22 Eylül 2024 Pazar

Dostlar Merhaba ve İyi Bir Müslüman Olmak İçin 200 Günlük Hazırlık Programım

 Merhaba dostlarım,

Güzel bir Pazar gününe girmiş bulunmaktayız... Genelde hep mutluyumdur, ancak bazen hem geçmişte yaşadıklarımdan hem de hastalığımdan dolayı öyle anlar olur ki acıdan kıvranırım... :) İnsanların aşağılamasını hep hissederim ya da bazen de sanrılanırım, ancak gene de onların hiçbirine kin tutmam... Onlar sadece anlık bir Eray Mehmet'i görürler... Halbuki bir an acı içinde, başka bir an mutluluktan mestlik içinde olabilirim... :) Genellikle yalnız olup da acının etkisi biraz geçtikten sonra gene mutluluk ve mestlik başlar dostlarım, ve tahminlerime göre en az %85 hatta belki de 90 oranında mutluluk, hatta mestlik içindeyimdir... %10-15 de acı veya anlık mutsuzluk olabilir... :) Ömrüm böyle geçer hep, çünkü Tanrı bana hikmeti vermiştir, insanların düşünceleri beni bağlamaz... Bana o yakınlığı veren Tanrı düşüncelerim üzerine de çeşitli hikmetlerle bana yakınlığını bildirir... Ancak tüm bu hikmetlere rağmen bazen hala daha O'nu unuttuğum veya acıdan kıvrandığım anlar olabilir... :) İşsiz de olsam, hasta da olsam, parasız da olsam bu oranlar kolay kolay değişmez... Yalnız gençliğimde bu oranlar %70'e %30 gibiydi... Çok daha fazla acı çektiğim anlar olmuştu... :) Hatta zaman zaman %70 'lerin de altına düşmüştür, ancak hiçbir zaman %50'nin altına düşmemiştir dostlarım... En sıkıntılı anlarımda bile bir ferahlık ulaşmıştır bana... :) Şimdilerde bir tahmin vermem gerekirse %90 mutlu, huzurlu ve hatta mestlik içinde %10 da acı, huzursuzluk veya mutsuzluk olabilir... Hedefim ömrümün sonlarına doğru bu oranı %99'a kadar çıkarabilmektir... %100 imkansız gibidir bu kötülüklerle dolu dünya için ancak %99 imkanlıdır... :) Mutluluk oranınızı %99'a kadar çıkarabilmek demek, artık sizi neredeyse hiçbir şeyin incitememesi demektir ve bu da tasavvuf ehlinin son dersi olan incinmeme hedefidir benim için... Size en ağır hakareti de yapsalar, hatta belki vursalar bile incinmez hale gelebilmeniz mümkün olabilir, çünkü Tanrı sarhoşu olmuşsunuzdur artık... :) Yani ilk hastalandığım anda depresyon teşhisi konulurken bile %50'den fazla mutluyumdur... En ağır sanrılar, hakaretler ve acıları çekerken dahi, o Tanrı'yı aradığım zamanlarda kendi kendime sordum: Bu dünya güneşe biraz daha yakın olsaydı kebap gibi kavrulurduk, biraz daha uzak olsaydı donardık, bu dünya kendi kendine dönüyor olamaz, güneşin etrafında da dönüyor olamaz, ben kendi kendimi yaratıyor olamam, bundan bir haber olarak... Her şeyin ardında muazzam bir düzen ve güç gizlidir gibi düşünüp bir aralar dinden çıktıktan sonra tekrar müslüman oldum ve hemen hemen aynı dönemlerde Mevlana'yı ve Yunus Emre'yi keşfettim... Sonra o ağır hastalığım varken Kuran okumaya başladım ancak hemen bitiremedim, çünkü geçmişte epey hastalanmıştım, hatta Kuran'da kulum Kuran'ı hemen alma gibi bir şeyler de görmüştüm, yani ne gördüğümü hatırlamıyorum ancak Yasin Suresi'ndeydi sanırım... Mevla beni gene rahatlatıyordu... Dostlarım acıdan kıvranan bir adamın da birden Kur'an okuması ters tepebilir... :) Çünkü içinde epey sert ayetler de vardır... :) İşte ondan önce mi sonra mı hatırlamıyorum ancak o zamanlarda Tanrı'nın ilhamı da 2011 senesinde 4-5 ay arayla 2 defa bana ulaşmıştı... :) Sonra Kur'an almak için evden adımımı attım, ancak gittiğim kitapçıda istediğim Kur'an'ı bulamadım, sonra bir AVM'ye gittim, orada tesadüfen Mesnevi-i Şerif-i buldum... Neye niyet neye kısmet... :) Belki de böylesi hayırlıydı... Allah her ne kadar merhametlilerin en merhametlisi olsa da ilimi en ağır olan kitaptır Kur'an... Çok hasta vaziyetteyken ki bilhassa psikolojik iken rahatsızlığınız, Kur'an ters tepebilir... Siz fazla alıngan olabilir ve korkabilirsiniz. Bilenler ve inananlar bilir ki dost Mevlana Hüdavendigar büyük bir velidir ve bana en az 13 senedir, daha öncesi var mı hatırlamıyorum, belki YouTube'taki şiirleriyle olabilir, bana manevi babalık ve rehberlik ediyor... Ben kendisini çok sevdim... Bunda şüphesiz hem Mesnevi-i Şerif hem de Divan-ı Kebir ciltleri vesile oldu... Mesnevi'de ikinci turda sanırım 3. veya 4. ciltteyim, Divan-ı Kebir de ise ilk 7 cildi 2 kez bitirdim ve 8.sinde ise 2. turdayım, ortalarında... Daha sonra Rubailerini de aldım ki ince bir kitaptı onu da bir kez okudum... Sonra Fihi Ma Fih'i aldım ki onda da birinci turdayım, henüz ortalara gelmemişimdir ancak yaklaşmışımdır... :) Bu arada Şems-i Tebrizi'ye atfedilen Makalat'ı da aldım ve daha nice alimlerin kitapları, ya da peygamber ilimlerini de kütüphaneme ekledim... :) Hedefim ömrümün sonuna kadar Mevlana'nın tüm kitaplarını 3 kez okumaktır... :) Mevlana'yla benim pek çok huyum benzer. Hatta isyanlarımız bile benzer... :) Kendimle ilgili çok şey buldum bir mübarekte... :) O benden elbette daha dindardı... :) Yalnız ben hastalığım da etkisiyle belki biraz belki epey daha sekülerim Mevlana'dan... :) Dost Mevlana namazına niyazına çok dikkat ederdi, hem hastalığımın etkisiyle, hem tembelliğimin etkisiyle hem de devrin etkisiyle, ben O'nun kadar namazıma niyazıma dikkat etmem... :) Ancak ilimde kendisiyle yarışmak isterim... Hem dünya ilmi hem ahiret ilmi, ilmi çok sevmem O'na çok benzer... :) Yaşadığım acılar ise belki O'ndan daha çok olmuştur... :) Ve size daha önce de söylemiştim, hedeflerim arasında Kur'an Mealini ise 7 kez okumak vardır ve ben hala ikinci turdayım... Biraz Kur'an okumakta hızlanmalıyım, epey yavaşladım ve durdum... Halbuki Kur'an Tanrı'sını seven ve mutlu olan insanlar için en güzel şifa kaynağıdır... :) Öyle internetten de okumaktansa açıp kutsal kitaptan okumalıyım... :) Ortalama bir okumamda en az 40 ayet kadar okurum ve haftada bir gün dahi okusam 40'ar ayet ilerlerim demektir ve bu da mükemmel bir şeydir benim için... :) Rab asla zalim bir Rab değildir ve merhametlilerin de en merhametlisi olduğunu ayetlerinde açıkça bildirmiştir... :) Biz O'nu böyle bilmeye devam edelim, şeytanın hilelerine aldanmadan... :) Herkesin yolu, yöntemi ve rehberleri farklı olabilir... :) İnsanların tespihleri bile başka başkadır demiş, veliler... :)

Dostlarım dediğim gibi, Kur'an ı  7 defa, Mevlana'yı 3 defa, Şemsi Tebrizi'yi, Sadi Şirazi'yi, Yunus Emre'yi, Seyyid Nesimi'yi, Hünkar Hacı Bektaş'ı anlatan Velayetname kitabımı 2 kez, Siyer-i Nebi kitaplarını (Mekke ve Medine Devri diye), Hz İsa kitaplarını(bir kitapta Hz Yahya da anlatılıyordu), Hz Musa kitaplarını, Hz Nuh (ve yanında Hz İdris de anlatılıyordu), Hz Muhammed'in (S.A.V) hadislerini içeren Riyazü's Salihin isimli kalın hadis kitabını en az 1 defa ancak bazı yerlere hızlıca göz atarak pek çok kez, Hz İsa'nın hadisleri ile Hz Süleyman'ın meselleri kitaplarını da sık sık tekrarlayarak belki 7 defa belki 7'den de fazla tekrar ederek okumalıyım... Zaten şimdiye kadar meselleri epey başa dönmüşümdür belki sonuna gelmeden ve ne zaman sıkılsam açar okurum çünkü hem bilgeliğin, hem adaletin hem de zenginlik ve saltanatın peygamberiydi şanlı Süleyman Nebi, mucizeleri de fevkaladeydi şüphesiz... :) Bunlardan başka kitabı mukaddesi de okumalıyım ve ayrıca başka peygamber kitaplarına da bakmalıyım ve kütüphanemdeki başka ilim kitaplarına da... Bunlar ahiret ilmi için ömrümdeki hedeflerim her ne kadar namazdan niyazdan tam manasıyla Hakk'a yaklaşamasak da ilimden yaklaşabiliriz... Bir de dünya ilimleri, pozitif ilimler, şiirler, edebiyat ve felsefe... Zamanda yolculuk konusu da bu pozitif ilimlerin içinde ayrıca bir başlık konusu... :) Dost Atatürk'ü de üçüncü rehberim olarak seçmem, beni bilime, solculuğa ve sekülerliğe de teşvik ediyor dostlarım. Bir de benim kalemim var dostlarım, yani aklım, gönlüm ve parmaklarım... (kalem manasında). Kendimi özgürce ifade ettiğim, içimi döktüğüm bloğum... :)

Varsa beni takip eden ve hayata bakış açısı da benzer olan karşı cinsten de biri ya da birileri Mevla karşıma çıkartsın, ve belki de sevgili veyahut daha da ilerisi eş eylesin bana... :) Yalnız benim evlenmem için biraz daha sağlıklı olmam (bu da en az 3 sene sürer) ve en az 3 sene kadar da düzenli gelire sahip olmam gerek dostlarım (evliliğe hazır olmak için ve kendimde aradığım asgari şartlar), bu şartları sağlarsam ve iyi bir kısmet çıkarsa da evlenebilirim dostlarım... :) Yani en az 40 yaşında evlilik olabilir gibi. (Şimdilik yaşım 37 hatta 37,5'i de geçiyor). O da en iyi şartlar olursa ve kısmet çıkarsa, yoksa uzayabilir ya da hiç olmayabilir... :) Mevla en hayırlı yazıları yazsın inşallah... :) Aile kurmak yüksek sorumluluk gerektirir, hasta ve tembel adamsanız pek yanaşmayın derim, ancak iyileşir ve çalışkan olabilirseniz o zaman dünya evine girmek elbette güzel olabilir... :)

Saat de 2.55 olmuş dostlar, artık blokta yayınlayalım bu yazıyı... :)


Gene Barcelona Rumba'sıyla neşelenelim dostlarım... :)


Dostlarım Eylül ayının postlarını okudum yazdıklarımı da bir şey dikkatimi çekti... Epey dağılarak ilerliyorum ve bu da başarımı azaltan bir etken olarak sayılabilir... Bu kadar dallanıp budaklanmadan odak noktamı daha iyi belirlemeliyim... Örneğin şimdi yakında okul başlayacak. Önceliğim okul derslerini vermek ve gene C++ kurslarıyla kitaplarının uzmanı olmak olmalı... O sibermiş, algoritmaymış, oyunmuş, zamanda yolculukmuş, tasavvufmuş, başka kurslarmış gibi çok dallanıp budaklanırsak gene başarı eksik kalır... :) Bizim bir-iki alan seçip sadece o alanlara odaklamamız gerek dostlarım. O alanları iyice halledene kadar... :) Dediğimiz gibi 100 işi aynı anda yapmaya kalkışırsak çorba olur gene... :) Bu bir-iki alan da sadece okul dersleri ve C++ kurs ve kitapları olmalı bizim için belki de 4 ay kadar... Sabret başka şeylerle çok ilgilenme, maymun iştahlılığı epey azalt... Daha iyi olacaksın... :)

Dostlarım yemek siparişi verdim gene Popeyes'tan... 2 adet Golden But ketçapla, Soğan Halkası 8 adet mayonezle, patates kızartması orta boy ketçapla, bir de 1 litre coca-cola siparişi verdim dostlar... :) 245 TL tuttu... :) Yalnız bahşiş vermeyi unuttum siparişi verirken, bu kez açlıktan belki de... :) Evde 15 TL para ayarladım, o kadar bozuk çıktı... Onu kuryeye vereceğim, belki biraz yüzü güler diye... :)

Mevla tüm yoksullara da bu yemekleri nasip etsin inşallah, hatta daha da alalarını... :) Dünyada tek bir insanın dahi açlıktan ölmesi, bunca zenginler saltanat sürerken, insanlık ayıbıdır elbette... :)

Dostlarım bugün banyo yapmayı unutmuşuz... :) Az sonra üşenmeden duşumuzu alalım da, tertemiz olalım... Ardından da sakal tıraşımızı olalım... :)

Dostlarım hep unutuyoruz şu besmelenin faziletini, unutmayalım, Mevla unutturmasın. Hiç yoktan günde 100, hatta yapabilirseniz 1000 tane çekelim... :) Tonton Nazım Dede anlatıyor... Mevla rahmetiyle muamele eylesin ve günahlarını bağışlasın... :) Ben bu adamı canlı görmedim, ancak sohbetinden büyük keyif almıştım... :) Harbiden evliyaya benziyordu, Allah daha iyi bilir... :)



İyi Bir Müslüman Olmak İçin 200 Günlük Hazırlık Programım

Dostlarım ben besmele-i şerifeyi günde 1000 tane çekerdim ancak üst üste en fazla 2 bilemedin 3 hafta kadar sürmüştür... 3 hafta olmamıştır bile... Unutulup, ya da öncelikler değişip kalmıştır... 40 gün diyor mübarek... :) 23 Eylül Pazartesi başlarsak, 1 Kasım 2024 gününe kadar o gün de dahil,(8 gün Eylül'den, 31 gün Ekim'den ve 1 gün de Kasım'dan olmak üzere) tespih etmeliyiz dostlarım.... Sadece 40 gün boyunca sabah namazıyla 1000 besmeleye çalışacağım... Eğer bunu 40 günde başarırsam düzenli olarak, ertesi 40 günde de sabah namazı 1000 besmele + akşam namazı ve virdi mevleviyi namazdan yarım saat önceye ekleyeceğim... Bunu da başarırsam ki zor olacak gibi, eğer Rab yakınlığını ve şevkimizi arttırır ve başarırsam, ertesi 40 gün de ikindiyi ekleyeceğim ve sadece kendi tesbihatımızı, 33-33-34 tane olan ve 100 Allah içereni, bunu da başarırsam ki mükemmel bir iş olmuş olur, öğleyi ekleyeceğim ve gene 33-33-34 tane kendi tesbihatlarımızla 100 Allah'ı ekleyeceğim ve bunu da başarırsam da 40 gün kadar da bunların üzerine yatsıyı ekleyeceğim ve gene 33-33-34lük tespihimizle 100 Allah olmak üzere... Bunların hepsini başarırsak günde 1000 besmele, 1000 Allah (700 virdde, 100'er tane de namazlardan sonra olmak üzere ve kendi tespihlerimiz eklenmiş olacak ki onları da yaptıkça saymayı nasip eder belki Allah..) Bunların hepsini 200 günde başarırsak artık bunu korumamız gerekir ki tam manasıyla müslüman olmuş oluruz o zaman ancak... :)

21 Eylül 2024 Cumartesi

Güzel Bir Cumartesi Günü

 Merhaba dostlarım,

Dün gece İzmit'e döndük sağ salim şükürler olsun... Kardeşlerim de Bursa'ya dönmüşler... :)

Dostlarım bir de benim şöyle bir tespitim var: Diliyle müslüman olduğunu söyleyip kalbiyle kafir olmaktansa, diliyle ateist olduğunu söyleyip kalbiyle inanan olmak belki de 1.000.000 kat daha iyidir... :) Yani dostlarım benim inancıma göre hiçbir iyi insan cehenneme gitmeyecektir... :) İyi insan da ne demektir: İyiliğin ağır bastığı insan demektir... :) Ve Yüce Mevla merhametlilerin de en merhametlisidir... :) O yüzden hiçbir şeyi kafaya takmadan hayatın keyfini çıkarın ve menziliniz de iyiliklerle olsun... :) İnsanların kusurlarını yüzlerine vurmayın, belki Mevla sizi daha ağır bir kusurla sınar... :) Herkese hoş nazar edin ve vesveseleri de kafaya takmayın... Kendinizden de şüphe etmeyin... :) İnşallah cennette cennetliklerin hepsiyle dost oluruz... :) Orada dert de yok, ömrümüzün de yarısı belki de bitti... Karşı kıyıya ulaşmaya az kaldı biraz daha sabır... :)


Bir de dostlarım cenneti kazanırsam Mevla'dan bir dileğim var: İnşallah Hz İsa peygambere, Hz Mevlana'ya ve Mustafa Kemal Paşa'ma yakın olur benim evim. Onlar bu dünyada benim baş rehberlerim oldular. Burada onlardan çok şey öğreniyorum, inşallah orada da onlarla tanışıp, kendilerinden öğrenmeye devam ederim... :)

Dostlarım maç seyrediyoruz, babam, dayım ve ben. Dedim ki dayı cennette sen kime yakın olmak istersin? Dedi ki Kim Kardashian olabilir, Nurgül Yeşilçay olabilir, bir de Tanrı'nın seçtiği bir kul olsun dedi... :) Senle aramız çok uzak olsun dedi... :)))

Dostlarım maç sonu benim yorumum: "Aslan kükredi.", BJK'li dayımın yorumu: "Aslan kanaryanın tüylerini yoldu." :))

20 Eylül 2024 Cuma

Tatilin Son Gecesi Sabah Nasipse Dönüş Yolculuğu

 Evet arkadaşlar,

20 Eylül'e girdik ve bu sabah kahvaltıdan sonra dönüyoruz... :) 4. günü de tamamladık... :)

Arkadaşlar 3. gün akşamı 3 tane votka limon içince, beni çarptı biraz ve odada istifra ettim...

Ben de bugün hiç alkol almadım... Zaten çok arada bir alkol alan biriydim... Bundan sonra inşallah neredeyse hiç içmeyeceğim, çünkü hem sağlığımı bozuyor, hem de Hakk katında makbul değil... :)

O Mevla ki her an bizimle, biz sadece bazen unutuyoruz her an bizimle olduğunu... :)

Burada bazı Ruslar biraz gürültücüydü. Martins isminde bir adamla tanışmıştık, nice Holiday Mehmet diye selam veriyor bize, İngiliz, candan adam, Mevla cennetle müjdelesin bu adamı... :)

18 Eylül 2024 Çarşamba

Tatilin 3. Günü

 Merhaba dostlarım,

Bugün tatilin 3. günü... :) Aquapark'ın oradaki tavuk döner ile 11.30'dan sonra kahvaltı yaptık... :) Öğle yemeğinde de 2 adet tatlı aldık... :) Şimdi de denize geldik...


Saat de 3'e yaklaşıyor... :)

17 Eylül 2024 Salı

Dostlarıma Selamlar :)

 Merhaba dostlarım,

Havuz başındaki bardayız ve buzlu kolamı yudumluyorum, kafamda şapka... :) Biraz sonra belki havuz yaparız... :) Dayımlar kahve içtiler... Kardeşlerim yukarıdaki havuzun oradalar... :) Denize öğleden sonra gideriz dedi babamlar... :) Keyifliyiz dostlar, Rab'be şükürler olsun. Kolamı bitirdim dostlarım, az sonra Cappucino alabilirim... :) Güzel bir kahvaltı yaptım öncesinde, son ana yetiştim geç kahvaltıya dostlarım... :)

Evet dostlarım Cappucinomun keyfini çıkarmadayım... :)


Evet dostlarım, üstteki havuzda kaydırakların keyfini çıkardık ve öğle yemeklerimizi yedik, saat 2'ye yaklaşıyor ve kardeşim, damat ve Öykücük ana huvazdalar şimdi, az sonra babamlar da gelirler inşallah... :) Heh şimdi geldiler... Annem, babam ve dayım... :)

Dostlarım, akşam yemeğimizi yedik, babamlar odadalar, ben de tek başıma Cappucino içiyorum... :) Havuzun orada tek başıma oturup, insanlara bakıyorum... :) Dayım benden rakı getirmemi istedi, ben de git kendin al dedim... O yüzden küçük bir tartışma yaşandı. Bir daha benle tatile gelmeyecekmiş. Çok da meraklıydım ben de onunla tatile çıkmaya sanki... :)

16 Eylül 2024 Pazartesi

Tatil Devam Ediyor

Merhaba dostlarım, Senza Garden Holiday Club'tayız, Antalya Alanya... İlk günkü izlenimlerimi göre tam bir fiyat performans oteli.

Dostlarım biz bu otele tee Nisan ayında rezervasyon yaptık ve erken rezervasyon indiriminden faydalandık... 4 gece 5 gün, 4 kişi sadece 26000 küsür TL'ye gelmişti... Yalnız odada ısıtıcı ve çay kahve yok... Havlu da yoktu, söyledik geldi. 24 saat Ultra Herşey Dahil bir otelin dezavantajlarıydı bunlar... 

Datça'da gece sahil boyu gezerdik... Burada öyle gezecek pek bir şey de yok gibi... Otel epey büyük... Bir kaydıraklı Aquapark, bir normal havuz, deniz ve plaj var... Yani bu fiyata süper dostlarım...

İlk gün Aquapark'a çıktım ama o sırada kaydırak açık değildi... Bizim damatla Öykücük kendilerine tavuk döner almışlardı... Biz de sabah kahvaltısına yetiştik ve öğleye de yetiştik... Yemekler gayet güzel, açık büfe... Tatlılar vs şahane gerçekten... Bugün iki tatlı aldım akşam yemeğinde ki karamelli tatlı muhteşemdi... :) Yani verdiğimiz ücretten aldığımız lezzet gerçekten güzel... :) İlk gece bitiyor, odadayız... Kaldı 3 gün ve ben gene evimi, bilgisayarımı, kitaplarımı ve interneti özlüyorum... Bugün denize girdim sadece ve yol yorgunluğu olduğu için de 4'ten akşam yemeğine kadar yaklaşık uyudum.

3 gün daha güzel yemekler yiyelim, deniz havuz yapalım ve nasipse de 5. gün de döneceğiz dostlarım... :)

Allah'a emanet olun... :)

Bu otelde çok turist var dostlarım, en çok da Rus olabilir... 🙂

15 Eylül 2024 Pazar

Günaydın Arkadaşlar

 Günaydın arkadaşlar,

Size aşağıya 3 tane satın aldığım C++ kursu bırakıyorum. Üsttekini dün gece satın aldım tam 115 saatlik çok detaylı bir kurs... :) 2. sinde ve 3.'sünde yarıya geldim, ancak 2. sini biraz tekrar etmeliyim çünkü epey zaman geçti... Bilgiler tazelensin... :) 3. 'sünün sertifikasını da eklemiştim... :) Bir de 3 adet de C++ kitaplarımı paylaşayım... :) Eğer başlangıç ya da orta seviye bir C++ işine girmek istiyorsanız, bu kurslar ve kitaplar tam size göre olacaktır... :) Bir de sayısal bir bölümde okuyorsanız, matematik, fizik, mühendislik vs. gibi, bu mükemmel dili tüm ayrıntılarıyla öğrenmek sizi öne çıkartacaktır... :)

https://www.udemy.com/course/the-modern-cpp-20-masterclass/?couponCode=KEEPLEARNING

https://www.udemy.com/course/beginning-c-plus-plus-programming/?couponCode=KEEPLEARNING

https://www.btkakademi.gov.tr/portal/course/c-ile-programlamaya-giris-20172

https://www.kodlab.com/programlama/8-c-9786054205738.html

https://www.kodlab.com/programlama/42-c-ile-projeler-9786059118705.html

https://kitapsec.com/Products/C-ile-Programlama-Dili-Nesneye-Yonelik-Programlama-Papatya-Bilim-258979.html


Dostlarım başka işlerimle beraber bunların hepsini bitirmek sanki yeni yılı bulacaktır gibi... :) Çünkü yalnız bunlarla ilgilenmiyorum, bir sürü ilgilendiğim kurs var daha, ancak odak noktam bunlar olacak gibi çünkü bu dile hakim olursanız mükemmel oyunlar da geliştirebilirsiniz Unreal Engine ile. Unity ile de geliştirmek isterseniz C#'a da oldukça yakın yani aynı aileden... :) İlgilendiğim firmanın Youtube videolarını incelediğimde epey ileri düzey bir C++ dili bilenlerle ilgilendiklerini gördüm... Yani öyle biraz biliyorum 2-3 basit oyun projesi yaptım ile sanki başarılamayacak bir iş gibiydi... :) Zaten önerdikleri maaştan da belli olmalıydı bu... İşte bu kursları ve kitapları bitirir ve 3 tane de proje sunarsanız adamlara, işi alabilme ihtimaliniz artacaktır fluent bir İngilizce ile, yalnız Almanca da bilmenizde fayda var çünkü o şirket Almanya'daydı ve Almanya'da da epey güzel fırsatlar var hem remote veya orada ofisten... :) Önerdikleri maaş da o şirket için asgari 100.000$'a yakın senelik... (97.000$-140.000$) Dostlarım çok da fazla maymun iştahlı olmadan ve dağılmadan bir hedefe ilerlemekte fayda var, elbette alternatif bir ya da iki hedefiniz de olsun... :) Hatta ve hatta dostlarım benim ikinci sınıf ikinci dönemden alttan derslerim de vardı... Tam 1 sene boyunca bütün dersleri verip, alttakileri kurtarıp, oyun projelerini yapıp önümüzdeki sene başvurmakta fayda var gibi... Çünkü son senemiz olan 4. sınıfa geçmiş olacağız ve epey de bilgi edinmiş olacağız dostlarım... Başka şeylerde de örneğin veritabanları sql vs. gibi de epey ilerlemekte fayda var... Veri yapıları ve algoritmalar kurslarını da tamamlamakta fayda var elbette... Mümkün olduğunca bu 1-2 senede CV'mizi dolduralım dostlarım... :) Yani dostlarım biz öğrenciliğin keyfini çıkarmadayız ancak projelerimizi de tamamlayıp yeni oyun projelerimize de geçelim inşallah... Belki daha düşük maaşla bir entry level C++ işi alabiliriz eğer gene de acele etmek istersek, ancak çok da aceleye gelmez bu işler... Belki devlette memuriyet işi olur, belki oyun şirketimizi 2 sene içinde kurarız... Hiç belli olmaz... Sadece büyük bir iştahla öğrenmeye ve çalışmaya devam dostlar... Aslında biz hiç Türkiye'den ayrılmak istemeyiz çünkü yarım kalan okullarımızı tamamlamak niyetindeyiz... Allah büyüktür, hem en bereketli, hem en güzel ve en huzurlu yazıları yazsın inşallah bize... O'na yaklaştırsın inşallah bizi... :) Sağlığımızı da çok daha iyi etsin inşallah... :)

Dostlarım yakın zamanda siber güvenlik yükseği yapmaktan da vazgeçiyorum, çünkü 100 işe birden bölünemem... O kötü niyetli hackerlar belalarını Hakk'tan bulsunlar... :) Okul bitmeye yakın C++ developer işlerine başvurmayı düşünüyorum dostlar yani 8. dönem biterken... Daha 2 sene var dostlar... 2 senede bir sürü dersi verebilir, sertifikaları toplayabilir ve oyun projelerimizde de ilerleyebiliriz... :) Ayrıca bilgisayar kitaplarımızı ve başka kitaplarımızı da tamamlayabiliriz... 1 Temmuz 2026'ya kadar 1 yıl 9 ay 16 gün varmış dostlarım... O tarihe kadar inşallah diplomamızı da almış oluruz... :) Epey iyi bir zaman hem iyileşmek hem öğrenmek hem de işlerin hakkını vermek için... :) Allah'ım bana doğru yolu göster... Yaşım 37,5'u da geçiyor... Beni çok daha fazla bekletme Allah'ım ve bu beklettiğin günlerin acısını çıkart... Şu anda 150-175 mg kullanıyorsam, o zamana kadarki hedefim yardımcı Solian ilacı 50-75 mg'a kadar düşmek olacaktır... :)

Belki siber güvenliğin yanı sıra Boğaziçi'ne dönmeyi de iptal ederim... :) Şiirler her şey demek değil... :) 100 işi birden başarmamız imkansız... :) Hem de böylesine hasta iken belki 3 misli imkansız... :)

Şöyle bir şey olsa hiç de fena olmaz... Okul bitene kadar belki EKPSS ile bir yere atanma ve okullara (Boğaziçi'ne, siber güvenliğe vs devam etmek) ya da okul bitince yüksek maaşlı bir C++ geliştirici işine başlama ve en az 1 sene kadar çalışıp 100.000 $ kadar kazanmak ve biriktirmek de olabilir... Aslında hayallerim arasında en az 1 sene kadar yüksek maaşlı bir işte çalışmak C++ geliştirici işi çok uygun örneğin... Boğaziçi'ne dönmek ve tamamlamak, oyun projelerinde gelişmek ve yeni projeler de üretip CV'yi doldurmak, oyun şirketi kurmak belki kendi adımıza belki babamızın adına ve belki elbette çok kazanamasak da C++ geliştirici işi kadar hep özgür ve mutlu olmak ancak gene de en az bir memur maaşı kadar kazanmak olarak özetlenebilir ve yaşam boyu da öğrenmek hem dünya ilmi hem ahiret ilmi... :) Namazlarda da en az 1 vakit yakın zamanda ve şimdilerde, en az 5 vakit de iyileştikçe daim devam etmek olarak özetlenebilir... :) Para önemli ancak her şey değil, çok kazanabileceğimiz gibi daha fazla özgür olmayı da seçebiliriz... :) Allah ömür verirse bakalım zaman ne gösterecek... :)

Dostlarım şöyle bir de hayalim var, 2026'nın Eylül'üne kadar bir yüksek maaşlı C++ işine girebilirsem 3 ayda 15000 dolar kadar biriktirip, 15000 dolar kadar da babamdan ekleyip arabayı (Seat Ateca 2017 FR sunrooflu) satıp babama güzel bir Renault 200 Hp'lik full hibrit bir Austral almak istiyorum dostlarım, fiyatlar çok değişmezse yaklaşık 30.000 dolar gerekir gibi... İnşallah 2026 biterken ya da 2027 başlarında bu hayalime ulaşabilirim... Dediğim gibi en az 1 yıl kadar o yüksek maaşlı işte çalışmalıyım dostlarım, biraz birikim yapmak için... :) Belki de 4. sınıfa geçtiğimde başvururum dostlarım o yüksek maaşlı işe ya da işlere, çünkü 3. sınıf derslerini temizler ve alttaki dersleri de başarıyla verirsem, hem çok geç kalmamış olurum hem de en zor derslerin üstesinden gelmiş olurum... :) Böylece daha erken babama Austral'ını almış olabilirim. O da güzel araç ancak bir Bmw ya da Mercedes kadar da lüks değil... 

BMW ya da Mercedes almaya ilerde gücüm yetse dahi almak istemem çünkü onlar lüks sınıfa girerler ve pek çok kimsenin de gözü kalabilir... Dünya'da açlıktan kırılan insanlar varken lüks içinde sefa sürmek bize yakışmaz... :) Fakirleri ve yoksulları da gözetmeliyiz dostlarım... Belki de Rabbim bana epey kazandıracak ancak kulum önce akrabalarına yardım et ve ardından da fakir ve yoksullara yardım et diyecek... Elbette demez ancak biz çok kazanırsak bu manayı anlarız... :) Yani ayda 8500-10000 dolar civarı kazanırsak en az 2000 dolar kadar 500'er dolar 4 yakın akrabama (kardeşim, 2 amcam ve dayım, onlar benim ailem ve canlarımlar, ayrıca 2 amcam ve dayım da emekli ve kardeşim de memur maaşı kadar dahi almıyordur şimdilik) ve her gördüğümüz yoksula da limit koymadan yardım etmeliyiz dostlarım... Açları doyurmalı, garipleri giydirmeli ve sevindirmeliyiz... Böylesi Hakk'ça olur ancak... :)

Dostlarım bir de epey kazanırsam, aşçılık diplomasını da alıp, bir esnaf lokantası açmak istiyorum dostlarım... Lokantanın başına babamı ve dayımı geçirtip (biri kasada durur diğeri yemekleri verir), bir de aşçı tutup, günde en az 10 yemek çıkartıp, fiyatları da halka çok uygun yapıp, emeklilerin, öğrencilerin ve garibanların rahat yiyebilmeleri için, hem bizimkiler çalışsın, manevi olarak ilerlesin (namazla niyazla pek işleri yok ancak ben babamı Kabe'ye de götürmek istiyorum) hem de yoksullar doysun diye...

İzmit'te bir kent lokantası açmışlar sanırım fiyatlar 40 TLimiş... Biz de en fazla 50TL diyeceğiz 3 kap yemeğe bugün açacak olsak, maksat halka hizmet olsun, dayım yan çizdi bu lokanta işine ancak babam olabilir dedi, ancak bu şu an hayal aşamasında... Bir aşçı ve bir de kasiyer ya da çırak lazım bu iş için... 3 kişiyle 10 çeşit yemek veren esnaf lokantası döner elbet... :) Eğer çalışamazsa babam devrederiz birine belki daha sonra... Ona soracağım haftada en az 5 gün çalışmaya var mısın diye? :))

Dostlarım tatile çıkmamıza son saatler yaklaşık 3 saat sonra yolculuk başlayacak inşallah... :)

Dostlarım bir kaba taslak hesap yaptım ve babam da diyor ki sen işe gir, güzel kazanmaya başla, ben kar ya da zarar olmadan bu lokanta işine girerim dedi... Günde 200 kişiye yemek verecek kadar kapasitemiz olsa bize yeter... :) Demin bunun hesabını yaptım biraz ve ne zarar ne karla bu iş dönebilir... Babama ve aileme bakma işi de yani gelir kazanma işi de bende olursa... O da hayırda yarışmaya başlar... Ne kadar güzel bir şey parayı düşünmeden günde 200 kişiye ekonomik yemek vermek... :) Sen işe gir ben ölünceye kadar bu işi yapabilirim dedi, o kadar olmasa bile Allah gene de uzun ömür versin ancak bir 10 sene dahi çalışsa 40 sene bize bakmak için, + 10 sene de hayrına çalışmış olur ve maneviyatta da canavar gibi olmuş olur inşallah... :) Arada da bize Kabe'ye ve peygamberin mekanına gitmek düşer Allah izin verirse... :)

Güzel Bir Gün Olsun :)))

 Merhaba dostlarım, Düşündüm de holdingte olmasa bile alt şirketler için minimum Iq skorunun 90 olması lazım. Yani aşağı yukarı Türkiye orta...