkını verdik derslere girerek... :) Çok güzel bilgiler de paylaşmış hocalarımız... Bilhassa tasavvuf benim ilgi alanım ancak çok derin dalarsam rahatsızlanıyorum... :)

İbadetlerden sanırım son 3 gündür uzak kaldık, sadece tesbihatla yetindik... :) Olsun hep şen kalalım, Mevla nasıl olsa hep bizimle... :)

Mevlana'nın şiirlerinden aldığım lezzeti başka hiçbir kimseden almamış olabilirim... Olsun daha ne cevherler vardır... Ancak gene de bu güzelliğe ulaşan fazla kimse yoktur... :) Düz yazı şeklinde güzel kitaplar da elbette mevcut ancak aşk şiirleri başka... :)

Şükürler olsun... :)

25 Şubat 2024 Pazar

Güzel Bir Kandil Gecesi ve Pazar Günü


 Dostlarım yaklaşık 6 saat sonra 50 mg (üstelik 50 mg'dan yani çeyrek dozdan bile ufaktı.. :) ) ilacımdan içtim manik oldum diye ve içer içmez beynimi ağrıttı... Ben artık bu yardımcı ilacı 25'er mg belki de 3,5 ya da 4 saatte bir almalıyım... Yoksa baş ağrısından iş yapamaz hale geliyoruz...

Kahve yaptım kendime beni çok yavaşlattığı için şu ilaç, kahve biraz stimulate (uyarıcı etki) ediyor.. :)

Dostlarım bu yavaş da olsa iyileşmemize işaret.. Yaklaşık 5-6 sene önce belki de 200 mg X 3 gibi başlamıştık şu yardımcı ilaca... Öncesinde başka ilaçlar vardı... :) Şimdi deneyeceğiz 25 X 6 ya da 7'yi.. :) Epey iyileşme var sanki... Allah'ımıza şükürler olsun... :) Zaten günlük önerilen dozu 100 mg imiş... Biz de oraya doğru gidiyoruz... Üstelik bu yardımcı ilaç... Hedefimiz bu ilacı günde 25 mg'a kadar düşürmek ve aylık iğneyi de 100'lükten 50'liğe düşürmek, antidepresanı da önce yarım doza indirmek sonra tamamıyla kesmek... Doktorlar bana uzun vadede iğnenin yarısına kadar düşeceğine ve başka ilaç kullanmayacağımı söylemişlerdi... :) Ya nasip :)

Rabbimize şükürler olsun bu mübarek berat kandili akşamında... Cümle şifa bekleyen hastalara şifa, dertlilere deva, yoksullara bol rızık ve para ölmüşlere de rahmet eylesin inşallah... İste vereyim demiş Rabb'im ben de tüm insanlık için bunları istiyorum... :) Bir de tüm kalplerin şefkat ve merhametten yana nasiplenmesini... :)

Bu dönemki hedeflerim arasında derslerin tamamına vaktinde ya da en azından haftası haftasına girmek, ve tüm dersleri (9 adet bilgisayar mühendisliğinde bu dönem) AA getirmek yeni ilaç dozlarıyla birlikte... İyi bir hedef, tutmama ihtimali elbette ki çok yüksek fakat bu hedefe yaklaşması bile büyük başarıdır... İnşallah tekrardan ortalamam 3.00'ün üzerine çıkar dönem sonunda..(3.25'ten 2.69'a düşmüştü son dönem 8 ders alınca) Rabbim'den bunu da nasip etmesini isterim şu kandil gecesi... :) Gene 2 dersi üstten alıyoruz... :) Rabbim beni bu gece uyandırdı, şu 50 mg'lık dozun tek seferde bana çok fazla geldiğinden artık 25 mg'a geçeceğiz gibi... :) Hayırlı olsun... :) Bir de Rabbimden kendim için son isteğim her şeye rağmen (9 ders bilgisayar mühendisliği, 5 ders aşçılık ve bir de rahatsızlıkla mücadele) şu Ekpss'yi hayırlısıyla kazanıp, iş biletini cebe koymak... :)

Saat 05.00 oldu dostlar, iyicene uyku gelmeden uyuyamıyoruz... :) Son gün geç kalkmıştık, biraz gecemiz gündüzümüze karışmıştı son zamanlarda... :) Biraz daha uykumuz gelsin de yatalım... :)

Hoşgelmiş Yeni Yıl ve Keyifli Bir Cumartesi :)

  1) "İnsanların güvenini kaybetmektense para kaybetmeyi tercih ederim." Robert Bosch 2) "Cömertlik dostluğun özüdür." O...