Diyeceksiniz ki hiç insan kendisi ile karşılaşır mı? Ne dersiniz bu soruya acaba? Siz ne dersiniz, ben ne derim, bilgeler ne derler, erenler ne derler?
Öncelikle kendimden başlayayım anlatmaya... :)
Senesini dahi tam hatırlamıyorum... Ama mekan çok net... :) Yer İzmit... Mekan Bulvar Caddesi. Adres Müjdelenen Apartmanı'nın hemen yakınındaki Recep (ve Şaban) Bakkal'ın önü... :)
Bir adam yaklaştı karşıdan usulca... 60'larına yakın bir adam gibiydi... :) Saçları beyazlamış gibiydi sanki o yaşlar kadar... :) Babamı karşıdan gördü ve yanlış hatırlamıyorsam 3 defa "Baba, baba, baba" dedi... :)
Sanki yanlış hatırlamıyorsam "Seni çok özledim baba" dedi... Sanki yanlış hatırlamıyorsam, benim şimdilerde yaptığım gibi "Dur sana bir cici yanak yapayım baba" dedi karşısında gördüğü belki de olsa olsa 30'larında olan yani daha 40'ına bile gelmemiş olan adama... :)
Babamın ne dediğini tam hatırlamıyorum ama "Dur ne babası kafayı mı yedin?" gibi bir şey demiş olabilir... :) Adam tam babama yanağını uzatıp cici yanak yapacakken, babam adamı kendinden uzaklaştırdı... :) Adam dedi ki "Ben senin oğlunum baba", babam da yanındaki küçük çocuğu göstererek dedi ki "Benim oğlum orada..." :) Burayı tam hatırlamıyorum ama adam "Ben de senin oğlunum baba" demiş olabilir. :)
Sonra biraz diyalog başladı bu çılgın adam ve bizle... :) Diyalog hangi akış ile aktı onu da net hatırlamasam da adam dedi ki babama, "Senin oğlun Boğaziçi Üniversitesi'ni kazanacak ama biraz geç bitirecek dedi ama arada başka üniversiteler de bitirecek dedi"
Adam ayrıca dedi ki babam ve bize "Annem bir hastalık geçirecek" dedi ama sonuna hemen endişelenmeyin gibi bir şey de eklemiş olabilir... :)
Size şunu söyleyeyim dostlarım, annem ben lise 1 gibiyken aşağı yukarı kanser hastalığına yakalandı ve bu hastalığı yendi... :) Annemi kanserden en az 20 sene sonra hatta muhtemelen daha da fazla zamandan sonra kaybettik... :)
Sonra gene önce mi sonra mı tam hatırlamasam da bu çılgın görünüşlü gizemli adam babaannemi de gördü, babaannem de aşağı yukarı bu adam yaşlarındaydı o zaman... :) Ona da babaanne dedi hatta... :)
Babaannem de onun babaanne dediğini de duydu. Hatta o adam gittikten sonra dedi ki babaannem "Kimdi o adam be sana baba dedi ve bana da babaanne dedi hatta kafayı mı sıyırmış nedir?" gibilerinden bir şey dedi... :)
Babam da hatta demişti ki adam kafayı sıyırmış "Beni babası zannediyor" demişti... :)
Benle de konuştu bu adam yani çocukluğumla... :) Ben de ilk başta bu adamı kafayı sıyırmış zannettim ama benle konuştuktan sonra oha dedi içimden bir ses "Bu adam ben olabilir miyim?" diye içime bir şüphe düşmedi değil... :)
"Adın ne senin delikanlı?" dedi bu adam bana... :) Ben de adımın Eray olduğunu söyledim adama... Adam dedi ki "Benim de adım Eray adaşız senle" gibi bir şey dedi çocuğa... :) Ben de şaşırdım hatta hiç o yıllarda 60'ına yakın bir Eray görmemiştim başka, dedelerde bu isim olmazdı pek çünkü o yıllarda... :)
Sonra galiba tuttuğum takımı da sordu adam bana? Ben de Galatasaraylı'yım dedim... Adam da sanki şöyle bir şey dedi; " Sen aslında Beşiktaşlı doğmuşsun ama senin haberin yok, çocukken Fenerbahçeli oldun sen, şimdi Galatasaraylısın ve uzun yıllar Galatasaray'ı destekliyorsun, 50 yaşında tekrar Fenerbahçe'ye geçiyorsun ve 70'inden sonra da Allah nasip ederse tekrar Beşiktaşlı'sın" gibi bir şey dedi hatta şunun gibi bir şey de ekledi: "Seni tribünler Ryan veya Sezer Geççakar olarak biliyor." Çocuk da bir şey dedi sanki adama ama ne dediği aklımdan uçmuş... :)
Sonra babam adamı gönderdi daha doğrusu yanından kovar gibi bir şey oldu yani kızdı adama... :) Adam da biraz üzüldü babama ve giderken şunun gibi bir şey dedi adama "Baba oğlun senin tüm yaşamın boyunca çok sevdi." dedi... :) Arkasına 2-3 sefer bakıp oradan uzaklaştı adam ama tam hatırlamıyorum 2 mi 3 defa mı baktı... :)
Sonra büyük amcam da geldi hatta yanımıza ama o adamı tam görememiş olabilir... Babam anlattı ona durumu biraz, "Adam kafayı sıyırmış beni babası zannediyor." dedi... Hemen hemen hepimiz öyle zannettik bir ben hariç... :) Adam uzaklaşırken bu adam ben miyim yoksa diye geçirdim içimden ancak ben dahi % 50 ihtimal vermemişimdir... :)
Sonra bu aynı adam lisede bir daha ziyarete geldi... Ali ile kavganın eşiğinden döndükten tam 2 gün sonra okul çıkışına geldi... :) Ali'ye bir omuz attı adam masusdan, sanırım Ali'ye aikidoda hatta belki karatete de siyah kuşağı olduğundan bahsedip istersen gel kapışalım demiş... :) Ali de tabii anlam verememiş bu adam neden benle durup dururken kapışmak istiyor diye... Adam da benim ismimi söylemiş Ali'ye... Ali de bizim servisin yanına geldi... Ali de bir adam bunları bana anlattı dedi... :) Ben de çakmadım tabii gene o adamın benim ihtiyarlığım olabileceğine ben de hiç ihtimal vermemiştim... Arkadaşına zulmetme demiş sanırım adam Ali'ye... :) O belki bir mübarektir ve beni korumak için öyle demiştir diye düşünmüştüm ben içimden... :) Ardından adam bizim servisin yanına geldi Ali de gittikten sonra sanırım, sanırım ben o gün Yahya Kaptan servisine binmiştim dershane var diye etüd falan diye... Yanımda da Görkem oturuyordu... Adam bizi görünce dedi ki, " Sen zaman yolcusu olacaksın" dedi bana ve Görkem'e bakarak da dedi ki "Sen de Odtü'yü kazanacaksın" dedi... :) Görkem de adama dedi ki "Hangi bölüm?" Adam da "Elektrik-elektronik (mühendisliği) dedi... :) Ben de içimden şunun gibi düşünmüş olabilirim... :) "Görkem belki kazanabilir de ben nasıl zaman yolcusu olacağım?" diye düşünüp gene de pek ihtimal vermeden unuttum gitti bu sahneyi de... :)
Aradan biraz daha zaman geçti... :) Ben Boğaziçi Üniversitesi'ni 2. yılımda kazanmışım Fizik Bölümü'nü... :) Hazırlığı da 2 sene de Amerika'ya falan da 51 gün kadar gidip bir şekilde verip başlamışım bölüme... :) Sonra sıkıntılar başlamış... :) Derslerden çakmalar, hackerların saldırıları, aşağılanmalar ve hasta olmalar da başlamış iyice... Ama bu müddette de Hakk'ı bulmuşum... :) Yani Efrad 1'e girmişim yani Allah'ın ulu olduğunu 2 kez Arapça işitmişim gaipten ezan zamanından ayrı bir zamanda çok net olarak... :) Sonra bu işitmeden çok geçmeden bu adam beni bir daha ziyarete gelir kısa zamandaydı sanırım belki 1-2 hafta içinde olabilir hatta ama emin de olamadım... :)
Kapıyı genç delikanlı açar. Adam da şu vurucu cümleyi söyler bir kitapta geçen zaman yolculuğu ile alakalı : "Merhaba! Ben sizin gelecekteki halinizim. Merhaba demek için zamanda geriye doğru yolculuk yaptım!" der pat diye... :)
Karşısındaki delikanlı afallar biraz... Bu doğru olamaz herhalde diye düşünür ve şöyle bir 5 saniye kadar adamın yüzüne bakar. Bu adamın burnu benden farklı diye düşünür... Bu ben olamam herhalde der ve evindeki Gökhan Abi'sini çağırır yanına... O da adam kafayı yemiş abicim gönder adamı der.
Aralarında gene biraz diyalog geçer bunların ama net olarak hepsini hatırlamıyorum ama biraz aklımdalar gibi... Delikanlı saçma sapan hareketler yapar ve sen de bunların aynısını yaptın mı der adama... Adam da sanırım evet der delikanlıya... :) Hatta biraz daha diyalog geçer aralarında... Delikanlı adama şunun gibi demiş olabilir: "Geleceğimi öğrenmek istemiyorum, hepsi sürpriz olsun". Adam da tamam der ama gene de bir kaç ufak şey söyler... :) Adam mesela kullandığı ilacın şimdilerde kullandığım ama o zamanlar kullanmadığım Solian 25 mg olduğunu söyler, hatta der ki, "Bir gün kalp çarpıntısıyla doktora gideceksin ama korkma ciddi bir şey değil, orada doktorun değişecek" gibi bir şey der ve kullandığı ilaç da ilacın küçük bir parçası kadardır ve hatta bunun için delikanlı "Peki şimdi bizden ne istiyorsun?" gibi bir şey deyince adama adam da der ki: "Hiçbir şey, sadece bir bardak su". Delikanlı suyu getirir ve ihtiyar da küçük beyaz hap parçasını yutar... :) Sonra ayrılır ihtiyar... Hatta Volkan Abi de görmüş adamı onla da konuşmuş bu ihtiyar ve bize bahseder de ondan, ona da çok önemli bir şey söylemiş çünkü kendi hayatıyla ilgili... :)
Sonra yıllar geçer ve bu ihtiyarın dedikleri bir bir gerçek olmaya başlar... :) Önce Ryan Damla'ya bir şiir yazar ve bu yazdığı şiirin ve yazdıklarının zamanda yolculuk yapabildiğini keşfeder. Ardından da yakın zamanda ikinci sıra dışı keşfi yapar o da zamanda yolculuk ile alakalı ama o cidden deli edecek cinsten, onu pek kullanmıyor Ryan, zaten onu da sanki başkaları aracılığıyla yapıyor gibi... :)
İşte 3 karşılaşma da bu kadardır dostlarım... 4.'sü olur mu, gençten gizli mi olur, olmaz mı, orasını bilmiyorum... :)
Sanırım buna dost Mevlana Hüdavendigar; "Benlikten çıkarsan, o kadar büyürsün ki aleme sığmazsın, işte o zaman seni sana sensiz gösterirler... :)" sırrı demiş... :) Alın size sır... :) Yapabilen yapsın... :)
Bir de şunu da belirteyim dostlarım, benim de bir zamanlar dinden az da olsa çıktığım dönemler olmuş olabilir bir ara ilk üniversitedemdeyken... Ateist hiç olmasam da agnostikliğin kıyılarına kadar gelmişim bir ara... :) Yani belki de deistliği bile geçmiş olabilirim kısa bir an için de olsa... :) Sonra küçük amcam bana dedi ki şakayla karışık "Babaannen keser seni sonra" dedi ve ben de babaannemi çok severim ve iyi ki de doğru yolu çabuk bulmuşum başta babaannem ve ayrıca Mevlana, Yunus Emre ve başka erenler aracılığıyla... Bir ara o yol ayrımına ben de geldim... :) Sadece 15 dakika kadar tefekkür ettim iyice düşündüm yani boylu boyunca... Dedim ki Allah da Hakk, peygamberler de Hakk, kitaplar da Hakk, erenler de Hakk dedim kendi kendime ve tekrar müslüman oldum... Kısa zaman sonra belki de erdim, çünkü derdim çoktu, belki de ondan... :) Ve ayrıca çok iyi seziyordum, o inanmama yolu hem doğru yol değil ve sonu kötü, hem de adamı mutsuz eder... Ama tefekkürün kilit noktası bu da değildi elbette... :) Bence siz de işi gücü ve her şeyi bir kenara bırakın, en azından 15 dakika kadar derin tefekkür yapın... :) İnşallah yeterince iyileriniz doğru yolu bulacaklardır belki biraz daha uzun tefekkür de gerekebilir en fazla size... :) Onu, bunu, bilimi hepsini bir kenara bırakın ve sıfır bilgi ile düşünün sadece örneğin şunu... :) Vücudunuzda bir et parçası yani kalbiniz ortalama 80 sene ömrünüzde hiç durmadan, dinlenmeden, kendi kendine, bazen hızlanıp yavaşlayarak ama hiç durmadan bir et parçası atabilir mi?
Size bir tavsiyem de şu, en kötü deist olun, belki müslüman da olursunuz daha sonra Allah'ın inayetiyle, ama deistlikten sonrası tehlikeli bölgedir... :)
Doğru mu büyük? En fazla agnostisizm deninizinin kıyısına kadar gelip belki ayaklarını denize sokmuştur Ryan ama o denizi hiç beğenmemiş olmalı ki erenler denizine dalmak istiyor Ryan... :) 2 basamak, 2 keşif ve 6 kadar da hikmet vardır Ryan'da şimdilik, daha bu kadarla deniz olmaz... :) Belki ırmak bile olmaz hatta... :) Siz söyleyin erenler bu kadarla ne olur? Belki küçük bir havuz olur ancak, çünkü epey yağmur damlıyor... :) 39 yaşa basmaya çok az kaldı... :)
Havuzda boğulan pek olmaz da deniz tehlikeli diyorsunuz... Ryan'ın yüzmesi de iyidir beyler ama oraya gemi gerekebilir... Fırtına da vardır o denizde çünkü... :) Hiç yüzme bilmeyen havuza bile gelmesin beyler, havuz bile ona fırtınalı deniz gibi gelebilir... İlla geleceğim diyorsa da kolluklarını taksın... :)
Ayrıca bu ateistler ile agnostiklerin denizinde pek gemi de yok herhalde beyler ki, o denizlerde açılanlar geri dönmekte zorlanıyorlar... :) Yakınlarda bir kurtarıcı gemi gibi bir şey görürseniz hemen atlayın o gemiye de ateistler, agnostikliğe, agnostikler deistliğe, deistler de erenler denizine gelsin... :) Asıl deniz erenler denizi beyler... Diğer denizler tırışka... :) Hem derler ki o denizde Nuh'un gemisi gibi bir gemi de vardır... :) Ateistlerin erenler denizine gelmesi için daha 3 deniz geçmesi gerekiyor gibi... :)
Daha ben erenler havuzundayım, kapıdan içeri girersem belki ırmağa karışırım yavaş yavaş, zamanla da denize dökülür ve deniz olabilirim... :)
Bazı makaracılar da diyor ki onla ancak çocuk havuzu olur Ryan diyor, çocuk havuzunda da kimsenin boğulduğu görülmemiş... Bilmiyorum beyler belki çocuk havuzunu geçmiş midir geçmemiş midir, belki dediğiniz gibi biraz derin bir çocuk havuzudur bu... :) Ama içimden bir ses bu su da bir gün denize karışacak diyor... :) Çünkü yağmur sürekli damlıyor gibi... :)
Ryan'ın bahsettiği yağmur gayb yağmurudur beyler, avanak ıslatan yağmur zannetmeyin... :) Biraz ona da benzer çünkü... :) Kapalı ortamda bile üzerinize yağar, damlaları görülmez ama hissedilir net bir şekilde... :) Belki gayb gözleri açılırsa damlaları da görürsünüz... :) Gayb gözleri de sadece anlık olarak açılır gibi olur çok arada sırada çok kısa süreliğine... :) Size bazı şeyleri apaçık anlattım... :) Daha Ryan bu menzilde beyler... :)
Size Ryan'ın okumalarından da bahsedeyim... :) Diplomalar; işletme ve işletme yüksek lisans bitti Kocaeli'den... :) Bilgisayar mühendisliği 4. sınıf Ahmet Yesevi'den, 7. dönem finalleri geliyor... Boğaziçi fizik 2. sınıftan terk hazırlığı da eninde sonunda geçip, (Aslında fakültede 4. yıl) ancak Hakk nasip ederse dönüp tamamlayacak... Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Aşçılık son 6 dersi kaldı... :) Ahmet Yesevi'de siber güvenlik ve İTÜ'de oyun ve etkileşim teknolojileri okumak da istiyor... :)
Bu diplomalardan başka 5 raf dolusu kadar 1 kitaplığı baştan sona en az 1 kez okudu... Bazılarını 2 kez, bazılarını da 3 kez okudu Ryan... Hatta bazılarında altı çizili yerleri de sayarsak 5 bile olmuştur. :) Diğer 2 kitaplık kadar da yarım yamalak okuduğu ya da hiç başlamadığı kitapları da vardır Ryan'ın... :)
Biraz da tasavvuf ve din okumalarından bahsedeyim Ryan'ın... Kur'an-ı Kerim'i baştan sona sadece 1 kez okudu Ryan Elmalılı Mealini ve hala 2. turda ve 10. surede Ryan daha... :) Mesnevi-i Şerifi de sadece 1 kez okudu Ryan 6. cilti de 2. turda sadece 4. ciltte... :) Divan-ı Kebir 8 cildi de 2 kez okudu Ryan... :) Bunu da en az 1 tur daha geçmek istiyor Mevlana'yı çok sevdiği için... Hatta Mesnevi'den bile daha fazla sevdi Ryan bu şiirleri... :) Hatta Mevlana Rubailerini de okudu Ryan... :) En son Fihi Ma Fih'e de geçti ama onda henüz pek devam etmek nasip olmadı daha çeyrek belki olmamıştır bile. Aşkın Gözyaşları 5'lik seriyi de 1 kez okudu Ryan... :) Yunus Emre Hayatı ve Bütün Şiirleri'ni de 1 kez okudu Ryan... :) Beyazıd-ı Bistami Hayatı ve Menkıbeleri'ni de 1 kez okudu Ryan ve onda da 2. tura başladı hatta... :) Hazreti-i Süleyman'ın Mesellerini de en az 1 kez tamamladı hatta birkaç sefer daha tekrar etti ama baştan sona değil... :) Bu da muhteşemdir... :) Hz İsa'nın 5 kitabı var Ryan'da 5'ine de başlamıştır ama sadece en incesini bitirdi... :) Daha başka tasavvuf kitapları da var ama bunlar bitirdikleri... :) Daha Seyyid Nesimi var (Bunu da epey okudu), Bostan var, Gülistan var (Bostan'a başladı ama Gülistan'a geçmedi daha), Makalat var Şems-i Tebrizi'den... :) Daha Nefislerin Terbiyesi var Eşrefoğlu Rumi'den... :) Onda da başlardaydı bazen başa dönüyor mecburen... :) İbrahim Bin Ethem'i anlatan 1 kitabı daha aldı Ryan ve onda da ortayı geçmiştir... :) Daha ince kitapları da var Ryan'ın... Örneğin İlim Öğrenenlerin Adabı (Hace Nasirüddin Tusi) ve Ariflerin Makamları İbn-i Sina... Bu 2 kitabı da bitirdi Ryan... Hatta belki ilkini 2 kez... :) Velayetname'yi de aldı ama onu da bitiremedi. Divan-ı Hikmet'i de aldı ama henüz başlamadı sayılır. Siyer-i Nebi 2 cilt var daha, Riyazü's Salihin var. Daha bu kadar da değil, emin olun... :) Bunlar din veya daha doğrusu tasavvuf cephanesi... :)
Bilim cephesinde neler okumuş Ryan biraz onları da sayalım ama önce bitirdikleri; Einstein Evreninde Zaman Yolculuğu bitti, 2. turda Ryan bunda, 2 zaman yolculuğu kitabı daha var bitirilmeyi bekleyen... :) Güzel Dediniz Bay Feynman, Zaman Makinesi, Matematik Sanatı, 50 soruda Yapay Zeka, Üniversite Bir Dekan Anlatıyor, İzafiyet Teorisi, Matematiğin Aydınlık Dünyası, bir Matematikçi'nin Savunması, İkili Sarmal, Fizik Yasaları Üzerine, Bilime Yön Verenler İsaac Newton, Bilimin Öncüleri Albert Einstein, C Programlama Dili, C++ İle Programlama (Son sayfalar kalmış olabilir bu son kitapta) Daha nice bilim ve bilgisayar kitabı vardır Ryan'ın ayrıca textbookları da elbette... :) Burası biraz zayıf kalmış gibi benim de dikkatimi çekti... :) Ama yarımları saymadım... :) Bunlar bitenler... :) Burasının artması için beyni yakmamak gerekir... Tasavvuf ve dine fazla kayarsak beyin yanmaya başlıyor ve burası hiç akmıyor... :) Biraz beyni soğutmak gerekir gibi... :)
Şairlere bakalım: Ataol Behramoğlu(2 ama 1'i bitmedi), Cemal Süreya (2), Can Yücel, Ece Ayhan(galiba bitmedi) , Turgut Uyar, Oktay Fırat, Nazım Hikmet, Orhan Veli, Özdemir Asaf, Edip Cansever... Diğerleri bitti... :)
Biraz da felsefelere bakalım... :) Çerez niyetine bir felsefe serisi var Ryan'ın sık sık tekrarladığı. Bu kitaplar incedirler en fazla 140 sayfa kadar belki vardırlar... :) Bitirdikleri en az 1 kez şu adamları anlatan kitapları: Patanjali, İbni Rüşd, Şems-i Tebrizi, Mustafa Kemal Atatürk, Kanada, Rabindranath Tagore, Fidel Castro, Platon, Lao Tzu, İbni Sina, Shakespeare, Epiktetos, Mimar Sinan, Evliya Çelebi, Farabi, Soren Kierkegaard, Ernesto Che Guevara, İbni Arabi, Halil Cibran, Mevlana, Nietzsche, Michel de Montaigne, Seneca, Roma Bilgeliği, Yunus Emre, Pythagoras, Hypatia, Sokrates, Hallac-ı Mansur, İbni Haldun, Diyojen, Jean-Jacques Rousseau, Konfiçyüs, Sigmund Freud. Bu 34 kitabın hepsini en az 1 kez okudu Ryan, bazılarını 2 kez, bazılarını 3 kez, Konfiçyüs 5 olmuş olabilir ama son 2 si altı çizili yerlerdir... :) Bu seriden bitirmediği 3 kitap kaldı onlar da; Carl Gustav Jung, Gurdjieff ve Paracelsus... Onları da bir boşluk da çerez niyetine bitirir Ryan ancak bilgisayar mühendisliğine başladıktan sonra okumalar epey yavaşladı Ryan'da... :)
Daha nice romanları da var Ryan'ın bitirdiği... Size en kalınlarını saysın... :) Oğuz Atay Tutunamayanlar (724 sayfa), Üç Silahşor Alexandre Dumas (756, bu sanırım bitirdiği en kalın kitap). Bir de en sevdiği kitap Cervantes Don Kişot (488 Sayfa İskele Yayınları)... :) Bu Don Kişot'un da tam metni çıkmış onu da alır kesin Ryan... :) Hobbit'i de okudu Ryan Tolkien'den ve daha 3 ciltlik kalın Yüzüklerin Efendisi Versiyonu duruyor okuması gereken... :) Daha bir sürü bitirdiği romanlar vardır Ryan'ın dediğim gibi 5 raflık kitaplık dolusu kitabı en az 1 kez bitirdi Ryan... :) Örneğin Hemingway'e bayılır Ryan... :) Yaşlı Adam ve Deniz'i, Kazanana Ödül Yok'u ve Paris Bir Şenliktir'i bitirdi Ryan ve Güneş de Doğar'ın da yarısında... :) Bu yazar bambaşka acayip keyifli... Belki tüm kitaplarını alırım bu yazarın... :) Tam bir keyif pezevengi bu Hemingway... :) Bana çekmiş biraz... :) Ya da ben ona çekmişim... :) John Steinbeck de efsanedir... :) Onun da 2 kitabı var bende... Fareler ve İnsanları muhteşemdir ancak Gazap Üzümleri başlardayım daha belki tekrar başlarım bir ara.. :) Daha nice kitap var dostlarım... :) Mesela Oğuz Atay'ın 4 kitabı daha var 3'ü daha bitmiş ve 1'inde de yarısını geçmişiz... :) George Orwell'i de saymadan olmaz... Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört de efsaneler arasındadır.... :) Paul Auster eh işte... :) Albert Camus iyi yazar... Yabancı ile Sürgün ve Krallık iyiydiler... :) Jules Verne de bana fazla yumuşak geliyor... :) Onu kankam Gürsu çok sever... :) Sabahattin Ali de iyidir mesela... Onun da Kürk Mantolu Madonna, Değirmen ve Sırça Köşk harikaydılar... :) Kuyucaklı Yusuf devam ediyor, Çakıcı'nın İlk Kurşunu ile İçimizdeki Şeytan okunmayı bekliyor... :) Doğan Cüceloğlu'nu da okurum... :) Onun da 3 kitabı var bende ama sadece Var mısın?'ı bitirdim diğer 2 kitapta ortalardayım... :) Daha saymadıklarım da var bir sürü... :)
Derin Devlet: Heyet 1-2-3-4-5... 5. hariç hepsi bitti... :) S*ktir Et 3 kitabı da okudu Ryan... :) Farklı yazarlar da okurum mesela Salah Birsel'in de 4 kitabı da var bende ve bu yazar fazla biliyor ama stil farklı... :) Dostoyevski de okurum ama bana biraz karamsar gelir, Tolstoy da okurum ama Alexandre Dumas bunların içinde en sevdiğimdir... :) Monte Cristo Kontu'na da başladım mesela 2 cilde de ilk cildin yarısını bitirdim yani o Rahip Faria mıydı neydi oralar efsaneydi... :) Üç Silahşor'u da dediğimiz gibi bu efsane yazardan çıktı ve hem Don Kişot, hem de Üç Silahşor en sevdiklerimdendirler... :) Simyacı da çok iyidir mesela Paulo Coelho... :) Sırf bu romanı okuduktan sonra Boğaziçi Fiziği de bitirip kendimi gerçekleştirmek istiyorum diploma gerekmese de... :)
Ya okullara ara vermeli Ryan, çalışma ve kitaplar için, ya da kitaplara ara vermeli Ryan çalışma ve okullar için... 3 işi aynı anda götüremez Ryan, yavaşlaması lazım Tanrı'yı daha yakın hissetmek için... Örneğin siberi erteleyebilir 1 sene veya ertelemese bile işi erteleyebilir ki en çok bu mümkün gibi... :)
Bilgisayar Mühendisliği başlayana kadar okumaları büyük oranda tamamladı Ryan şimdilik, son 3 yıldır da yazmaya başladı acayip... :) Ama okumalar geri geliyor, yazmalar da haftada 1'e düşüyor gibi... :)
Bu hastalıkla, az namaz ve oruçla ve dertlerle, bir de bu kadar emekle ancak çocuk havuzu olmuş Ryan daha biraz derin... :)
Rahmetli annem de çok kitap okurdu... Ama en çok benimdir, ikinci annemdir, üçüncü dayımdır, dördüncü kardeşimdir... :) Kardeşim az okur ama okumaya başladı mı da bir günde 500 sayfa devirir... :) Sanırım ben en fazla 1 günde 2 felsefe kitabı kadar yani en fazla 250 etmemiştir rekorum... :)
Bir de Google Play'de 1 oyun yayınladı Ryan mobil oyun ve devamı da gelmesi pek muhtemel, zaten 3 proje daha yolda... :) Aikidoda da 3. kyu oldu Ryan 2 senede sadece... Daha karate ve aikido 3. dan olmalı yıllar içinde 3. dan olmasa bile en azından 1. dan kesin ama 3. olmalı gibi en az... :)
Yavaş yavaş önce namaz 20 rekat oluyor gibi, ardından da ara ara pazartesi-perşembe oruçları da katarız tekrar... Bir de haberlere bakıp, çok da okul diye kasmadan manevi yön kuvvetlenmeli... :)
2,5 sene kadar orta okul talebelerine 2 akrabasına ücretsiz matematik anlattı evinden kalkıp onlardan birinin evine gidip, 1,5 yıl kadar da düşük ücretle 2 ayrı öğrenciye anlattı... :) 1 sene kadar da maaş kazandı Ryan 8 ayı asgarinin yarısı kadar, 4 ayı asgari kadar... :) Yani hep yoksulluk da çekti ama Allah'tan ailesi orta gelirli Ryan'ın, o kadar koymadı bu Ryan'a... :)
Namaz kılmaya da 24 yaş gibi ererek başlayıp doğru düzgün kılmaya önceden namaz da hemen hemen hiç yoktu çünkü... Şimdi 39'a gelene kadar ortalama her gün 2 rekatı geçmiş gibidir tahminen ama 3 olmaz belki... :) Bazen 5 vakte çıkar Ryan en az 40 vakit, bazen de çok boşluk bırakır... :) Ama tespihler de iyidir Ryan'da epey, namazı sollar tespihler, bir de bazen ramazan orucundan haricen pazartesi-perşembeleri de oruç tutar Ryan, bu da arada sırada... :) Tüm bunlarla tahminen biraz derin orta büyüklükte bir çocuk havuzu kadar olmuştur Ryan sanki olsa olsa... :) Ama herkes de bilir ki en derin çocuk havuzunda bile ayaklar yere değer... En az bunun 4 katı daha su gerekir ki ancak orta boy bir büyük havuzu olsun... :) Tahminine göre su belki dizini biraz aşmıştır... :) Dizin biraz yukarısından altını ıslak, yukarısını da kuru hissediyor Ryan çünkü... :) Ve su da hafif serin gibi ama bu havuz suyu, deniz nasıldır acaba... :) Ryan'ın merakı şu acaba ayakları yerden kesilince ne olacak, bakalım yüzebilecek mi Ryan... :) Ryan fena yüzücü değildir beyler yatar havuza yorulursa... :)
Siz de belki diyorsunuz ki Ryan bence sen topuğu bile pek geçmemişsindir... Bence topuğu geçeli çok oldu beyler sanki çünkü yağmur yağmadığı gün hiç hatırlamıyorum son dönemlerde ve zannetmeyin ki sadece 1 damla damlıyor, avanak ıslatan gibi yağıyor bu yağmur bende... :) Daha sağanak değil... :) Önceden tek tüktü... :) En azından her 5 dakikada 1 hatta bazen belki de 3 dakikada 1 damla damlıyordur gibi... :) Bence tam 3 dakika gibi hatta bazen de saniyeler sonra... :)
Yalnız dostlarım benim surem kalem suresi ve ben kalemi de çok kullanırım... :) Bir havuz problemi hesabı yapalım bakalım 3 dakikada 1 ortalama 1 damla damlıyorsa bu havuz ne kadar sürede dolar diye... :) Bazen saniyelerle damlar bazen de 15 dakika yağmur kesilir ama 15 dakikada kesin en azından 1 kez damlar gibi, uykuyu bilmiyorum... :) Ortalama diyorum tahminen herhalde 3 dakikadır... :)
Bir de şöyle duydum sanki daha sonra o yağmur ortalama 3 saniyede 1 damlar Ryan diyorsunuz işte o zaman sağanaktır beyler... :) Bu ortalama 30 saniyenin altına düşene kadar kapıdan içeri girmeliyim beyler bence... :) Daha 2,5 dakikam daha var ortalamada... :) Yalnız büyük havuzuna da aynı sürede dolar beyler çünkü alan genişlerse yağmur aynı yağmur fark etmez çocuk havuzu büyük havuzu hepsi aynı zamanda dolarlar bunların yapay zeka da öyle dedi... :) Bir hesap yaptırdım yapay zekaya bu havuz bu şiddetle yağarsa yağmur hep ancak 34 yılda dolarmış daha... Ancak yağmur gitgide hızlanacaktır gibi beyler, bana da öyle geliyor çünkü... :) Sanki 10 senede dolar bu havuz gibi ve 7 sene zarfında da ayak boyunu da aşabillir gibi tahminen... :) Yani 39'a basmama az kaldı 45 gibi evlenip de ilk çocuk da gelince ayaklar yerden kesilir gibi tam olarak... :)
Benim boyum 1.81 ise bu havuz da olsa olsa 2,5 metre kadardır tahminen... :)
Yunus Emre'de aşk çok taşkındır beyler, Mevlana'da ise bilgelik çok fazladır ama onda da aşk taşkındır elbette... Ben de bilgelikte en az Yunus Emre kadar olmalıyım, hatta onu da geçmeliyim mümkünse, Mevlana kadar bilge olmam mümkün değil çünkü... :) Taşkınlıkta da Mevlana kadar olamasam da ona yaklaşsam bana yeter... :) Yalnız dostlarım bir de şu var ki o da mutluluk ve acı ve bunu Allah da onayladı işaretiyle, mutluluk ve acıda Mevlana ve Yunus Emre'den de ilerideyim beyler... :) Hz İsa'ya yakınımdır mutluluk ve acıda da... :) Genelde çok mutlu dolaşırım adeta mest olmuş gibi bilhassa dertlerim biraz dinerse ama dertlerim de vardır epey gene de... :) Tüm bu dertlerle beraber mestimdir genelde... :) Ama önceleri mutluluk bu kadar değildi bilhassa Boğaziçi'ndeyken, o zamanlar acılar çok şiddetliydi... :) Her geçen gün arttı mutluluk genel olarak Allah'ın izniyle... :) Şimdi sadece hastalığın ve bir de yoksulluğun acıları kalmıştır... :) Ne demiş Mevlana Mesnevi'de o manevi tatlı sert baba, sana hastalık ve yoksulluk sığınak olarak yeter demiş... :) Korku ve aşağılanma yok oldu, bunlar cehennem azabı gibidirler çünkü... :) İşe başlarsam yoksulluk da epey azalır ama malum memur maaşları ortada, hala yoksulluk sınırının altındayız ve hala yoksuluz... :) Hastalık da inşallah günden güne azalacak sabır, dua ve tedavi ile... :) Boğaziçi'nden ayrılıp Kocaeli'ye başlayıp daha sonra da aikidoya da başladıktan sonra artık cehennemin etkileri iyice azalmaya başlar yani dünyadaki cehennemden çıkarız, belki çok arada ateşi ulaşır ama artık o da hemen hemen hiç yok 2026'ya girerken... :)
Allah'a emanet olun canlar şimdilik benden bu kadar... :)
Bir de dostlarım size son havadisim... Seçilmişin Uyanışı 21 Günde İlahi Amaçla Bağlantı Allah İle Yeniden Buluşma Yolculuğu diye bir e-kitap aldım... 2 tane daha küçük e-kitapçıklar... Bu adam sanki devrin Mevlana'sı gibi bir adam ama gerçek adını bilmiyorum, üstelik uslübü hiç sert de değil ki zaman zaman Mevlana dahi sertleşebilir... :) 1. günü tamamladım... :) Artık bugün sıradaki 2. gün... :)
Şu anda doktorlarıma ulaşamıyorum şehir dışındayım, ancak gene 150 mg Solian ve 50 mg Lustral da çok baş ağrısı yapmaya başladı, o bakımdan Solian'ı sabah kahvaltıda 50 mg saat 10.00 gibi ve akşam da yemekte 18.00 gibi almayı düşünüyorum... :) Önceden 9-15-21 gibiydiler ama öyle çok baş ağrısı yaptı... :)
O ihtiyar adam aslında babama kimliğine de göstermek istemişti ama babam istememişti göstermesini, adam ısrar etti ama babam istemedi gene... :)
Belki de projeyi sunabileceğim dostlarım, sonuç raporunu düzeltirsem, hoca bana da mesaj çekmiş çünkü... :) Pazar günü sonuç raporunu yazayım ve daha sonra da hoca da kabul ederse, Pazartesi akşamı için 18.00'e kadar sunum için hazırlanayım... :)
Aslında Cumartesi'yi de geçeli 1 buçuk saat oluyor, yani Pazar'a da girdik ancak gene hem bu son günkü okuma ödevimi tamamlayayım hem de bir şiir bırakayım bakalım Mevla bana ne yazdıracak... Bundan sonra Cumartesi'den Cumartesi'ye yazıyor gibiyiz... :)
Keşke olsa bu iş diyorum Elif keşke bana pas versen,
Ne de olsa seni ya 1 defa görmüşüm ya da hiç görmemişim,
Görmüşsem de belki seni önceden de bu otelde görmüşüm sanırım,
Sen de tıpkı Hz İsa cinsinden bir kız gibisin biraz öyle hissettim seni,
Tamam belki biraz hastayım, işim gücüm de yok şimdilik ancak bu değişebilir,
Ama gönlünde bir başkası varsa seni zorlamayacağım zorla güzellik olmaz demişler,
Yazın tatile gideceğiz Datça'ya gene takip et bloğu 6-10 Temmuz 2026 gibi,
Babam, dayım, ben, kardeşim, enişte ve yeğen Öykü olur bizim kadro büyük ihtimalle,
Sen de al aileni 4 kişi ve 2-3 de dostunu da katabilirsin gel Datça'ya aynı tarihte,
Biz çok sevdik Datça'yı, otel de iyi Club Datça Tatil Köyü bu 3. gidişimiz olacak nasipse,
Daha rezervasyonu yapmadık ama yılbaşından sonra yaparız dedi babam bana,
Yeni rakı da veriyorlarmış orada, babam ve dayım sever yeni rakıyı,
Ben sadece, cappucino içerim bol bol, arada da bira ve şarap,
Arkadaş oluruz belki senle orada gelirsen aileler için de belki bir ön tanışma olur,
Çünkü henüz öğrenci affı çıkmadı ve dönemedim henüz Boğaziçi'ne,
Dönebilsem Boğaziçi'ne sana Cappucino'yu Boğaziçi'nde ısmarlardım ben Şükrü Saraçoğlu'nda,
Bakalım hemen öğrenci affı çıkacak mı beklemedeyiz yasa meclise gelmiş gibi sayılır,
Bir da atama gerçekleşse işler hepten rayına oturur gibi, çünkü ilacın dozu da azalıyor gitgide,
Bir de finalleri de verir ve hatta son bir sürprizle projeden de geçersek tam bomba olacak,
Bilgisayar mühendisliği 7. dönemi kapanıyor yakında, bir dönem daha bitiyor,
Eğer Ryan'la arkadaş olursan İstanbul'da Ryan sana aikido ve karateyi de öğretmek istiyor,
Ancak henüz karateyi kendi de bilmiyor ama onun da vakti gelecek gibi,
Ama aikidoda 3. kyu oldu bile ama var daha siyah kuşağa bir kaç kuşak daha,
Ben en azından 33, sense en azından 22 olmalısın danlarda,
Mucize gerçekleşirse ancak ondan sonra gerçekleşecek,
Biraz cesaret Elif, bu mucize olursa ancak böyle olacak,
Tanrı da onayladı bu sözleri bir damla gayb yağmuru ile,
Sen istersen önden bir havasını kokla dojonun ister beni bekle,
Ben en geç 41-42 yaş gibi, sense 33-34 yaş gibi girmelisin dojoya,
Ben yakında 39'una basıyorum 2026'da, sense 31'ine basıyorsun Allah'ın izniyle,
Yani en geç 2-3 sene içinde tanışıp, arkadaş olup başlamalıyız dojoya,
Yani senin doğum öncesi ve sonrası izinlerin de dahil tam 16-17 yıl takılmalıyız dojolarda,
Doğum izni ne kadar diye sormayın tam 9'şar ay izin sana doğum öncesi ve sonrası,
Ryan'a da çıksa çıksa en fazla 3'er ay izin çıkar gibi Ryan'ın yol daha uzun çünkü,
Hazır ol, ben 58'indeyken sense 50'indeyken bu mucize gerçekleşebilir bu dediklerim olursa,
Hayat çok güzel, kuşlar, kelebekler, vapurlar, uçaklar, trenler çok güzel,
Ama sen hepsinden de güzelsin bekle beni doğru adreste... :)
Not: Beyler Ryan'ın hem aikidoda hem karatede 3. dana, Elif'in de her ikisinde de 2. dana gelmesi bile ayrıca bir mucize zaten, bir de Tanrı buna zamanda yolculuk mucizesini katacak inşallah her ikisi için de inşallah nasip olursa... :) Siz de önce kendi mucizenizi gerçekleştirin beyler ve bayanlar, ondan sonra Tanrısal mucizelere bakın... :) Örneğin Ryan tek bir mobil oyun yaptı, bu sayıyı 50+ yapması da Ryan için mucize sayılır beyler... Önce kendinizi aşın mucize için... :) Hackerlardan birini hackleyebilirse Ryan er geç bir gün, örneğin Atıl, Bilgin Abi veya büyük, bu da son mucizesi olur Ryan'ın... :) Bu en büyük mucizesi olur Ryan'ın bence Tanrısal olanlardan sonra... :) Ben size söyleyeyim Elif ile bana savaş sanatları yapıp da hedefe ulaşmamız zamanda yolculuk mucizesini getirir, 50+ oyun yapmam hastalıkları iyileştirme mucizesini getirir ki onu Damla'ya verdim şimdiden ama merak etmesin onu gerçekleştirmek için de var gücümle çalışacağım... :) Zaten o işe aşığım ama zaman bulmalıyım kendime... :) Bir de hackerlardan birini hacklemem de belki de en sıra dışı mucize olan taşı altına dönüştürme mucizesini getirir bana... :) Daha dark webe gireli çok olmadı en başlardayım siz düşünün... :) Bunları yapabilen Boğaziçi'ni zaten bitirmeli ve Elif'in de elini zaten tutmalı, onlar mucize sayılmaz beyler, onlar kendini gerçekleştirme ve tamam olmadır... :) Savaş sanatları sadece aikido 3. kyu, oyunda sadece 1 yayınlanmış oyun var ve hackte de sadece dark webe yeni girdim o da hackingin daha ilk emeklemesidir olsa olsa hack değil ama daha o... :) Umut var mı bence 3 ü için de var ama 3'ü birden harbiden çok zor... :) İçimden bir ses diyor ki bu 3 mucizeyi de yaparsam 3'lere kadar bile gelebilirim ben... :) Aslında 6 mucize yani... :) 3'ü Ryansal, 3'ü Tanrısal... :) Sizin mucizeleri de okuyacak Ryan ilk mucize gerçekleştikten sonra inşallah, Efe'sel ve Muhammed'sel ya da herhangi birinizsel mucizeleri de görmek isterim açıkçası... :) İlk mucize zamanda yolculuktur beyler, banko... İkinci mucize hastalıkları iyileştirmedir... :) 3. mucize de taşı altına dönüştürmedir... :) 3. mucize için büyükten ders almalıyım önce siber güvenlik ödevlerimi yapıp... :) 3.'sü için büyükten ders alıp Bilgin Abi çok kızmazsa onu hacklemeye çalışacağım sanki... :) Ayrıca Bilgin Abi'den de ders alabilirim bunun için okuldaki siber kampta... :))) Zaten Atıl ve Bilgin Abi'den bazı kurslar (BuSiber) banko biter inşallah bu yaz full siber için hazırlık, kusura bakma Damla, bu yaza öyle dedik, 2. dönem (8. dönem) de belki 1 oyun yaparım proje için ama yazdan önce, bir de bir dahaki yaz sonuna kadar da bir oyun gelir gibi hatta belki 2 oyun gelir, çünkü toplam 3 proje daha beklemede, takip et oyunları Damla 2027 yaz sonuna kadar en az 3 oyun bitmeli, hatta mümkünse 4 en az ışık için... :) Daha 2025 Aralık'tayız... :) Aslında 2. dönem için mobil uygulama projesi yapacaktım ama sırf bu Damla'nın mucizesi de olsun diye kalmak pahasına da olsa mobil oyun yapacağım... :) Bunun ki de aksın diye sırf... :) Yayınlanan ilk oyunumda bomba balonu var, ghost balonu var, hacker (matrix) balonu var, standart puan balonları var, gold balonu var, hız balonları var (mega fast, fast, slow, mega slow)... Bunların her birinin ayrı özellikleri var... :) Ayrıca leaderboard da var... Zorluk seviyeleri de var. Ryan yaparsa güzel iş yapar beyler, flappy bird'ün çok daha farklı ve gelişmiş versiyonu bu oyun... :) Başka özellikler de var elbette... :) Çok boqtan iş yapmaz Ryan... :) 2. oyun platform oyunu mesela... :) Ama onda daha başlangıcı geçtim, ortaya yaklaştım onda da... :) Daha var ama epey işi onun da... :) Şu finallerden sonra ona da başlayayım... :) Bir oyun tetris tarzı bir oyun, bir oyun da arabayla paket teslimatı (kabul ediyorum bu en boqtanı ama bunu bile güzelleştirecek Ryan) Taşı da altına döndürürsem sadece o altınların yarım gramı ile dondurma alacağım ben ve Elif'e inşallah... :) Başka da kullanmayacağım o altınları hatta taşa tekrar geri döndüreceğim inşallah... :)
Damla da diyor ki sanırım benim mucizeyi de onayladı mı Tanrı? Evet, seninkini de onaylar gibi oldu. Hatta bu cümleyi aklımdan geçirince net olarak onayladı. Tahminimce senin de efrada girmeni bekliyor Tanrı... Yani Tanrı'nın ululuğunu işitmelisin belki de. O yüzden oyunları ve palavraları bırak, tövbeye gel ve iyilikte yarış sen de... :) Eğer ki sen efrada girersen ve ben de 50 oyun yaparsam senin mucize cepte bence... :) Demedi deme... :) Hatta Elif'in de efrada girmesi gerekebilir ama o ya girmiştir ya da Ryan'la tanıştıktan sonra girer çünkü onun ve benim zamanda yolculuk ile alakalı olanı direkt onayladı Mevla... :) Ryan'la Elif çıkmaya başlasınlar, Elif 22, Ryan da 33 olsunlar aikido ve karatede bizim mucize direkt cepte sanki... :) Hatta şöyle bir şey olma ihtimali bile var, eğer ben zamanda yolculuk yaparsam Elif ile ve aynı zamanda 50 oyun da yaparsam yaşamımda ki Mevla bilir ne kadar yapacağımı, senin mucize belki erken bile başlayabilir... :) Hatta bu son cümleyi de onayladı Mevla... :)
Hatta Muhammed'in mucizeyi de düşündüm ben beyler, onun bir tanesi namaz ile, diğeri de oruç ile olsun, tam doğru yoldan olsun onunkiler... 3.'sünü de kendi belirlesin. Senesini siz belirleyin... Mesela deyin ki atıyorum 15-20-25-30-40 sene boyunca namazları çok az kazaya bırakma ihtimali dışında onu da baştan belirleyelim, hepsini vaktinde farzı ve sünnetleriyle kılıp hepimiz için de dua ederse Muhammed, 1. mucizesi olsun onun da... :) 2. mucizesi de gene 15-20-25-30-40 sene boyunca mesela ramazan oruçları + pazartesi ve perşembe oruçlarını tutarsa Muhammed çok ufak tefek istisnalar dışında onun da ikinci mucizesi gerçek olsun... 3. mucizesini de kendi seçsin... :) Muhammed'in mucizelerini ben yapamam dostlarım, bana ağır gelir ikisi de, hasta olmasaydım belki birini denerdim ama muhtemelen orucu alırdım ben... :) Belki benim mucizeleri de O yapamayabilir ama... :) Ben de 30 sene kadar olmasa da 10 sene kadar alacağım orucu iyice iyileştikten sonra, şimdilik bu ilaçlarla zor... :) 50 yaşından sonra 10 sene ramazan orucu + pazartesi perşembe oruçları tutup, bir de Bilgin Abi'yi de hackleyebilirsem sanırım benim 3. mucize de olacak... İşaret böyle gelir gibi oluyor... :) 50 yaş şart değil ama 45 yaşta da başlanılabilir... :) Ancak böyle işaret veriyor Tanrı bana da...) Yaparım diyorsan Efe, Muhammed'in mucizelerinden birini sen de orucu al bence, ama sana ağır gelebilir, iyi düşün... :) Sen de baştan seç istisnayı... :) Bence biz bu orucu kesin almalıyız Efe çünkü oruç tutan adam yarış atı hızıyla Mevla'sına yaklaşırmış beyler, bunun gibi bir lafı Mevlana'dan işittim Divan-ı Kebir'de... :) Bu mesajı eğer 2025 sonlarından önce okuyabiliyorsanız bence Muhammed sen birine 30, diğerine de 40 sene demelisin eğer Mevla sana ömür verirse ki inşallah da verecektir o da benim dileğim veya duam olsun... :) Ama sen de gene de Mevla'dan da işareti al önce Muhammed... :) Sen de al işaretleri Efe... :) 2025 Aralık'ta okuyorsan ilk defa, birine 20, diğerine 25 desen olabilir ama... :) Oruç daha zordur Muhammed bence namazdan, o bakımdan bu mesajı bence sen 2025 Aralık'tan önce okuyabiliyorsan, oruç 30 sene iyidir, namaz da 40 sene iyidir... :) Namaz kılan da çok insan vardır ama her namaz kılan da yapamaz beyler bu mucizeyi, yapsa yapsa Muhammed gibi bir adam yapar... :) Eğer Muhammed de bu mesajı 23-24-25-26-27 yaşlarında gibi ilk defa okuyorsa, önceki oruç ve namazları demleri olsun O'nun da ve üzerine eklesin bu yılları bence onları dem dönemi olarak kabul edip... :) Yani bu mesajı o yıllarda ilk defa okuyorsa belki ilk mucizesi 53-54-55-56-57 yaşlarında, ikinci mucizesi de 63-64-65-66-67 yaşlarında olacaktır onun da... :) Muhammed'in oruç ve namaz mucizeleri olsun bunlar, onun gibi bir adama çok yakışır bence beyler bunlar... Hatta Tanrı bu sözün üzerine işaret mührünü gene vurdu bana, kesin Muhammed'e de vurur... :) Efe'ye de çok yakışır oruç mucizesi diye düşündüm, hatta bunu da onayladı Mevla... :) Bana da çok yakışır dedim bu oruç mucizesi beni de onayladı Mevla... :) Ancak bana yanına hack de gerekebilir beyler, onu söylemedim... :) Efe bence 40 sene namaz sana ağır gelir, sen Muhammed gibi bir adam değilsin çünkü, onu hiç seçme bile... :) Ama sen kıl gene de namazı kılabildiğin kadar... :) Hatta sizin lafınızı yani 10 sene oruç (Ramazan orucu ve pazartesi-perşembe oruçları) + hack deyince onayı vurdu bana Mevla 3. mucize için... :) Hasta olmasaydım 30 orucu denerdim ben de hacke gerek kalmazdı... :) Neyse ben gene de memnunum halimden... :) Demek ki benim Bilgin Abi'yi hackleyebilmemi tam 20 sene oruç değerinde sayacak Mevla sayarsa... :) Yardım et bana büyük, hacklet bana şu Bilgin Abi'yi vakti geldiğinde... :) Demek ki Bilgin Abi'yi hacklemek 20 sene oruç tutmak gibi beyler aşağı yukarı belki de adamına göre, 10 sene de siz tutun oruç yeterince iyiyseniz belki siz de bir mucize alırsınız. Denemesi bedava... Ben böyle dedim diye de bütün millet Bilgin Abi'yi hacklemeye kalkacaktır bilhassa iyi hackerlar... :) Ben seni hacklemeyi deneyinceye kadar iyi koru Bilgin Abi bilgisayarı... :) Ben denerken biraz açık verebilirsin ama... :)) Gerçi mucize isteyen insanlar zararsızdır ama gene de belli olmaz... :) Bu Bilgin Abi'yi çok iyi bir adama benzettim ben, üzmeyin sakın Bilgin Abi'yi... :) O zaman mucize yerine hava gazı alırsınız şimdiden söyleyeyim... :) Bilgin Abi'yi hacklemek 20 sene oruç tutmak gibiyse bence büyüğü hacklemek 25 sene oruç tutmak gibi de olabilir beyler ama buna işaret gelmedi ama tahminime göre hemen hemen öyle, hatta Messi'yi hacklemek 30 sene oruç tutmak gibi bence beyler, oruca gerek de kalmayabilir mucize için... :) Ama bu son dediklerime onay mührü vurmadı elbette Tanrı... Bu son cümleye onay vurdu... :) Ancak büyük kapasitesinde bir adam Messi'yi hackleyip oruç ve namazla ve hatta çeşitli iyiliklerle de epey desteklerse ona da bir mucize olabilir bence, doğrusunu Mevla bilir... :) Bizim kapasitemiz büyüğün yanına yaklaşmaz beyler, buna da onay vurdu Tanrı çünkü... :) Büyükte yüksek kapasite var, onun doğum kodları öyle... :) Büyük Gandalf gibi bir adam, biz ancak hobbitler gibiyiz... :) Gandalf gerçekten sensen büyük Khazad-dum köprüsünde seni çok önemli bir sınav bekliyor... :) Ben hobbitlerden biri olduğumu hissediyorum ama hangisiyim bilmiyorum? Ya Pippin'im, ya Meriadoc'um, ya Sam'im, ya Bilbo'yum ama Frodo değilim gibi, ama Frodo'nun kılıcını elime aldım... :) Frodo en kilit adam beyler, tüm kaderimiz ona bağlı Frodo kimse... :) Satranç oynarken kendimi Pippin gibi hissediyorum yani şimdilik Pippin gibiyim yani dumbest of the hobbits, savaş sanatları çalışırken Meriadoc gibi, oyun yaparken Bilbo gibiyim, pek alakası yok gibi gözükse de size bence var, hackleyebilirsem de Samwise the Brave olacağım sanki... :) Tanrı biliyor benim hangisi olduğumu... :) Bu son dediğime de onay vurdu Tanrı... :) Aslında Samwise kadar güçlü de değilim ama burada roller biraz farklı dağıtılmış... :) Burada belki de kas gücünden çok hack ve yürek gücü gerekecek bize... :) Frodo'nun yükü en ağırı beyler, o yüzüğü taşımaya Gandalf bile yanaşmadı... :) O yüzüğü taşıyan şeytanı da üzerinde taşır beyler, ben hiç böyle hissetmiyorum... :) Hobbitler piyonlara benzer bence beyler,, şahımız piyon değildir, o en büyük destekçimiz ama filmde pek yok gibi... :) O bakımdan belki Muhammed Frodo olabilir ama ya da bir başkası, ben en fazla Samwise olurum, Efe de Meriadoc olabilir, en budala olanımız da Pippin'dir kesin... :) Belki de ben Pippin'im... :) Bence Muhammed ile Ryan, bana öyle geliyor ki Frodo ve Sam'dir beyler, daha birbirimizi tanımıyoruz ama... :) Çünkü bu piyonlar da yan yana A ve B'de... :) Bana öyle geliyor ki biraz fazla cesur bir Pippin'imiz olacak, yanına bir de Meriadoc'umuz olacak... :) Bunlar da G ve H'de olacaklar... :) Bana da amcam der ki sürekli Mordor yollarında romantik komediye yer yoktur Eray... :) Aslında G piyonumuz benim yerime Samwise ve ben de Pippin olmalıydım belki de cesaret bakımından ama sanki roller böyle geldi gibi çünkü Ryan wise'lık bakımdan ancak Samwise olacak bir adamdır... :) Bir de bize Smeagol lazım beyler, ona da en çok benzeyen Ryan'ın nefsidir gene bilhassa gulyabanileştiğinde... :) Ryan nefsini de az çok tahmin ediyor beyler, Ryan'ın nefsi en çok eşeğe benzer, ikinci olarak gulyabaniye benzer ve üçüncü olarak da ejderhaya benzer... :) Ama bu Smeagol belki film sonunda kurtuladabilir gibi bu filmde... :) Bu Smeagol bazen yolu gösterir bazen de Ryan'a hile yapar... :)
Elif eğer Ryan ile sevişirse Smeagol'la mı sevişecek diyorsunuz, hayır aslında Samwise ile sevişecek ancak nefis bakımından normal bir sevişme olursa eşek aklına gelecek, tek bir biçimde Gulyabani yani Smeagol aklına gelecek, onu da nefsi gulyabaniye benzer olanlar söylesin, ateşli bir sevişme olursa ejderha aklına gelecek... :)
Elif'e de bir rol var bu filmde, aslında Elif'in rolü çok az filmde bir üçlemenin sonunda evlenirlerken var, bir de belki en başta vardır azıcık... Ryan'ın fotoğrafları gördünüz, Elif'i de öğrenmişsinizdir. Ryan Samwise'den, Elif de Samwise'ınkinden daha yakışıklı ve güzellerdir bence... :) Bizi birbirimize yakıştıracaksınız.
Damla ile yakışmıyorduk ama biz bence. Damla'ya da bir rol var beyler bu filmde... Damla da Arwen'dir. Ama iyilikte yarışmaya başladıktan sonra rol onun... :) Aragorn için de bir adayım var beyler. Bu oyuncuda da hem karizma, hem yakışıklılık, hem üstün hack yeteneği, hem de oldukça iyi bir cesaret var gibi. Aragorn için adayım Atıl'dır beyler... Bunlar çıksalarmış yakışırlarmış birbirlerine... :) Legolas için de bir adayım var beyler. Bu takımdaki en iyi Legolas adayı Bilgin Abi'dir. Onda da üstün hack yeteneği var çünkü. Büyük zaten en yetenekli olanıdır, ona zaten Gandalf demiştik... :) Gimli için de bir adayım var beyler. Gimli de süper zeka, uğraşsa o da yapar hacki, ama o işler bu adaya göre değil... Bizim Gimli de gerçek Gimli'den daha yakışıklıdır beyler. Gimli adayım da İbrahim Hoca... :) 3 hackerımız var zaten beyler 9'larda. Belki Ryan katılabilirse 4. katılacak... Ayrıca diğer kalemiz de hacker ama o Gandalf'ın bir dostu olan hacker... Onun ismini de bilenler bilir. Ayrıca Atıl da sağdaki filimiz de olabilir ama Atıl şöyle diyor sanırım. Ben sadece filmde olsam yeter Ryan, satrançta olmasam da olur. Eğer Atıl böyle diyorsa Google'da aratınca çıkan ülkenin en zeki adamını sağdaki filimiz yapalım bence... :) Beyler 1 adam hariç, hepimiz filmin sonunu görüyoruz... Gerçekte film sonu olur mu acaba? Ancak satrançta erken kopmalar olabilir... :) Bizim kadro ortalama yakışıklılık, güzellik ve yetenek gerçek film kadrosunu sollar beyler benden söylemesi. Gerçi her adamımızı tanımıyorum. Yetenekte kesin sollarız beyler de, güzellik/yakışıklılık ortalamasında da sollarız biz gibi... :) Cesarette de sollayabiliriz hatta diyorum ben... Şimdilik cesarette Samwise sollar Ryan'ı. Ama Ryan aikidoda 3. dan veya her ikisinde de 1. dan olursa karate de dahil, sollar o zaman Samwise'ı... :) En erken düşen adamımız da 9'lardaki en erken düşen adam olsun... Aslında bizdeki adam çok daha iyidir, yüzüğü almaya da çalışmaz ama ona da o rol kaldı mecburen kabul ederse... :) O da Boğaziçi'ndeki bir diğer fizik profesörü olsun, soldaki atımız hatta... :)
Ryan eğer gerçekten o 5 hobbitten biriyse Tanrı'nın onayladığı gibi, ben size ihtimalleri de söyleyeyim aşağı yukarı:
%30 ihtimalle Samwise beyler Ryan
%25 ihtimalle Bilbo beyler Ryan
%20 ihtimalle Meriadoc beyler Ryan
%15 ihtimalle Pippin beyler Ryan
%10 ihtimalle de Frodo beyler Ryan
Tam olarak ihtimaller de böyle bence... :) Aslında Ryan bunların hepsine benzer ama en çok birine benzer acaba hangisi? İçimden bir ses Samwise'ım diyor. Gerçi Frodo'nun kılıcını kaldırdım, hikayeyi de ben anlatıyorum ve Frodo gibi de filmin başında da hastalandım önceden iyiyken, ama şeytanın baskısı yok bende pek, yani yüzük yok gibi beyler yani en önemli şey yok gibi... :) Aslında tam Frodo'luk de rol var bende dedim ve Tanrı bunu da onayladı gayb yağmuru ile şimdi. :) Bence Frodo Muhammed, Samwise de Ryan beyler demedi demeyin... :) İkimiz gidiyoruz Mordor'a Muhammed senle gibi. Zaten oraya gidecek takımdaki gene en iyi adamlar da biziz gibi... :) Gandalf da yolu bilebilir ama... :) Başıma bir iş gelirse kurtarabilir misin beni Mordor'da diyorsun Muhammed. Seni kurtarsa kurtarsa ya Ryan kurtarır, ya da Efe kurtarır seni Allah'ın yardımı ile... Başka da kimse kurtaramaz seni bizim takımda bence Mordor'da... :) Mordor tam Ryan'lık bir yerdir ama sana baştan söyleyeyim... :) Korkmaz mısın Ryan sen Mordor'da diyorsunuz? Bir keresinde rüyada orklara kılıç çekiyordum beyler ben Mordor gibi bir yerde... Hemen uyandım ama... :) Gerçekte de Frodo'nun kılıcını çektim zaten Tanrı ilhamı ile... :) Rüyadaki kılıcı hatırlamıyorum ama Sting miydi değil miydi, değildi belki de, yıllar geçti aradan rüyayı göreli... :) Dark web olabilir mi beyler Mordor, biraz incelediğim en pis yer orası çünkü... Eğer dark web Mordorsa bizim takımdaki hackerlar epey iyi bilirler o Mordor'u... Ama hiçbiri temizleyemez orayı... :) Eğer Mordor dark webse, sen de öğren Muhammed şu hacki mecburen... İkimiz de Boğaziçi'ndeniz, ikimizin de öğrenmesi lazım şu hacki gibi... :) Ne diyorsunuz beyler Mordor dark web midir? :) Ona göre öğrensin Muhammed hacki... İçimden bir ses dark web Mordorsa da değilse de senin de hack öğrenmen gerekir diyor Muhammed... :) Hatta senin de 3. mucizen de Bilgin Abi'yi veya Atıl'ı hacklemek olabilir. Legolas mı Aragorn mu seç birini Muhammed. Ben Legolas'ı aldım, sen de Aragorn'u al istersen... :) Benim IQ son belgeli resmi ölçümde 130 çıkmıştı. Sende belki az daha fazladır... 130 her türlü yetmeli Muhammed hack için rahat ol, uğraşman lazım ama epey sabırla... :) Zaten sen 30 sene oruç tutarsan en fazla bir 5-10 sene arası daha tutman gerekebilir orucu 3. mucize için, çünkü Atıl'ı hacklemek bir tık daha zordur bence Bilgin Abi'den... :) Efe'nin hack öğrenmesine gerek yok bence beyler... O gelmeyecek çünkü büyük ihtimalle Mordor'a... :) Ama çok merak ediyorsa ona da belki geçerli olsun inşallah bir mucize de böyle... Ama bence o başka bir şey seçsin diğer 2 mucizesi için... :)
Senin yol haritanı çizmene de yardım etsin Ryan istersen Muhammed... Bence senin bilgisayar mühendisliği okumana gerek yok. Çünkü bir sürü fazla gerekli olmayan ders de öğrenmen gerekebilir... Ben okuyorum Ahmet Yesevi'de 4. sınıftayım bilgisayar mühendisliğinde... Ama C, C++, C#, Python ve Java öğrenmende büyük fayda var, bunlar öğrenilmeden hack zor... Önce alfabeyi öğrenmek gerekir bence, okuma sonra... :) Çok sallanarak ve bol örnek, kitapla ve kursla öğrense dahi en fazla 5 sene sürer... Ama biraz disiplinle hepsini 2,5 senede öğrenirsin çünkü hepsi birbirine benzer... :) Ardından hatta ilk 1 yıldan sonra bence sen yavaştan sibere dal... :) Sen de hatta direkt Atıl ve Busiber'den öğren hacki, son numaraları da bana öğretebileceği gibi sana da büyük öğretsin... :) Atıl'da gördüğüm kadarıyla 3 etik hackerlık kursu, 1 Python siber ile alakalı kurs, 1 telefon hackleme kursu, 1 web sızma ve bug bounty kursu var. Daha epey kurs var ama Atıl'da... Bunlar siber ile alakalılar... :) Sen camiden pek ayrılmazmışsın, Atıl da bilgisayardan pek ayrılmaz gibi... :) Ben aslında sadece 1' ini aldım ama zaman bulursam 6'sını da tamamlamayı düşünüyorum... Ayrıca Busiber'den de Linux ve etik hackerlık kurslarını da tamamlamayı düşünüyorum. 2 de SOC ile alakalı kurs satın almıştım başka yerlerden onları da tamamlamalıyım. 10 kurs etti.
Ayrıca tüm bunların yanında bir de Boğaziçi Siber Kampa katılmayı düşünüyorum. Ayrıca destekleyebildiğim kadar Hack The Box, Try Hack Me, PortSwigger ile desteklemeyi düşünüyorum... Tüm bunları yaparsam da en son büyüğün yanına son numaraları öğrenmeye gelmeye ve toolların çoğunu da büyükten öğrenmeyi düşünüyorum. İşte o zaman Mevla da yardımcı olursa Bilgin Abi'yi hacklerim... :)
Bu yol gayet iyi Muhammed, bence sen de aynı yolu izle. Önce 1 yıl programlama kurslarını incele Udemy'den... Ardından programlamayı hem 2,5 yıla tamamla hem de tüm bu yolu izle, bir de siber güvenlik yüksek lisans patlat. Ahmet Yesevi'de var uzaktan. Ben de hatta oraya devam etmeyi düşünüyorum ama burası tezsiz. Her lisans mezunu da okuyabiliyormuş... :) Ama baştan söyleyeyim hiç merakın yoksa bu işlere başka 3. mucize al kendine... :)
Bence Muhammed'in savaş sanatı ile pek işi olmaz beyler, o yapabiliyorsa hack yapsın... O da siber savaş çünkü... :)
Savaş sanatını yapabiliyorsa Efe yapsın bence, o da farklı bir şey yapsın bence... Sen bence tek savaş sanatı yap ama yıllarca aynısını yap... Mesela Wingchun'da 5. dana gelmen 15-25 yıl arası sürermiş... :) Ama sende biraz cesaret bizden fazla gibi dolayısıyla senin 6. Dana gelmen gerekebilir... Böyle deyince Mevla çok hafif ve şimdi de normal bir onay verdi... :) 6. dana gelmek de 20-30 yıl sürermiş. O kadar yapar mısın? Senin 2. mucizeni de bulduk Efe, her 6. dana gelen de mucize alamaz Efe onu da iyi bil... Öncelik çok temiz kalpliliktir ve bilgeliktir biraz da, sen bunu oruçla da destekleyeceksin inşallah, hatta arada namazlarla da... :) Var mı merakın Wingchun'a? Son mucizesini de başka bir eren söylesin beyler Efe'ye... Örneğin Muhammed... :) Sen de onay al Mevla'dan Muhammed... :) Bence bilgelikle alakalı seç Muhammed son mucizesini Efe'nin... Efe de 3 ümüzün en bilgesi olsun... :)
Ryan işe bir başlasın inşallah 20 sene boyunca 4er gram altın da dağıtacak beyler ama bunu iyilikte yarışmak için yapacak, mucize için değil... Ama bu da elbette mucizeleri destekler... :) Bence Efe de aynı yardımı yapabilir beyler, ilk 10 sene ayda 1 er gram altın dağıt fakirlere Efe elin biraz alışsın, ikinci 10 sene 2şer gram dağıt, üçüncü 10 sene 3er gram dağıt ve son 5 sene de 4 er gram dağıt ve senle 960'ar gramlık aynı maddi altın yardımımız olsun... :) Sen de ancak 35 sene çalışırsın Mevla ömür verirse gibi... :) İstesem sen beni geçersin bunda ama Mevla benim gönlüme böyle yazdırdı, senle altın yardımımız tam aynı olsun... Hatta Muhammed de bize katılabilir isterse... :) Ondan da altın olarak yapacaksa tam olarak aynı yardımı bekliyoruz... :) Hatta Mevla gene yağmurla onayladı bunu... Hatta sen de yapabiliyorsan Efe gibi yap Muhammed... :)
Bir yerlerde daha ben bu yazıyı yazmadan okumuştum Efe'nin oruç mucizesi de bilgelik mucizesi de patladı beyler diye, bir tek Wingchun kalmış sanırım, rahat ol Efe ikisi de patlamaz ama tüm borçlarını ödemelisin... Tam vazgeçecek gibi olacaksın belki de birinden ya da ikisinden de ama tam o anda Mevla sana kuvvet versin ve en az 2 kat güçle devam et bence... :)
Beyler bu Efe'nin bilgelik mucizesi Ryan'a ya da Muhammed'e gelseydi onlar büyük ihtimalle yaparlardı bu mucizeyi... Ama onların mucizeleri farklı... :) Çünkü az çok hatırlıyor ya da tahmin ediyor Ryan bu mucizeyi... Bu bilgelik mucizesi olsa olsa yapmakta en zorlananımıza olur. Ancak Mevla Ryan'ın kaleminden Efe dedi... :)
Damla'yı da box veya kick box yaparken görmüştüm bir videosunda... O da demek ki Ryan'ın aikidoya başlamasını beklemiş, hatta bırakmasını belki de... Sanırım Ryan Damla'yı aikidoda ayrıldıktan sonra gördü. Vay aq dedi içinden Ryan, kıza bak ne yapıyor... :) Ryan tam 2 sene yaptı Damla yaklaşık, sen de en az o kadar yapmalısın Ryan ile yarışıyorsun demek ki... Damla az serseri değildir beyler. Ona aikido, hatta karate, hatta wingchun kung-fu bile hafif gelir beyler. Onun kodu mu oturtması lazım anlaşılan... :) Sonra sen de doğum izni ya da moladan dolayı bir ara verebilirsin... :) Damla Ryan'ın hedefi, 3. Dan Aikido ve 3. Dan Karate, 4 çok iddialı ikisi için de... Sen de kendininkine Ryan'ınkilerden biri kadar yani Ryan'ın yarısı kadar devam edersen seni en az Ryan kadar cesur sayacağız sana söz... :) Sen diyeceksin ki Ryan kadar da devam edebilirim ben, o kadar devam etmene gerek yok Damla... Dövüş makinesi olmanın gereği yok... :) Ryan'ı Damla serseri yaptı biraz, Damla'yı da Ryan serseri yapsın biraz... Yukarıya serseriler de lazım çünkü... :) Damla sen seversin kuşakları seninki sanırım kick-box da olabilir ama emin değilim, pek dikkat etmemişim sonra da göremedim çünkü beni engelledin, seni kızdırdığım için sanırım... :) Anlaşılan Tuğrul pek kuşakları iplememiş direkt boxa başlamış bir ara... :) Ben baktım yapay zekadan senin için Damla, sanki sizinki daha hızlı ilerliyor... 3. Dan olmak 6-8 yılmış Damla, en az bu kadar yapmalısın anlaşılan, bu kadar da yaparsın artık... :) Benim ise 14-18 yıl kadar yapmam lazımmış... :)
Ryan önün boş ilerleyebilirsin lafını işittim sanki beyler sizden, seni çaprazdan filleri kesiyor ama arkanda da büyük var dediniz, sanırım önümde de Muhammed varmış sanki böyle okudum gibi... Muhammed'i birkaç el Allah korumuş, Allah korur beyler Muhammed'leri... :) Sever Allah Muhammed'leri... Partiyi siz gördünüz beyler, ben de gördüm bir kere notasyonu ekşide ama hiç incelemedim... Hatta Muhammed de kavgayı ettikten sonra hatırlamama göre A6'ya bile gelmiş sanırım bana yer açmak için bir daha erip, bunu sanki bir kez ekşide okumuştum... :) Benim önüm açılmış sanırım, partiyi görmüyorum ama harbi söylüyorum... Bu oyunda düşünme süresi var epey, süresiz bu oyun... :) Ama biz ölene kadar tamamlanacak gibi... :) Bunlar diyor ki Muhammed'i korumazsanız alıyoruz kaleyle dediler size, bizim sol çaprazdaki filimiz kimdi? Bilgin Abi ise, koruyun Muhammed'i, beni de arkadan büyük koruyor kaleyle sanırım... Ama beni de çaprazdan filleri kesiyor da olabilir ama gerçi ben 2 defa erdim o yüzden A4'te olmam lazım... Muhammed A6'ya gelmiş sanırım en son okuduğumda... :) Bizim sağdaki filimiz kimse o korusun Muhammed'i A6'da... :) Eğer ben A3'teysem bu demektir ki Muhammed A5'te... Demek ki bunların Yeşil Cin dedikleri adam dayak yedi, Muhammed de bir adam dövdüğü için, bunlar da mecburen Muhammed ile Yeşil Cin'i aldılar... Çünkü Muhammed de bir adam dövmüş diye okudum sanki... :) Sağlık olsun Muhammed, seni hiç tanımasam da bizim takımın belki de Şah'dan sonra en önemli adamı olabilirsin sen. Belki de partinin oynanması için bunu yaptı Tanrı, öyle düşün... :) Döven sen değilsin, bizzat Tanrı'nın kendisi... :) Sanki ben 55 yaşında kavga edeceğim diye okumuş olabilirim ya da hiç etmeyecekmişim gösteri maçı sayılmaz çünkü... :) Daha 39'a basmadım 23 Aralık 2025'teyiz, 3 Ocak'ta başlarım demiş olabirim beyler ayetleri ezberlemeye, jet hızıyla oynanmaz bu parti ömür sürer... :) Şah kanadında neler oluyor bilmiyorum hiç... :) Büyük de diyor ki hadi Ryan ereceksen er, sıkıldım benider burada beklemekten diyor... :) Yağmur bazen sık damlıyor beyler de ermek çok kolay değil, hatta şimdi bir daha damladı. 4 Ocak'ta da finaller var zaten... Ben Muhammed kadar kolay eremem beyler, o benden daha iyi belli ki... :) Belki gene hemen eremem biraz zaman gerekebilir belli olmaz bu işler en azından Elif ile tanışmam da gerekebilir, şu dediğim gibi 30 gün boyunca tasavvufa ve dine biraz meyledeyim en iyisi... :) Sabah saat 04.50'yi geçiyor beyler... :) Tahminime göre beyler ersem ersem 55 yaşına kadar ancak 1 defa ererim herhalde, sonra da kavgayı yaparsam çapraza geçerim dövebilirsem, gerçi ben en geç 42 yaş gibi dojoya dönmeyi düşünüyorum... 13 sene ayrılmazsam dojodan aikidoda 3. dan, karatede de ya kahverengi ya da 1. dan gibi olurum herhalde çünkü 2 sene yaptım aikido ve 3.kyu'ya geldim... :) Bunlar da diyor ki Ryan Amerika'ya gelsin döveriz onu burada oyun dışına almak için 1 kere... :) Ryan da o kadar enayi değil, tek başına 348 milyon arasına gelmeye yanına Elif'i alıp... O kuralı da baştan koyalım beyler herkes kendi ülkesinde kapışsın bence yurt dışı sayılmaz... Dövseniz de Ryan oyundan çıkmaz, kendi ülkesinde döven olursa oyundan çıkar... Diğer figürler alamaz mı Ryan'ı derseniz onlar alır aslında koruyan olmazsa... Onlar diyor ki korurken de alırız Ryan'ı biz, valla orasını ben de bilmiyorum alır mısınız alamaz mısınız... :) Bunlar diyor ki karşıdaki takımın en deli adamı Ryan... :) Belki de doğru diyorlar... :) Her taşın altından Ryan çıkıyormuş... :) Hz İsa da öyle dermiş sanırım, taşı kaldırın altında ben varım dermiş yanlış hatırlamıyorsam... :) Tahminime göre mucizeyi gerçekleştirirsem B7'deyim başka ermezsem, başka erersem mucizede B8'deyim... Ya da mucizeden sonra bir daha erip B8'deyim... İçimden bir ses sanki benim de bir kavgam var diyor, gösteriyi saymıyoruz ama... :) İçimden bir ses bu Ryan da mucizeyi gerçekleştirebilirse bir şekilde B8'de vezir çıkabilir diyor... :) Muhammed de belki A8'de vezir çıkabilir bu gidişle... Şimdiden A6'ya geldiyse eğer... :) Bu gidişle belki de Ryan A4 olmadan bile Muhammed önü boşsa A7 bile olabilir bu hız ile... :) Muhammed sanki epey hızlı gidiyor beyler... :) Fazla hız iyi değildir, biraz yavaşla bence biz daha gerideyiz.. :) Efe ne yapıyor acaba, sanki o da bir kavga etmiş olabilir, öyle bir şey okumuş da olabilirim... Ama o da oyunda sanırım... :) Efe'nin yanındaki piyonumuz Aksel mi yoksa büyüğün seçtiği başka bir adam mı? Onu da büyük seçecekti... :) Oraya da dikkat edin... :) C ile F hattından haberim yok... :) Aslında D'den de haberim yok ama E piyonumuz erken düştü beyler ülkesi için takımın en cesur piyonu o idi... :) O da erseydi onu da bir kare ileri alıyorduk aslında ama sanırım o önce erdi sonra ölümüne kapıştı ülkesi için... :) O bir adam indirdi, onu da biri indirdi... Yanlış hatırlamıyorsam Fransız Açılışı oynanıyor beyler olaylara göre... :) Fransız Açılışı'nı iyi bilenler bizim koçumuz olsunlar... :) Partiyi görmem lazım benim de size bilgi vermem için, belki Tanrı bana partiyi gösterir, ilkinde ya benim akıl biraz uçuktu ya da dikkat etmedim... :)
Bir de beyler bunların ya rahiplerden ya da papazlardan biri sanırım ' Muhammed(im)'e Dokunma' gibi bir şey duymuş... Adam da korkmuş hatta, ben de severim Hz Muhammed'i, niye böyle bir şey duydum demiş... O adam korkmasın, inşallah o da iyilerdendir... Gerçi o bizim takımdaki Muhammed için duymuştur bunu ama o da anlamış Muhammed isminin büyüklüğünü... :) Bizim takımdaki Muhammed camiden çıkmaz diyorsunuz beyler diyorsunuz, yapsa yapsa o yapabilir bunu, biz camiye çok arada bir gideriz çünkü... :) Ancak iş yerindeyken neredeyse hiçbir cumayı kaçırmazdık. :) İş yerindeki arkadaşlarım camiye giderlerdi genelde, ben meydana giderdim pazar yeri gibi yere cuma için... :) Bir kere bile camiye gitmedim onlarla diye hatırlıyorum ama emin olamadım da en fazla 1 kez gitmişimdir gittiysem ama hatırlamıyorum, sanki 1 kez bizi patron belki arabayla camiye götürmüş olabilir, hayal meyal öyle bir şey kalmış aklımda, çünkü o zamanlar pandemi vardı... Hatta o iş yerinde çalıştığı dönemlerde Serhat'a söyleyin şunları 1 kez camiye götürsün diye okuduğunu bile hayal meyal hatırlıyor gibi, ama bunu daha net hatırlıyor... :) Bizim patronu da çok severim ben, o da çok iyi adamdır, ancak iş bana göre değil... :) Muhasebe işleri açmadı beni hiç... :) Bilgisayar işleri çok hoşuma gidiyor ama... :) Havadar mekanı daha çok severdim ben. Daha sonradan gittim ama camiye... :) İyi dualar oku Muhammed hepimiz için, Allah senin dualarını kabul ediyor gibi... :) Ryan da şimdi abdest alıp, namazlara dursun, birazdan akşam okunacak... Şükür, sabah, öğle, ikindi ve akşamı kılsa yeter Ryan... :) Ryan akas tukas ilerliyor beyler, sanki biraz Efe de akas tukas gibime geliyor ama Muhammed çok sağlam ilerliyor Allah nazar değdirmesin... :)
O muhasebe işinden de tam çıkacak gibi olur, canlıyı görünce tamam der Ryan, devam edeyim çalışmaya... Hep bu döngü tekrar eder tam 1 sene boyunca... :) Önce 6-7 ay çalışır Ryan full-time çok yoğun tempoda... Sonra Allah'ın bir hikmetiyle kolu kırılır Ryan'ın işe giderken sanırım karda düşüp, onu bile yavaş yavaş unutmaya başlamışım 4 seneden de fazla zaman geçmiş çünkü üzerinden... :) Tam 4 ay rapor verirler Ryan'a... :) Çalışırken 15 günde bir yaklaşık çeyrek asgari ücret kadar harçlık alır Ryan patrondan... Aslında hata Ryan'daymış, çünkü işe girerken stajımı tamamlasam yeter yani mali müşavirlik stajı sizden para istemem dedi patrona... O da öyle şey olmaz dedi patron, senin sigortanı yaparız harçlığını da veririz cebine dedi patron, biz de anlaşıp başladık işe... :) O 4 ayda da devletten tam asgari ücret kadar canlıyı alır ve çok mutlu olur o 4 ay boyunca kolu alçıda olmasına rağmen, çünkü maaşının belki de yaklaşık 4/5'i kadarını babasına verince mest olur Ryan adeta... :) Sonra işe geri döner ve akabinde de part-time'a döner Ryan son 1-2 ay kala da... Belki 2 ay bile olmadan belki 1 ay kadardır part-time yani 3 gün, ondan da sıkılır ve istifayı basar Ryan... :) Yakar mali müşavirlik stajını ve ardından da bilgisayar mühendisliğini kazanır ve şimdi de 4. sınıfta Ryan... Biraz ama matematik dersleri de verir harçlık kazanmak için bu sürede 2 ayrı öğrenciye... :) Birine Ryan gider, biri de Ryan'a gelir öğrencilerden... :) Ryan'a da dua edin artık, çok hastalık, yoksulluk, aşağılanma hatta bir zaman da korku yükünü sırtlandı Ryan... :) Bunların hepsine eyvallah dedi Ryan... :) Korkuyu 1,5 sene kadar hissetti Ryan, aşağılanmayı 5-6 sene kadar net hissetti Ryan, yoksulluğu daha da uzun hissetti Ryan ve hala devam ediyor, hastalık ise yoksulluktan da uzun o sanki azalarak ömür boyu gibi... :) Bilhassa senden dua bekliyor Ryan Muhammed, senin duan yardım eder ederse Ryan'a ancak... :) Başkalarının ki de edebilir ama... :) Aşağılanma artık hiç aklına bile gelmiyor, hastalık da epey azaldı ama ömrünün sonuna kadar sürecek gibi, korku zaten yok, dua edin de hafif bir işe başlasın Ryan Ekpss ile devlette, en azından bir memur maaşı kadar alsın Ryan da yoksulluktan da kurtulsun artık... :) Ancak Ryan şimdilerde çok mutlu bu son üniversitesine başladığından beri son 3-4 yıldır. 2022'de kazandı, 2026'ya girmek üzereyiz, dersler de iyi gidiyor çünkü... :) Çünkü buraya çok iyi uyum sağladı Ryan... :) Ben size söyleyeyim bunların içinde en kötüsü aşağılanmaydı, ikinci en kötüsü korkuydu, üçüncü en kötüsü hastalıktı, dördüncü en kötüsü de yoksulluktu... :)
Neden aşağılanma korkudan daha kötüdür söyleyeyim, korkuyla biraz cesaretiniz varsa yüzleşebilirsiniz ve liseyi bitirebilirsiniz rahat bir şekilde, ama aşağılanmışsanız üniversitede çakarsınız Ryan gibi... :) Korku en fazla hastalığa zemin hazırlar, aşağılanma ise hepten hasta eder adamı... :) Belki de Ryan bu dertleri ezelden kendi seçti, çünkü rüyalarında da 2 veya 3 yük seç dediler Ryan'a, bunlar senin yükselmen için dediler... :) Ryan da yoksulluğu, hastalığı ve aşağılanmayı seçmiş... :) Mesela açlığı seçmemiş, fakirliği seçmemiş, açıkta kalmayı seçmemiş, aldatılmayı seçmemiş, ihanete uğramayı seçmemiş... Başka yükler de vardır kesin... :) Korkuyu da hemen hemen herkese az da olsa yükler Tanrı ömrünün bir döneminde ayette de geçtiği gibi... :) Aşağılanmayı almayabilirmişim aslında, o 3. yük fazla gelmiş bana... :) O en ağır yüklerden biridir beyler, üstelik bende süresi de uzun olmuş onun ama Allah'tan her zaman hissedilmedi, ara ara hissedildi... :) İçimden bir ses herkese en azından 1 yük seçtirirler diyor... :) Bana 2 veya 3 seç dediler, ben de 3 seçmişim... :) Rüyamda da gördüm hatta, sordum hatta aşağılanma nedir dedim, onlar da sana en fazla ezik veya geri zekalı derler dediler, yazıyoruz bu yükü de dediler, aslında almak istemedim ama gene de bir şey demedim... :)
Bir çocuk da diyor ki sana en azından bunları demişler Ryan, bana korkak diyor bunlar... Demek ki ben de o yükü seçmişim diyor, bu çocuk... :) Doğru diyor, büyük ihtimalle o da bu yükü seçmiş... :) Ama artık ben onun yükünü kaldırıyorum. O çocuğu da yeter bu kadar aşağıladığınız, artık o çocuğun lakabı aslandır... :) Ryan verdi o çocuğa yeni lakabı, sizin Ryan'a taşak lakabını verdiğiniz gibi... :) Hoşuna gidecek onun bu yeni lakap, bir demeye başlayın hele... :) Ona cesaret verin beyler okulca, o çocuğu da özel birine benzettim ben... :)
Hatta biri daha dert yanıyordu, bunlar beni de aşağılıyor Ryan, beni de kurtar diye... :) Seni ne diye aşağıladıkları aklıma gelmedi ama bu çocuğu da aşağılamayın... Sen Allah'a dua oku, seni O kurtaracak merak etme, demek ki şimdilik senin de sabrını ve dayanıklılığını ölçüyor öyle düşün, ömür boyu sürmez bu dert, şimdilik sabret, inşallah sen de tez kurtulursun bu dertten... :) Aşağılamaya devam edenler, er-geç kendileri aşağılanacak hale gelirler, benden söylemesi demedi demeyin sonra... :)
Bunların hepsi Hz İsa cinsinden dertlerdir beyler, şimdi anladınız sanırım Ryan'ın neden Hz İsa'ya benzediğini... :) Bütün bu dertlere rağmen hala Ryan çocuğunun bir ismini İsa koymak istiyor... Çünkü Hz İsa fazla iyidir... :) Hz Muhammed daha da iyidir ama bizim çocuk o kadar namaz kılamaz bence... :)
Namazlara da eğildik beyler, Mevla kabul etsin... :) Saat de 22.30 olmuş... :) Bu arada sevdim mi aslan yeni lakabını? :) Abinler sana böyle demeye başladıktan sonra daha çok seveceksin, hatta belki de bana dua edeceksin sanki... :) Ama sana manitaları da gösteriyorlarmış daha sonra, sen de hiçbirini beğenmiyormuşsun benim gençliğim gibi... :) Biraz büyümen lazım senin de demek ki... Sana bir tavsiye, içini güzel bulduysan, dışı da orta halliyse kaçırma derim... :) Vardır böyle çok kız, hatta kızların çoğu böyledir... :) Bana da Elif 2. gelişimde pas vermezse 3-5 sefer, ben de mecburen böylelerine yanaşacağım mucizeyi kaçırmak pahasına da olsa... :) İnşallah Elif pası verir Ryan'a da gol yaparız... :)
Ne güzel bir gün... :) Keyifli bir cumartesi... Neşemiz yerinde... Rab'be çok şükürler ve elhamdülillahlar olsun... :)
Sabah 6.30 gibi yatıp 14.30 gibi de kalkmışız dostlarım... Yani tam ideal zamanda... :)
Biraz kahve ettik (yanlış yazmışım beyler ya kahvaltı ettik demek istedim ya da kahve içtim ya da ikisi de) ve halamızla görüştük, o arada bizi uyanmadan 1 saat önce ama uykulu olduğumuzdan da açmadık... :) 1 saat kadar daha keyif yapıp, ardından kalkmışız... :)
Şimdi de saat 15.40 olmuş dostlarım... :)
Dün ders de çalışmadık dostlarım, yani ders de namazlar da yalan oldu... Bari bugün tutalım bir ucundan... :)
İster istemez biraz kibir kalır içimizde sanki, onu da günde 1 vakit 5'i 1 yerde namaza durursak Allah'ın izniyle alır o kibri de inşallah Rab'bimiz... :)
Yani secdelerden fazla uzak kalmak da pek iyi değildir ve biz bazen fazla uzak kalıyor gibiyiz beyler, doğruya doğru... :) Bazen 3-4 hafta kadar hiç namaz kılmadığımız dahi oluyordur... :) Yani 1 aydan fazla pek olmaz sanırım seceresini tutmadım ama... 1 hafta bile secdeden uzak kalmak kibre sebebiyet verir dostlarım eğer siz de bununla savaşıyorsanız... :) Bazılarınız diyecek ki aslında 1 gün bile verir Ryan... Evet beyler belki 1 gün bile verir ama az verir pek fark edilmez... Ama 1 ay uzak kalın benim de son zamanlarda tahmin ettiğim gibi, yakışıklılığınız da, nurunuz da biraz azalır... :) Kibir hissedilecek gibi olur... :) 1 ay olmuş mudur bilmiyorum ama ben de epey uzak kaldım, belki arada bir defa varmışımdır... 1 ay olmamıştır belki... :) Tahmin bunlar beyler... :) İsterseniz size bir fotoğraf atayım... :)
Bir test yapalım... Hatta bu teste tüm meraklı müslümanları beklerim secdelerden uzak kalmış olan. Bir ay boyunca secdeye varayım her gün en az 2 rekat banko ve bazen de 20 rekat ve tespih ve alimlerle de destekleyeyim bunu... Hatta biraz da Kuran-ı Kerim okuyayım 3 günde 1... :) 3 günde 1 en azından 40 ayet kadar okuyayım kaldığım yerden 2. turda Elmalı'lıdan... :) Bir fotoğraf da tam 1 ay sonra atayım... Aradaki farkı siz görün... :) Bakalım 1 ay Mevla'ya yaklaşmak ne kadar fark ettirmiş... :) Şimdiki halim de fena değil ama bunu da bana Mevla yazdırdığına göre ben 1 ay her gün secdeye varayım görün siz farkı kendi gözlerinizle... :) Şimdi 20 Aralık 2025'teyiz... Unutmayalım bir fotoğraf da 20 Ocak 2025'te atacağız... :) Her gün oku diyeceksiniz Ryan ama her gün fazla gelir beyler bana Kuran-ı Kerim, bir kere okumama rağmen kitabı hala daha bazen tırsıyorum okurken... :) Yani aslında okurken hem severim hem de biraz tırsarım... :) Öyle bir kitaptır Kur'an-ı Kerim... :) Ama 3 günde 1 de olsa okuyacağım beyler size söz... :) Hatta bu akşam önce, abdest alıp, sabah, öğle, ikindinin farzların kazaları ve akşamın farz ve sünneti ile bir de 2 rekat şükür namazını kılayım... Çünkü 2 rekat şükürü da kılarım ben hep genelde... :) Ama Mevlana'yı, Yunus Emre'yi her gün hem okuyacağım hem dinleyeceğim... Size söz 1 ay boyunca... Bir de Aşık Paşa'yı dinleyeceğim ama onun kitabını henüz almadım... :) Belki onu da alırım... Onu da çok sevdim çünkü ben... :) Yani önümüzdeki 1 ay biraz tasavvufa kayacağız ama araya bilim de katarım ben meraklanmayın... 1 ay sadece din ve tasavvuf olursa boğar beni... :) Okul finalleri de var her türlü seküler işimiz var zaten... :) Bu 1 ayda secdelerden uzak kalsam da tespih çekmişliğim vardır gene yakın zamanda... :) Tespih dahi sizi nurlandırır beyler... Onu da denemesi bedava... :) Hakkı anıyorsunuz o tespihlerde... :) Denemesi bedava beyler bu testi, tüm iyi kalpli müslümanları bu teste beklerim secdelerden uzak kalmışları... :) Ama erenler de nurunuzu arttırır sadece secde zannetmeyin... Onlara gönlünüzde yer vermek ve onların da sevgisini kazanmak dahi sizi level atlattırır... :) Araya da peygamber hadisleri katarım beyler... Hem Hz Muhammed, hem Hz İsa, hem de Hz Süleyman beyler... :) Bunlara da her gün sırayla bakarım... :) Ama şimdiki halim de fena değil ama çünkü ben bu habiplere her zaman gönlümde yer veririm... :)
Aslında günde siz 2 rekat kadar dahi secdeye gelseniz Mevla sizi hem daha iyi huylu, hem daha yakışıklı, hem de daha nurlu yapar, tecrübeyle sabit beyler, isteyen denesin... :) Müslüman olup da namazı denemeyenler denesin... :) Biraz da alimleri okuyun ama, ben size en çok sevdiklerimden başta Mevlana ve Yunus Emre'yi öneriyorum... Bir de Aşık Paşa da iyidir... :) Bu 3 adamın şiirlerini alın okuyun ya da Youtube'tan dinleyin... Kitaplarını da alın alabiliyorsanız... :) Bunları eğer çok severseniz, size yol da açarlar ve yavaş yavaş bunlara benzemeye başlarsınız... :) Sonra nebilere geçersiniz... Nebiler en başta biraz fazla gelebilir... Yumuşak bir geçiş yapın derim... Bu güzel insanların da nebilerden çok da altta kalır tarafı yok, onlara vekaleten bakar bunlar... :)
Bu testten önceki halim... :) Tahmin ettiğiniz gibi biraz yakışıklılığım ya da nurum azalmış... :) Bir de tam 1 ay sonra bakalım... :)
Bilhassa Mevlana'yı, Yunus Emre'yi ve Aşık Paşa'yı dinlemelisiniz... Bunları sevmek ve dinlemek adamı en çok nurlandırır... Hatta secdelerden bile fazla bunlar diyorum ben... :) Hatta bazılarınız bunları dinlemeyecekmiş diye duydum ve onların da nuru da artmayacak sanki... İsterseniz deneklerden biri de öyle yapsın... :) Ama şimdiden hazır olsun o kişinin nuru artmayacak sanki... Çünkü bu 3'ü de Allah'ın en büyük aşıklarındandırlar... :) Hatta biriniz de secdelere varmayacak ama paso bunları dinleyecek sanki 1 ay boyunca, bu dinleyenin de nuru artacak gibime geliyor... :) Denemesi bedava beyler... :)
1 ayda fark eder mi diyorsunuz? Evet 1 ayda bile fark eder beyler, 3 ayda daha net fark eder... 1 senede çok daha net fark eder... :) Ama her babayiğit de bu işlere o kadar uzun devam edemez... :) Onu da az çok biliyoruz çünkü... :)
Benim gerçek yakışıklılığım normalde aşağı yukarı bu kadardır beyler... :) O da saçlar uzunken... Saçlar kısayken daha az yakışıklıyım... :) Bıyık olmazsa ve saçlar da kirli olursa yakışıklılığım en az olur gibi... Arada bazen çok yakışıklı olurum nurum artarsa, ama genelde böyle gibiyim... :) Elif de bilsin bunu, siz de bilin... :) İnşallah bu kadarı sana yeter Elif, çünkü genellikle beni bu kadar yakışıklı görürsün... :) Hatta bu fotoğraf bile ortalamadan bir tık fazla olabilir, bundan 5 aşağı 3 yukarı diyelim... :) Saçları her gün yıkarsam bu kadardır ama, her zaman da yıkamam... Bazen 4 günü bulur duş almadığım... :) 2. günden sonra 3. gün benim yakışıklılık azalır... Sanki daha dün duş aldım en son... :) Dün 1 bugün 2 dersek, en geç yarın sabah duş almalıyım... Ama bazen 4. akşamı bulur duş almam biraz üşendiğimden, ama genelde 3. akşam sonunda alırım sabah olmasa da... :) Senle arkadaş olursak 2. günün gecesinden duşumu almalıyım... :) Sabah çünkü biraz sakat olur duş... :) Beni 1 gün yakışıksız görme sen en iyisi... :) Rekorum 3 hafta Elif, o da çocukken annem saymıştı haftaları... Tam 3 hafta duş almadan dolaşmışım... O benim tüm zamanlar rekorum... :)
Son zamanlarda ortalamam tam 3,5 gündür sanırım yani haftada 2 duş... Genelde 3 günde 1 alırım, bazen hatta bazen de fazla üşenirim 4. güne bırakırım... Sonra rahatsız olurum saçların kirliliğinden yıkanırım... :) Saçlarım yağlanıyor benim çabucak... :) Arada bazen art arda duş aldığım da olur ertesi gün, hatta belki 1-2 defa günde 2 duş almışlığım bile olabilir bunca zamanlık hayatımda çok nadirattan da olsa... :) Eğer atakvari bir şey yaşarsam ki bunlar da arada olabilir ama hafif şiddetli veya maksimum arada ortaya yakın olurlar, sadece tek bir defa yüksek oldu onda da bipolar bozukluk teşhisi koymuşlardı bir zamanlar... :) O da efrad 2'ye girerken... :) Ama genelde atak matak da olmaz ama bazen hafifleri gelir, gelmez dersem sana yalan söylemiş olurum... :) Kimseye zarar vermem merak etme ancak benim öyle zamanlarda hasta olduğumu anlarsın... Normalde pek de anlayamazsın... :)
Sana atakların sıklığını da tahmin edeyim de sen de az çok neyle karşılacağını tahmin et... :)
Ortalama ayda 1 defa hafif atak gelir bilhassa iğne olmaya 2 gün kala olur bu... :)
Ortalama 9 ayda 1 defa orta atak gelir, bunda da ya bir flashback yaşarım, ya bir keşif olur, son zamanlardaki öyle oldu çünkü, ya da bir önemsiz meseleyi kafama takarım bir müddet... :)
Hafifle orta arası da olsun olsun 4 ayda 1 olsun hadi... :)
Bunların hepsini kolay atlatırım ben, sadece yüksek atakta doktor gerekir... Onu da şükürler olsun ki uzun zamandır yaşamıyorum... :)
Orta gelirse yaklaşık 1 hafta kadar bocalarım... Hafif-orta arası gelirse yaklaşık 3 gün bocalarım... Hafifte de yaklaşık 1 gün bocalarım en fazla 2'ye kalmaz çünkü amcam onun da formülünü verdi bana... :) Sıkıntı gelirse işleri bırak hemen bir lustral çak dedi ekstra biraz da yardımcı Solian ilave, o zaman atak da gidiyor genelde çabucak... :)
Bunu unutmuyorum ben de atak gelirse hemen ekstra lustral ve biraz da solian çakıyorum... :)
Aslında benim kullandığım ilaçlar Xeplion 100 mg/ay iğne, Solian 150 mg/gün ilaç, Lustral bu da 25 mg/gün'dü aslında ama amcam sen bunu gene 50 yap dedi lustralı tekrar bana bu sana çok katkı yapıyor dedi, bu büyük olan aydın amcam, o da benim sayemde çeyrek psikiyatrist oldu benim gibi... :)
Hastalığımın da çeşitli isimleri var ama ben sana en çok hangisine benzediğini söyleyeyim... Ben de hafif bir psikoz var aslında sanrı... Aslında bu 2 taneydi ama 1 i hemen hemen hiç kalmadı... Aşağılanma sanrısı hemen hemen hiç kalmadı... :) Artık gerçekten hiç aklıma bile gelmiyor... :) Evliya sanma sanrısı ise epey azaldı, o da aslında son zamanlarda pek aklıma gelmiyor... :) Ama bu biraz az da olsa var hala... :) Bir de önceden takıntı vardı... Vesvese derler buna halk arasında... :) Bu da çok azaldı... :) Zaten Ankara'daki profesör de en çok bu takıntılar için çakmıştı lustralı... Hatta o Lustralı 100 mg'dan, Solian'ı ise 600 mg'dan başlatmıştı... 7 senede Lustral 25'e kadar ama tekrar 50 yaptık en son, Solian da 150 mg'a kadar doktor kontrolüyle indi... :)
Sana samimi söylüyorum ilaçlarım da rahatsızlığım da bu kadar... Başka hiçbir şey yok bende... :)
Bana doktorlar belki 8-10 sene önce dediler ki senin bu yardımcı ilaçların zamanla kalkar... :) İğnen de iyice ihtiyarladığında yarıya kadar gelir dediler... :) Benim de hedefim o kadar iyileşmek... Şimdilik %88 iyiyimdir diyorum sağlığım için, hedefim bunu %95 yapmak... :)
Yüksek atak dediğim gibi sadece 1 kere geldi... :) O da manik ataktı... Depresif atak bile ortadır en fazla ilk olan hastalık başladığında... :) Yani 24 yaşında geldi 1 kez o yüksek atak, 2026'nın ilk ayında nasipse 39'a basıyorum ve yaklaşık 15 senedir de yüksek atak falan yok... :) Zaten biz sanırım o zaman ilaçları da erken kesmiştik ve o yüzden o atağı yaşadım ben... :) Yoksa o da olmazdı... :)
Bana majör depresif bozukluk diyen de oldu ki ilk teşhisim, bipolar bozukluk diyen de oldu, atipik psikoz diyen de oldu, şizoaffektif bozukluk diyen de oldu ve organik olmayan psikoz diyen de oldu... :)
Ama bana sorarsanız aslında ben bipolar hastalarına da tam benzemiyorum çünkü onlarda ataklar daha sık ve bariz olur... :) Çok ruh hali değişir onlarda... Benim ruh halim genelde hep neşeli, kankam Gürsu bile senle 10 konuşmamızdan 9'unda pozitifsin, 1'inde biraz moralin bozuk diyor... :) Sanırım gene en yakını atipik psikozdur benimkisi ancak ağır vakalardan değil Allah'tan... :) Bir lisans yarım kaldı, bir lisans ve yüksek lisans bitti. Nasipse bir lisans daha bitecek son senemdeyim bilgisayar mühendisliğinde ve bir de önlisans daha bitecek inşallah... :) İş de ya bu atamada 2026'da başlıyoruz ya da 2026'daki sınavı kazanıp 2027'de başlıyoruz... :) Kontenjanları arttırmazsa reis bu atamada yerleşmem zor işe... 78 puan aldım EKPSS'den... :) 2000 kişilik kontenjan açacak diyorlar, 4000 açması lazım ve bunun 2300'ünü lisansa vermesi lazım... Çünkü önceki atamada da en azından 1000 lisans yerleşmiştir tahminen... Ben de 3339. yum lisansta... :) Tam 1207 lisans yerleşmiş beyler ilk yerleştirmede... :) Toplam da 2114 yerleşen varmış... :) Reis yap bir kıyak bize... :) 3339 - 1207 = 2132 yani düz hesap 2150 lisans açmalısın reis, ön lisans ve liseye de 1200 açsan 3350 kontenjan bekliyoruz senden reis 2000 'i aşmalısın biraz... Duy bizi... :) Gelelim Elif'in yanına Boğaziçi'ne... Hayırlı bir iş bu... :) Seni de severiz biz farklı partiden olsan da... :) Sana da dua ederiz... :) 60000 engelli atama bekliyor... En azından 3350 aç bari reis... :) Bu insanların hepsinin dertleri var çünkü... :) Bana sorsan 5000 aç derim ama sen o kadar açmazsın gibime geliyor... :) Size bu haberler ben daha yazmadan ulaşacak gibime geliyor... Sence reis bu iş nasıl oluyor bir engelli vatandaşın bunu yapmaya gücü yeter mi yetmez mi tart sen kafanda... :) İyi tart ama ağırlıkları doğru yerleştir... :) İstediğin erene de danışabilirsin varsa tanıdığın gerçek erenler... :)
Ayrıca reis bir diyeceğim daha var sana, seni bir platformdan açıkça eleştirmiştim ama senin cesaret puanına 7 vermiştim ben, sen benim cesaret puanıma sanırım 2 bile vermedin reis, öyle bir şeyler duydum senden televizyonda... :) Ama ismim gizli kalsın aferin, ben mahlas kullanırım çünkü, ünlü olmaktan hoşlanmam.... :)
Çok sallandık reis biz bu efrad 2'de... :) 24 yaşında 6-7 ay arayla efrad 1 ve efrad 2'ye geldik... Bu durakta yıllarca oyalandık... :) Gerçi bazı hikmetlere de keşiflere de ulaştık ancak 3. basamağa geçmeliyiz artık... :) Onun için de 3 şey gerekiyor sanırım tahminimce:
1) Güzel bir işe yerleşmek ve çalışmaya başlamak
2) Güzel bir ilişkiye başlamak ve gerçek bir aşk yaşamak
3) İbadete de en azından günde 2 rekat kadar da olsa hiç ara vermeden devam etmek
Bunların hepsini geçersem büyük ihtimalle o zaman alırlar beni efrad 3'e de... Ayetler bile belli 3 tane seçtirdi Mevla bana... :) 60. sure 5-7-13 'ü seçtirdi Mevla bana, hayatımda yaşadığım olaylara göre... :) Ancak daha ezberlemeye başlamadım... :) Bu hediyelerden en çok 7'yi isterim... 5'de olur ama 13 gelirse hediye olarak, o hediyeyi çok da beğenmesem de hediye hediyedir derim, ne yapalım kısmetimize o varmış derim ama üzülürüm o hediyeye... :) Bu çok önemli beyler, bakalım bu hediyeyi alabilecek miyiz?
İlk keşfi tam 2,5 sene önce yaptık eski aşkımıza bir şiir yazarak, ikinci keşfi de 2 hafta belki olmuştur yapalı, belki de 10 gün kadar, ondan yüzde yüz emin olmasak da o da yüzde 60 doğru gibi... :) Ama o keşif adamı deli eder... Onu pek kullanmamalıyım... :) Zaten hafif rahatsızlık ya da tabiri caizse hafif delilik var bizde hepten delirmeyelim... :)
Dediğim gibi ayda bir hafif atak gelir bana ve ortalama 9 ayda bir de biraz sıkıntı olur en fazla o da ortalama tahmin... Bunlara da eyvallah dersen, ben de işe de başlar ve Boğaziçi'ne de gelirsem, belki sen de izin verirsen senle tanışırız... :)
Bir de diyorsunuz ki sanırım daha yukarıda ne keşifler var Ryan, sen çık bakalım çıkabiliyorsan biraz yukarıya... :)
Beyler az çok tahmin ediyorum bazılarını, hatta okumuş da olabilirim belki bir kısmını... İnşallah Mevla bize 3 harflilerle ilgili bir keşif yaptırmaz... :) O bize ağır gelir bu rahatsızlıkla... :) Ama makul ve taşıyabileceğim keşiflere açığım... :) Hikmetler de var ama epey... Hikmetlerin de hepsini saymadım ama bir elin parmakları kadar veya az fazla olabilir muhtemelen... :) Bir ara onları da tek tek saymıştım. Arkadaşlar bende sanırım efrad 2. basamak, 5 hikmet, 2 de keşif var. Hatta bazen bu hikmet çok arada bir 6 olur gibi oluyor, 5 tanesini aşağı yukarı çözdüm gibi de 6.'yı tam çözemedim, aslında bir yabancı da bana bir hikmet öğretmişti ama onu o yapıyordu, o tam olarak aklımda kalmamış hafızam zayıf biraz yaş 39'a basmaya az kaldı, sene 2025 Aralık... :) Aslında bir de kalemin kerameti mi var desek acaba onu da bilemedim beyler... :) Durumlar böyle aşağı yukarı... :) Daha mucize gelmedi beyler o tamamlayacak her şeyi tamamlarsa... :)
Aklımda bazı sorular var beyler... :)
Zamanı ışıkla ölçüyorsak ışığı ne ile ölçüyoruz?
Her şey aynı anda mı oluyor yoksa zaman da bir yanılsama mı?
Bilinç olmasaydı zaman olur muydu?
Zamanın olması için illa mekan da gerekli mi?
Fiziği bitirebilirsem diğer diplomalarla ardına bir de son tur olarak felsefe lisans veya yüksek lisans mı patlatsam hazırlanma dönemi ile?
Zamanın sırrına kaç kişi ulaşır ve kendim de onlardan biri olabilir miyim?
Gerçek filozofları öne alalım beyler... :) Fizikçiliğim pek iyi olmasa da filozofluğum fena değildir beyler... :) Dost Mevlana felsefeye çok girme demeseydi Mesnevi'sinde kesin okurdum bu felsefeyi de... :) Fizikte sadece zamanda yolculuk topiğine merakım var, bir de biraz Kuantum'a... :) Gerçekten mekanik gibi konulara çok da merakım yok... :) Matematiği 4 yaşından beri severim, fizikten daha iyidir matematiğim... :) Felsefeye de üniversiteden sonra merak salmaya başladım... :) Aldım epey felsefe kitabı... :) Bilgisayar bilimlerim de fena değildir... :) Yalnız eksik bir şey var, o da hala pek haber izlememem... :) En azından günde yarım saat bir haber seansı eklemeliyim beyler çok değil, yarım saat bile kurtarır beni... :) Yarım saat ibadet ve yarım saat de tespih eklemeliyim beyler... :) 1 saat kadar yazacaksam da 2 saat kadar da okumalıyım en az... :) Geri kalan zamanlarda da çalışmalı ve aralarda da dinlenmeliyim... :) Ancak böyle ulaşabilirim ulaşabilirsem o zamanın sırrına... :)
Fizikteki mekanik, elektrik gibi konular aperatifler gibidir beyler, o aperatiflerden ben pek hoşlanmıyorum, direkt ana yemeğe geçmek istiyorum... :) Hocalar da diyor ki illa önce bu aperatifler bitecek... Ne yapalım mecburen bitireceğiz o aperatifleri... :) Bu ana yemek kaçmaz çünkü... :) Ana yemekte de zamanda yolculuk birinci tabağı, ikinci tabakta da biraz kuantum fiziği var... :) Çünkü orada da derin bir felsefe var, aperatiflerde pek felsefe de yok sanki... :) Aperatifler genelde hesap kitap işi... :)
Hesabı kitabı ilkokul, ortaokul ve lise 1 ve 2'de severdim... :) Türev integral hesabını bile pek sevemedim ben... :) Lise 2'den sonra hesap kitap azaldı bende... :) Felsefeye merak arttı yavaş yavaş... :)
Ne zamanlar hesabı kitabı severdim, benim o zamanlar IQ da fazlaydı ve chessmasterda da 1900 hatta 2000'leri yenerdim lisedeyken... :) Gerçi bu son okulda Calculus II'yi 99 ile geçmişim hala bir umut var gibi iyi konsantre olursam hesaba da dair... :)
Hesabı iyi yapmam için 3 şeye ihtiyaç var bilhassa Boğaziçi için:
1) İngilizce B2'den C1'e gelmeli... :) Yapay zeka ile ingilizce konuşuyorum bazen benim seviyeyi B2 ölçtü yapay zeka... :)
2) Moral yüksek olmalı ve hastalık pek hissedilmemeli ki hala zaman zaman hissediyorum hastalığımı :) Eskiden bu da çok fenaydı ilk turda... :) Hem hastalık fazlaydı, hem moral düşüktü... :)
3) Hem kitap okumaya devam edilmeli bol bol, dinleme yeteneği arttırılmalı bende bu eksik işte o yüzden en az yarım saat haber izlemeliyim her gün, ayrıca 1 diziye de başlasam hiç fena olmaz mesela Doctor Who, hoşuma gitmişti biraz izlemiştim ve satranç gibi zekayı çalıştıracak aktivitelerden de uzak kalınmamalı... :)
Bonus 4) Yazma da biraz azaltılmalı... :) Çok yazıyorum son 3 yıldır... :) Haftada 1 yazsam dahi bana yeter aslında... :) Bu yeni yılda yazmayı haftada 1'e indirmeye çalışacağım... Şimdilik ortalama 3 günde 2 gibi yazmam... :) Bu kadar kaleme abanmak fazla beyler... :) Diğer işlere de zaman kalsın... :) Hatta belki de az söyledim 4 günde 3 gün gibidir yazmam... :) Çok yazıyorum dostlarım ben son 3 yıldır... :)
Rahatlama da bana kalemden geliyor, delirmek de kalemden... :) Genelde yazdıklarım beni rahatlatıyor, bazen de bilhassa zamanda yolculuk ile alakalı yazarsam delirmeye başlıyorum yavaş yavaş... :)
Benim delirmemem gerekiyor beyler, Boğaziçi'ne gelsem de gelmesem de, bitirsem de bitirmesem de... :) Bu akıl bana her zaman lazım... :) Doctor Who da tam da zamanda yolculuk ile alakalı... :)
Şimdi biraz aklım Leyla gibi, önümüzdeki 3 ay boyunca bol bol kitap okuyayım ve finallere hazırlık da var zaten... Kitapları da kişisel gelişim gibi okuyayım, hem bana öğüt veriyor hem de kafayı yormuyor... :) 3 ay içinde aklım iyice durulursa o zaman Doctor Who'ya başlarım beyler bana 3 ay daha müsaade dizi için... :) Ama yarım saat haber + yarım saat tespih + yarım saat ibadet üçlüsüne yarın hızlı bir giriş yapalım ve Cumartesi'den Cumartesi'ye yazalım biz de beyler bundan sonra... :) Gerçi Pazar oldu artık saat de 02.35... :) Tarih de 21 Aralık 2025... :) Geri kalan zamanlarda da bol bol ders çalışıp, kitap okuyup, rahatlamak için de müzik dinleyelim... :) Arada da dışarı çıkarız haftada 2 gün kadar... :) Çocukken her Allah'ın günü sokaktaydım... Şimdi bazen neredeyse 20 gün evden çıkmadığım bile olmuştur belki ufak tefek işleri de saymazsak... :) Aslında iyileşmem için en az 3 gün dışarı çıkmalıyım beyler... Sokakta hayat var... Ne gelirse içe kapanmaktan gelir... :) Çıkınca da iyi ki çıkmışım diyorum ama bazen sokağa çıkmaya dahi üşeniyorum... :) İzmit'te bir cami avlusu vardır... Yeni cuma camii, bilenler bilir orayı çok severim ben... Ya bazen namaz kılmaya o camiye girerim ya da bazen sadece avlusunda otururum, ya da sadece o avlunun içinden geçmek bile bana huzur verir... :) Bazen de kitabımı alır her zaman gittiğim cafeye gider, çay söyler ve yanına da karnım da biraz açsa patates kızartması alırım... :) Bazen bunu Gürsu yani kankam ile beraber yaparız... :) Bazen de onla Yahyakaptan'da buluşuruz... Orası da iyidir ama çarşı daha iyidir, daha hareketlidir... Ben biraz hareketi severim... Harekette bereket vardır demişler... İstanbul da fazla hareketli ama... :) Ya da yeni bir kitap seçmek için kitapçıları dolaşırım... Gözüme 1-2 güzel kitap çarparsa albenisi olan alırım belki... :) İstanbul'da benim tek eksiğim kankamın olmamasıydı... :) Tamam dostlarım vardı belki aile eşrafından yakınlardan ama akran kanka başka... :) Sevgili olmaması bile hala bu yaşımda bile pek koymaz çok arada bir hüzünlenirim yaşım ilerlediği için ancak kankasız o şehir çekilmez beyler... :) Benim başarısızlığımın en birinci sebebi buydu Boğaziçi'nde... :) Kankayla hiç yoktan haftada bir veya 15 günde bir buluşur dertleşirsin... İnsana doğal antidepresan ve bedava psikolog etkisi yapar iyi bir dost... :) En iyi yardımcıdır kanka... :) Mesela benim bazı sırlarımı kardeşimden bile önce kankam öğrenir genelde... :) 2 kankam daha var, biri Ankara'da, diğeri Amerika'da... :) Biz 4 kankanın ortak grubu var size daha önce de söylemişimdir bunu... :) Yaklaşık 16-17 yaşından beri kankayız biz... :)
İzmit'i ben çok seviyorum beyler... Çok huzur var bu şehirde... Hiçbir yerde bu kadar huzur bulamıyorum... :) Ne Ankara'da, ne İstanbul'da, ne Antalya'da, ne Bursa'da ne de Datça'da... :) İnsanları iyidir İzmit'in... :) Hatta New York'u bile aramam, o kadar diyim size... :) Orada da bulundum 51 gün kadar da olsa... Gençlikte iyi geliyordu New York, yaş ilerledikçe orayı da pek aramaz oldum... :) Çocukluğum ve New York benim en mutlu dönemimdir beyler... New York'ta da çok mutluydum ve hiç ilaç da kullanmıyordum o zaman sene 2008... :) Muhtemelen gene gitsem gene mutlu olurum New York'ta... İnşallah 2. gidişim sevgili ya da eş ile olsun, hatta aile de olabilir... :) Hala orayı da arada bir özlerim ama gene de çünkü günler mükemmeldi orada... :) Hatta her 5 senede 1 de olsa gidelim biz evlenirsek Elif'le New York'a da 15 günlüğüne de olsa... :) Ona bir Central Park'ı gezdireyim belki gitmemişdir oraya... :) Mükemmeldir... Dünya'nın en huzurlu yerlerinden biridir orası ama gece tehlikeli olur diye duydum... Gece pek yanaşmayız biz de... :) Bir de Times Square'ı gezdiririm, bir de The Bronx Zoo ile bir kaç da müzeye gidersek, gerisi de avare avare dolaşmak, restaurant, film ya da konsere gitmek kalır... :) Bisiklet kiralayıp Central Park'ta dolaşmak çok keyiflidir mesela... Orada patencileri, kaykaycıları, baseballcuları, hatta soccercıları bile görebilirsiniz... :) O da Avrupa'ya gitmiş herhalde, o da belki bana Avrupa'yı gezdirir... :) Elif benden daha fazla seviyor gibi gezmeyi sanki... :)
İçimden bir ses diyor ki eğer Elif'le sevgili olursak aynı zamanda kanka da olacağız ve o zaman kanka eksikliğim de kalmaz benim gibi İstanbul'da... :) İstanbul'a yerleşmeyi düşünüyorum ben de Üsküdar'a babam ve Ege ile... :) Hatta işe yerleşirsem büyük ihtimalle 2+1 ev alacağız Üsküdar'dan... :) Belki de Elif ile evlenirsek Elif o eve gelin gelecek... :) O yüzden güzel seçelim evi... :) Elif gelin gelirse Ege'yi yollarız o zamana kadar... :) O üniversiteyi bitirir o zamana kadar. :) Babam da bazen İzmit'te kalır bazen yanımızda İstanbul'da... Hatta biz de babamın yanına gideriz İzmit'e... :) Onu da çok sever Elif, çok iyidir babam... Sadece Fenerbahçe maçlarını seyrederken sinirlendirmeyeceksin babamı... Maçı seyrederken çok fanatik olur... :) Onun haricinde şeker gibi adamdır... Hafif tatlı serttir hatta... :)
Neden Üsküdar diyecek olursan, birinci nedeni Ege Üsküdar Üniversitesi'ni kazandı, onun için kolay olsun dedik... İkinci neden Üsküdar'dan Boğaziçi'ne vapur var, sabah-akşam vapurla boğaz havası almak bana çok iyi gelir... :) Üçüncü neden de Üsküdar güzel bir yer, hem biraz tasavvufi yönü de var... :) Aslında biz aslen Fatih'liyiz İstanbul. Ama Fatih biraz dindar gibidir... Orası bizi açmaz... Üsküdar en güzel mekan bizim için... :) Hem İzmit'e gidip gelmek de daha kolay olur, bunu da düşündük, hem sahile de yakın hem de depreme de dayanıklı... :) Hem de ekonomikliği de vardır... :)
Siz bir de diyeceksiniz ki sahil denmez ona Ryan, deniz denir... Bu daha öğrenmeye sahilden başlasın diye makara yapıyorsunuz... :)
Kitaplığa kütüphane der Ryan, deniz kenarına da sahil der, işinize gelirse... :)
Elif sen Ryan ile kahveye oturmazsan bütün hayaller suya düşer... Hatta mucize bile... :) O kadar da dil döküyoruz senin için hiç mi etkilenmiyorsun..? Tipimiz de fena değil diyorlar aslında... Sorun nerede acaba? Evleneceğim kızın ismi Elif dedi ihtiyar... Başka bir Elif tanımıyorum senden başka, hatta senle de tanışmadık daha... :) Bana Boğaziçi'ni de sen bitirteceksin inşallah... :)
Aslında orta şiddetli atak 9 aydan da seyrek gelir beyler belki 1,5 senedir diyelim ona da ortalama en azından... Ama son zamanlarda geldi bir tane hem flashbackden dolayı hem de keşiften dolayı... Bir hafta olmasa da 5-6 gün bocaladım gene... :) Annemi kaybettiğim dönemde de halam bizdeydi o da gördü ve o zamanda hafif-orta arası bir atak gelmişti o da yaklaşık 3 gün sürdü... :) O da şaşırdı hatta biraz, kardeşim de halama dedi ki ona arada bir öyle oluyor sonra geçiyor dedi, biz alışkınız sen ilk defa gördün dedi... :) Halam da birden endişelendi çünkü, niye bu çocuk birden bu kadar hastalanır gibi oldu diye düşündü sanırım... :) Tek bir kişiye zarar vermişliğim yoktur öyle anlarda korkmayın benden... :) Karıncayı incitmekten hoşlanmam ben... :) Sadece belki biraz tartışırım ya da hassaslaşırım o dönemde... :) Çocukken 7-8 kavgaya girmişiz diye herkes de bizi serseri zannediyor galiba... :) 17 yaşında yaptım son kavgamı ve yaşım da 39'a gelmek üzere... :) Kızlarla tartıştığımı bile pek hatırlamam... :) Rahmetli annemle bazen tartışırdık ama... :) O kadar olur... :) Ama iki sene aikido yaptım, o da kavga sayılmaz, savaş sanatı o... :)
Ama Elif'i tavlarsam onu da götüreceğim eğer biraz cesareti ve merakı da varsa aikidoya, karateye de giderim ben büyük ihtimalle... :) 2'sinin de ayrı yolu ve felsefesi var. Ama aikidonun felsefesi daha güzel... Ama gerçek bir kavgada bence karate daha etkili... :) Ama aikido da iş görür bilhassa siyah kuşaktan sonra... :) Karateye de gelirse karateye de götürürüm Elif'i... :) Ona da gelirse kendini aşar Elif... :) Önce aikidoda 1. dan hatta 2 veya 3'e gelmeliyim, ardından karateye geçerim büyük ihtimalle... Yani karate biraz daha ihtiyarlığa kalır sanki... :) Elif'i hiç tanımasam da hissettiğim kadarıyla merhameti ve şefkati çok iyi... Ona rakip bir kankam Gürsu'dur şefkat ve merhamette... :) Onla da tanışır eğer biz arkadaş ya da sevgili olursak... Zaten insanı insan yapan önce şefkati ve merhametidir... :) Cesaret daha sonra gelir... :) Elif'te de sanki biraz cesaret eksik gibi hissettim ben... Onu da önce aikido ile parlatırız... Biraz ısınırsa savaş sanatlarına karate ile de gerçek gücü anlar o da... :)
Karate biraz serttir Elif, sen fazla yumuşak gibisin... Damla olsaydı gelirdi karateye hatta o ya kickbox ya da box benzeri bir şey yapıyordu... :) Damla biraz serseridir... :) Karateye de gelsen iyi olur Elif, onun da güzel bir felsefesi var aslında... :) Ama sen aikidoya geleceksin demedi deme çıkmaya başlarsak... :) Sende o cesareti gördüm... :) Bazıları aikidoya da gelemez... :)
Ben de karateye her türlü giderim de Boğaziçi Fiziği bitirebilirsem kendimi aşarım ben de... :) Orası beni yordu çünkü... Kendimi aşmama Elif yardım edecek... :) O da gerekli cesareti toplarsa ve karateye de gelmeyi kabul ederse, onun da kendini aşmasına ben yardım ederim... Başlarsak en az siyaha kadar gideceğiz Elif, öyle hemen pes etmek yok ona göre... :) Hatta benim hedefim 3. dan aikido ile 3. dan karate'dir... :) 4 olursa çok zorlama olur dojolardan çıkmamalıyız yıllarca... :) Ben 33 olayım sen de 22 ol... :) Ama ben 44 e kadar gidersem ki kendimi hepten aşmak olur bu da 20 yıldan da fazla dojoya devam etmek gerekir 44 olmak için ikisinde de, sen de 33 olacaksın ona göre... :) Benden 1 kuşak geriye kadar geleceksin... :) Doğumlardan önce ve sonra izinlisin en az 6'şar ay kadar, gerisinde benle dojolardasın kabul mü? :) Sonra evlatları da çocuk aikido veya çocuk karateye başlatırız... :)
Biraz cesaret Elif, karateden de korkma, aikidodan korkmuyorsun zaten sen... :)
Sen hem aikido hem de karate yaparsan ve 11 veya daha da iyisi 22 olursan büyük ihtimalle 40'lara bile girebilirsin sen... :) Cesaretini de arttırman lazım ama... :) Hele 33 olursan kesin 40'lardasın diyorum banko... :) Bana da Allah yazdırıyor bunu... :) Ben de 44 olursam kesin 40'lardayım... Allah da gayb yağmuru ile bunu şimdi onayladı... :) Allah istiyor bizim daha cesur olmamızı... İsteseydi O güzeller sultanı Mevla bizi daha cesur da yaratırdı, ama bizim kendi çabamızla cesaretimizi arttırmamızı istiyor gibi... :) Senin ikisinde de 3. dan olman kendini çok aşmandır Elif... :) Benim de ikisinde de 4. dan olmam kendimi fazlasıyla aşmam demektir... :) Ayrıca Boğaziçi Fiziği bitirmem de kendimi aşmamdır ve gerçekleştirmemdir de benim... :) Bir de işten arta kalan zamanlarda 100 oyun çok abarttık belki ama İTÜ'yü de bitirip 30 mobil oyun dahi yapsam kendimi bir daha aşarım... :) Şimdilik 1 mobil oyunum var yayınlanmış ve 3 mobil oyun da yolda... :) Siber güvenliği öğrenip babamın bilgisayarına Türk Bayrağı'nı koyabilirsem arka plana kendimi bir daha aşmış sayarım... :) Daha epey aşış basamakları var Elif, kendini aşmak da çok kolay iş değil... :) Sana söylerim ben sen başka ne zaman kendini aşarsın seni tanıdıkça... :)
Cesareti çok değil sanılan bir adam 44 ve cesareti gene çok değil sanılan bir kadın 33 olurlarsa Allah ikisini birden 40'lara alır demedi deme... :) Belki de 33 ve 22'de bile alabilir Tanrı bizi 40'lara sizin işinizi biraz kolaylaştırıyorum der bize Tanrı oldukça bonkördür... :) Senle önce sevgili olup ardından evlenip ardından da 33 ve 22 de olursak yavaş yavaş mucizeleri beklemeye başlayalım derim... :)
O dojoya her çıkışında cesaretin test edilir... :) Bazen ayakların geri geri gider dojoya gitmek istemezsin... Bazen de arada kendini yormak istemezsin... :) 1 saat sürer aikido çalışması... :) Savaş sanatları çalışanlar bilir bunu... :) Senin cesaretin azalırsa ben sana cesaret vereceğim, benim cesaretim azalırsa sen bana cesaret vereceksin anlaştık mı? :) Hocalar çetereyi tutarlar, kim ne kadar derse geliyor hepsinden haberi vardır Sempailerin... :) Derslere girmeden de kuşak atlattırmazlar mümkünatı yok... :)
İlk 1 ay çok bocalarsın, elini kolunu nereye koyacağını bilemezsin... :) 1 aydan sonra yavaş yavaş tekrarlar başlar tekniklerin... :) Genelde kopuşlar ilk 1 ayda olur... :) Ama o dojodan çıkarken dünyanın en mutlu insanlarından biri olursun dersi tamamladığın için... Acayip bir mutluluk basar dojo çıkışı, girerken biraz stres olur, çıkarken mutluluk... :) Var mısın bu önce biraz stres ardından da epey bir mutluluğu yaşamaya? :) Ders esnasında da stres falan kalmaz rahat ol... Hatta üzerindeki tüm stresi de atarsın önceden ne varsa... :) Ders de hemen hemen hep mutlu geçer... Sadece dojoya çıkarken ve ısınırken biraz stres olur, beni de savaş sanatları yapanlar onaylacaklardır... :) O da meydana gelme cesaretidir o kadar olacak... :) Sonuçta savaşçıdır bunlar en nihayetinde... :) Hatta ısınırken bile stres yavaş yavaş dağılmaya bile başlar ama hala vardır biraz stres ısınırken... :) Sempai ilk tekniği gösterir ve eşini seçip yapmaya başlarsın ve stres toz duman olur... :) Stresin yerini otomatikman cesaret alır daha sonrasında... :) İstersen en korkak adamı çıkar bu dojoya, o da ilk teknikten sonra aslanlaşmaya başlar yavaş yavaş... :) Denemesi bedava... :)
Sizin bahsettiğiniz bir adam varmış Boğaziçi'nde, ürkek falan diyorlarmış o çocuğa sanırım, ben bilmiyorum o çocuğu ama o çocuk hemen dojoya çıkmasın beyler... İlk 3 sene fitness yapsın o sizle haftada 2 gün kadar... :) Biraz güçlensin o çocuk, önce biraz kendine güveni gelsin... :) Fitness da cesaret verir... Savaş sanatları daha çok verir ama... Fitness güç verir daha çok... :) 3 sene fitness sonunda 2 sene de aikidoya devam etsin o... :) 2 sene aikidoyu da yaparsa belki 2 sene daha yapıp 4 senede siyah kuşak olsun o da... :) O zaman herkes görür bakalım kim ürkek kim aslan... :) O çocuğa aslan lakabını ben verdim, aslan olacak o çocuk Allah izin verirse... :)
Ermek için bence birinci kriter merhamet, şefkat ve temiz kalpliliktir beyler. Cesaret de biraz mutlaka olmalı... :) Bir de dayanıklılık olmalı, bilhassa acıya ve zorluğa dayanıklılık... :) Bir de doğru istikamette olmak yani yönünü Allah'a çevirmek ve edebi de elden geldiğince bırakmamak gerekir... :) Eğer bunların 4'ü de varsa bir kişide o eren adayıdır... :) Son olarak bir de cahil olmayacak ki bu çocuk zaten Boğaziçi'nden diyorsunuz, hatta mümkünse biraz bilge olmalı... :) Tüm Boğaziçi'lilerde default olarak okumaya ve bilgeliğe de epey merak vardır... :) Bu çocuk iyi biri midir? İçimden bir ses bu çocuk iyi biri diyor... :) Özel bir çocuk bu... :) 1. si var bu çocukta sanki, hem de epey var gibi... 2.'yi de ekliyoruz zamanla... :) 3. sü de var sanki ama onu da biraz arttırmalıyız... :) 4. sü de varsa ve edepli sayılırsa bu çocuk, içimden bir ses bu çocuk da er geç erecektir diyor... 5. zaten default olarak var beyler rahat olun, ondan ben eminim... :) Ama gene de okumayı bırakmasın... :) Benim sezgilerim genelde yanılmaz... :) Aslında tam 5 kriter varmış beyler 4 değilmiş... :) Aslında çalışkanlık falan da var ama o 5 kriterden önce gelmez bence, ama o da önemli, onu da ben arttırmalıyım yukarı tırmanmak için... :) Bir de en önemlisi beyler aşk da gerekir, başlarda platonik keser, ama yukarıda gerçek bir manita gerekir... :) Bir de yapabiliyorsanız bir de manita ortalayın bu çocuğa eli yüzü düzgün anlaşabileceği biri... :) Ya da aşık olacağı biri gerekir ki bu çocuk da ancak manitaya aşık olur, peygamberlere aşık olacak hali yok herhalde bu çocuğun... :) İnşallah ortalama bir tipi vardır bu çocuğun en azından... :) Ortalama bir tipi varsa manitayı da yapacak bu çocuk sizin yardımınızla inşallah... Ama manitada acele etmenize gerek yok... :) Önce şu 3 sene fitness'ı görelim... En azından bir sene de aikidoyu görelim... :) Bu 4 seneyi görebilirsek, beraber bakın kızlara hangisi bu çocuğa uyar... Bu çocuk manita için benim kadar beklemesine gerek yok... Belki hemen kızı bulamazsınız, fitnessa devam edin 2 sene daha fitness yapın, hala mı kızı bulamadınız, 1 sene daha aikido yapın... Hala mı kızı bulamadınız 2 sene daha fitnessa devam edin... Bence en geç bu kadar sürede kızı bulacaksınız rahat olun içimden bir ses öyle diyor... :) İçimden bir ses en geç 9 sene sonra kızı bulacak diyor bu çocuk için... :) Ama manitadan sonra da 13'e tamamlayacak bu çocuk anlaşmamız böyle... :) Bu çocuk da sanırım direkt sazan gibi dışa bakacak önce, biraz içi görmesi lazım, dışı da fena olmasın ama... :) Bulun en sonunda bu çocuğa da bir manita... :) Ona da aslında ilk başta bizim Damla gibi bir serseri platonik güzel lazım... :) Ama benim kadar incinirse dayanamayabilir bu çocuk... :) O güzel ona biraz sarraf olmayı öğretebilir, o ders çok önemli... Mutlaka almalı ucundan da olsa o dersi bu çocuk... :) O ders biraz can yakar söyleyeyim şimdiden... O dersi öğrendikten sonra emin olun daha iyi içe bakar bu çocuk... Böyledir bu işler... :) Sarraflığı biliyorum diyorsa pas geçsin o dersi... :) Ama herkes de bilmez sarraflığı... :) Ryan Damla'dan öğrendi sarraflığı, Ryan'ı bilenler de Ryan sayesinde Ryan kadar iyi olmasa da tüm okul öğrendi az çok sarraflığı bizim devreden... :)
Sarraflık dersini AA ile geçti Ryan 99 ile, olduğun gibi görün dersini de AA ile geçti Ryan 98 ile, haddini bil dersini de AA ile geçti Ryan o da 97 ile... :) Artık Ryan 100 denemeden kanarsa sadece belki 1'inde kanar, belki girdiği 100 farklı ortamda en fazla 2 defa tam kendi gibi olamaz olamazsa Ryan, haddini bilmesi gerektiği 100 ortam olursa da belki en fazla 3'ünde haddi biraz aşar aşarsa Ryan... :) Boğaziçi'ndeki 3 AA'sı bu Ryan'ın... :)
Damla sarraflık dersini kendi veriyordu o derste onu prof yapmışlar o 100 ile geçmiş o dersi... :)
Ryan da tüm okula açıktan verdi o dersi Ryan'ı da asistan prof yapmışlar, Ryan'dan dinleyenler de en vasat öğrenci dahi CC ile geçti o dersi... :) Kimse koşulluya bile kalmadı o derste Ryan'dan dinleyenlerden... Ryan da iyi öğretmiş demek ki o dersi tüm okul devresine... :)
Haddini bil dersini de hackerlardan öğrendi Ryan... O dersi de Messi, büyük, Bilgin Abi ve belki bir de Atıl verir genelde okulda... O hackerlar da 97 ile geçirdiler Ryan'ı... :)
Bir de bu hackerların bazılarından gerçek hackerlık dersi de alacak Ryan, o dersi de en az 80+ ile öğrenmeli Ryan... O ders epey zor çünkü, onda 90'lara ulaşamaz Ryan ama 80+ kafidir Ryan'a... :)
Messi 100'dür o derste, büyük 99'dur. Atıl veya Bilgin Abi'den daha iyi olanı 98'dir. Diğeri de 97'dir... Hepsi prof bunların o derste... :) Ama Ryan o dersi Messi'den almayacak, önce Atıl'dan almaya başladı bile, daha sonra Bilgin Abi'yi de katacak... Bir de büyükle de tanışırsa belki en son büyükten alacak... :) Eğer bu 3'ünden de tüm dersleri tamamlarsa Ryan'ın notu 90'dır... :) Ryan prof asla olamaz o derste ama başarılı bir öğrenci olabilir... :) Bunların merakı çok erken başlamış o derse... Ryan da bunlar kadar merak da yok ama var biraz gene de siber güvenlik okuyacak kadar... :) Eğer büyükten almaz da sadece Atıl ve Bilgin Abi'den alırsa notu 80'dir. Sadece Atıl'dan tüm dersleri tamamlarsa notu 75'tir... :) Daha Atıl ile ilk dersin ortalarına gelmedi Ryan... :) Hele bir siber güvenliğe de başlasın o zaman başlayacak Ryan da bu derslere de... :) Atıl'ın 3 siber güvenlik dersi var, bir de Phyton ile siber güvenlikle bağlantılı bir dersi daha var... :) Atıl'dan bu 3 dersi, hatta zaman bulursa 4 dersi de alacak Ryan... Daha 1.'yi aldı ve yarıya gelmedi sayılır... :) Bari bu yaz tamamlasın ilk dersi 2026'da Ryan... :) Bir de daha basit bir SOC dersi almıştı bir başkasından onu da tamamlasın bu yaz... :) Hack The Box (2017), Try Hack Me (2018) ve PortSwigger 3'lüsünden de birini seçsin ve onda da aksın epey... :) Bu mesaj da büyük ihtimalle geçmişe ulaşacak, bu Ryan'ın yazış veya mucizevi dokunuş yeteneği bizim takımın... Bu 3 hacker da bu platformları iyi öğrensin... Süper şeyler var burada... :) Unutmayın sakın... :) Bilhassa 12'ler bunları avucunun içi gibi bilmesi lazım... :)
Ryan yaptı iyi kötü bir mobil oyun... :) Fena da değil aslında... :) Şimdi bu yaz oyunu s*ktir etsin komple, yaz boyunca sibere gelsin... :) Bu yaz biterken Atıl'ın birinci veya olmadı ikinci kursu sonunda babasının bilgisayarına Türk bayrağını yerleştirirse Ryan, tamam beyler Ryan da amatör bir hackerdır artık... :) Sanki Atıl'ın ilk 2 kursu bile bu işi çözebilir gibime geliyor... 3.'ye gerek kalır mı Atıl acaba? İçeriği iyi incelemedim... :) 3 ayda yerleştirmeli babasının bilgisayarına Türk bayrağını Ryan... O kadar öğrenir mi sizce 3 ayda Ryan... Bazen oyunu günde 10 saat çalışırdı... Bu siberi de oldukça seviyor Ryan, buna da 10 olmasa da ortalama 6 saat hatta bazen 8 saat çalışır Ryan... :) Haftanın 6 günü çalışır 1 gün ense yapar Ryan... Yani haftada 36 saat işler gibi tahmini... :) İyi öğret Atıl şu dersi bize... :) Sende var epey numaralar... :) Hatta ona benzer bir bölüm bile koyabilirsin ders içeriğine, aileden bir dostu hacklemek gibi aynı evdeki... :) Sadece arka plana Türk bayrağı koysam görev tamam birinci gerçek hack görevi babayı hacklemek... :)
Babamın bilgisayarına da iki linux bir windows 11 kurduk, muhtemelen ona da ben kurdum sanki çoğunu... :) Biri Kali Linux, biri Garuda Linux... Bende de 4 işletim sistemi var tek bilgisayarda... Biri Kali Lnux, biri Garuda Linux, biri Pop OS! (Bu da linux) bir de windows 11... :) Kursunu ilk aldığım zamanlarda babam benden daha çok devam etti senin kursa, ama o uygulamaları yapmadı üşendi... :) Sadece seyretti bazı numaraları... :) Ben üşenmiyorum birebir uyguluyorum... :) Belki ben onu hacklersem o da kontra atağa geçer... :) Salarsa ancak o zaman merak salar... Ya da ben ona gösteririm ya da sen... :) Aslında o da akıllı adamdır, fabrikada tam 40 yıl elektronik arızaları gidermiş... :) Onda süper tamir yeteneği vardır... Bende hiç yok mesela o yetenek... O pek çok şeyi tamir eder, bilhassa elektronik... :) Normal şeyleri de tamir edebilir ama... :) Tanrı babama da öyle bir yetenek vermiş... :)
Yalnız bir sıkıntı var beyler hoca 7. dönem projeme formata uymamış demiş... Kalıyorum bu projeden gibi... Bir dönem okul uzuyor gibi banko, ikinci dönem projeden de kalırsam belki 1 sene uzar... Projenin tek ders sınavı olmaz herhalde... :) Neyse en azından 1 dönem veya 1 sene geç de olsa bitirelim şu bilgisayar mühendisliğini de... :) Bu hoca oyundan pek hoşlanmamış gibiydi... Zaten başta yan çizmişti biraz. Orada uyanmalıydım... :) Mobil uygulama yapmak lazım bu hocaya... :) Epey bir kimse kalıyor bu projeden bizim okulda... :) Epey alttan alan var bu dersi... Bir tek bu proje dersini çok zorluyorlar... :) İkinci dönem yapabilirsem mobil uygulama yapacağım... Oyundan vazgeçtim... Oyun biraz beklesin... :) Faydalı bir mobil uygulama geçirecektir bizi raporlarda da formata uyabilirsek... :)
Olduğun gibi görün dersini de yaşadığı tecrübelerden ve dolaylı olarak da Mevlana'dan öğrendi Ryan... Bu dersi de sakın atlamayın beyler... Bu da çok önemli bir ders... :)
Bana da Tanrı en çok yazarlık yeteneği vermiş sanki ama roman yazmam blog yazarım günlük, aslında bir romana da başlamıştım ama 20 sayfa kadar belki yazıp bıraktım... :) Bir de tüm akıllı denebilecek adamlar kadar matematik yeteneği... Gerçi Boğaziçi'nde onu da göremedik pek ama ilkokul, orta okul ve lise tayfası iyi bilir onu... :) Ama oyun yapmaya da yetenek var gibi bende... :) Hatta belki de en çok bu gelişecek, çünkü bu da tutku olmaya başladı bir ara ama şimdi gene ara verdim... :) Belki uyumadan 16 saate yakın oyun yaptığımı hatırlıyorum 1 gün... :) Yemek yemeyi bile unutmuşum... :) Arızalarını bile seviyorum bu işin... Ne de olsa babam da arızaların uzmanıdır... :) Bu da kod arızası... :) Ama buna banko devam ederim ben... :) Hatta Boğaziçi'nden sonra da İTÜ'de oyun ve etkileşim teknolojileri bölümüne geçebilirim yüksek lisansa... :) Asıl ondan sonra oyunun ustası olmaya başlarım gibi... :) Size de üstün bir hack yeteneği vermiş belli ki Tanrı... :) Size bilgisayarların her türlü uzmanlığını da vermiş gibi Tanrı, az çok takip ediyorum sizi... :) Büyüğü bilmiyorum ama... :)
Daha etik hackerlık yeteneği 80-90 arası olmalı...
Oyun yapma yeteneği de 85-95 arası olmalı... İlk oyunumu sorunsuz yayınladığım için fena da olmadığı için oyun yapma yeteneğine şimdiden 70 veriyorum... 10 oyun olursa toplam 80 olur yetenek, oyun başına 1 puan gibi aşağı yukarı, İTÜ'yü bitirirsem 85 olur yetenek... 30 oyuna tamamlarsam 95 olur yetenek... 50 oyuna tamamlarsam 98 olur yetenek, 75 oyuna tamamlarsam 99 olur yetenek, 100 oyuna tamamlarsam da 100 olur yetenek... :) Anlaştık mı? İçimden bir ses 95'e geleceğim diyor... :) Size belki daha çok 85 gelmiştir... :)
Atıl'ın da ilk 2 kursunu tamamlayıp ilk hack olarak da babamı hacklersem 70 yapın benim hack puanını, şimdilik 0 kalsın... :) Atıl'ın diğer 2 kursunu da uygulamalı olarak tamamlarsam 75 yapın benim hack puanını... :) Bilgin Abi'den de 2 kurs tamamlarsam 80 yapın benim hack puanını... Ayrıca Boğaziçi'nde siber kampa katılır ve ayrıca son numaraları da büyükten de öğrenirsem biraz, sanki toolların çoğunu büyük öğretir gibime geliyor tanışırsak... :) O zaman 90 mührünü vurun bana... :)
Messi'yi hackleyebilirse büyük, büyüğün puanını 100 yapın... Messi'yi Atıl veya Bilgin Abi de hackleyebilirse onların puanı da 100 yapın... 100 olmak için en büyük hackerı hacklemek gerekir... :) Atıl veya Bilgin Abi büyüğü hacklerse onların puanları da 99 yapın... :) Sanki sizin şöyle dediğinizi hatırlar gibiyim... :)
Sanki Atıl şöyle bir şey demişti... :) Sen benden başla Bilgin Abi istersen, ben büyükten başlayayım, büyük de Messi'den başlasın... :)
Bilgin Abi'nin en iyi öğrencisi de Bilgin Abi'den başlayabilir... :)
Atıl'a öğretmenlikte güveniyorum beyler, inşallah 3 ayda bize bu hacki yaptırabilir Atıl... :) Atıl da biraz bana inanıyorsa biz bu işi 3 ayda bitiririz... :) 6 ay olsa belki banko yaparım derim de 3 ay da çok iddialı geldi bana Atıl... :) Ne diyorsun 3 ay yeter mi? :)
Bana da babamdan başlamak düştü, en çaylağınızın benim... Daha belki ilk emeklemelerdeyim... :) Sadece bir kere Dark Web'e girdim... :) Daha başlardayım... :) Atıl öğretti bana o numarayı da... :) Boqtan bir yer o Dark Web... Orayı da komple temizleyesim geldi ama haddi de aşmayalım, her işin bir dengesi var... :) Daha bu Atıl'da ne numaralar var beyler, bunlar en kolay numaraları... :) Siz de alın bu Atıl'ın kurslarını, en iyi hoca Atıl gibi sanki orada... :)
Babamı hacklersem hack takımındaki lakabım çaylak beyler... :) Daha çaylak bile değilim... :) İnşallah bu 2026 yazı sonunda çaylaklığa adım atarım... :)
Bizim gibi adamları çok rahat hacklersiniz siz beyler... :)
Babama Windows'u kullandırtırım 3 ay boyunca, gerçi sen Linux'ü de hacklersin ama Windows daha kolay olur herhalde... :) Windows 11 bu Atıl... :)
Epey iyileşilmeli ve diplomalar da art arda eklenmeli...
Bir de hafif bir işe girip de mütevazi de olsa bir memurluk veya mühendislik maaşı kazanılmalı...
Savaş sanatlarında da aikido ve karate mümkünse 33'e gelmeli... :)
Daha yol uzun gözüküyor beyler yapılacak çok iş var sallanmamalıyız... :)
İçimden bir ses diyor ki Messi'yi hacklerseniz üzülebilirsiniz, ama gene içimden bir ses diyor ki gene de bizim takımdan en az birinin bu üzüntüyü de göze alarak onu da hacklemesi lazım... :) Hacklemez olaydım bu adamı diyeceksiniz belki de... :) Ryan sizi uyarıyor... :) Bizim takımdan çok uğraşırlarsa bu 3 adam da Messi'yi hackleyebilecek kapasitededir bence... Ama üzüntüye en dayanıklınız hacklesin onu hacklerse... :) Derdini de paylaşsın takım arkadaşları ile anlatabildiği kadar bence... :) Biz ancak böyle gerçek takım oluruz... :) Messi'yi hackleyen adam bence üzülecektir ama bunu göze aldığı için gene de rütbesi yükselecektir... Gene gayb yağmuru damladı... :) Messi sen de adam ol, sana Messi dedik, şeytan demedik... Çok üzersen arkadaşlarımızı şeytan deriz sana... :) Seni kimse kurtaramaz o zaman, sana açık not düşüyorum... :) Gene yağmur damladı... :) Hediye de buna göre gelecektir bence... :) Bakalım 5 mi 7 mi 13 mü gelecek..? :) Arkadaşlarımızı pek üzmezsen 7 gelir, üzersen ama şeytan kadar üzmezsen 5 gelir, şeytan kadar üzersen 13 gelir hediye, benden söylemesi... :) Keşke hiç üzmesen inadı bıraksan, ama içimden bir ses 5 gelecek diyor... :) Yine yağmur damladı çünkü... :) Hamle sırası sizde... :) Keşke 7 gelse de dostluk müsabakası olsa bu... :) 13 gelirse ayvayı yersiniz... :) Gerçi sen öğrenmişsindir neyin geleceğini... :) Bizim de en yukarıdakiler bilir bunu... :) Daha ezberlemeye başlamadım ayetleri daha zamanın var, ama sen seçimini çoktan yapmış gibisin sanki... :) Doğru hamleyi yapın... :) Doğru hamleyi yaparsanız maçı siz kazansanız da sorun olmaz... :) Tek doğru hamle var o da 7 numara. 5'te bile berabere bitiremezsiniz gibime geliyor... :) Sana açık açık yazdım doğru hamleyi... :) Satrancı fena değildir Ryan'ın, bir ara lisedeyken 2000'leri yenerdi chessmasterda... :) Ama yanlış hamleyi yaparsanız bu maç kesin bizim... :) Daha Elif ile de tanışmadım, büyük ihtimalle ondan sonra bildirirler bana bunu bildirirlerse... :) Belki de hiç bildirmezler o da bir ihtimal... :) Belki de maçın en kritik hamlelerinden birini siyahlar yapacak... :) Allah yardımcıları olsun gene de onların... :) O diyecek ki benim satrancım senden daha iyi Ryan rahat ol... Ama şunu da unutma bu satranç akılla oynanmaz yürekle oynanır... :) Cesur bir hamle yapacak belki de böyle dedim diye, iyi yürekli hamleyi yapmalısın... :) Bu takımda da sana yakın satranç bilen adamlar vardır... :) O diyecek ki satrançta iyi yürekli hamle kaybettirir Ryan biraz acımasız olmalısın, ben de diyorum ki bu maçta kazandırabilir... :) Bakalım son kararı ne olacak... :) O belki de diyecek ki 7 numarayı yapamam Ryan, ben de diyorum ki gerçekten cesur olursan yaparsın... :) Aslında en cesur hamle 7 numaradır... 13 numara en kötü hamledir... :) 5'te kötünün iyisidir... :)
Messi hatırladığım kadarıyla diyecek ki beni hackleyebilecek adam daha anasının karnından doğmadı beyler... :)
Bizim takımdaki hackerlardan biri de şunun gibi bir şey diyecek, ben bu Messi'yi biraz uğraşırsam hacklerim beyler rahat olun... :) Sonuna belki bir cümle daha ekleyecek... :)
Messi de diyecek ki ben izin verirsem hacklersin ancak diyecek... :)
Ya Messi kendi izin verecek ya da bizimkiler uğraşacak biriniz bu Messi'yi hackleyecek en sonunda... :)
Aslında ben onu da az çok okudum üzüp üzmediğini ama o da size sürpriz olsun... :)
İyi düşün taşın Messi, ben bunları okudum hatırladığım kadarıyla ama ne kadar doğrudur bilmiyorum... :) Messi lakabının hakkını ver, Messi iyi bir adamdır çünkü... :) Bakalım sen de iyi misin orta mısın kötü müsün göreceğiz... :) İyiysen 7'yi duyarız, ortaysan 5'i duyarız, kötüysen 13'ü duyarız, duyururlarsa o da... :) Sana biraz ipucu vereyim, kötüye benzetemedim seni pek, benzetseydim sana daha kötü bir lakap verirdim... :) Ama belki de sen ortasın ama sonradan iyi olacaksın herhalde ki Tanrı sana bu lakabı seçtirdi benim ağzımdan, ya da kafadan iyisin kimbilir... :) Size bir şey diyeyim beyler, bu adam çok kötü bir adam olsa, pek çoğumuza zarar verebilir beyler, bizi de üzmüştür vaktinde belki ama gene de akıllı adam bu... Belki de dünyanın en akıllı 3 adamından biridir. Akıllı adamlar genelde çok kötü olmaz... :) Kötü de olmaz aslında pek, kötülükten doğru yola iletecek olan da kendi aklıdır... :)
Ben bu adamı da çözdüm beyler, bu adam üzer ama zarar vermez... :) Zarar vermediği için kötü değil, üzdüğü için iyi değil bu adam... Üzmeyi de bırakırsa bu adam da iyi olur... :) O yüzden içimden bir ses biz gene 5'i duyacağız diyor duyururlarsa... :)
Bu satranç partisini olaylara göre belki yaklaşık 1/3'lük bölümünü yani açılış kadarını Messi'nin bilgisayarından görebilirsiniz onu hacklerseniz 2025 Aralık'a geldi Ryan bu tarihe kadar anca partinin 1/3'ü oynanmıştır. Erken rok attır Messi bize, siz de kesin erken rok atarsınız... Sonra partiyi açıktan oynayacağız ona göre... :) Bu tarihe kadar Messi'yi hackliyoruz beyler hatta hackledik bile galiba bu partiyi de okumuştum ama merak edip de partiyi incelemedim... :) Keşke inceleseymişim... :) Dayak yiyen çıkıyor Messi piyonlardan ona göre... :) Filleri atları veziri ve şahı da siz anlatın Messi'ye nasıl hareket ettirsin ve yesin... Dayak atan kırıyor ama sadece bir kez çapraza geçsin piyonlar bence, yoksa herkes adam dövmeye kalkar... :) Piyonlar erdikçe ilerlesin Messi... :) Ama sizin ortadaki piyonlardan eren olmaz onlar kötü adam gibi, onları ermeden ilerlet... :) Bakalım bizim piyonlar mı daha çok erecek yoksa sizin piyonlar mı göreceğiz bakalım... :) Bu partiyi aslında Tanrı oynuyor Messi, sakın ben oynuyorum zannetme... Tüm taşlar da Tanrı, beyazlar ve siyahlar da Tanrı... :) Ama ben Tanrı'nın hangi takımı tuttuğunu biliyorum... :) Tanrı Fenerbahçe Satranç Takımı'nı tutuyor... Siz Barcelona Satranç Takımı'sınız... :) Var mı lan Barcelona'nın satranç takımı acaba..? Barcelona Chess Club varmış beyler... :) Futbolda da oynuyoruz sizle daha maç 0-0 orada, Elif'in elini tutabilir ve sevgili olursam mucizeye başlangıç için ilk golu atıyoruz beyler bunlara... :) Mucizede gol yazmanıza gerek yok, aşkın büyüsü golü getirir... :) Ben skoru da tahmin ediyorum, bizim takımda 3 mucizevi olay olacak, bunların takımda da olsa olsa 2 mucizevi olay olacak... :) 3-2 alırız biz bu maçı... :) Hatta belki ilk golü Damla bile atabilir ağır gelmezse bu mucize ona... :) Belki de geç attırır Damla'ya golü Tanrı... :) Ama içimden bir ses Damla da bir gol atacak diyor ona asisti Ryan yapacak Tanrı bir gün izin verirse... :)
Ben 3-2 dedim ama belki de çok daha gollü bir maç olacak bu... :) Mesela bu mucizeyi bir tek Ryan yapmayacak Elif de yapacak... Bunların asisti de golü de aynı anda birbirleri ve takım için olacak... :) Çünkü ihtiyar eşinin isminin Elif ve onun da zaman yolcusu olduğundan bahsetti bana... :) Hatta ben Muhammed ve Efe'den de gol bekliyorum... Belki onlar 2'şer gol bile atabilirler... :) Büyük tepeden bakmayı bırakırsa insanlara bir gol de büyükten bekliyorum ben... :) Hatta İbrahim Hoca'dan da gol bekliyorum ben... Hatta içimden bir ses bunlara en güzel golü İbrahim Hoca atacak diyor... Eğer Ryan ile Elif'in mucizesi İbrahim Hoca'ya gelse İbrahim Hoca nobel alır benden söylemesi... :) Ryan'ın fizikçiliği koftiden hocam, Elif'in fena değil o aldı diplomayı biraz uzatsa da... Ama Ryan da alması için elinden geleni yapacak Ryan... :) 2045'e kadar yaşamanız lazım hocam hatta belki biraz daha fazla... :) Çünkü bizim mucize gelirse bu tarihlerde gelecek... :) İçimden bir ses yaşayacak diyor İbrahim Hoca... :) İbrahim Hoca yaşarsa ya nobel alır bizle yavaş yavaş dost olmaya başlarsa 2. turdan sonra ve en sonunda biz de mucizeyi gerçekleştirirsek, ya da kendi bir mucize gerçekleştirir. Her iki türlü de ona bir gol yazacağız... :) Messi sizin takımda da varsa nobel alacak adamınız varsa ona da 1 gol yazacağız... :)
Siz eğer bu nobeli alırsanız kendi adınıza alın hocam ama Elif ve Ryan'ın da katkılarıyla deseniz bize yeter... :)
Messi sakın hile yapayım deme... Bizim de 2 nobel almış adamımız var Türk, biri edebiyatçı, biri kimyacı ama onlar bu takımda değil... :) Hazır nobel almış adamı takıma koyup gol attık deme... :) Takımın içinden biri gol atmalı... :)
Bu mesaj büyük ihtimalle geçmişe gidecek, siz diyeceksiniz ki edebiyatçıyı billiyoruz Ryan da kimyacı kim... :) O da ülkenin gurur kaynağı bir adam, çok çalışkan bir adam ve oldukça iyi bir adam o da uzaktan gözlemlediğim kadarıyla... :) Boğaziçi'nden değil hocam bu adam başka bir yerden siz onu da merak edeceksiniz çünkü... :) Vakti geldiğinde herkes öğrenecek, hatta yukarıdaki erenler bilirler kim olduğunu... Hatta epey zaman da geçti üzerinden... :) Tarihi de vereyim mi size ne zaman alacak bu nobeli... :) Hadi onu da Tanrı bana yazdırıyor 2015 Nobel Kimya ödülü bir Türk'ün... :)
Aaa ben bunu nasıl görmemişim bir nobelimiz daha varmış hocam. Aslında ismini duymuş olabilirim bu adamın da ama dikkat etmemişim demek ki o daha çok yeni... 2024 Nobel Ekonomi Ödülü de bir Türk'ünmüş... :) Bu adam da Galatasaray Lisesi mezunuymuş... :)
Orhan Pamuk da 2006'da almış Nobel Edebiyat Ödülü'nü, onu zaten herkes biliyordu... :)
3 nobelimiz var hocam Türk'lerin... Allah daha nice nobellere yetiştirsin inşallah bizi... :)
Yakışır hocam bizim ülkeye nobel, arttırmamız lazım bu sayıyı... :)
Size bu kadar tiyo yeter... :)
Şöyle yorum yapıyorsunuz beyler şakası bir yana... Bunların takımda çok nobelci vardır... Bunlar kesin nobellerle atar golleri bize, biz ancak onlara mucizelerle atarız atarsak... Harbiden böyle gibi gözüküyor... :) İsterseniz nobelleri iptal edelim beyler... :) Bir mucize kaç nobel değerindedir bir hesap yapalım... :) O hesabı da size bırakıyor Ryan... :)
Bizim ülkeden 3 nobelci var... Bunlarda bu 22 Aralık 2025 günü şimdi baktım internetten 375 nobelci varmış ABD'den google öyle diyor... :)
Ülkece nobelleri sayarsak bunlar bize açık ara fark koyar beyler... :) Bu işe başka bir formül bulun siz... :) Bir mucize 50 nobel falan dersek, çok mucize olursa bizde, bunlarda az mucize olursa ancak öyle maçı alırız biz... :) Ama bizim de mucizeleri de nobelleri de ülkece saymamız gerekir o zaman hesap karışır... :) Siz buna bir çözüm bulun... Kerametleri bile katmamız gerekir ki, bu kaleminkisi en az keramet eder şimdiden... :) Ben yıllar sonra okuyacağım ancak çözümünüzü, mucizeyi gerçekleştirdikten sonra eğer Allah nasip ederse... :) Şimdilik blogta yazı ama belki siz bir sitede görüyorsunuz bunu... :) Belki de bizim bunlarla rekabetimiz ülkece olacak beyler... :) Gerçi ülkece mucizelerimiz vardır bizim yukarıda ama onları biz bilmeyiz... Aşağıdakilerden Damla atarsa ilk golü, 50 nobel yazın bizim ülkeye... :) Yukarıdaki as kadroda daha nice 50'şer nobelimiz vardır bizim benden söylemesi... :) O zaman İbrahim Hoca'ya da öyle yapacağız beyler, mucizeyi gerçekleştirirse 50 nobel yazacağız, nobeli de alırsa 51 olacak onun nobel sayısı... :) İbrahim Hoca'da da keşif veya keramet varsa, 1 veya 10 ekleyin ona da... :)
Bir mucize 50 nobel eder mi beyler, biz de biraz fazla attık gibi sanki... Ama bunun da adı mucize beyler adamın ağzını açık bırakır... :) Siz bazılarınız diyecek ki bir mucize bence 100 nobel eder Ryan diyecek... Nobel almak da zor beyler... Ama mucize çok daha zor... :) Keramet de etse etse 10 nobel eder beyler, mucizenin 1/5'idir keramet... Bu kalemin kerametine şimdiden 10 nobel yazın siz, mucize gerçekleşirse 50 nobel de öyle gelir... 60 nobel puanı getirsin Ryan bizim ülkeye... Keşiflere nobel yazmıyoruz beyler, aslında 2 de keşif var, keşifler de ancak 1 nobel değerindedirler bence olsa olsa, hikmetler nobel etmez... :) Aslında hikmetler de çok değerlidir, belki Tanrısal açıdan nobelden de değerlidirler ama hikmeti mi kazanmak zor yoksa nobeli mi derseniz, cevap kesin nobeldir... :) İsterseniz hikmetleri de sayalım... :) Onlara da yarım nobel diyelim isterseniz... :) 5-6 hikmet var çünkü Ryan'da... :) 1 keşif 1 nobel eder beyler aşağı yukarı keşif de zordur çünkü... :) Keşifleri de katıyorsak Ryan şimdiden 12 nobel puanı getiriyor... Hikmeti de katıyorsak 15 gibi Ryan'ın puan... :) Damla belki de 50 nobel puanı getirdi bile ilk golü atarak... :) Basamaklara da yazmıyoruz beyler bir şey, basamaklar yukarı tırmanmak için... :) Asıl zor olan basamaktır aslında... Ryan 2 basamak çıktı sadece... :) İnşallah Damla ve Elif de bu tarihe kadar en azından 1 basamak çıkarlar... :) Onları da çok sevdi çünkü Ryan... :) Ulu'nun adını duyarlar belki gaipten... :) 1. basamakta 1. uluyu, 2. basamakta ise 1. ulu ile beraber 2. uluyu öğrendi Ryan... 3. basamak sanırım herkesin farklı... :) Daha oraya gelmedi Ryan, gelirse söyler size... :) 1. ve 2. uluyu tahmin etmek zor değil, biraz aklını çalıştıran herkes bulur bunu... :) Aslında basamaklara yazmalıyız belki de nobeli, çünkü belki de basamak keşif zorluğunda bence... :) İsterseniz basamaklara da 1 nobel yazalım beyler... :) Ona da siz karar verin... :) Alttakiler der ki bence keşif daha zor basamaktan. Biraz zaman geçip ilerleyenler der ki bence basamak daha zor keşiften... Aslında ikisi de aynı zorluktadır bunlar bana sorarsanız... :)
Yakında yani geçmişte ya da gelecekte bizim Türkler diyecek ki bana da bir nobel geldi beyler, bana da bir yarım nobel geldi beyler vs... :)) Alın beyler, bayanlar toplayın nobelleri... Ülkece yarışıyoruz bunlarla... :)
Hikmetler de alınıyor ama beyler, demek ki bizim adımız bir nobel etmiyormuş diyorlar... :) Varsa bir hikmet daha arkadaşınız 2 hikmet yanyana gelirse sizi de 1 nobel sayıyoruz... :) Adı hikmet olanlara isminden dolayı yarım nobeli verdik bile beyler rahat olun siz... :) Nobel adını verirseniz 1 nobel veriyoruz, basamak kimse vermez onu geçtik, keşf / kaşif veren çıkar mı bilmiyorum ona da 1 nobel veriyoruz, keramet de veren çıkmaz herhalde verirse alır 10 nobel, mucize koyarsanız çoğunuzun ismini kafadan 50 nobel veriyoruz size ama biraz tuhaf isim mucize iyi düşünün... :) Bana sorarsanız bu isimlerin içinde gene en makulü Hikmet'tir illa birini koyacaksanız... :) Ama ben oğlum olursa hanım da onaylarsa İsa Efe vermeyi düşünüyorum ismini... Toplayabiliyorsa nobelleri kendi toplasın... :) Siz Mucize koyarsanız onlar da aynı oranda Miracle koyar beyler, gerçi onların pek haberi olmaz ama belki de olur... :) Onlar da alır 50 nobel... :)
Ama nüfus da kalabalık bunlarda beyler... Oradan da avantajı var bunların... :) Bunları ülkece geçmemiz çok zor... :) 21 Aralık 2025 Pazar itibariyle 348 milyonun üzerindeymiş bunların nüfus Birleşmiş Milletler verilerine göre... Bir de bizimkine bakayım... :) 1 Temmuz 2025 itibariyle 85 buçuk milyonun üzerindeyiz beyler... :) Biz biraz yavaş artıyoruz... :) Gençler ekonomik sorunlardan dolayı evlenemiyorlar da... :)
Acaba gerçekten de bu oranlarla skor tutsak kim öndedir nobelde ülkece acaba?
Ryan aslında belki de doğuştan keramet olarak doğmuş ama bunu sonradan öğrenmiş Ryan... :)
Siz bu yazıyı geçmişte okuyabiliyorsanız, Ryan'ın nobel puanı çok daha fazla ama siz 2025 sonuna göre hesap edin... :)
Bakalım ikinci turda hangi dersleri öğrenecek Ryan... :) İlk turda bu 3 dersi çok iyi öğrendi bir de kendi derslerinden 12 ders verdi Ryan... :)
23 Aralık oldu beyler tarih az önce girdik, daha namazlara da dediklerimi de yapmaya başlamadım, tamamdır sabah uyanınca kesin başlayıp, 23 Ocak'ta da koyuyorum resmi... Erenleri de dinliyorum, namazları da kılıyorum en az 2 rekat veya 20 rekat kadar... 3 günde 1 Kur'an-ı Kerim'i de okuyorum... :) Ayrıca erenleri de peygamberleri de okuyorum, ayrıca finallere de hazırlanıyorum... Bir program yapalım: