20 Eylül 2025 Cumartesi

Pazar Günü Yaklaşırken :)

 Merhaba dostlarım,

Eski günler geride kaldı. Günümüze bakalım... :) Şimdiden sonra biz oyunumuza halen bu yapmadığımız leaderboardu yapmaya girişelim... :)


Okullar da pazartesi günü başlıyor... :) Ahmet Yesevi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği 4. sınıf... :)






Zaman yolcusunu izlemekten de vazgeçiyorum. Boğaziçi'ne afla dönmekten de vazgeçiyorum. Orada çalışmaktan da vazgeçiyorum. Dünyayı kurtarmaktan da vazgeçiyorum. Elif'e rahatsızlık vermekten de vazgeçiyorum... Beni bağlayan hiçbir şey yok kuş gibi rahatladım. Mecbur muyum zaman yolcusunu takip edip de zaman yolcusuna dönüşmeye? Mecbur muyum hastalandığım okula geri dönmeye? Mecbur muyum üstüne üstlük o okulda çalışmaya? Mecbur muyum dünyayı kurtarmaya? Mecbur muyum beni sevmeyen bir kızın peşinden koşmaya? Hayır hiçbirine mecbur değilim. Ne halleri varsa görsünler... :)

Zaman yolcusuna falan da inanmak istemiyorum artık. Onun yolunu izlemek de istemiyorum. Abdallardan olmayı hiç istemiyorum artık. Hedefe doğru koşan yarış atı gibi olmak da istemiyorum. Sevgili de istemiyorum. Ona da ihtiyacım yok. Çünkü yeterince iyi bir kızla karşılaşmadım... :) Hepsi kendini düşünüyor. Sadece gerçek habiplerin yoldaşı olmak istiyorum. Hz İsa'nın, Hz Mevlana'nın, Hz Yunus Emre'nin izinden hiçbir kıza ihtiyaç duymadan ve gönlümde Allah'tan başkasına yer vermeden ilerlemek istiyorum... Çünkü hiçbiri bu sevgiye layık değil... :)


18 Eylül 2025 Perşembe

Lakaplarım :)

 Arkadaşlar herkese selamlar,

Size bana dostlarımın verdiği lakapları söyleyeyim; çitlenbik, manken, oscar, koşi (caughy) ve son olarak taşak dediklerini anladım... :) İlk mahallemde çitlenbik derlerdi, çünkü bisikletimin markası çitlenbikti... :) O bisikletle düşüp burnumu kırmıştım el bırakırken sanıırm 8 yaşında... :) Ayrıca ilk mahallemde beni seven abiler manken de derlerdi... :) Ortaokulda sınıfın kabadayıları, güçlü kuvvetli karizma çocukları beni severdi ve bana oscar derlerdi. Ne alakaysa... Oscar aşağı oscar yukarı... Oğlum sen orta siklet boks şampiyonusun derlerdi... Halbuki ortaokulda da pek kavga ettiğimi de hatırlamam... Kavgayı 17 yaşında bıraktım... Ama belki o zamana kadar 10 defa kavgaya karıştım... Dayak da attım dayak da yedim berabere de kaldık... :) Genelde de döverdim... :) Son kavgamı 17 yaşında yaptım. Kendimden 5 yaş küçük bir çocuğu korumak uğruna... :) O son kavgada durum aşağı yukarı berabere gibiydi... :) İnsanlar beni mülayim biri olarak bilir ama çocukken belki de daha da serseriydim... :) Sürekli maç yapardık sokakta ve bisikletlere binerdik... Eve yatsı ezanına yakın vakitlerde dönerdik... :) Lisedeyken bir kere kavga etmedim. Belki de etmeliydim... Ama nedense Rab beni ettirmedi... Çocuğun ayak bilekleri benden daha kalındı ve okul servisinde kız kardeşim de vardı. Dayak yersem ona belki nahoş görünmek de istemedim... :) Belki o an benim ileride evleneceğim kız da dahil kaderin değişmesine sebep oldu... Her şey Hakk'tan, edilen kavgalar da edilmeyen kavga da. Her işte Allah'ın bir hikmeti vardır... O gün o kavgayı etseydim büyük ihtimal dayak yerdim, çocuk benden kısaydı ama bilek güreşinde güçlüydü... :) Ama şunu da söyleyeyim benim dövdüğüm çocuklar arasında beni bilek güreşinde yenebilecekler de vardı... :) Çocukken çok arkadaşım vardı... :) Her 2 mahallemizde de hayatı yaşardık doyasıya... Kavga mavga aralarda her şey vardı... :) Ama kavga ettiğim çocuklar dahi beni severdi... :) Her neyse içim dışım bir, işte her şeyi size anlatıyorum... :) Nefret ettiğim hiç kimse yoktur, kavga ettiklerim veya etmediğim de dahil... :) Her insanı Hakk yarattı Hz. Muhammed (S.A.V)  dostluğuna... :) Aikidoda 3.kyu'ya kadar geldim 2 senede ama hastalıktan dolayı da bıraktım ama devam de edeceğim inşallah... Hedefim önce shodan sonra nidan ve sonra da sandan olmak. Tarih 2025 Eylül, aikidoyu bırakalı 10 sene oluyor... Dojoya geri döneceğim günü iple çekiyorum... Aikidoda 3. dan olmak demek gerçek manada cesaretli olmak demektir... :) Çünkü o dojoya her çıkışınızda cesaretiniz test edilir... :) 3. kyu demek ise kavga etmesini biraz bilir ama henüz çıraktır demek... :) Tam manada cesaret oluşmamış demektir... :) 2 sene kadar yaptım, yaklaşık bir 8 sene daha yapmalıyım aşağı yukarı 3. dan olmak için... :) Aslında 4. 5. 6. 7. 8. danlar da var ama o kadar da usta savaşçı olmaya gerek duymam... :) Benim hedefim 3.dan... :) O dojolarda gerçek manada taşaklı adamlar var... :) Kadınlar da savaşçı... :) Ben insanlara zarar vermeyi sevmediğim için aikidoyu seçtim... Başlarken biraz düşündüm karate mi aikido mu diye ama Rab bana aikidoyu seçtirdi... Çünkü aikidoda nefret duyguları yer almaz... :) Son olarak ayrıca lisede de koşi derlerdi... Caughy yani matematikle aram iyi olduğu için... :) Ancak edilmemesinde bile gizli bir hikmet var... :) Şunu da öğrendim ki gençler, biri size meydan okursa dayak yemekten çekinmeyin... En fazla 2-3 tane siz yersiniz 1 tane de siz çakarsınız... :) Son kavgamda aşırı serseri bir çocukla kapışmıştım... :) Sadece 1 kez dayak yediğimi hatırlarım o da Erdal'dan. Onda da Erdal bana pek zarar vermemişti Allah'tan... :) Ona da selam olsun palaya... :) Kavga ettikten sonra rahatlama oluyor... Pek de korkmuyorsunuz... Ama kavga etmemek insanı sindirtiyor... :) Ama size tavsiyem siz gene de beladan uzak durun... :))



17 Eylül 2025 Çarşamba

Davul Bile Dengi Dengine :)

Sene 2025 aylardan Eylül... :) Ben kime aşık olduğumu bilmiyorum. 2 kız var, biri anne geçmişten, biri daha genç belki gelecekten... 1. sine ilk görüşte aşık oldum, 2.sine hiç görmeden... 2'si de Boğaziçi'nden... 1.'si Endüstri Mühendisi, 2.'si Fizikçi... :)) 1.'si beni darma duman etti, 2.'si belki toplar... :) 1.'sinin belki de güzelliğine ve oynamasına aşık olmuştum, 2.'sinin henüz tanımadığım ama hissettiğim karakterine... 1.'si çok güzel kızdı. 2.'si güzel kız yani hoş kız. :) 1.'si benden daha zeki, daha güzel, ancak daha iyi değil... :) 2.'sinin zekası da güzelliği de, iyiliği de benimkini andırıyor... Bölümümüz bile aynı... :) Hem ne demişler davul bile dengi dengine... :) Ancak hala aşkı bulamadım... :) Belki de hiçbir kızdan bana fayda yok... :) Olsun Hz İsa da bize manevi sevgili olarak yeter... :) 1.'si benim rehber olarak Hz İsa'yı seçmeme vesile oldu...  Büyük acılar yaşattı... Bir yabancıyla evlendi... :) Çocuğu oldu... Ancak gene de Tanrı'yı bulmama vesile oldu... :) 2.'si belki Hz İsa ile buluşmama vesile olur. 2.si nasip olursa umarım damladan deryaya evriliriz... :)

Bahse girerim 1.si eşine aşık değil... :) Belki yanında belki sevişiyor ve seviyor da ancak, aklı başkasındadır, bende de değildir ya hani, çünkü o kadar da yakışıklı sayılmam... :) O aşk bir fırtınaydı, az daha batıyorduk, gemi epey su aldı... Artık fırtınalarla işim olmaz... :) Hem o fırtına dönemi gençlikte olur... Fırtınalar insanı hasta eder... :) Sağlıktan ve mutluluktan güzeli yok... :) Artık ben huzuru arıyorum... :) Gemiyi fırtınadan güvenli limanlara çekmeliyiz... :)



16 Eylül 2025 Salı

Hoş Gelmiş Salı :)


Merhaba dostlarım,

Güzel bir Salı gününe girmiş bulunmaktayız... :) Biraz daha oturup az sonra uyuyalım... :)

14 Eylül 2025 Pazar

Güzel ve Öğretici Bir Rüya :)

 Rüyamda erdem sınıfın en kabadayı adamının karşısında durdu birini korumak uğruna dayak yemeyi de göze alarak ve bir de yumruk yedi, eray da erdemi savundu sözleriyle ve zalimlik yapanın karşısında durdu ve o kabadayının fiyakasını düşürdü. Ayrıca erdemin yanına oturdu. O kabadayı küçüldükçe küçüldü, güçlüydü ama bu işte haksızdı zalimlik yapanın karşısında maddi ya da manevi duranlar ise büyüdüler. Bu arada erdem sınıf sırlamasında en üstteki kişi, eray da ikinci sıradaki kişiydi okula girerkenki başarı sıralamasında, bu da belki bir tesadüf belki de Allah'ın hikmetidir... :) Hakk her zaman haktan yanadır. Bırakalım dayak yemeyi ya da dayak yemeyi göze almayı, sonunda ölüm bile olsa, her zaman hakkı konuşunuz ve savununuz ve de cesaretli olmaya bakınız ne de olsa öldükten sonra ikinci perde var... :) Bu hikayede erdemdeki erdem cesaret, eraydaki erdem de Hakk'ı savunmaktı... Sıralamada da cesaret 1. sıradaydı ve Hakk'ı savunmak da 2. sırada... :) İşte Allah'ın hikmeti... :) Aslında normalde o kabadayı da iyi biriydi ancak zaman zaman kaba kuvvetini kullanarak zalimliğe yol açabiliyordu... Bu arada o kabadayının da ismi izzet'ti... :) Cenab-ı Mevla erdemlerimizi arttırsın... :))) Bravery (cesaret) was coming first, defender of truth (gerçeğin savunucusu) was coming second. Also there was another guy and he was Ali and his nickname was cruel bold (gaddar cesur) and I don't like him much... :) In fact, all of us are God's characters... And you should know yourself and your character first... :) Bir de bu sınıfta önceden Gizem vardı, ve o da ilk sıradaydı ilk başta... Demek ki onda da çok güzel bir erdem varmış ki Mevla ona ilk sırayı vermiş... :) Eski dostlara selamlar... :) Güvende kalın... :)) İzzet okulun en güçlüsüydü, kabadayı vasfı onundu. Ancak az da olsa kendinden daha güçsüzleri ezmişliği de vardır. Erdem kimseyi ezmezdi, kendinden güçsüzleri de korurdu. O yüzden bravery'yi Erdem'e verdim... :) Kendinden zayıfları ezen adamlara bravery'yi vermem. Kendinden güçsüzleri koruyan adamlar alır o rütbeyi... :)




11 Eylül 2025 Perşembe

Annemizi Defnettik ve Perşembe Gene Oruca Devam :)

 Merhaba dostlarım,

Annemizi dün öğlen namazına müteakiben mezarlığa defnettik... :)  Anneciğimin mekanı cennet olsun. Sorgusu kolay olsun inşallah... :) Rab'bim inşallah merhametiyle muamele etsin... :)

Akşam yemeğini de 11 gibi yemiştim dolayısıyla saat 03.30'a gelirken ilaçlarımı aldım ve bir börek yiyip gene Pazartesi - Perşembe oruçlarına niyetleneceğim... Fire vermeyelim diyoruz... :)) Kocaeli imsak 05.03 gösteriyor saat... :) Normalde tutmayacaktım ama gene de fire olmasın diyorum hazır uyku tutmamışken... :)


Evet dostlarım, iftarımızı yaptık Mevla kabul etsin inşallah... :) Misafirler var evde şu anda... :)

Allah'ım inşallah Ocak ayında atanırız da Nisan gibi de başlarız inşallah... :)

Ancak biz gene de oyunlarımızı yapmaya devam edelim... :)

9 Eylül 2025 Salı

Güzel Bir Salı :)

 Merhaba dostlarım,

Bu sabah da 10.40 gibi uyandık... Saat şimdi 11.55'e geliyor ve kahvaltımızı yaptık. Saat 12.00'de 2. ilacımızı alalım... :) Ardından da duşumuzu alalım... :) Amcam bizde şimdi... :) O bize güzel bir menemen yaptı, kahvaltılıklarla beraber güzelce yedik... :) Şimdi çayımızı içiyoruz... :)


Anneyi kaybettik... Cenazesi yarın kaldırılacak... Kadıncağız Hakk'ın rahmetine kavuştu Allah'ın izniyle... :) Kurtuldu bu çileden 6 aydır yatalaktı... Allah mekanını cennet eylesin... :) Cennetten bizi izlesin inşallah... :) Biz de bir gün O'na kavuşalım... :)


Mesajı da attım Youtube'a ve kızı da sildim arkadaşlıktan... Bu kadar net anlatmamıza rağmen zahmet edip de anlamıyorsa salla gitsin... :) Zaman yolcusunun da canı cehenneme... :)

Keyifli Cumartesiler :))

 Merhaba dostlarım, Uyumadan sabahladığımız bir gün daha... :) Zaten dün de gündüz uyuyup gece oturmuştuk... :)  Bari bugün akşama kadar dur...