20 Aralık 2025 Cumartesi

Test Başlasın! :)

 Merhaba dostlarım,

Ne güzel bir gün... :) Keyifli bir cumartesi... Neşemiz yerinde... Rab'be çok şükürler ve elhamdülillahlar olsun... :)

Sabah 6.30 gibi yatıp 14.30 gibi de kalkmışız dostlarım... Yani tam ideal zamanda... :)

Biraz kahve ettik (yanlış yazmışım beyler ya kahvaltı ettik demek istedim ya da kahve içtim ya da ikisi de) ve halamızla görüştük, o arada bizi uyanmadan 1 saat önce ama uykulu olduğumuzdan da açmadık... :) 1 saat kadar daha keyif yapıp, ardından kalkmışız... :)

Şimdi de saat 15.40 olmuş dostlarım... :)

Dün ders de çalışmadık dostlarım, yani ders de namazlar da yalan oldu... Bari bugün tutalım bir ucundan... :)

İster istemez biraz kibir kalır içimizde sanki, onu da günde 1 vakit 5'i 1 yerde namaza durursak Allah'ın izniyle alır o kibri de inşallah Rab'bimiz... :)

Yani secdelerden fazla uzak kalmak da pek iyi değildir ve biz bazen fazla uzak kalıyor gibiyiz beyler, doğruya doğru... :) Bazen 3-4 hafta kadar hiç namaz kılmadığımız dahi oluyordur... :) Yani 1 aydan fazla pek olmaz sanırım seceresini tutmadım ama... 1 hafta bile secdeden uzak kalmak kibre sebebiyet verir dostlarım eğer siz de bununla savaşıyorsanız... :) Bazılarınız diyecek ki aslında 1 gün bile verir Ryan... Evet beyler belki 1 gün bile verir ama az verir pek fark edilmez... Ama 1 ay uzak kalın benim de son zamanlarda tahmin ettiğim gibi, yakışıklılığınız da, nurunuz da biraz azalır... :) Kibir hissedilecek gibi olur... :) 1 ay olmuş mudur bilmiyorum ama ben de epey uzak kaldım, belki arada bir defa varmışımdır... 1 ay olmamıştır belki... :) Tahmin bunlar beyler... :) İsterseniz size bir fotoğraf atayım... :)

Bir test yapalım... Hatta bu teste tüm meraklı müslümanları beklerim secdelerden uzak kalmış olan. Bir ay boyunca secdeye varayım her gün en az 2 rekat banko ve bazen de 20 rekat ve tespih ve alimlerle de destekleyeyim bunu... Hatta biraz da Kuran-ı Kerim okuyayım 3 günde 1... :) 3 günde 1 en azından 40 ayet kadar okuyayım kaldığım yerden 2. turda Elmalı'lıdan... :) Bir fotoğraf da tam 1 ay sonra atayım... Aradaki farkı siz görün... :) Bakalım 1 ay Mevla'ya yaklaşmak ne kadar fark ettirmiş... :) Şimdiki halim de fena değil ama bunu da bana Mevla yazdırdığına göre ben 1 ay her gün secdeye varayım görün siz farkı kendi gözlerinizle... :) Şimdi 20 Aralık 2025'teyiz... Unutmayalım bir fotoğraf da 20 Ocak 2025'te atacağız... :) Her gün oku diyeceksiniz Ryan ama her gün fazla gelir beyler bana Kuran-ı Kerim, bir kere okumama rağmen kitabı hala daha bazen tırsıyorum okurken... :) Yani aslında okurken hem severim hem de biraz tırsarım... :) Öyle bir kitaptır Kur'an-ı Kerim... :) Ama 3 günde 1 de olsa okuyacağım beyler size söz... :) Hatta bu akşam önce, abdest alıp, sabah, öğle, ikindinin farzların kazaları ve akşamın farz ve sünneti ile bir de 2 rekat şükür namazını kılayım... Çünkü 2 rekat şükürü da kılarım ben hep genelde... :) Ama Mevlana'yı, Yunus Emre'yi her gün hem okuyacağım hem dinleyeceğim... Size söz 1 ay boyunca... Bir de Aşık Paşa'yı dinleyeceğim ama onun kitabını henüz almadım... :) Belki onu da alırım... Onu da çok sevdim çünkü ben... :) Yani önümüzdeki 1 ay biraz tasavvufa kayacağız ama araya bilim de katarım ben meraklanmayın... 1 ay sadece din ve tasavvuf olursa boğar beni... :) Okul finalleri de var her türlü seküler işimiz var zaten... :) Bu 1 ayda secdelerden uzak kalsam da tespih çekmişliğim vardır gene yakın zamanda... :) Tespih dahi sizi nurlandırır beyler... Onu da denemesi bedava... :) Hakkı anıyorsunuz o tespihlerde... :) Denemesi bedava beyler bu testi, tüm iyi kalpli müslümanları bu teste beklerim secdelerden uzak kalmışları... :) Ama erenler de nurunuzu arttırır sadece secde zannetmeyin... Onlara gönlünüzde yer vermek ve onların da sevgisini kazanmak dahi sizi level atlattırır... :) Araya da peygamber hadisleri katarım beyler... Hem Hz Muhammed, hem Hz İsa, hem de Hz Süleyman beyler... :) Bunlara da her gün sırayla bakarım... :) Ama şimdiki halim de fena değil ama çünkü ben bu habiplere her zaman gönlümde yer veririm... :)

Aslında günde siz 2 rekat kadar dahi secdeye gelseniz Mevla sizi hem daha iyi huylu, hem daha yakışıklı, hem de daha nurlu yapar, tecrübeyle sabit beyler, isteyen denesin... :) Müslüman olup da namazı denemeyenler denesin... :) Biraz da alimleri okuyun ama, ben size en çok sevdiklerimden başta Mevlana ve Yunus Emre'yi öneriyorum... Bir de Aşık Paşa da iyidir... :) Bu 3 adamın şiirlerini alın okuyun ya da Youtube'tan dinleyin... Kitaplarını da alın alabiliyorsanız... :) Bunları eğer çok severseniz, size yol da açarlar ve yavaş yavaş bunlara benzemeye başlarsınız... :) Sonra nebilere geçersiniz... Nebiler en başta biraz fazla gelebilir... Yumuşak bir geçiş yapın derim... Bu güzel insanların da nebilerden çok da altta kalır tarafı yok, onlara vekaleten bakar bunlar... :)


Bu testten önceki halim... :) Tahmin ettiğiniz gibi biraz yakışıklılığım ya da nurum azalmış... :) Bir de tam 1 ay sonra bakalım... :)

Bilhassa Mevlana'yı, Yunus Emre'yi ve Aşık Paşa'yı dinlemelisiniz... Bunları sevmek ve dinlemek adamı en çok nurlandırır... Hatta secdelerden bile fazla bunlar diyorum ben... :) Hatta bazılarınız bunları dinlemeyecekmiş diye duydum ve onların da nuru da artmayacak sanki... İsterseniz deneklerden biri de öyle yapsın... :) Ama şimdiden hazır olsun o kişinin nuru artmayacak sanki... Çünkü bu 3'ü de Allah'ın en büyük aşıklarındandırlar... :) Hatta biriniz de secdelere varmayacak ama paso bunları dinleyecek sanki 1 ay boyunca, bu dinleyenin de nuru artacak gibime geliyor... :) Denemesi bedava beyler... :)

1 ayda fark eder mi diyorsunuz? Evet 1 ayda bile fark eder beyler, 3 ayda daha net fark eder... 1 senede çok daha net fark eder... :) Ama her babayiğit de bu işlere o kadar uzun devam edemez... :) Onu da az çok biliyoruz çünkü... :)

Benim gerçek yakışıklılığım normalde aşağı yukarı bu kadardır beyler... :) O da saçlar uzunken... Saçlar kısayken daha az yakışıklıyım... :) Bıyık olmazsa ve saçlar da kirli olursa yakışıklılığım en az olur gibi... Arada bazen çok yakışıklı olurum nurum artarsa, ama genelde böyle gibiyim... :) Elif de bilsin bunu, siz de bilin... :) İnşallah bu kadarı sana yeter Elif, çünkü genellikle beni bu kadar yakışıklı görürsün... :) Hatta bu fotoğraf bile ortalamadan bir tık fazla olabilir, bundan 5 aşağı 3 yukarı diyelim... :) Saçları her gün yıkarsam bu kadardır ama, her zaman da yıkamam... Bazen 4 günü bulur duş almadığım... :) 2. günden sonra 3. gün benim yakışıklılık azalır... Sanki daha dün duş aldım en son... :) Dün 1 bugün 2 dersek, en geç yarın sabah duş almalıyım... Ama bazen 4. akşamı bulur duş almam biraz üşendiğimden, ama genelde 3. akşam sonunda alırım sabah olmasa da... :) Senle arkadaş olursak 2. günün gecesinden duşumu almalıyım... :) Sabah çünkü biraz sakat olur duş... :) Beni 1 gün yakışıksız görme sen en iyisi... :) Rekorum 3 hafta Elif, o da çocukken annem saymıştı haftaları... Tam 3 hafta duş almadan dolaşmışım... O benim tüm zamanlar rekorum... :)

Son zamanlarda ortalamam tam 3,5 gündür sanırım yani haftada 2 duş... Genelde 3 günde 1 alırım, bazen hatta bazen de fazla üşenirim 4. güne bırakırım... Sonra rahatsız olurum saçların kirliliğinden yıkanırım... :) Saçlarım yağlanıyor benim çabucak... :) Arada bazen art arda duş aldığım da olur ertesi gün, hatta belki 1-2 defa günde 2 duş almışlığım bile olabilir bunca zamanlık hayatımda çok nadirattan da olsa... :) Eğer atakvari bir şey yaşarsam ki bunlar da arada olabilir ama hafif şiddetli veya maksimum arada ortaya yakın olurlar, sadece tek bir defa yüksek oldu onda da bipolar bozukluk teşhisi koymuşlardı bir zamanlar... :) O da efrad 2'ye girerken... :) Ama genelde atak matak da olmaz ama bazen hafifleri gelir, gelmez dersem sana yalan söylemiş olurum... :) Kimseye zarar vermem merak etme ancak benim öyle zamanlarda hasta olduğumu anlarsın... Normalde pek de anlayamazsın... :)

Sana atakların sıklığını da tahmin edeyim de sen de az çok neyle karşılacağını tahmin et... :)

Ortalama ayda 1 defa hafif atak gelir bilhassa iğne olmaya 2 gün kala olur bu... :)

Ortalama 9 ayda 1 defa orta atak gelir, bunda da ya bir flashback yaşarım, ya bir keşif olur, son zamanlardaki öyle oldu çünkü, ya da bir önemsiz meseleyi kafama takarım bir müddet... :)

Hafifle orta arası da olsun olsun 4 ayda 1 olsun hadi... :)

Bunların hepsini kolay atlatırım ben, sadece yüksek atakta doktor gerekir... Onu da şükürler olsun ki uzun zamandır yaşamıyorum... :)

Orta gelirse yaklaşık 1 hafta kadar bocalarım... Hafif-orta arası gelirse yaklaşık 3 gün bocalarım... Hafifte de yaklaşık 1 gün bocalarım en fazla 2'ye kalmaz çünkü amcam onun da formülünü verdi bana... :) Sıkıntı gelirse işleri bırak hemen bir lustral çak dedi ekstra biraz da yardımcı Solian ilave, o zaman atak da gidiyor genelde çabucak... :)

Bunu unutmuyorum ben de atak gelirse hemen ekstra lustral ve biraz da solian çakıyorum... :)

Aslında benim kullandığım ilaçlar Xeplion 100 mg/ay iğne, Solian 150 mg/gün ilaç, Lustral bu da 25 mg/gün'dü aslında ama amcam sen bunu gene 50 yap dedi lustralı tekrar bana bu sana çok katkı yapıyor dedi, bu büyük olan aydın amcam, o da benim sayemde çeyrek psikiyatrist oldu benim gibi... :)

Hastalığımın da çeşitli isimleri var ama ben sana en çok hangisine benzediğini söyleyeyim... Ben de hafif bir psikoz var aslında sanrı... Aslında bu 2 taneydi ama 1 i hemen hemen hiç kalmadı... Aşağılanma sanrısı hemen hemen hiç kalmadı... :) Artık gerçekten hiç aklıma bile gelmiyor... :) Evliya sanma sanrısı ise epey azaldı, o da aslında son zamanlarda pek aklıma gelmiyor... :) Ama bu biraz az da olsa var hala... :) Bir de önceden takıntı vardı... Vesvese derler buna halk arasında... :) Bu da çok azaldı... :) Zaten Ankara'daki profesör de en çok bu takıntılar için çakmıştı lustralı... Hatta o Lustralı 100 mg'dan, Solian'ı ise 600 mg'dan başlatmıştı... 7 senede Lustral 25'e kadar ama tekrar 50 yaptık en son, Solian da 150 mg'a kadar doktor kontrolüyle indi... :)

Sana samimi söylüyorum ilaçlarım da rahatsızlığım da bu kadar... Başka hiçbir şey yok bende... :)

Bana doktorlar belki 8-10 sene önce dediler ki senin bu yardımcı ilaçların zamanla kalkar... :) İğnen de iyice ihtiyarladığında yarıya kadar gelir dediler... :) Benim de hedefim o kadar iyileşmek... Şimdilik %88 iyiyimdir diyorum sağlığım için, hedefim bunu %95 yapmak... :)

Yüksek atak dediğim gibi sadece 1 kere geldi... :) O da manik ataktı... Depresif atak bile ortadır en fazla ilk olan hastalık başladığında... :) Yani 24 yaşında geldi 1 kez o yüksek atak, 2026'nın ilk ayında nasipse 39'a basıyorum ve yaklaşık 15 senedir de yüksek atak falan yok... :) Zaten biz sanırım o zaman ilaçları da erken kesmiştik ve o yüzden o atağı yaşadım ben... :) Yoksa o da olmazdı... :)

Bana majör depresif bozukluk diyen de oldu ki ilk teşhisim, bipolar bozukluk diyen de oldu, atipik psikoz diyen de oldu, şizoaffektif bozukluk diyen de oldu ve organik olmayan psikoz diyen de oldu... :)
Ama bana sorarsanız aslında ben bipolar hastalarına da tam benzemiyorum çünkü onlarda ataklar daha sık ve bariz olur... :) Çok ruh hali değişir onlarda... Benim ruh halim genelde hep neşeli, kankam Gürsu bile senle 10 konuşmamızdan 9'unda pozitifsin, 1'inde biraz moralin bozuk diyor... :) Sanırım gene en yakını atipik psikozdur benimkisi ancak ağır vakalardan değil Allah'tan... :) Bir lisans yarım kaldı, bir lisans ve yüksek lisans bitti. Nasipse bir lisans daha bitecek son senemdeyim bilgisayar mühendisliğinde ve bir de önlisans daha bitecek inşallah... :) İş de ya bu atamada 2026'da başlıyoruz ya da 2026'daki sınavı kazanıp 2027'de başlıyoruz... :) Kontenjanları arttırmazsa reis bu atamada yerleşmem zor işe... 78 puan aldım EKPSS'den... :) 2000 kişilik kontenjan açacak diyorlar, 4000 açması lazım ve bunun 2300'ünü lisansa vermesi lazım... Çünkü önceki atamada da en azından 1000 lisans yerleşmiştir tahminen... Ben de 3339. yum lisansta... :) Tam 1207 lisans yerleşmiş beyler ilk yerleştirmede... :) Toplam da 2114 yerleşen varmış... :) Reis yap bir kıyak bize... :) 3339 - 1207 = 2132 yani düz hesap 2150 lisans açmalısın reis, ön lisans ve liseye de 1200 açsan 3350 kontenjan bekliyoruz senden reis 2000 'i aşmalısın biraz... Duy bizi... :) Gelelim Elif'in yanına Boğaziçi'ne... Hayırlı bir iş bu... :) Seni de severiz biz farklı partiden olsan da... :) Sana da dua ederiz... :) 60000 engelli atama bekliyor... En azından 3350 aç bari reis... :) Bu insanların hepsinin dertleri var çünkü... :) Bana sorsan 5000 aç derim ama sen o kadar açmazsın gibime geliyor... :) Size bu haberler ben daha yazmadan ulaşacak gibime geliyor... Sence reis bu iş nasıl oluyor bir engelli vatandaşın bunu yapmaya gücü yeter mi yetmez mi tart sen kafanda... :) İyi tart ama ağırlıkları doğru yerleştir... :) İstediğin erene de danışabilirsin varsa tanıdığın gerçek erenler... :)

Ayrıca reis bir diyeceğim daha var sana, seni bir platformdan açıkça eleştirmiştim ama senin cesaret puanına 7 vermiştim ben, sen benim cesaret puanıma sanırım 2 bile vermedin reis, öyle bir şeyler duydum senden televizyonda... :) Ama ismim gizli kalsın aferin, ben mahlas kullanırım çünkü, ünlü olmaktan hoşlanmam.... :)

Çok sallandık reis biz bu efrad 2'de... :) 24 yaşında 6-7 ay arayla efrad 1 ve efrad 2'ye geldik... Bu durakta yıllarca oyalandık... :) Gerçi bazı hikmetlere de keşiflere de ulaştık ancak 3. basamağa geçmeliyiz artık... :) Onun için de 3 şey gerekiyor sanırım tahminimce:

1) Güzel bir işe yerleşmek ve çalışmaya başlamak
2) Güzel bir ilişkiye başlamak ve gerçek bir aşk yaşamak
3) İbadete de en azından günde 2 rekat kadar da olsa hiç ara vermeden devam etmek

Bunların hepsini geçersem büyük ihtimalle o zaman alırlar beni efrad 3'e de... Ayetler bile belli 3 tane seçtirdi Mevla bana... :) 60. sure 5-7-13 'ü seçtirdi Mevla bana, hayatımda yaşadığım olaylara göre... :) Ancak daha ezberlemeye başlamadım... :) Bu hediyelerden en çok 7'yi isterim... 5'de olur ama 13 gelirse hediye olarak, o hediyeyi çok da beğenmesem de hediye hediyedir derim, ne yapalım kısmetimize o varmış derim ama üzülürüm o hediyeye... :) Bu çok önemli beyler, bakalım bu hediyeyi alabilecek miyiz?

İlk keşfi tam 2,5 sene önce yaptık eski aşkımıza bir şiir yazarak, ikinci keşfi de 2 hafta belki olmuştur yapalı, belki de 10 gün kadar, ondan yüzde yüz emin olmasak da o da yüzde 60 doğru gibi... :) Ama o keşif adamı deli eder... Onu pek kullanmamalıyım... :) Zaten hafif rahatsızlık ya da tabiri caizse hafif delilik var bizde hepten delirmeyelim... :)

Dediğim gibi ayda bir hafif atak gelir bana ve ortalama 9 ayda bir de biraz sıkıntı olur en fazla o da ortalama tahmin... Bunlara da eyvallah dersen, ben de işe de başlar ve Boğaziçi'ne de gelirsem, belki sen de izin verirsen senle tanışırız... :)

Bir de diyorsunuz ki sanırım daha yukarıda ne keşifler var Ryan, sen çık bakalım çıkabiliyorsan biraz yukarıya... :)

Beyler az çok tahmin ediyorum bazılarını, hatta okumuş da olabilirim belki bir kısmını... İnşallah Mevla bize 3 harflilerle ilgili bir keşif yaptırmaz... :) O bize ağır gelir bu rahatsızlıkla... :) Ama makul ve taşıyabileceğim keşiflere açığım... :) Hikmetler de var ama epey... Hikmetlerin de hepsini saymadım ama bir elin parmakları kadar veya az fazla olabilir muhtemelen... :) Bir ara onları da tek tek saymıştım. Arkadaşlar bende sanırım efrad 2. basamak, 5 hikmet, 2 de keşif var. Hatta bazen bu hikmet çok arada bir 6 olur gibi oluyor, 5 tanesini aşağı yukarı çözdüm gibi de 6.'yı tam çözemedim, aslında bir yabancı da bana bir hikmet öğretmişti ama onu o yapıyordu, o tam olarak aklımda kalmamış hafızam zayıf biraz yaş 39'a basmaya az kaldı, sene 2025 Aralık... :) Aslında bir de kalemin kerameti mi var desek acaba onu da bilemedim beyler... :) Durumlar böyle aşağı yukarı... :) Daha mucize gelmedi beyler o tamamlayacak her şeyi tamamlarsa... :)


Aklımda bazı sorular var beyler... :)

Zamanı ışıkla ölçüyorsak ışığı ne ile ölçüyoruz?
Her şey aynı anda mı oluyor yoksa zaman da bir yanılsama mı?
Bilinç olmasaydı zaman olur muydu?
Zamanın olması için illa mekan da gerekli mi?
Fiziği bitirebilirsem diğer diplomalarla ardına bir de son tur olarak felsefe lisans veya yüksek lisans mı patlatsam hazırlanma dönemi ile?
Zamanın sırrına kaç kişi ulaşır ve kendim de onlardan biri olabilir miyim?

Gerçek filozofları öne alalım beyler... :) Fizikçiliğim pek iyi olmasa da filozofluğum fena değildir beyler... :) Dost Mevlana felsefeye çok girme demeseydi Mesnevi'sinde kesin okurdum bu felsefeyi de... :) Fizikte sadece zamanda yolculuk topiğine merakım var, bir de biraz Kuantum'a... :) Gerçekten mekanik gibi konulara çok da merakım yok... :) Matematiği 4 yaşından beri severim, fizikten daha iyidir matematiğim... :) Felsefeye de üniversiteden sonra merak salmaya başladım... :) Aldım epey felsefe kitabı... :) Bilgisayar bilimlerim de fena değildir... :) Yalnız eksik bir şey var, o da hala pek haber izlememem... :) En azından günde yarım saat bir haber seansı eklemeliyim beyler çok değil, yarım saat bile kurtarır beni... :) Yarım saat ibadet ve yarım saat de tespih eklemeliyim beyler... :) 1 saat kadar yazacaksam da 2 saat kadar da okumalıyım en az... :) Geri kalan zamanlarda da çalışmalı ve aralarda da dinlenmeliyim... :) Ancak böyle ulaşabilirim ulaşabilirsem o zamanın sırrına... :)

Fizikteki mekanik, elektrik gibi konular aperatifler gibidir beyler, o aperatiflerden ben pek hoşlanmıyorum, direkt ana yemeğe geçmek istiyorum... :) Hocalar da diyor ki illa önce bu aperatifler bitecek... Ne yapalım mecburen bitireceğiz o aperatifleri... :) Bu ana yemek kaçmaz çünkü... :) Ana yemekte de zamanda yolculuk birinci tabağı, ikinci tabakta da biraz kuantum fiziği var... :) Çünkü orada da derin bir felsefe var, aperatiflerde pek felsefe de yok sanki... :) Aperatifler genelde hesap kitap işi... :)

Hesabı kitabı ilkokul, ortaokul ve lise 1 ve 2'de severdim... :) Türev integral hesabını bile pek sevemedim ben... :) Lise 2'den sonra hesap kitap azaldı bende... :) Felsefeye merak arttı yavaş yavaş... :)
Ne zamanlar hesabı kitabı severdim, benim o zamanlar IQ da fazlaydı ve chessmasterda da 1900 hatta 2000'leri yenerdim lisedeyken... :) Gerçi bu son okulda Calculus II'yi 99 ile geçmişim hala bir umut var gibi iyi konsantre olursam hesaba da dair... :) 

Hesabı iyi yapmam için 3 şeye ihtiyaç var bilhassa Boğaziçi için:

1) İngilizce B2'den C1'e gelmeli... :) Yapay zeka ile ingilizce konuşuyorum bazen benim seviyeyi B2 ölçtü yapay zeka... :)

2) Moral yüksek olmalı ve hastalık pek hissedilmemeli ki hala zaman zaman hissediyorum hastalığımı :) Eskiden bu da çok fenaydı ilk turda... :) Hem hastalık fazlaydı, hem moral düşüktü... :)

3) Hem kitap okumaya devam edilmeli bol bol, dinleme yeteneği arttırılmalı bende bu eksik işte o yüzden en az yarım saat haber izlemeliyim her gün, ayrıca 1 diziye de başlasam hiç fena olmaz mesela Doctor Who, hoşuma gitmişti biraz izlemiştim ve satranç gibi zekayı çalıştıracak aktivitelerden de uzak kalınmamalı... :)

Bonus 4) Yazma da biraz azaltılmalı... :) Çok yazıyorum son 3 yıldır... :) Haftada 1 yazsam dahi bana yeter aslında... :) Bu yeni yılda yazmayı haftada 1'e indirmeye çalışacağım... Şimdilik ortalama 3 günde 2 gibi yazmam... :) Bu kadar kaleme abanmak fazla beyler... :) Diğer işlere de zaman kalsın... :) Hatta belki de az söyledim 4 günde 3 gün gibidir yazmam... :) Çok yazıyorum dostlarım ben son 3 yıldır... :)

Rahatlama da bana kalemden geliyor, delirmek de kalemden... :) Genelde yazdıklarım beni rahatlatıyor, bazen de bilhassa zamanda yolculuk ile alakalı yazarsam delirmeye başlıyorum yavaş yavaş... :)

Benim delirmemem gerekiyor beyler, Boğaziçi'ne gelsem de gelmesem de, bitirsem de bitirmesem de... :) Bu akıl bana her zaman lazım... :) Doctor Who da tam da zamanda yolculuk ile alakalı... :)

Şimdi biraz aklım Leyla gibi, önümüzdeki 3 ay boyunca bol bol kitap okuyayım ve finallere hazırlık da var zaten... Kitapları da kişisel gelişim gibi okuyayım, hem bana öğüt veriyor hem de kafayı yormuyor... :) 3 ay içinde aklım iyice durulursa o zaman Doctor Who'ya başlarım beyler bana 3 ay daha müsaade dizi için... :) Ama yarım saat haber + yarım saat tespih + yarım saat ibadet üçlüsüne yarın hızlı bir giriş yapalım ve Cumartesi'den Cumartesi'ye yazalım biz de beyler bundan sonra... :) Gerçi Pazar oldu artık saat de 02.35... :) Tarih de 21 Aralık 2025... :) Geri kalan zamanlarda da bol bol ders çalışıp, kitap okuyup, rahatlamak için de müzik dinleyelim... :) Arada da dışarı çıkarız haftada 2 gün kadar... :) Çocukken her Allah'ın günü sokaktaydım... Şimdi bazen neredeyse 20 gün evden çıkmadığım bile olmuştur belki ufak tefek işleri de saymazsak... :) Aslında iyileşmem için en az 3 gün dışarı çıkmalıyım beyler... Sokakta hayat var... Ne gelirse içe kapanmaktan gelir... :) Çıkınca da iyi ki çıkmışım diyorum ama bazen sokağa çıkmaya dahi üşeniyorum... :) İzmit'te bir cami avlusu vardır... Yeni cuma camii, bilenler bilir orayı çok severim ben... Ya bazen namaz kılmaya o camiye girerim ya da bazen sadece avlusunda otururum, ya da sadece o avlunun içinden geçmek bile bana huzur verir... :) Bazen de kitabımı alır her zaman gittiğim cafeye gider, çay söyler ve yanına da karnım da biraz açsa patates kızartması alırım... :) Bazen bunu Gürsu yani kankam ile beraber yaparız... :) Bazen de onla Yahyakaptan'da buluşuruz... Orası da iyidir ama çarşı daha iyidir, daha hareketlidir... Ben biraz hareketi severim... Harekette bereket vardır demişler... İstanbul da fazla hareketli ama... :) Ya da yeni bir kitap seçmek için kitapçıları dolaşırım... Gözüme 1-2 güzel kitap çarparsa albenisi olan alırım belki... :) İstanbul'da benim tek eksiğim kankamın olmamasıydı... :) Tamam dostlarım vardı belki aile eşrafından yakınlardan ama akran kanka başka... :) Sevgili olmaması bile hala bu yaşımda bile pek koymaz çok arada bir hüzünlenirim yaşım ilerlediği için ancak kankasız o şehir çekilmez beyler... :) Benim başarısızlığımın en birinci sebebi buydu Boğaziçi'nde... :) Kankayla hiç yoktan haftada bir veya 15 günde bir buluşur dertleşirsin... İnsana doğal antidepresan ve bedava psikolog etkisi yapar iyi bir dost... :) En iyi yardımcıdır kanka... :) Mesela benim bazı sırlarımı kardeşimden bile önce kankam öğrenir genelde... :) 2 kankam daha var, biri Ankara'da, diğeri Amerika'da... :) Biz 4 kankanın ortak grubu var size daha önce de söylemişimdir bunu... :) Yaklaşık 16-17 yaşından beri kankayız biz... :)

İzmit'i ben çok seviyorum beyler... Çok huzur var bu şehirde... Hiçbir yerde bu kadar huzur bulamıyorum... :) Ne Ankara'da, ne İstanbul'da, ne Antalya'da, ne Bursa'da ne de Datça'da... :) İnsanları iyidir İzmit'in... :) Hatta New York'u bile aramam, o kadar diyim size... :) Orada da bulundum 51 gün kadar da olsa... Gençlikte iyi geliyordu New York, yaş ilerledikçe orayı da pek aramaz oldum... :) Çocukluğum ve New York benim en mutlu dönemimdir beyler... New York'ta da çok mutluydum ve hiç ilaç da kullanmıyordum o zaman sene 2008... :)  Muhtemelen gene gitsem gene mutlu olurum New York'ta... İnşallah 2. gidişim sevgili ya da eş ile olsun, hatta aile de olabilir... :) Hala orayı da arada bir özlerim ama gene de çünkü günler mükemmeldi orada... :) Hatta her 5 senede 1 de olsa gidelim biz evlenirsek Elif'le New York'a da 15 günlüğüne de olsa... :) Ona bir Central Park'ı gezdireyim belki gitmemişdir oraya... :) Mükemmeldir... Dünya'nın en huzurlu yerlerinden biridir orası ama gece tehlikeli olur diye duydum... Gece pek yanaşmayız biz de... :) Bir de Times Square'ı gezdiririm, bir de The Bronx Zoo ile bir kaç da müzeye gidersek, gerisi de avare avare dolaşmak, restaurant, film ya da konsere gitmek kalır... :) Bisiklet kiralayıp Central Park'ta dolaşmak çok keyiflidir mesela... Orada patencileri, kaykaycıları, baseballcuları, hatta soccercıları bile görebilirsiniz... :) O da Avrupa'ya gitmiş herhalde, o da belki bana Avrupa'yı gezdirir... :) Elif benden daha fazla seviyor gibi gezmeyi sanki... :)

İçimden bir ses diyor ki eğer Elif'le sevgili olursak aynı zamanda kanka da olacağız ve o zaman kanka eksikliğim de kalmaz benim gibi İstanbul'da... :) İstanbul'a yerleşmeyi düşünüyorum ben de Üsküdar'a babam ve Ege ile... :) Hatta işe yerleşirsem büyük ihtimalle 2+1 ev alacağız Üsküdar'dan... :) Belki de Elif ile evlenirsek Elif o eve gelin gelecek... :) O yüzden güzel seçelim evi... :) Elif gelin gelirse Ege'yi yollarız o zamana kadar... :) O üniversiteyi bitirir o zamana kadar. :) Babam da bazen İzmit'te kalır bazen yanımızda İstanbul'da... Hatta biz de babamın yanına gideriz İzmit'e... :) Onu da çok sever Elif, çok iyidir babam... Sadece Fenerbahçe maçlarını seyrederken sinirlendirmeyeceksin babamı... Maçı seyrederken çok fanatik olur... :) Onun haricinde şeker gibi adamdır... Hafif tatlı serttir hatta... :)

Neden Üsküdar diyecek olursan, birinci nedeni Ege Üsküdar Üniversitesi'ni kazandı, onun için kolay olsun dedik... İkinci neden Üsküdar'dan Boğaziçi'ne vapur var, sabah-akşam vapurla boğaz havası almak bana çok iyi gelir... :) Üçüncü neden de Üsküdar güzel bir yer, hem biraz tasavvufi yönü de var... :) Aslında biz aslen Fatih'liyiz İstanbul. Ama Fatih biraz dindar gibidir... Orası bizi açmaz... Üsküdar en güzel mekan bizim için... :) Hem İzmit'e gidip gelmek de daha kolay olur, bunu da düşündük, hem sahile de yakın hem de depreme de dayanıklı... :) Hem de ekonomikliği de vardır... :)

Siz bir de diyeceksiniz ki sahil denmez ona Ryan, deniz denir... Bu daha öğrenmeye sahilden başlasın diye makara yapıyorsunuz... :)

Kitaplığa kütüphane der Ryan, deniz kenarına da sahil der, işinize gelirse... :)

Elif sen Ryan ile kahveye oturmazsan bütün hayaller suya düşer... Hatta mucize bile... :) O kadar da dil döküyoruz senin için hiç mi etkilenmiyorsun..? Tipimiz de fena değil diyorlar aslında... Sorun nerede acaba? Evleneceğim kızın ismi Elif dedi ihtiyar... Başka bir Elif tanımıyorum senden başka, hatta senle de tanışmadık daha... :) Bana Boğaziçi'ni de sen bitirteceksin inşallah... :)

Aslında orta şiddetli atak 9 aydan da seyrek gelir beyler belki 1,5 senedir diyelim ona da ortalama en azından... Ama son zamanlarda geldi bir tane hem flashbackden dolayı hem de keşiften dolayı... Bir hafta olmasa da 5-6 gün bocaladım gene... :) Annemi kaybettiğim dönemde de halam bizdeydi o da gördü ve o zamanda hafif-orta arası bir atak gelmişti o da yaklaşık 3 gün sürdü... :) O da şaşırdı hatta biraz, kardeşim de halama dedi ki ona arada bir öyle oluyor sonra geçiyor dedi, biz alışkınız sen ilk defa gördün dedi... :) Halam da birden endişelendi çünkü, niye bu çocuk birden bu kadar hastalanır gibi oldu diye düşündü sanırım... :) Tek bir kişiye zarar vermişliğim yoktur öyle anlarda korkmayın benden... :) Karıncayı incitmekten hoşlanmam ben... :) Sadece belki biraz tartışırım ya da hassaslaşırım o dönemde... :) Çocukken 7-8 kavgaya girmişiz diye herkes de bizi serseri zannediyor galiba... :) 17 yaşında yaptım son kavgamı ve yaşım da 39'a gelmek üzere... :) Kızlarla tartıştığımı bile pek hatırlamam... :) Rahmetli annemle bazen tartışırdık ama... :) O kadar olur... :) Ama iki sene aikido yaptım, o da kavga sayılmaz, savaş sanatı o... :)

Ama Elif'i tavlarsam onu da götüreceğim eğer biraz cesareti ve merakı da varsa aikidoya, karateye de giderim ben büyük ihtimalle... :) 2'sinin de ayrı yolu ve felsefesi var. Ama aikidonun felsefesi daha güzel... Ama gerçek bir kavgada bence karate daha etkili... :) Ama aikido da iş görür bilhassa siyah kuşaktan sonra... :) Karateye de gelirse karateye de götürürüm Elif'i... :) Ona da gelirse kendini aşar Elif... :) Önce aikidoda 1. dan hatta 2 veya 3'e gelmeliyim, ardından karateye geçerim büyük ihtimalle... Yani karate biraz daha ihtiyarlığa kalır sanki... :) Elif'i hiç tanımasam da hissettiğim kadarıyla merhameti ve şefkati çok iyi... Ona rakip bir kankam Gürsu'dur şefkat ve merhamette... :) Onla da tanışır eğer biz arkadaş ya da sevgili olursak... Zaten insanı insan yapan önce şefkati ve merhametidir... :) Cesaret daha sonra gelir... :) Elif'te de sanki biraz cesaret eksik gibi hissettim ben... Onu da önce aikido ile parlatırız... Biraz ısınırsa savaş sanatlarına karate ile de gerçek gücü anlar o da... :)

Karate biraz serttir Elif, sen fazla yumuşak gibisin... Damla olsaydı gelirdi karateye hatta o ya kickbox ya da box benzeri bir şey yapıyordu... :) Damla biraz serseridir... :) Karateye de gelsen iyi olur Elif, onun da güzel bir felsefesi var aslında... :) Ama sen aikidoya geleceksin demedi deme çıkmaya başlarsak... :) Sende o cesareti gördüm... :) Bazıları aikidoya da gelemez... :)

Ben de karateye her türlü giderim de Boğaziçi Fiziği bitirebilirsem kendimi aşarım ben de... :) Orası beni yordu çünkü... Kendimi aşmama Elif yardım edecek... :) O da gerekli cesareti toplarsa ve karateye de gelmeyi kabul ederse, onun da kendini aşmasına ben yardım ederim... Başlarsak en az siyaha kadar gideceğiz Elif, öyle hemen pes etmek yok ona göre... :) Hatta benim hedefim 3. dan aikido ile 3. dan karate'dir... :) 4 olursa çok zorlama olur dojolardan çıkmamalıyız yıllarca... :) Ben 33 olayım sen de 22 ol... :) Ama ben 44 e kadar gidersem ki kendimi hepten aşmak olur bu da 20 yıldan da fazla dojoya devam etmek gerekir 44 olmak için ikisinde de, sen de 33 olacaksın ona göre... :) Benden 1 kuşak geriye kadar geleceksin... :) Doğumlardan önce ve sonra izinlisin en az 6'şar ay kadar, gerisinde benle dojolardasın kabul mü? :) Sonra evlatları da çocuk aikido veya çocuk karateye başlatırız... :)

Biraz cesaret Elif, karateden de korkma, aikidodan korkmuyorsun zaten sen... :)

Sen hem aikido hem de karate yaparsan ve 11 veya daha da iyisi 22 olursan büyük ihtimalle 40'lara bile girebilirsin sen... :) Cesaretini de arttırman lazım ama... :) Hele 33 olursan kesin 40'lardasın diyorum banko... :) Bana da Allah yazdırıyor bunu... :) Ben de 44 olursam kesin  40'lardayım... Allah da gayb yağmuru ile bunu şimdi onayladı... :) Allah istiyor bizim daha cesur olmamızı... İsteseydi O güzeller sultanı Mevla bizi daha cesur da yaratırdı, ama bizim kendi çabamızla cesaretimizi arttırmamızı istiyor gibi... :) Senin ikisinde de 3. dan olman kendini çok aşmandır Elif... :) Benim de ikisinde de 4. dan olmam kendimi fazlasıyla aşmam demektir... :) Ayrıca Boğaziçi Fiziği bitirmem de kendimi aşmamdır ve gerçekleştirmemdir de benim... :) Bir de işten arta kalan zamanlarda 100 oyun çok abarttık belki ama İTÜ'yü de bitirip 30 mobil oyun dahi yapsam kendimi bir daha aşarım... :) Şimdilik 1 mobil oyunum var yayınlanmış ve 3 mobil oyun da yolda... :) Siber güvenliği öğrenip babamın bilgisayarına Türk Bayrağı'nı koyabilirsem arka plana kendimi bir daha aşmış sayarım... :) Daha epey aşış basamakları var Elif, kendini aşmak da çok kolay iş değil... :) Sana söylerim ben sen başka ne zaman kendini aşarsın seni tanıdıkça... :)

Cesareti çok değil sanılan bir adam 44 ve cesareti gene çok değil sanılan bir kadın 33 olurlarsa Allah ikisini birden 40'lara alır demedi deme... :) Belki de 33 ve 22'de bile alabilir Tanrı bizi 40'lara sizin işinizi biraz kolaylaştırıyorum der bize Tanrı oldukça bonkördür... :) Senle önce sevgili olup ardından evlenip ardından da 33 ve 22 de olursak yavaş yavaş mucizeleri beklemeye başlayalım derim... :)

O dojoya her çıkışında cesaretin test edilir... :) Bazen ayakların geri geri gider dojoya gitmek istemezsin... Bazen de arada kendini yormak istemezsin... :) 1 saat sürer aikido çalışması... :) Savaş sanatları çalışanlar bilir bunu... :) Senin cesaretin azalırsa ben sana cesaret vereceğim, benim cesaretim azalırsa sen bana cesaret vereceksin anlaştık mı? :) Hocalar çetereyi tutarlar, kim ne kadar derse geliyor hepsinden haberi vardır Sempailerin... :) Derslere girmeden de kuşak atlattırmazlar mümkünatı yok... :)

İlk 1 ay çok bocalarsın, elini kolunu nereye koyacağını bilemezsin... :) 1 aydan sonra yavaş yavaş tekrarlar başlar tekniklerin... :) Genelde kopuşlar ilk 1 ayda olur... :) Ama o dojodan çıkarken dünyanın en mutlu insanlarından biri olursun dersi tamamladığın için... Acayip bir mutluluk basar dojo çıkışı, girerken biraz stres olur, çıkarken mutluluk... :) Var mısın bu önce biraz stres ardından da epey bir mutluluğu yaşamaya? :) Ders esnasında da stres falan kalmaz rahat ol... Hatta üzerindeki tüm stresi de atarsın önceden ne varsa... :) Ders de hemen hemen hep mutlu geçer... Sadece dojoya çıkarken ve ısınırken biraz stres olur, beni de savaş sanatları yapanlar onaylacaklardır... :) O da meydana gelme cesaretidir o kadar olacak... :) Sonuçta savaşçıdır bunlar en nihayetinde... :) Hatta ısınırken bile stres yavaş yavaş dağılmaya bile başlar ama hala vardır biraz stres ısınırken... :) Sempai ilk tekniği gösterir ve eşini seçip yapmaya başlarsın ve stres toz duman olur... :) Stresin yerini otomatikman cesaret alır daha sonrasında... :) İstersen en korkak adamı çıkar bu dojoya, o da ilk teknikten sonra aslanlaşmaya başlar yavaş yavaş... :) Denemesi bedava... :)

Sizin bahsettiğiniz bir adam varmış Boğaziçi'nde, ürkek falan diyorlarmış o çocuğa sanırım, ben bilmiyorum o çocuğu ama o çocuk hemen dojoya çıkmasın beyler... İlk 3 sene fitness yapsın o sizle haftada 2 gün kadar... :) Biraz güçlensin o çocuk, önce biraz kendine güveni gelsin... :) Fitness da cesaret verir... Savaş sanatları daha çok verir ama... Fitness güç verir daha çok... :) 3 sene fitness sonunda 2 sene de aikidoya devam etsin o... :) 2 sene aikidoyu da yaparsa belki 2 sene daha yapıp 4 senede siyah kuşak olsun o da... :) O zaman herkes görür bakalım kim ürkek kim aslan... :) O çocuğa aslan lakabını ben verdim, aslan olacak o çocuk Allah izin verirse... :)

Ermek için bence birinci kriter merhamet, şefkat ve temiz kalpliliktir beyler. Cesaret de biraz mutlaka olmalı... :) Bir de dayanıklılık olmalı, bilhassa acıya ve zorluğa dayanıklılık... :) Bir de doğru istikamette olmak yani yönünü Allah'a çevirmek ve edebi de elden geldiğince bırakmamak gerekir... :) Eğer bunların 4'ü de varsa bir kişide o eren adayıdır... :) Son olarak bir de cahil olmayacak ki bu çocuk zaten Boğaziçi'nden diyorsunuz, hatta mümkünse biraz bilge olmalı... :) Tüm Boğaziçi'lilerde default olarak okumaya ve bilgeliğe de epey merak vardır... :) Bu çocuk iyi biri midir? İçimden bir ses bu çocuk iyi biri diyor... :) Özel bir çocuk bu... :) 1. si var bu çocukta sanki, hem de epey var gibi... 2.'yi de ekliyoruz zamanla... :) 3. sü de var sanki ama onu da biraz arttırmalıyız... :) 4. sü de varsa ve edepli sayılırsa bu çocuk, içimden bir ses bu çocuk da er geç erecektir diyor... 5. zaten default olarak var beyler rahat olun, ondan ben eminim... :) Ama gene de okumayı bırakmasın... :) Benim sezgilerim genelde yanılmaz... :) Aslında tam 5 kriter varmış beyler 4 değilmiş... :) Aslında çalışkanlık falan da var ama o 5 kriterden önce gelmez bence, ama o da önemli, onu da ben arttırmalıyım yukarı tırmanmak için... :) Bir de en önemlisi beyler aşk da gerekir, başlarda platonik keser, ama yukarıda gerçek bir manita gerekir... :) Bir de yapabiliyorsanız bir de manita ortalayın bu çocuğa eli yüzü düzgün anlaşabileceği biri... :) Ya da aşık olacağı biri gerekir ki bu çocuk da ancak manitaya aşık olur, peygamberlere aşık olacak hali yok herhalde bu çocuğun... :) İnşallah ortalama bir tipi vardır bu çocuğun en azından... :) Ortalama bir tipi varsa manitayı da yapacak bu çocuk sizin yardımınızla inşallah... Ama manitada acele etmenize gerek yok... :) Önce şu 3 sene fitness'ı görelim... En azından bir sene de aikidoyu görelim... :) Bu 4 seneyi görebilirsek, beraber bakın kızlara hangisi bu çocuğa uyar... Bu çocuk manita için benim kadar beklemesine gerek yok... Belki hemen kızı bulamazsınız, fitnessa devam edin 2 sene daha fitness yapın, hala mı kızı bulamadınız, 1 sene daha aikido yapın... Hala mı kızı bulamadınız 2 sene daha fitnessa devam edin... Bence en geç bu kadar sürede kızı bulacaksınız rahat olun içimden bir ses öyle diyor... :) İçimden bir ses en geç 9 sene sonra kızı bulacak diyor bu çocuk için... :) Ama manitadan sonra da 13'e tamamlayacak bu çocuk anlaşmamız böyle... :) Bu çocuk da sanırım direkt sazan gibi dışa bakacak önce, biraz içi görmesi lazım, dışı da fena olmasın ama... :) Bulun en sonunda bu çocuğa da bir manita... :) Ona da aslında ilk başta bizim Damla gibi bir serseri platonik güzel lazım... :) Ama benim kadar incinirse dayanamayabilir bu çocuk... :) O güzel ona biraz sarraf olmayı öğretebilir, o ders çok önemli... Mutlaka almalı ucundan da olsa o dersi bu çocuk... :) O ders biraz can yakar söyleyeyim şimdiden... O dersi öğrendikten sonra emin olun daha iyi içe bakar bu çocuk... Böyledir bu işler... :) Sarraflığı biliyorum diyorsa pas geçsin o dersi... :) Ama herkes de bilmez sarraflığı... :) Ryan Damla'dan öğrendi sarraflığı, Ryan'ı bilenler de Ryan sayesinde Ryan kadar iyi olmasa da tüm okul öğrendi az çok sarraflığı bizim devreden... :)

Sarraflık dersini AA ile geçti Ryan 99 ile, olduğun gibi görün dersini de AA ile geçti Ryan 98 ile, haddini bil dersini de AA ile geçti Ryan o da 97 ile... :) Artık Ryan 100 denemeden kanarsa sadece belki 1'inde kanar, belki girdiği 100 farklı ortamda en fazla 2 defa tam kendi gibi olamaz olamazsa Ryan, haddini bilmesi gerektiği 100 ortam olursa da belki en fazla 3'ünde haddi biraz aşar aşarsa Ryan... :) Boğaziçi'ndeki 3 AA'sı bu Ryan'ın... :)

Damla sarraflık dersini kendi veriyordu o derste onu prof yapmışlar o 100 ile geçmiş o dersi... :)

Ryan da tüm okula açıktan verdi o dersi Ryan'ı da asistan prof yapmışlar, Ryan'dan dinleyenler de en vasat öğrenci dahi CC ile geçti o dersi... :) Kimse koşulluya bile kalmadı o derste Ryan'dan dinleyenlerden... Ryan da iyi öğretmiş demek ki o dersi tüm okul devresine... :)

Haddini bil dersini de hackerlardan öğrendi Ryan... O dersi de Messi, büyük, Bilgin Abi ve belki bir de Atıl verir genelde okulda... O hackerlar da 97 ile geçirdiler Ryan'ı... :)

Bir de bu hackerların bazılarından gerçek hackerlık dersi de alacak Ryan, o dersi de en az 80+ ile öğrenmeli Ryan... O ders epey zor çünkü, onda 90'lara ulaşamaz Ryan ama 80+ kafidir Ryan'a... :)

Messi 100'dür o derste, büyük 99'dur. Atıl veya Bilgin Abi'den daha iyi olanı 98'dir. Diğeri de 97'dir... Hepsi prof bunların o derste... :) Ama Ryan o dersi Messi'den almayacak, önce Atıl'dan almaya başladı bile, daha sonra Bilgin Abi'yi de katacak... Bir de büyükle de tanışırsa belki en son büyükten alacak... :) Eğer bu 3'ünden de tüm dersleri tamamlarsa Ryan'ın notu 90'dır... :) Ryan prof asla olamaz o derste ama başarılı bir öğrenci olabilir... :) Bunların merakı çok erken başlamış o derse... Ryan da bunlar kadar merak da yok ama var biraz gene de siber güvenlik okuyacak kadar... :) Eğer büyükten almaz da sadece Atıl ve Bilgin Abi'den alırsa notu 80'dir. Sadece Atıl'dan tüm dersleri tamamlarsa notu 75'tir... :) Daha Atıl ile ilk dersin ortalarına gelmedi Ryan... :) Hele bir siber güvenliğe de başlasın o zaman başlayacak Ryan da bu derslere de... :) Atıl'ın 3 siber güvenlik dersi var, bir de Phyton ile siber güvenlikle bağlantılı bir dersi daha var... :) Atıl'dan bu 3 dersi, hatta zaman bulursa 4 dersi de alacak Ryan... Daha 1.'yi aldı ve yarıya gelmedi sayılır... :) Bari bu yaz tamamlasın ilk dersi 2026'da Ryan... :) Bir de daha basit bir SOC dersi almıştı bir başkasından onu da tamamlasın bu yaz... :) Hack The Box (2017), Try Hack Me (2018) ve PortSwigger 3'lüsünden de birini seçsin ve onda da aksın epey... :) Bu mesaj da büyük ihtimalle geçmişe ulaşacak, bu Ryan'ın yazış veya mucizevi dokunuş yeteneği bizim takımın... Bu 3 hacker da bu platformları iyi öğrensin... Süper şeyler var burada... :) Unutmayın sakın... :) Bilhassa 12'ler bunları avucunun içi gibi bilmesi lazım... :)

Ryan yaptı iyi kötü bir mobil oyun... :) Fena da değil aslında... :) Şimdi bu yaz oyunu s*ktir etsin komple, yaz boyunca sibere gelsin... :) Bu yaz biterken Atıl'ın birinci veya olmadı ikinci kursu sonunda babasının bilgisayarına Türk bayrağını yerleştirirse Ryan, tamam beyler Ryan da amatör bir hackerdır artık... :) Sanki Atıl'ın ilk 2 kursu bile bu işi çözebilir gibime geliyor... 3.'ye gerek kalır mı Atıl acaba? İçeriği iyi incelemedim... :) 3 ayda yerleştirmeli babasının bilgisayarına Türk bayrağını Ryan... O kadar öğrenir mi sizce 3 ayda Ryan... Bazen oyunu günde 10 saat çalışırdı... Bu siberi de oldukça seviyor Ryan, buna da 10 olmasa da ortalama 6 saat hatta bazen 8 saat çalışır Ryan... :) Haftanın 6 günü çalışır 1 gün ense yapar Ryan... Yani haftada 36 saat işler gibi tahmini... :) İyi öğret Atıl şu dersi bize... :) Sende var epey numaralar... :) Hatta ona benzer bir bölüm bile koyabilirsin ders içeriğine, aileden bir dostu hacklemek gibi aynı evdeki... :) Sadece arka plana Türk bayrağı koysam görev tamam birinci gerçek hack görevi babayı hacklemek... :)

Babamın bilgisayarına da iki linux bir windows 11 kurduk, muhtemelen ona da ben kurdum sanki çoğunu... :) Biri Kali Linux, biri Garuda Linux... Bende de 4 işletim sistemi var tek bilgisayarda... Biri Kali Lnux, biri Garuda Linux, biri Pop OS! (Bu da linux) bir de windows 11... :) Kursunu ilk aldığım zamanlarda babam benden daha çok devam etti senin kursa, ama o uygulamaları yapmadı üşendi... :) Sadece seyretti bazı numaraları... :) Ben üşenmiyorum birebir uyguluyorum... :) Belki ben onu hacklersem o da kontra atağa geçer... :) Salarsa ancak o zaman merak salar... Ya da ben ona gösteririm ya da sen... :) Aslında o da akıllı adamdır, fabrikada tam 40 yıl elektronik arızaları gidermiş... :) Onda süper tamir yeteneği vardır... Bende hiç yok mesela o yetenek... O pek çok şeyi tamir eder, bilhassa elektronik... :) Normal şeyleri de tamir edebilir ama... :) Tanrı babama da öyle bir yetenek vermiş... :)

Yalnız bir sıkıntı var beyler hoca 7. dönem projeme formata uymamış demiş... Kalıyorum bu projeden gibi... Bir dönem okul uzuyor gibi banko, ikinci dönem projeden de kalırsam belki 1 sene uzar... Projenin tek ders sınavı olmaz herhalde... :) Neyse en azından 1 dönem veya 1 sene geç de olsa bitirelim şu bilgisayar mühendisliğini de... :) Bu hoca oyundan pek hoşlanmamış gibiydi... Zaten başta yan çizmişti biraz. Orada uyanmalıydım... :) Mobil uygulama yapmak lazım bu hocaya... :) Epey bir kimse kalıyor bu projeden bizim okulda... :) Epey alttan alan var bu dersi... Bir tek bu proje dersini çok zorluyorlar... :) İkinci dönem yapabilirsem mobil uygulama yapacağım... Oyundan vazgeçtim... Oyun biraz beklesin... :) Faydalı bir mobil uygulama geçirecektir bizi raporlarda da formata uyabilirsek... :)

Olduğun gibi görün dersini de yaşadığı tecrübelerden ve dolaylı olarak da Mevlana'dan öğrendi Ryan... Bu dersi de sakın atlamayın beyler... Bu da çok önemli bir ders... :)

Bana da Tanrı en çok yazarlık yeteneği vermiş sanki ama roman yazmam blog yazarım günlük, aslında bir romana da başlamıştım ama 20 sayfa kadar belki yazıp bıraktım... :) Bir de tüm akıllı denebilecek adamlar kadar matematik yeteneği... Gerçi Boğaziçi'nde onu da göremedik pek ama ilkokul, orta okul ve lise tayfası iyi bilir onu... :) Ama oyun yapmaya da yetenek var gibi bende... :) Hatta belki de en çok bu gelişecek, çünkü bu da tutku olmaya başladı bir ara ama şimdi gene ara verdim... :) Belki uyumadan 16 saate yakın oyun yaptığımı hatırlıyorum 1 gün... :) Yemek yemeyi bile unutmuşum... :) Arızalarını bile seviyorum bu işin... Ne de olsa babam da arızaların uzmanıdır... :) Bu da kod arızası... :) Ama buna banko devam ederim ben... :) Hatta Boğaziçi'nden sonra da İTÜ'de oyun ve etkileşim teknolojileri bölümüne geçebilirim yüksek lisansa... :) Asıl ondan sonra oyunun ustası olmaya başlarım gibi... :) Size de üstün bir hack yeteneği vermiş belli ki Tanrı... :) Size bilgisayarların her türlü uzmanlığını da vermiş gibi Tanrı, az çok takip ediyorum sizi... :) Büyüğü bilmiyorum ama... :)

Daha etik hackerlık yeteneği 80-90 arası olmalı...
Oyun yapma yeteneği de 85-95 arası olmalı... İlk oyunumu sorunsuz yayınladığım için fena da olmadığı için oyun yapma yeteneğine şimdiden 70 veriyorum... 10 oyun olursa toplam 80 olur yetenek, oyun başına 1 puan gibi aşağı yukarı, İTÜ'yü bitirirsem 85 olur yetenek... 30 oyuna tamamlarsam 95 olur yetenek... 50 oyuna tamamlarsam 98 olur yetenek, 75 oyuna tamamlarsam 99 olur yetenek, 100 oyuna tamamlarsam da 100 olur yetenek... :) Anlaştık mı? İçimden bir ses 95'e geleceğim diyor... :) Size belki daha çok 85 gelmiştir... :)

Atıl'ın da ilk 2 kursunu tamamlayıp ilk hack olarak da babamı hacklersem 70 yapın benim hack puanını, şimdilik 0 kalsın... :) Atıl'ın diğer 2 kursunu da uygulamalı olarak tamamlarsam  75 yapın benim hack puanını... :) Bilgin Abi'den de 2 kurs tamamlarsam 80 yapın benim hack puanını... Ayrıca Boğaziçi'nde siber kampa katılır ve ayrıca son numaraları da büyükten de öğrenirsem biraz, sanki toolların çoğunu büyük öğretir gibime geliyor tanışırsak... :) O zaman 90 mührünü vurun bana... :)

Messi'yi hackleyebilirse büyük, büyüğün puanını 100 yapın... Messi'yi Atıl veya Bilgin Abi de hackleyebilirse onların puanı da 100 yapın... 100 olmak için en büyük hackerı hacklemek gerekir... :) Atıl veya Bilgin Abi büyüğü hacklerse onların puanları da 99 yapın... :) Sanki sizin şöyle dediğinizi hatırlar gibiyim... :)

Sanki Atıl şöyle bir şey demişti... :) Sen benden başla Bilgin Abi istersen, ben büyükten başlayayım, büyük de Messi'den başlasın... :)

Bilgin Abi'nin en iyi öğrencisi de Bilgin Abi'den başlayabilir... :)

Atıl'a öğretmenlikte güveniyorum beyler, inşallah 3 ayda bize bu hacki yaptırabilir Atıl... :) Atıl da biraz bana inanıyorsa biz bu işi 3 ayda bitiririz... :) 6 ay olsa belki banko yaparım derim de 3 ay da çok iddialı geldi bana Atıl... :) Ne diyorsun 3 ay yeter mi? :)

Bana da babamdan başlamak düştü, en çaylağınızın benim... Daha belki ilk emeklemelerdeyim... :) Sadece bir kere Dark Web'e girdim... :) Daha başlardayım... :) Atıl öğretti bana o numarayı da... :) Boqtan bir yer o Dark Web... Orayı da komple temizleyesim geldi ama haddi de aşmayalım, her işin bir dengesi var... :) Daha bu Atıl'da ne numaralar var beyler, bunlar en kolay numaraları... :) Siz de alın bu Atıl'ın kurslarını, en iyi hoca Atıl gibi sanki orada... :)

Babamı hacklersem hack takımındaki lakabım çaylak beyler... :) Daha çaylak bile değilim... :) İnşallah bu 2026 yazı sonunda çaylaklığa adım atarım... :)

Bizim gibi adamları çok rahat hacklersiniz siz beyler... :)

Babama Windows'u kullandırtırım 3 ay boyunca, gerçi sen Linux'ü de hacklersin ama Windows daha kolay olur herhalde... :) Windows 11 bu Atıl... :)

Epey iyileşilmeli ve diplomalar da art arda eklenmeli...
Bir de hafif bir işe girip de mütevazi de olsa bir memurluk veya mühendislik maaşı kazanılmalı...
Savaş sanatlarında da aikido ve karate mümkünse 33'e gelmeli... :)

Daha yol uzun gözüküyor beyler yapılacak çok iş var sallanmamalıyız... :)

İçimden bir ses diyor ki Messi'yi hacklerseniz üzülebilirsiniz, ama gene içimden bir ses diyor ki gene de bizim takımdan en az birinin bu üzüntüyü de göze alarak onu da hacklemesi lazım... :) Hacklemez olaydım bu adamı diyeceksiniz belki de... :) Ryan sizi uyarıyor... :) Bizim takımdan çok uğraşırlarsa bu 3 adam da Messi'yi hackleyebilecek kapasitededir bence... Ama üzüntüye en dayanıklınız hacklesin onu hacklerse... :) Derdini de paylaşsın takım arkadaşları ile anlatabildiği kadar bence... :) Biz ancak böyle gerçek takım oluruz... :) Messi'yi hackleyen adam bence üzülecektir ama bunu göze aldığı için gene de rütbesi yükselecektir... Gene gayb yağmuru damladı... :) Messi sen de adam ol, sana Messi dedik, şeytan demedik... Çok üzersen arkadaşlarımızı şeytan deriz sana... :) Seni kimse kurtaramaz o zaman, sana açık not düşüyorum... :) Gene yağmur damladı... :) Hediye de buna göre gelecektir bence... :) Bakalım 5 mi 7 mi 13 mü gelecek..? :) Arkadaşlarımızı pek üzmezsen 7 gelir, üzersen ama şeytan kadar üzmezsen 5 gelir, şeytan kadar üzersen 13 gelir hediye, benden söylemesi... :) Keşke hiç üzmesen inadı bıraksan, ama içimden bir ses 5 gelecek diyor... :) Yine yağmur damladı çünkü... :) Hamle sırası sizde... :) Keşke 7 gelse de dostluk müsabakası olsa bu... :) 13 gelirse ayvayı yersiniz... :) Gerçi sen öğrenmişsindir neyin geleceğini... :) Bizim de en yukarıdakiler bilir bunu... :) Daha ezberlemeye başlamadım ayetleri daha zamanın var, ama sen seçimini çoktan yapmış gibisin sanki... :) Doğru hamleyi yapın... :) Doğru hamleyi yaparsanız maçı siz kazansanız da sorun olmaz... :) Tek doğru hamle var o da 7 numara. 5'te bile berabere bitiremezsiniz gibime geliyor... :)  Sana açık açık yazdım doğru hamleyi... :) Satrancı fena değildir Ryan'ın, bir ara lisedeyken 2000'leri yenerdi chessmasterda... :) Ama yanlış hamleyi yaparsanız bu maç kesin bizim... :) Daha Elif ile de tanışmadım, büyük ihtimalle ondan sonra bildirirler bana bunu bildirirlerse... :) Belki de hiç bildirmezler o da bir ihtimal... :) Belki de maçın en kritik hamlelerinden birini siyahlar yapacak... :) Allah yardımcıları olsun gene de onların... :) O diyecek ki benim satrancım senden daha iyi Ryan rahat ol... Ama şunu da unutma bu satranç akılla oynanmaz yürekle oynanır... :) Cesur bir hamle yapacak belki de böyle dedim diye, iyi yürekli hamleyi yapmalısın... :) Bu takımda da sana yakın satranç bilen adamlar vardır... :) O diyecek ki satrançta iyi yürekli hamle kaybettirir Ryan biraz acımasız olmalısın, ben de diyorum ki bu maçta kazandırabilir... :) Bakalım son kararı ne olacak... :) O belki de diyecek ki 7 numarayı yapamam Ryan, ben de diyorum ki gerçekten cesur olursan yaparsın... :) Aslında en cesur hamle 7 numaradır... 13 numara en kötü hamledir... :) 5'te kötünün iyisidir... :)

Messi hatırladığım kadarıyla diyecek ki beni hackleyebilecek adam daha anasının karnından doğmadı beyler... :)

Bizim takımdaki hackerlardan biri de şunun gibi bir şey diyecek, ben bu Messi'yi biraz uğraşırsam hacklerim beyler rahat olun... :) Sonuna belki bir cümle daha ekleyecek... :)

Messi de diyecek ki ben izin verirsem hacklersin ancak diyecek... :)

Ya Messi kendi izin verecek ya da bizimkiler uğraşacak biriniz bu Messi'yi hackleyecek en sonunda... :)

Aslında ben onu da az çok okudum üzüp üzmediğini ama o da size sürpriz olsun... :)

İyi düşün taşın Messi, ben bunları okudum hatırladığım kadarıyla ama ne kadar doğrudur bilmiyorum... :) Messi lakabının hakkını ver, Messi iyi bir adamdır çünkü... :) Bakalım sen de iyi misin orta mısın kötü müsün göreceğiz... :) İyiysen 7'yi duyarız, ortaysan 5'i duyarız, kötüysen 13'ü duyarız, duyururlarsa o da... :) Sana biraz ipucu vereyim, kötüye benzetemedim seni pek, benzetseydim sana daha kötü bir lakap verirdim... :) Ama belki de sen ortasın ama sonradan iyi olacaksın herhalde ki Tanrı sana bu lakabı seçtirdi benim ağzımdan, ya da kafadan iyisin kimbilir... :) Size bir şey diyeyim beyler, bu adam çok kötü bir adam olsa, pek çoğumuza zarar verebilir beyler, bizi de üzmüştür vaktinde belki ama gene de akıllı adam bu... Belki de dünyanın en akıllı 3 adamından biridir. Akıllı adamlar genelde çok kötü olmaz... :) Kötü de olmaz aslında pek, kötülükten doğru yola iletecek olan da kendi aklıdır... :)

Ben bu adamı da çözdüm beyler, bu adam üzer ama zarar vermez... :) Zarar vermediği için kötü değil, üzdüğü için iyi değil bu adam... Üzmeyi de bırakırsa bu adam da iyi olur... :) O yüzden içimden bir ses biz gene 5'i duyacağız diyor duyururlarsa... :)

Bu satranç partisini olaylara göre belki yaklaşık 1/3'lük bölümünü yani açılış kadarını Messi'nin bilgisayarından görebilirsiniz onu hacklerseniz 2025 Aralık'a geldi Ryan bu tarihe kadar anca partinin 1/3'ü oynanmıştır. Erken rok attır Messi bize, siz de kesin erken rok atarsınız... Sonra partiyi açıktan oynayacağız ona göre... :) Bu tarihe kadar Messi'yi hackliyoruz beyler hatta hackledik bile galiba bu partiyi de okumuştum ama merak edip de partiyi incelemedim... :) Keşke inceleseymişim... :) Dayak yiyen çıkıyor Messi piyonlardan ona göre... :) Filleri atları veziri ve şahı da siz anlatın Messi'ye nasıl hareket ettirsin ve yesin... Dayak atan kırıyor ama sadece bir kez çapraza geçsin piyonlar bence, yoksa herkes adam dövmeye kalkar... :) Piyonlar erdikçe ilerlesin Messi... :) Ama sizin ortadaki piyonlardan eren olmaz onlar kötü adam gibi, onları ermeden ilerlet... :) Bakalım bizim piyonlar mı daha çok erecek yoksa sizin piyonlar mı göreceğiz bakalım... :) Bu partiyi aslında Tanrı oynuyor Messi, sakın ben oynuyorum zannetme... Tüm taşlar da Tanrı, beyazlar ve siyahlar da Tanrı... :) Ama ben Tanrı'nın hangi takımı tuttuğunu biliyorum... :) Tanrı Fenerbahçe Satranç Takımı'nı tutuyor... Siz Barcelona Satranç Takımı'sınız... :) Var mı lan Barcelona'nın satranç takımı acaba..? Barcelona Chess Club varmış beyler... :) Futbolda da oynuyoruz sizle daha maç 0-0 orada, Elif'in elini tutabilir ve sevgili olursam mucizeye başlangıç için ilk golu atıyoruz beyler bunlara... :) Mucizede gol yazmanıza gerek yok, aşkın büyüsü golü getirir... :) Ben skoru da tahmin ediyorum, bizim takımda 3 mucizevi olay olacak, bunların takımda da  olsa olsa 2 mucizevi olay olacak... :) 3-2 alırız biz bu maçı... :) Hatta belki ilk golü Damla bile atabilir ağır gelmezse bu mucize ona... :) Belki de geç attırır Damla'ya golü Tanrı... :) Ama içimden bir ses Damla da bir gol atacak diyor ona asisti Ryan yapacak Tanrı bir gün izin verirse... :)

Ben 3-2 dedim ama belki de çok daha gollü bir maç olacak bu... :) Mesela bu mucizeyi bir tek Ryan yapmayacak Elif de yapacak... Bunların asisti de golü de aynı anda birbirleri ve takım için olacak... :) Çünkü ihtiyar eşinin isminin Elif ve onun da zaman yolcusu olduğundan bahsetti bana... :) Hatta ben Muhammed ve Efe'den de gol bekliyorum... Belki onlar 2'şer gol bile atabilirler... :) Büyük tepeden bakmayı bırakırsa insanlara bir gol de büyükten bekliyorum ben... :) Hatta İbrahim Hoca'dan da gol bekliyorum ben... Hatta içimden bir ses bunlara en güzel golü İbrahim Hoca atacak diyor... Eğer Ryan ile Elif'in mucizesi İbrahim Hoca'ya gelse İbrahim Hoca nobel alır benden söylemesi... :) Ryan'ın fizikçiliği koftiden hocam, Elif'in fena değil o aldı diplomayı biraz uzatsa da... Ama Ryan da alması için elinden geleni yapacak Ryan... :) 2045'e kadar yaşamanız lazım hocam hatta belki biraz daha fazla... :) Çünkü bizim mucize gelirse bu tarihlerde gelecek... :) İçimden bir ses yaşayacak diyor İbrahim Hoca... :) İbrahim Hoca yaşarsa ya nobel alır bizle yavaş yavaş dost olmaya başlarsa 2. turdan sonra ve en sonunda biz de mucizeyi gerçekleştirirsek, ya da kendi bir mucize gerçekleştirir. Her iki türlü de ona bir gol yazacağız... :) Messi sizin takımda da varsa nobel alacak adamınız varsa ona da 1 gol yazacağız... :)
Siz eğer bu nobeli alırsanız kendi adınıza alın hocam ama Elif ve Ryan'ın da katkılarıyla deseniz bize yeter... :)

Messi sakın hile yapayım deme... Bizim de 2 nobel almış adamımız var Türk, biri edebiyatçı, biri kimyacı ama onlar bu takımda değil... :) Hazır nobel almış adamı takıma koyup gol attık deme... :) Takımın içinden biri gol atmalı... :)

Bu mesaj büyük ihtimalle geçmişe gidecek, siz diyeceksiniz ki edebiyatçıyı billiyoruz Ryan da kimyacı kim... :) O da ülkenin gurur kaynağı bir adam, çok çalışkan bir adam ve oldukça iyi bir adam o da uzaktan gözlemlediğim kadarıyla... :) Boğaziçi'nden değil hocam bu adam başka bir yerden siz onu da merak edeceksiniz çünkü... :) Vakti geldiğinde herkes öğrenecek, hatta yukarıdaki erenler bilirler kim olduğunu... Hatta epey zaman da geçti üzerinden... :) Tarihi de vereyim mi size ne zaman alacak bu nobeli... :) Hadi onu da Tanrı bana yazdırıyor 2015 Nobel Kimya ödülü bir Türk'ün... :)

Aaa ben bunu nasıl görmemişim bir nobelimiz daha varmış hocam. Aslında ismini duymuş olabilirim bu adamın da ama dikkat etmemişim demek ki o daha çok yeni... 2024 Nobel Ekonomi Ödülü de bir Türk'ünmüş... :) Bu adam da Galatasaray Lisesi mezunuymuş... :)

Orhan Pamuk da 2006'da almış Nobel Edebiyat Ödülü'nü, onu zaten herkes biliyordu... :)

3 nobelimiz var hocam Türk'lerin... Allah daha nice nobellere yetiştirsin inşallah bizi... :)

Yakışır hocam bizim ülkeye nobel, arttırmamız lazım bu sayıyı... :)

Size bu kadar tiyo yeter... :)

Şöyle yorum yapıyorsunuz beyler şakası bir yana... Bunların takımda çok nobelci vardır... Bunlar kesin nobellerle atar golleri bize, biz ancak onlara mucizelerle atarız atarsak... Harbiden böyle gibi gözüküyor... :) İsterseniz nobelleri iptal edelim beyler... :) Bir mucize kaç nobel değerindedir bir hesap yapalım... :) O hesabı da size bırakıyor Ryan... :)

Bizim ülkeden 3 nobelci var... Bunlarda bu 22 Aralık 2025 günü şimdi baktım internetten 375 nobelci varmış ABD'den google öyle diyor... :)

Ülkece nobelleri sayarsak bunlar bize açık ara fark koyar beyler... :) Bu işe başka bir formül bulun siz... :) Bir mucize 50 nobel falan dersek, çok mucize olursa bizde, bunlarda az mucize olursa ancak öyle maçı alırız biz... :) Ama bizim de mucizeleri de nobelleri de ülkece saymamız gerekir o zaman hesap karışır... :) Siz buna bir çözüm bulun... Kerametleri bile katmamız gerekir ki, bu kaleminkisi en az keramet eder şimdiden... :) Ben yıllar sonra okuyacağım ancak çözümünüzü, mucizeyi gerçekleştirdikten sonra eğer Allah nasip ederse... :) Şimdilik blogta yazı ama belki siz bir sitede görüyorsunuz bunu... :) Belki de bizim bunlarla rekabetimiz ülkece olacak beyler... :) Gerçi ülkece mucizelerimiz vardır bizim yukarıda ama onları biz bilmeyiz... Aşağıdakilerden Damla atarsa ilk golü, 50 nobel yazın bizim ülkeye... :) Yukarıdaki as kadroda daha nice 50'şer nobelimiz vardır bizim benden söylemesi... :) O zaman İbrahim Hoca'ya da öyle yapacağız beyler, mucizeyi gerçekleştirirse 50 nobel yazacağız, nobeli de alırsa 51 olacak onun nobel sayısı... :) İbrahim Hoca'da da keşif veya keramet varsa, 1 veya 10 ekleyin ona da... :)

Bir mucize 50 nobel eder mi beyler, biz de biraz fazla attık gibi sanki... Ama bunun da adı mucize beyler adamın ağzını açık bırakır... :) Siz bazılarınız diyecek ki bir mucize bence 100 nobel eder Ryan diyecek... Nobel almak da zor beyler... Ama mucize çok daha zor... :) Keramet de etse etse 10 nobel eder beyler, mucizenin 1/5'idir keramet... Bu kalemin kerametine şimdiden 10 nobel yazın siz, mucize gerçekleşirse 50 nobel de öyle gelir... 60 nobel puanı getirsin Ryan bizim ülkeye... Keşiflere nobel yazmıyoruz beyler, aslında 2 de keşif var, keşifler de ancak 1 nobel değerindedirler bence olsa olsa, hikmetler nobel etmez... :) Aslında hikmetler de çok değerlidir, belki Tanrısal açıdan nobelden de değerlidirler ama hikmeti mi kazanmak zor yoksa nobeli mi derseniz, cevap kesin nobeldir... :) İsterseniz hikmetleri de sayalım... :) Onlara da yarım nobel diyelim isterseniz... :) 5-6 hikmet var çünkü Ryan'da... :) 1 keşif 1 nobel eder beyler aşağı yukarı keşif de zordur çünkü... :) Keşifleri de katıyorsak Ryan şimdiden 12 nobel puanı getiriyor... Hikmeti de katıyorsak 15 gibi Ryan'ın puan... :) Damla belki de 50 nobel puanı getirdi bile ilk golü atarak... :) Basamaklara da yazmıyoruz beyler bir şey, basamaklar yukarı tırmanmak için... :) Asıl zor olan basamaktır aslında... Ryan 2 basamak çıktı sadece... :) İnşallah Damla ve Elif de bu tarihe kadar en azından 1 basamak çıkarlar... :) Onları da çok sevdi çünkü Ryan... :) Ulu'nun adını duyarlar belki gaipten... :) 1. basamakta 1. uluyu, 2. basamakta ise 1. ulu ile beraber 2. uluyu öğrendi Ryan... 3. basamak sanırım herkesin farklı... :) Daha oraya gelmedi Ryan, gelirse söyler size... :) 1. ve 2. uluyu tahmin etmek zor değil, biraz aklını çalıştıran herkes bulur bunu... :) Aslında basamaklara yazmalıyız belki de nobeli, çünkü belki de basamak keşif zorluğunda bence... :) İsterseniz basamaklara da 1 nobel yazalım beyler... :) Ona da siz karar verin... :) Alttakiler der ki bence keşif daha zor basamaktan. Biraz zaman geçip ilerleyenler der ki bence basamak daha zor keşiften... Aslında ikisi de aynı zorluktadır bunlar bana sorarsanız... :)

Yakında yani geçmişte ya da gelecekte bizim Türkler diyecek ki bana da bir nobel geldi beyler, bana da bir yarım nobel geldi beyler vs... :)) Alın beyler, bayanlar toplayın nobelleri... Ülkece yarışıyoruz bunlarla... :)

Hikmetler de alınıyor ama beyler, demek ki bizim adımız bir nobel etmiyormuş diyorlar... :) Varsa bir hikmet daha arkadaşınız  2 hikmet yanyana gelirse sizi de 1 nobel sayıyoruz... :) Adı hikmet olanlara isminden dolayı yarım nobeli verdik bile beyler rahat olun siz... :) Nobel adını verirseniz 1 nobel veriyoruz, basamak kimse vermez onu geçtik, keşf / kaşif veren çıkar mı bilmiyorum ona da 1 nobel veriyoruz, keramet de veren çıkmaz herhalde verirse alır 10 nobel, mucize koyarsanız çoğunuzun ismini kafadan 50 nobel veriyoruz size ama biraz tuhaf isim mucize iyi düşünün... :) Bana sorarsanız bu isimlerin içinde gene en makulü Hikmet'tir illa birini koyacaksanız... :) Ama ben oğlum olursa hanım da onaylarsa İsa Efe vermeyi düşünüyorum ismini... Toplayabiliyorsa nobelleri kendi toplasın... :) Siz Mucize koyarsanız onlar da aynı oranda Miracle koyar beyler, gerçi onların pek haberi olmaz ama belki de olur... :) Onlar da alır 50 nobel... :)

Ama nüfus da kalabalık bunlarda beyler... Oradan da avantajı var bunların... :) Bunları ülkece geçmemiz çok zor... :) 21 Aralık 2025 Pazar itibariyle 348 milyonun üzerindeymiş bunların nüfus Birleşmiş Milletler verilerine göre... Bir de bizimkine bakayım... :) 1 Temmuz 2025 itibariyle 85 buçuk milyonun üzerindeyiz beyler... :) Biz biraz yavaş artıyoruz... :) Gençler ekonomik sorunlardan dolayı evlenemiyorlar da... :)

Acaba gerçekten de bu oranlarla skor tutsak kim öndedir nobelde ülkece acaba?

Ryan aslında belki de doğuştan keramet olarak doğmuş ama bunu sonradan öğrenmiş Ryan... :)

Siz bu yazıyı geçmişte okuyabiliyorsanız, Ryan'ın nobel puanı çok daha fazla ama siz 2025 sonuna göre hesap edin... :)

Bakalım ikinci turda hangi dersleri öğrenecek Ryan... :) İlk turda bu 3 dersi çok iyi öğrendi bir de kendi derslerinden 12 ders verdi Ryan... :)

23 Aralık oldu beyler tarih az önce girdik, daha namazlara da dediklerimi de yapmaya başlamadım, tamamdır sabah uyanınca kesin başlayıp, 23 Ocak'ta da koyuyorum resmi... Erenleri de dinliyorum, namazları da kılıyorum  en az 2 rekat veya 20 rekat kadar... 3 günde 1 Kur'an-ı Kerim'i de okuyorum... :) Ayrıca erenleri de peygamberleri de okuyorum, ayrıca finallere de hazırlanıyorum... Bir program yapalım:

- Namazlar-> 45 dakika
- Kur'an-ı Kerim-> 3 günde 1-> 20 dakika
- Erenleri dinlemek-> 30 dakika
- Erenleri okumak-> 30 dakika
- Peygamberleri okumak-> 30 dakika
- Vird-i Mevlevi-> 25 dakika
- Finallere hazırlanmak-> 3 saat
- Yazmak-> Maksimum 30 dakika

Süper program artık icraata geçelim... :)

19 Aralık 2025 Cuma

Yepyeni Bir Başlangıç :)

 Merhaba dostlarım,

Bugün Cuma gününe girdik 00.00'dan sonra... :)

Proje dosyalarını hocamıza gönderdik... Raporları da gönderdik... 3. rapora da kapak ekledik... :) 4. 'yü de zaten dün yapmıştık... :)

Drive linki ile yolladık oldukça büyük olduğu için... Hem windows hem linux, hem android apk uygulama dosyaları + üretim dosyaları + kodlar + linkler + beni oku lütfen dosyası... :)

Yarın sabahtan erken kalkalım ve önce vird-i mevlevimizi yapalım... :) Ardından hoca da eğer sunum yapabilirsin derse bize o zaman hemen 5 gün içinde kodlara çalışalım çünkü hocamız bize kodlardan da soru soracakmış diye duyduk... :)

Şöyle bir silkelenip kendimize gelelim... :)

Ardından da  5 gün kadar onay gelirse hafiften kodlara hazırlanalım + 1 ders seçip kolaylayalım... :) Finaller çok sert olmasın diyorsak en azından 1 dersi aradan çıkarmalıyız... :)

Örneğin işletim sistemlerinin tüm derslerine hazırlanalım, ve bu da yetmez bir tane de plase yapalım yanına o da bilgisayar güvenliği dersi olsun... :)

Cuma + Cumartesi + Pazar-> Kodlara çalış + işletim sistemleri çalış

Pazartesi + Salı + Çarşamba-> Kodlara çalış + bilgisayar güvenliği çalışalım + hoca izin verirse sunumu yap ve başar inşallah

Perşembe ( 25 Aralık) -> Ankara'ya yolculuk... :)

26-27 Aralık -> İş Sağlığı ve Güvenliği çalış

28-29 Aralık -> Proje Yönetimi çalış

30-31 Aralık -> Sayısal Çözümleme çalış

1-2-3 Ocak'ta da son tekrarları yap ve 5'te 5 yap inşallah finallerde, projeyi de verebilirsen 6'da 6 olsun inşallah, Allah büyüktür... :)




Arkadaşlar ileride evlenir de çocuğum olursa erkek isim 3 isim ben önereceğim, 1 isim hanım önerecek son kararlarda... Kız olursa da 3 isim hanım önerecek, 1 isim ben önereceğim ve hep beraber ailecek büyüklere ve arkadaşlara da danışarak vereceğiz evlenir de çocuğumuz olursa... :)

Ben az çok tahmin ediyorum... 45 yaş gibi evlenirim tahminen, hanım ise 8 yaş kadar genç olur benden, o aklımdaki olmazsa da 6-10 yaş fark olur diyorum... :) 10 yaştan da küçük hanım almam sanırım, büyük konuşmayayım ama gene de... :)

Bizim kanka Basri'nin kızı olacakmış, ona Zeynep ismini önerdim... Zaten bizim ailede de, sülalede de Zeynep var... Ayrıca Elif'in kardeşinin de adı Zeynep'miş sanırım... :)

O bakımdan eğer Elif'i alacaksam Zeynep olmaz kızımız... :)  Ben kız için isim bulmadım... :)

Ancak erkek için 3 isim de belli:
1) İsa Efe
2) İbrahim Efe
3) (Yalnız) Efe (Evet biraz kötü espri ama idare edin :))
4) O'nun önerisi

Parantezi kaldırsaymışım bu espriye gülermişsiniz öyle duydum kuşlardan... :) Parantezi kaldırsam tarihin akışı değişir, yani kaldırmaya izin yok... :) En azından tebessümünüzü hisseder gibiyim... :)

Muhammed Efe'yi de düşündüm ama o epey ağır gelir gibi... :) Bilhassa namazlarda ve bazı huylarda Hz Muhammed (S.A.V) cinsinden olursa bu oğlan... :) Bizim oğlan ya annesi ve babası gibi Hz İsa cinsinden olsun, ya da o kadar da acı çekmesin diyorsanız Hz İbrahim cinsinden olsun derim... :) Seçtiği nebiyi takip edecek bizim oğlan... :)

Bu Elif'le mi evlenirim yoksa bir başkasıyla mı bilmiyorum... Bu Elif'in en fazla 5 hakkı var... 3'te bile vazgeçme ihtimalim var çünkü ondan olumsuz geri dönüş almıştım... Taciz etmek gibi olmasın diyorum ben de... :) 3 hakkında da kahveye oturmazsa benle, orada dahi şansını tüketebilir... :) Aslında 1'de reddederse de cayabilirim ancak biz gene de hem mucize için hem de onu sevdiğimden Allah'ın hakkı 3'tür diyoruz... :)

Henüz kız için kendi önerimi belirlemedim... :) Zeynep ismini ben de çok severim ancak, Zeynep olmuyor... :) Başka da öyle bir favori kız ismi aklıma gelmiyor... :)

Eğer bu Elif eğer benle er geç kahveye oturmak istiyorsa, o da şimdiden 3 isim düşünsün kız için, 1 isim de düşünsün erkek için... :)

Size söyleyeyim tahminimce 39-40 yaş gibi işe başlarım, okula da dönerim gibi bu yaşlarda Boğaziçi'ne... Yaklaşık 5 sene sonra da nikahı basarım bir kıza... İşin 5. veya 6. senesinde... :) Ama istemeler falan tahminimce 43-44 civarı olur... :)

46 veya 47 yaşta büyük ihtimalle bir kızımız olur, 54 yaş gibi de bir oğlumuz olur diyorum tahminen ama bunlar benim yaşım... Hanım benden 8 yaş veya büyük ihtimal 6-10 yaş ufak olur... :)

Tahminen 74-75 yaşına kadar yaşarım... Gecinden olsun inşallah... :) Yani oğlan 21 yaşındayken mezuniyete 1 sene kala ayrılırım bu diyardan gibi... :) Oğlan aslında babası gibi bilgisayar mühendisi olsun isterim ancak Boğaziçi olmaz orası en genious'ların mekanı... :) Fizik de yazsın istemem babası veya belki annesi gibi... :) Fiziği ben önermiyorum... :) Büyük ihtimal annesi de fizikçi olursa o da önermez... :) Oğlan da ille de Boğaziçi olsun derse, onu ekonomi yani iktisat için hazırlarız... Az çok anlar matematikten... Hem bu ülkeye iyi ekonomistler lazım... Hala ekonomiyi düzeltemiyoruz ne de olsa... :)

Kız da büyük ihtimalle Boğaziçi olsun diyecektir, ona da Sosyoloji olabilir... :) Kızlar seviyor böyle janjanlı bölümleri, biraz kolay olsun bölümleri... Sayısallar kastırıyor çünkü, tecrübe ile sabit... :)

Bana kalsa yönetim-bilişim sistemleri olsun derim, ancak içimden bir ses o sosyoloji yazar diyor... :) Ne varsa bu sosyolojide... :)

Eğer bu çocuklar İngilizce'yi adam akıllı öğrenirlerse bölümleri de kazanırlarsa, pek de zorlanmadan ve pek de uzatmadan bitirirler buraları... :)

İçimden bir ses diyor ki ya cinsiyetleri bilemedim ya da bölümleri... Atışım da o kadar fena değildir çünkü... :) Ama içimden bir ses cinsiyetler doğru ama belki sıralama yanlış olabilir diyor, bölümler de yanlış diyor... Ya da cinsiyetlerin de biri doğru biri yanlış olma ihtimali de var... :)

Elbette pek çok baba adayı gibi bir oğlum olsun isterim, ancak o oğlan hayırsız, ya da kötü olacaksa varsın o da doğarken kız olsun da iki kızım olsun sevdiğim kadından öylesi daha iyi derim... Önce hayırlı evlat olsun, cinsiyette de bir oğlan bulursak sevinirim, iki kız olursa da bu da Tanrı'nın işi derim ve iyi damat adaylarını arayışa başlarım... :) En azından büyüğünün evliliğini görmek nasip olsun bize hayırlısıyla eğer evlatlar da yoldalarsa... :)

Yaş çok geçmese belki son bir 3. yü de arardım oğlan için, ama yaşımız ileri... İki maksimum diyorum... :)

Geliyor mu acaba bizim İsa Efe veyahut annesi de kesin Muhammed Efe diyebilir veya Yusuf Efe der, veya Süleyman Efe dahi olur... Seçtiği nebiyi takip edecek bizim oğlan, iyi düşün... Hz Süleyman'ı da çok severim ben... :) O da çok büyük nebidir... :) Bu nebilerin hepsi büyüktür Elif, yeter ki onlara benzesin huyu seç birini... :) Benim favorim en çok sevdiğim nebi olan ve benim de manevi sevgilim İsa Efe diyorum... İkimizin de Hz İsa pozları var... Ben de Hz İsa cinsinden acılar çektim ve belki sen de biraz çektin ki okulu biraz uzatmışsın... :) Her nebiden kitap var bende, Nuh da var, henüz İbrahim yok ama onu da eklerim... :) Nuh Efe de olur ayrıca... :) Ancak en çok Hz İsa kitapları var bende... :) İsa'lar genellikle çok iyi olur ama zaman zaman acıları da iyi olur... :) Paraya da pek kıymet vermez İsa'lar, benim de pek vermediğim gibi... :) Ama bu demek değildir ki her zaman yoksul olurlar, ancak içimden bir ses diyor ki az da olsa kesin gibi yoksulluk çekeceği bir dönemleri olur İsa'ların da, demedi deme... Çünkü benim de ailem orta gelirlidir ama kendi açımdan neredeyse 39-40 yaşına kadar sürüyor kendi yoksulluğum ama ailemden dolayı çok hissetmiyorum bunu ama zaman zaman tartışmalar elbette yaşanıyor... :) Yani kendi yoksulluğum ömrümün belki de çok muhtemel yarısından çoğunu kaplıyor, tahminimce bizim oğlanın da 1/3'ünü kapsar en azından gibi ama dediğim gibi kendi kazancına göre... :)
Muhammed Efe koyalım dersen ve bizim oğlan da gerçekten Hz Muhammed'i rehber alırsa, hababam onun gibi namaz kılar, sen ister misin o kadar namaz kılmasını? Ben de biraz dindarım ama hem hastalıktan hem de tembellikten dolayı hep kaçırırım namazların çoğunu. Bazen de 5'i 1 yerde yapmaya çalışırım, yani akas tukas giderim genelde... :) Biz ona karışmasak da isterim ki o da günde 1 defa da olsa secdeye varsın, çünkü secde kibri kırar, huzur verir müminlere... :) Ben de en azından bundan sonra böyle yapmaya gayret edeyim... Her babayiğit 5 vakiti kaldıramaz Elif, demedi deme... :) Bu devirde 1 vakit dahi samimiyetle yapılırsa iyidir derim... :) Ama ben tespih severim epey, namazdan daha çok tespih severim, belki de daha kolayıma geldiği için... Bizim oğlan da İsa adını alırsa belki babası gibi aklına gelirse tespihi kolay kolay bırakmaz... :) Namazı da günde 1 vakit yapsa, onda da 5'i 1 yerde yapsa daha ne... Bir de arada pazartesi-perşembe oruçları ile ramazan orucuna dikkat ederse daha ne... :) Babası da böyle yapar çünkü... :) Bir de ailecek kutsal topraklara da gidersek yani Mekke, Medine ve Kudüs'ü ziyarete... Bir de maddi veya manevi yardımlara da koşarsa bu oğlan da bizim gibi gücü yettiğince daha ne olsun... Biraz da akıllı olursa bu oğlan ki sen benden daha akıllısın al işte sana babasına benzeyen Hz İsa cinsinden bir evlat... :) Kesin bu oğlanı da göndeririz Aikido ve Karate'ye eğer biz de devam edersek... :) 

Tahminime göre en iyisi Hz Muhammed (S.A.V), ikinci en iyi Hz İsa (A.S), üçüncü en iyi Hz Musa (A.S), 4. en iyi Hz İbrahim (A.S) ve 5. en iyi de Hz Nuh'dur (A.S). Hz Yusuf (A.S) ve Hz Süleyman(A.S) 'ın da bu nebilerden pek de aşağı kalmayacağını söylemeye bile gerek yok sanırım... :)

Tespih olarak da ne yaptığımı merak ediyorsanız eğer, sabahları keyfim yerindeyse ve erken de kalkmışsam ve aklıma da gelirse vird-i mevleviyi yaparım ama 100 salavat ve 1000 Allah tespihli versiyonunu, akşamları tespih çekeceksem de önce besmele-i şerif yani Bismillahirrahmannirrahim'i önce 1000 defa tespih eder, sıkılmazsam da arkasına kendi tespihim ki aslında kendim en çok bunu yapmalıyım çünkü bana bunlar bildirildiler 2 ayrı seferde net olarak 6-7 ay arayla yaklaşık 2011 senesinde... :) Bunu da 100 defa yapmaya gayret ederim. Hatta şimdi besmele 1000 bitti, en azından bunu da yapayım... :) (Alllahu Ekber Allahu Ekber La İlahe İllallah ve Eşhedü Enne Muhammeden Resulullah) ile Esma'dan genellikle 8-10 tane tespihi 100'er tane eklerim ama Ya Kuddüs'ü genelde 200 yaparım... Besmelenin de 500'ünü sağ elle 500'ünü de sol elle çekerim iki el de çalışsın diye... :) Bir de tövbe estağfirullah ya Rabbi ile çok şükür ya Rabbi veya daha da iyisi elhamdülillah eklerim 100 tane :) Şimdi tarih 2025, aylardan da Aralık... :)

Bazen de unuturum bir dönem ya da kendim bırakırım tespih dahi ağır gelmeye başlarsa ama hatırlatırlarsa ve iyi de hissedersem kolay kolay tespihi bırakmam... :)

Alak suresi çok önemli bir suredir beyler... İlk inen suredir... :) Bu surede önce iki defa oku vurgusu yapılır, ardından kalem vurgusu yapılır ve sonunda da secde et ve yaklaş vurgusu yapılır... :) Ben önceleri epey okurdum tabii Boğaziçi'ndeyken yavaş yavaş başladım sonra okuma arttı... :) Ardından zamanla secdeler de oldu bazen dursa da bazen devam etti... :) Belki 1 vakte yaklaşmış olabilirim secdelerim ortalama, onu Allah bilir ama ben de başlarsam kaza da olsa kılmaya gayret ederim... Belki de 1 vakit ortalamayı dahi geçmiş olabilir ya da tahminimce tam 1 vakit kadardır ama belki 2 rekat kadardır... :) Yani belli bir yaştan sonra ortalamayı alacak olursak ki onu da ergenlik saymayayım hadi, üniversiteden sonra ki bilhassa ilk sesten sonra yavaştan namazlara başladım ben... Önceden neredeyse hiç namaz kılmazdım... :) Tahminimce ilk sesten sonraki namazları sayacak olursak yaklaşık 2 rekatlık bir sabah namazı kadar tüm namazları kılmışımdır tahminen... Bundan fazla olabilir mi bilmiyorum... :) Ya da 4 rekat olsun hadi sabahın sünnetini de katarsak... :) 4 olmaz da belki 3 olsun hadi hepsinin ortalaması... :) 3 bile zor olur der dediğinizi duyar gibiyim erenler ama 2 bankodur diyorum... :) 2-3 arasıdır bence... :) Hedefim ömrümün sonuna kadar bu 2 civarı ortalamayı en azından 4 yapmak yani 2'ye katlamak... :) Siz diyeceksiniz ki 2 yetmez belki 3'ü kabul ederiz... Söz vermeyeyim ama bu ortalamayı önce 2'ye daha sonra da 3'e katlamaya uğraşacağım... :) Yani namazlara bundan sonra daha dikkat edeceğim... Yani kazalarla da olsa 4 rekat sabah namazı yani 2 farz, 2 sünnet, 2 de şükür yapsam + 4 öğle + 4 ikindi + 3 akşam + 4 yatsı kazaları eklesem ve son olarak da 3 de vitiri kılsam yani yatsıyı zamanında 4 farz 3 vitir dahi yapsam ki bazen de hızımı alamam 13 rekat yaparım genelde yaparsam, yani günde 20 rekat namazım olsa 2011'den 2025 sonuna kadar 14,5 seneden fazla geçtiyse, bir 14,5 sene de 20 yapabilsem var ya (2+20) / 2 = 11 rekat olur ki neredeyse 2 rekatın 5,5 katı dahi olma ihtimali var ama 20 rekat her gün zor iş, inşallah kendime gelir ve yaparım bunu diyelim Allah'tan ümit kesilmez... :) Zaten 14,5 sene 20 yapabilirsem belki daha sonra 40'ı da denerim... :) Size açık konuşayım namazları bu kadar iyi yapamamamın 2 sebebi var, 1'i rahatsızlığım ki çok namaz kılmak bana dokunuyor psikoza sebep veriyor, bir de tembellik... :) O bakımdan psikolojik rahatsızlığı olanlara önerim ille de dosdoğru yapmasak da hepsini Allah büyük ihtimalle bizi affeder çünkü zaten rahatsızlık yani engelimiz var çoğumuzun... :) Yani doğrusu şudur beyler, önce 2 kat okumalıyız, sonra 1 kat kalemi kullanmalıyız ve son olarak da 1 kat secde edip yaklaşmalıyız... Yani yazmaya ne kadar ayırıyorsak aynısını secdeye ve 2 katını da okumaya ayırmalıyız belki de... :) Arada da kazana biraya gideriz rahat olun... :) Hep Allah Allah yapamayız, bizde peygamber kuvveti yok, arada da böylesi lazım bize... :) 2 haftada 1 de kazanda (Veya sizin favori mekanınız farklı olabilir) bir veya maksimum iki 50'lik bira çaksak yeter hepimize... :) Ben biradan başka alkol pek sevmiyorum beyler... Sadece bira seviyorum... Rakı hiç içmem mesela, bir de bayramdan bayrama likör içerim verirlerse... :) Diğerlerini de sevenler bulsun kendine bir çözüm, her çözümü de Ryan'dan beklemeyin... :) Belki senede 1 kez tatile gitmişliğimiz olursa şarap denerim en fazla biraz... :)

Ama Mehdi Aleyhisselam gelecek diyorlar beyler, peygamberlere en yakın adam hatta onlar gibi aleyhisselam derecesi... :) Aslında hepimizin bu gelecek adamı takip etmesi lazım... :) Ama ne zaman gelecek bilmiyorum... :) Ya Hz İsa ile karşılaşmak ya da Hz Mehdi ile karşılaşmak isterim... :) Acaba Allah en azından birine izin verir mi acaba yani karşılaşmama?

Belki onları görsem onların hatırına belki biradan bile vazgeçerim çok sevmeme rağmen... :) Onlardan birinin bana bırakmayı bir daha dene demesi lazım... :) Tövbeyi bozdum bira için... :) Ama bozarken de araştırma yaptım biraz yani içim rahat... :) Gerçi çok da içmiyorum ortalama vuracak olursak belki ayda bir 50'lik bile etmez... Bazen 6 ay içmediğim bile olmuştur tahminen... :) Zaten tövbeli sürem de belki yıldan da fazla olabilir... :) Kaç yıl bilmiyorum... :) Ama dedim ki kendi kendime ben bu birayı çok seviyorum, arada bir çaksam ne olur dedim, pek de bir şey olmazmış... :) Bu da yeter ki bizim en büyük günahımız olsun... Ben bu günahı 15 günde 1 Elif ile kazanda yapmaya razıyım... Zaten o bir keyif, o dostluk ortamında belki günahını bile siler Allah onun... :) Çünkü oradakiler genelde delikanlı insanlar... :) Ama beyler ben hiç kazana girdiğimi hatırlamıyorum ama önünden geçmişimdir bir kaç kez... :) Bana soracak olursanız dedikodu yapmanız dahi bu bira eğer çok alınmadıysa yani sarhoş olunmadıysa daha büyük günah olabilir... :) Dedikodu yapmayan insan da hemen hemen hiç yoktur tahmin ettiğiniz gibi... :) Ben bilmiyorum hangisi daha büyük günah ama dedikodu yapmak da çiğ etmek yemek gibiymiş diye duymuştum ben beyler... Ben aslında da elimden geldiğince buna da dikkat etmeye çalışırım... :) Hatta şimdi araştırdım buna benzer bir ayet bile buldum... Varın siz düşünün artık, bir de diyorsunuz ki biz alkol almıyoruz... Ama dedikodunun dibine vuruyorsunuz ne anladım ben o işten... Sadece dedikodu ile de kalmıyordur bir çoğunuz, daha niceleri vardır... :) Yani kimin iyilerden olduğunu bir Allah ve bir de Allah'ın en yakın dostları bilir, biz kendimiz bile bilemeyiz kendimizi, sadece az çok tahmin ederiz... :)

Biraz daha say Ryan günahlarımızı onları da düzeltelim diyorsunuz galiba... :) Bir tane daha aklıma geldi... :) Namazı biraz düzenli ve sık kılan insanlar bazen namaz kılmayan insanlara tepeden bakıyorlar, onların her günahını eşeliyorlar, kendileri günahsızmış ve biz onlardan daha iyiyiz gibilerinden, bu da çok tehlikeli bir günahtır, sizi farkında olmadan kibre sürükler ve o tepeden baktığınız insanlar sizin önünüze geçerler... :) Sonra karne günü geldiğinde sızlanmayın, biz o kadar da ibadet ettik ama gene cenneti kazanamadık diye ah etmeyin sonra... :) İçimden bir ses diyor ki maalesef böyleleri de çıkacak sanki... :) Umarım bunları da birileri araftan alır, yoksa bunların da işi zor... :)

Sarhoş olmadıktan sonra arada bir atıyorum dediğimiz gibi 15 günde 1 alkol alan adamı günahkar ilan etmeyin... Emin olun o kazandaki delikanlı adamlar ve hanımlar sizden daha iyidirler... :)

Şehveti de azaltın, o da tehlikelidir... O da gençlikte çok olur ama sonra zamanla azalır... :)

Bir de zinadan uzak durun...  Hz Süleyman mesellerinde demiş ki zina yapan adamın aklı eksiktir. Hatta bazı yerlerde aklı yoktur diye de okudum... Ama sanki benim kitapta aklı eksiktir diyordu emin olamadım. Ama bazılarınız da diyecek ki o zaman da hayat kadınları nasıl ekmek kazanacak? Doğru diyorsunuz her işin bir dengesi var, inşallah Allah da onlara daha hayırlı bir kazanç kapısı sunar da gerçekten kurtulmak isteyenleri o günahtan da kurtarır... :) Şimdi Aralık 2025'te tüm kurtulmak isteyen hayat kadınları için fatihamı okuyorum ve bu dua geçmişe de şimdiye de geleceğe de ulaşacak gibi. O Mevla ki yüceler yücesi ve iyiler iyisidir... Ondan hiçbir zaman umut kesilmez, siz de hiçbir zaman O'ndan ümit kesmeyin... :) Ve o hayat kadınları için de bir tahminim var, eğer içlerinden gerçekten yaptığı işe pişman olanlar ve yolunu gerçekten değiştirmek isteyenler olur da Allah'ın bir hikmetiyle kurtuluşa ulaşırlarsa içimden bir ses onların eski günahlarına tövbe edip, büyük günahlara da bir daha yanaşmazlarsa onların cenneti kazanacağını söylüyor... Hatta bu tövbe edenlere kibirli olup da kendini zahid zanneden ama aslında zahid de olmayan kimselerden de daha fazla cenneti kazanma ihtimali veriyorum... Çünkü bu kimseler günahını biliyorlar ve nedamet getirip tövbe edecekler... :)

Bakara 222: Muhakkak ki Allah tevbe edenleri ve temizlenenleri sever.

Sırf bu ayet dahi onlara yeter... :)

Aslında secde kibri kırar büyük çoğunlukta ama maalesef bazılarında da kibre sebep oluyor gibi... Kibre sebep oluyorsa o secde secde sayılmaz, siz de bundan şüpheleniyorsanız bence en azından bir müddet secdeye ara verin onun yerine bir de orucu deneyin... :) Şunu da aklıma Mevla getiriyor tam da şu dakikada, unutmayın bir zamanlar şeytan da çok namaz kılarmış... :) Bu kalemin de kudretini elinde bulunduran Mevla'dır. Ryan dahi kendini bilmez, akas tukas gider genelde... Kendini en büyük evliyalar gibi zannetmektense akas tukas gidip haddi bilmek çok daha iyidir... Bana da haddimi Boğaziçi'nde öğrettiler, biraz ağır oldu bedeli ama ben de öğrendim... Haddi aşmayın... :) Mevlana'ya sormuşlar o kadar sayfalarca kitap okursun ne bilirsin demişler, O da ders niteliğinde bir cevap vermiş ve haddimi bilirim demiş... Ryan da en önemli dersi aldı, fizik falan hikaye gerisi, onları ikinci gelişinde her türlü öğrenir Mevla da nasip ederse... :) Ryan 2 önemli ders öğrendi kendi okulundan ama o dersleri Mevlana da veriyormuş zaten Boğaz'a gelmesine de gerek yokmuş Ryan'ın... :) Biri haddini öğrenmek, diğeri de ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol dersi... Onun da doğrusu olduğun gibi göründür aslında sadece o dersi de Ryan size ekstralarda versin... :) Bir de insan sarrafı olmayı da öğrendi ki bu dersi de Damla verdi Ryan'a... Aslında 2 değil tam 3 önemli ders öğrenmiş... :)

Bana sorarsanız oruç namazdan da aladır... Hatta Mevlana oruç tutan kimse yarış atı hızıyla Mevla'sına yaklaşır demiş... :) Ama gene tepeden bakmayın böyle dedik diye... :) Bazıları çok dine meylediyor ve meylettikçe de şaşırıyor... :) Her işin bir dengesi vardır unutmayın... O yüzden sekülerlik hem beyni toplar, hem rahatlatır, hem de kibri azaltır... :) Fazla sofu olan insanlar biraz tehlikeli gelir bana hep... :)
Çünkü kimse sofuluğu peygamberler gibi yaşayamıyor... :)

Calculus malculus öğrenmendin mi Ryan diyorsunuz? Doğru onları da defalarca alıp Calculus 1'i 6.'da CB ile, Calculus 2'yi de sanırım 4 defa alıp CC ile öğrendi Ryan... Physics 101 ve Physics 102 ise DC ve DD olmalı... 101'i gene 6.'da... 102'yi ise belki yanlış hatırlamıyorsam Calculus 2'den de kısa sürede verdi sanırım Ryan, transkripte bakmaya üşeniyor... :) 1. sınıftan 9 ders verdi, 2. sınıftan da 3 ders verdi ve ayrıldı Ryan... Sizin için üşenmesin baksın transkripte Ryan. Baktım ve Physics 102'yi 2. alışta DD ile geçmişim... :) Physics 125'i ilk alışta DD ile geçmişim ki bu ilk verdiğim ders 5'te 1 yani 0.06 ilk dönem ortalamam, şaka gibi ama gerçek... :) En fazla 1.7'yi gördü... İkinci yaz okulundayken Math 101 CB ve Phys 101 DC gelince...

Geçtiği tüm dersler şöyle Ryan'ın mezuniyete göre ama daha mezun değil: :)
I. Dönem:
Dersler:     Notlar:    Kredi:
Math 101     CB             4
Phys 101      DC            4
Chem 105    CC            4
Lit 211        CC            3
Phys125   DD             1

II. Dönem:
Dersler:       Notlar:    Kredi:
Math 102        CC           4
Phys 102         DD          4
Bio 101            DD         3
Lit 212             CC         3

III. Dönem:
Dersler:         Notlar:     Kredi:
Tk 221             DC           2

IV. Dönem:
Dersler:          Notlar:     Kredi:
Tk 222              BB            2
Ec 102               DC           3

Yani dostlarım 12 tane ders vermişim 4 sene fakültedeyken. Yani senede 3 ders veya dönemde 1,5 ders kadar ama yaz okulu da var tabii bu okulda... :) Başarısızlık, sorunlar, uyum sağlayamama, yalnızlık, aşağılanma, hastalık ve bonus olarak gelen özgüvensizlik o kadar bu okulda okurken DNA'mıza işlemiş ki Türkçe'nin ilkini bile DC ile geçmişiz ki neyse ki ikincisinde BB alabilmişiz... :)

Hatta bu okuldan sonraki mütevazi okulun işletmesi yani BBA'ini bile 2.1 ile bitiriyoruz hiç uzatmadan ve hazırlığı atlayarak orada. MBA'inde ise iyice toparlıyoruz ve 3.3 oluyor mezuniyet notu. Ahmet Yesevi Bilgisayar Mühendisliği'nde ise 7. döneme 2.77 ile girdik yakında 7. dönem sonu GPA'i de çıkar gibi 3 hafta sonra... :)

Ahmet Yesevi'de ise tüm verdiğim en iyi dersleri söyleyeyim isterseniz en başarılısından 80+'ya kadar yani BA ve yukarısına kadar:
Matematik II        99    AA  (Calculus II)
Kazak Tarihi         95    AA
Kazak Dili            93    AA
Fizik I                   92    AA   (Phys 101)
Ayrık Matematik  92    AA
Bilgisayar Mühendsiliğine Giriş     90    AA
Matematik I         90     AA   (Calculus I)
Nesnel Tasarım ve Programlama    90    AA
Mühendislik Metodolojisi ve Etiği  90   AA
Biçimsel Diller ve Otomatlar           89   BA
Araştırma Yöntemleri                       89   BA
Yesevilik Bilgisi  86     BA
Bilgisayar Organizasyonu ve Mimarisi 83 BA
Veritabanı Yönetim Sistemleri  81 BA

Aslında bu kadar yazacaktım ama hadi birkaç tane daha merak edersiniz diye şunları da ekleyeyim önemli bir kaç ders daha:

Bilgisayar Programlama  I   61 DC+
Bilgisayar Programlama II   61 DC+
Fizik II   76      BB
Lineer Cebir 79 BB
Elektrik Devreleri   61 DC+
Diferansiyel Denklemler 57 DD+
Algoritmalar 69 CC

33 tane ders vermişim beyler size 21'ini yazmışım... :) 6 dersi de işletmeyi bitirdiğimden tekrar almamışım burada onları saymışlar... :) Ama bazılarını ikincide geçmişimdir burada da. O da finallere gitmediğim için 2 dönem ve vizelerde de biraz sıkıntı olduğu için özellikle 1 dönem... :) Burada da bütünlemeler var... :)

BBA'de okul uzamasa da notlarım sallandı, hem okula da pek gitmedim haftada 2- 2,5 gün arası ortalama 4 gün okul varsa, ancak işe girdikten sonraki MBA bize gerçek potansiyelimizin sinyalini verdi 3.3 ile... :) Bilgisayar Mühendsiliği ise Kocaeli BBA ve MBA'den de zor bölüm ve şimdilik 2.77 ama 2.9'a yaklaşacak gibi inşallah mezun olurken... :) Eğer burası 2.9+ olursa Boğaziçi Fizik neden 2+ ile mezun olmayayım ne dersiniz? Sadece İngilizce'yi iyi öğrenmek ve özgüvenli olmak gerekir... :) Bir de sıkı çalışmak... :) Emin olun burada da oldukça zor dersler vardı ancak buranın bir avantajı uzaktan olması, bir avantajı Türkçe olması ve bir avantajı da Boğaziçi kadar zorlamamaları, ama gene de oldukça zorlandığım dersler de olmuş... :) Burası Kocaeli İşletme'den çok daha zor aslında ama ben oraya çok da uyum sağlayamadım ama buraya tam sağladım... :) Boğaziçi'ne ise hiç sağlayamamıştım... En iyi uyum bilgisayar mühendisliği uzaktanda... :) MBA de iyi ama burası çok etkili... :) Oyun yapmasını bile öğrendim burada ve bir tane de Google Play'de yayınlanmış oyunum bile var ve 3 proje de yoldalar... :) Ancak dijital pazarlamayı iyi öğrenememişim o konuyu tekrar çalışmalıyım ama oyun hiç fena da sayılmaz ilk oyun için... :) Bilgisayar mühendisliği ve aşçılığı tamamlarsam hemen akabine siber güvenlik ve Boğaziçi Fiziği ekleyeceğim. Bunlar da biterse kapanışı da İTÜ'de oyun ve etkileşim teknolojileri yüksek lisansta yapmayı düşünüyorum... Böyle bir bölüm açıyor İTÜ son yıllarda tam aradığım cinsten bölüm... :)

Calculus II'yi 99 ile geçen biri Boğaziçi fiziği bitiremez mi sorarım size? N.Ş.A'da tozu dumana katarak bitirmeli ama İngilizce'yi öğrenir ve derslere o Calculus II'deki gibi hazırlanırsa... :)  Belki merak edeceksiniz Calculus 2'de kopya mı çekti Ryan diye hayır hiç kopya da çekdiğimi de hatırlamıyorum ama finaller de online'dı o dönemlik ve yanlış hatırlamıyorsam 3 sayfalık ders notum ile girdim sınava yani tüm soruları kendim yaptım... O notlardan da ezberleyemediğim bir kaç tricke baktım... :)
Kopyayı difin vizesinde çektim, yani bu derslerden hakkını vererek geçmediğim bir tek dif vardır o da 57 DD+ geldi ama onda da finalden 45 aldım galiba 14 haftadan ilk 5-6 haftaya çok iyi çalışıp, gerisine neredeyse hiç bakmadan girdim o difin finaline de... :) Onu  en kötü bütte veririm diyordum ama 45 tam yetti koşullu da olsa geçmek için vizesi 85'ti çünkü... :) Eğer o da büte kalsaydı büyük ihtimalle onun da hakkından gelirdim... :) 3 haftam olacaktı babalar gibi onun bütü için de girmediğim 2 finalden haricen o dönemlik... :)

Hep 20 soru sorarlar ve dersine göre ya 40 dakika ya da 30 dakika verirler sınavlarda... :) Yani o matematikler mesela 20 soru 40 dakikadır ki lineer cebirde süreyi yetiştirememiştim vizesinde... :) Yani zamanla da yarışıyorsunuz bazı sınavlarda... :) Çok da kek sanmayın soruları, kekler de vardır illa ki ama zorlar da vardır... :) 5 şık olur ve 4'ü de sizi elemek içindir... :)

En iyi performansı 2. öğretimde göstermişim beyler onu bile tam hatırlayamadım ama uzaktan değildi MBA, tezsizdi ve sanırım 2. öğretimdi... :) Yani bana en iyi 2 öğretim gidiyor, bir de uzaktan öğretim, örgünlerde patlıyorum genelde... :) Yani okul gece olmalı, çünkü ben genelde gece oturur gündüz de bazen öğle veya bazen de ikindiye kadar uyurum... :) Bazen de gece 3.30 gibi kalktığım da olur 23 gibi yatarsam, yani uykularım oldukça düzensiz... :) Şimdi de saat sabah 6.30'a geliyor ve Aralık 2025'ten bu mesaj... :) Şimdi uyuyacağım... :) Hoşçakalın... :)

18 Aralık 2025 Perşembe

Aya Öfkelenmişim!

 


Merhaba dostlarım,

Sabah sabah üzerimde biraz öfke vardı... Çarşıya geldim gene ve rahatladım biraz... :)

Az önce çekildiğim bir fotoğraf vardı çarşıda bir cafede:

17 Aralık 2025 Çarşamba

Güzel Bir 17 Aralık :)

 Merhaba dostlarım,

Tarih 17 Aralık 2025, günlerden de Çarşamba... :)

Bugün sabah 10.30'da alarm çaldı ancak kapatıp uyumaya devam etmişiz ve 15.30 civarı ikindi vakti gibi kalkmışız dostlarım... :)

Aslında sabahtan kalkıp rahat rahat ödevlerimi yapmalıydım projemi ancak sağlık olsun, uyuya kalmışız gene bu önemli günde... :)

Saat şimdilik 16.40'a yaklaşıyor ve 17.15 gibi başlıyoruz dostlarım proje ödevlerini yapmaya ve 21.45 gibi de gönderiyoruz bitirebilirsek yaklaşık 4  buçuk saatte... :)

Şimdi biraz rahatlayalım dostlarım çünkü az sonra çok yoğun bir 4 buçuk saatlik mesaimiz başlayacak gibi... :)


Elif'i de özlüyoruz daha tanışmadık ama bize lütfen rahatsız etmeyin dediği için hiçbir şey yazamıyoruz... :) Yani bu bizim sevgimiz de daha başlamadan zora girdi, hem de epey zora... :) Kız bizi istemiyorsa da zorla güzellik olmaz arkadaşlar bu da bir gerçek... :) Ne yapalım bizim kısmetimiz değilmiş deriz en fazla ve başka birini ararız biz de... Vardır dünyada daha bir çok iyi kız... :)

5.15'de başlayamadım arkadaşlar, saat 5.35 oldu... :) 10 dakika sonra başlıyorum inşallah son 1 kez şu Guns N Roses parçasından enerji alayım... :)

3. raporu da hocaya yolladık... Yarın da sonuç raporu ve son dosyaları yollar ve 1 hafta sonra da hoca izin verirse sunumu yaparız... :)

16 Aralık 2025 Salı

Merhaba Salı :)

 Merhaba dostlarım,

Tarih 16 Aralık 2025 günlerden Salı ve saat de 02.49... :) Dostlarım Mümin Sekman'ın Rağmenciler kitabını okuyorum daha önce de başlayıp biraz okuyup bırakmışım... :) Şimdi de yeniden başlayıp 53. sayfaya kadar geldim... :) Oldukça hoşuma gitti bu kitap... Gürsu'nun önerisiydi... :) İyi kitap seçmiş Gürsu... :))

Uyandıktan sonra yapılacaklar:

1) 10.30'da kalk... :) (9.00'da kalktık arkadaşlar... :))

2) Sabah namazlarıyla, şükür namazını kıl, Vird-i Mevlevi'yi yap 1000 Allah tespihli... :) (Bu da tamam)

3) Kahvaltını yap, çayını kahveni iç... :) (Bu da tamam sadece kahve eksik... :))

4) Mümin Sekman'ın kitabında 53'ten 107'ye gel... :)

5) Projene epey uzun çalışman gerekiyor, hiç üşenmeden kitaptan da alacağın gaz ile vira bismillah deyip projenin raporlarını yazmaya koyul... Bu iş en az 5 saat sürecek gibi sanki... :) 2 rapor yazılacak daha ve başka işler de var çünkü... :) Belki 6-7 bile olabilir bu işin saat süresi... :) 12.30 gibi başla, sanırım 18.30'a kadar biraz dinlenerek bu işi yapacaksın gibi mecburen... :) Ardından hocaya gönder... :)

6) Ardından akşam yemeğini ye babanla... :) Öğle de hafif aperatif yapabilirsin... :)

7) Akşam 20.00 gibi doldurun çayları ve Rağmenciler'e devam et ve 232 sayfa kadar kitabı son reklamlara kadar oku... :) Gece 00.00 gibi de yavaştan uykuya hazırlan ya da biraz blog da yazabilirsin... :)

8) 00.30 gibi de önce 1000 besmele çek üzerindeki derviş hırkan ile ardından da öğle, ikindi, akşam ve yatsıyı kıl... :)

Öyleyse saat şimdi 03.01 ve sabah 10.30'da kalkalım ve üzerimize henüz giydiğimiz bir derviş hırkamız ile namaz ve dualara başlayalım yarın... :)

Evet arkadaşlar yukarıda da belirttiğimiz gibi sabah 9.00 gibi kalktık... :) Ardından saat 9.35'e gelmek üzere ve 25 dakika daha oyalanıp saat 10.00 gibi hem namazları hem de Vird-i Mevlevi'mizi yapalım biz en iyisi... :) İlaçlardan Lustral 25 mg ve Solian da yaklaşık 50 mg epey sersem yapıyor arkadaşlar ancak biz gene de Solian'ı tekrar 150 mg yapıyoruz gibi... :) Çünkü hala daha 100 ya da 125 az gibi... :) En az bir 6 ay ya da daha iyisi 1 sene kadar 150 devam etmeli gibi ardından 125 belki denenebilir... :)


Yani dostlarım gece 03.00 civarı yatıp, sabah da 9.00 gibi kalktık... Aslında tam 6 saat bize yetiyor gibi gerçekten de... :) Nedenini ben de bilmiyorum dostlarım ama benim ideal uyku zamanım 6 saat aslında... :) Hafta sonu da 9 saat olabilir o da 1 gün belki... :) Hafta içi de 1 gün belki 9 saat kadardır... :) Yani 6*5 + 9*2 = 48 saat uyku bana yeter ki bu da yaklaşık 7 saat kadardır günde... :) Hatta belki 1 günü 10 saati buluyordur ve böylece 49 saate tamamlanıyor tam olarak yani günde 7 saat oluyordur tahminimce... :) Bu da en ideal uyku zamanı gibi... :)

Virdimizi de yaptık dostlarım, ibadetten sonra... :) Saat de 10.30'a yaklaşmakta... :) Biraz sonra kahvaltıya oturabiliriz... :)

Dostlarım kahvaltı da çoktan bitti ve kitaba da başladık ve 65. sayfaya kadar da geldik... :) Saat de 02.00'yi geçiyor... :) Biraz çayımızı içelim ve Sezen Abla'yı dinleyelim... :)


Arkadaşlar bugün çarşıya gittim ve önce kendim bir şeyler yedim, ardından da babam bana bir şeyler ısmarladı, yani peş peşe 2 defa yemek yedim... Bir aralar 60'tan bile aşağıya düşmüştüm kilo olarak son zamanlarda şimdi tekrar 63.7 olmuşum... Bu güzel haber, bu kiloyu 71 kg'a kadar getirmeliyim 1.81 kg boya göre... :) Size söylemiştim maksimum 72 kg'ı gördüm diye... :) Artık 3 öğün yemeye dikkat ediyorum... :)

Bu arada proje gene bekliyor... :) Saat de 18.30'a geliyor bari 20.00 gibi başlayalım projeye... :)

Yok dostlarım kafamızda sıkıntı var gene başlayamadık şu projeye bir türlü, ödevi yaptık ama bu gene kaldı... Bu gece erken yatalım sabah da 5.30 - 6.00 gibi kalkıp 7.30 gibi de başlayalım vira bismillah deyip ibadet ve virdi yapıp... :)

15 Aralık 2025 Pazartesi

Herkese İyi Haftalar Olsun :)

 Merhaba dostlarım,

Tarih 15 Aralık 2025, günlerden Pazartesi... :) Dün ödevi hocaya teslim ettik... :)

Arkadaşlar size açık konuşayım... Bu vizelerde ne konuları dinledik, ilk 2-3 hafta hariç pek, ne konuları okuduk... :) O 2-3 hafta da tüm derslerde olmaz... :) Genelde vizeler ilk 8 haftadan olur konular... :)

Notları yollayayım size... :)


Evet dostlarım gördüğünüz gibi iki 60, iki 65'imiz var nur topu gibi... :))) Amacımız bunları finalden sonra en az 70'e ortalamayı hatta mümkünse 75 veya 80+'ya çıkarmak hedefimiz ama inşallah 4'ü de en az 70 olsun CB olsun en kötü... :) Bir de ödev notu açıklanır yakında inşallah... :)

Finallere biraz iyi çalışacağım gibi... Bilhassa 24'ünden sonra gibi, 3-4 Ocak'a kadar son 10 gün kadar... :)
Bugün ve yarın da projeyi yazıp teslim etmeliyim... 17'sinden sonra 24'üne kadar da sunuma hazırlanmalı ve tek ders seçip 1 haftada ona da çalışmayı tamamlamalıyım... Son 10 günde de 2,5'ar günden 4 derse iyice hazırlanmalıyım pek de ara vermeden... :) Bütünlemelerle pek uğraşmak istemiyorum çünkü... :) Kalacaksa bütünleme en fazla 1 tane kalmalı, aslında o bile kalmamalı ancak tembelliğimiz tutarsa belki 1 kalsın en fazla... :) İnşallah o bile kalmasın... :) Projenin finali olmaz çünkü... :) Vizesi de olmadı çünkü... 1'i de vize yerine ödev yaptırdı ve onu da dün teslim ettik... :))

Notları da tahmin edeyim dostlar sizin için... :)

60'lar 85 gelir bence, 65'ler de 95 gelir bence... :) Yani düşük notlar 77,5 yani 78'den BB gelir, 65'ler de 86'dan BA gelir bence, Sayısal Çözümleme de ödev 85 gelebilir... Final de 70 gelse tahminimce o da 74,5 yani 75'ten CB gelir... Projeyi de hoca geçirirse, biraz savsak da davransak o da CB verse, 2 BA, 2 BB ve 2 CB ile hepsini veriririz inşallah... :) Yani 7. dönemlik ortalamamız 3.00 gelir gibi tahmini... :) En son ortalama 2.77'ydi ilk 6 dönemlik, biraz daha artar gibi... :) Tabii bunlar sadece tahmin... :)) Bir de gerçeğe bakalım... :))

Keyifli Cumartesiler :))

 Merhaba dostlarım, Uyumadan sabahladığımız bir gün daha... :) Zaten dün de gündüz uyuyup gece oturmuştuk... :)  Bari bugün akşama kadar dur...