Ezanı duyduk ve biraz ardından 6'ya 10-15 kala gibi kalktık... :) Hemen bir kahve doldurduk... Dün de doldurmuştuk ancak çok azıcık içip uyumuştuk, sonra da dökmüştük kahveyi, yani dün içmedik sayılır... :)
Dostlarım daha önce de söylediğimiz gibi kervanı yolda düzeceğiz... :) Çünkü bizde bu rahatsızlık varken hiçbir programa uyamıyoruz... En esnek ve rahat da olsa program gene de uyamıyoruz... Biz o bakımdan Ekpss ile atanıp bir işe girmeli ve serbest olarak da oyun yapmalıyız. Beynimizde bu hastalık varken, fazla bir performans olmuyor... :) Bir 35 dakika daha geçsin de aldığımız küçük parçanın haricen bir 25 mg daha Solian'ımızdan alalım... :) 4-5 gün sonra da iğneyi olup rahatlayalım... :) Bugün doktorla konuşacağız görüntülü nasipse... :) İğneyi yazdıralım... :)
Şu Ginkgo Bilobayı günde 2 değil de 1 defa alıyoruz dostlarım... Şimdi de alacağız... Babam 1 al dedi, dün akşam almadım ben de... :)
Şu güzel kanun&gitar ikilisini açalım gene, belki ikincisini de akşama açarız... :)
Arkadaşlar ilk ilaçlarımı uyanınca, ikincisini 7.00'de, üçüncüsünü 10.45'te, dördüncüsünü 2.30'da, beşincisini 6.15'te ve altıncısını da 10.00'da almalıyım. 7'deki ilacımı aldım ve yavaş yavaş 3 dakikada etkisi hafiften gelmeye başladı ve maniyi veya psikozları alıyor... :) Hastalık zor ancak tedavi olunmazsa daha da zorlaşır... :)
Arkadaşlar madem biz programlara uyamıyoruz, içimizden ne gelirse ona çalışalım, hem full özgürlük olur, hem de gelişme... Sadece düzensiz ya da pek disiplini olmayan bir gelişme olur... :) Ne yapalım, bu durumda fazla disiplin bizde ters tepiyor... :)
Evet, oyunlarımızla da ilgilenmeli miyiz? Tabii ki, ancak sağlık veya istek ya da şevk de her zaman olmuyor... Bizim daha çok felsefe ilgimizi çekiyor... :)
Henüz 1000 besmeleyi, ibadetleri ve tespihleri de yapmadık... Ancak içimizden de gelmiyor pek çünkü beynimiz zorlanmış hastalıktan... Böyle zamanlarda ağırdan almalı... Olmuyorsa olmaz... Ne zaman iyi o zaman... :)
Arkadaşlar, bu sabah görünmez bir kaza yaşadım. Arı geldi balkona her zamanki gibi. Bu sefer epey üzerime geldi ondan kaçayım derken balkonun şofben dolabının köşesi başımı yardı. Kafa travması geçirdim... :) Sardılar, dikiş attılar, ambulans geldi, hastanede tomografiyi de çektik bu işlerle beraber ve Allah'tan sonuçlar temiz çıktı... :) 4 cm yazdılar ancak belki 5-6 cmlik açılma (kesik) oldu kafamda...
Şimdi de travma sonrası papatya çayı iyi gelir onu içiyorum... :) Babam balkondaki dolabı kaldırdı... Hep çarpıyoruz diye... En sonunda bu görünmez kazayı yaşadık... :) Gerçi o dolap güvenlik içinmiş ancak belki de böylesi daha güvenli... :)
Dostlarım, bu arı bizi çok sevdi ve gene geldi. Papatya çayının içine düştü ve sonra da çıkmış... Şimdi yok ortalarda... Az daha şu arı yüzünden öbür tarafa gidiyordum... :) Şimdi kahve içiyoruz dostlar birazcık... Kitaplarım gelmiş... Çok mutluyum Rab'be şükürler olsun... Ağrım biraz dinerse gene Hakk'ı tespih edeceğim, namaz kılamasam da... Zaten kafamda kan var biraz böyle namaz olmaz... :)
Dostlarım kitaplarım gelmiş, en üstteki 4 kitap. Bu seriden 6 tanesi kankam Gürsu'da... Bazılarını 3 defa okumuşumdur ve altını çizdiğim yerleri tekrar etmeyi de sayarsak 5-6'yı bulanları vardır içlerinden... Bu seriyi çok seviyorum dostlarım... Bilgelik dolu öğüt kitapları... Dediğim gibi ben öğütçüyüm dostlarım... Ayrıca ne demişti Süleyman Nebi, kişi öğüt dinleye dinleye arif olur demişti... :) Oraya belki epey yol olsa da biz de yoldayız çok şükür... :)
1000 besmeleyi saat 16.45'e gelmeden tespih ettik dostlar. Rab'be şükürler olsun... :) Bir de melisa çayı doldurduk... :)
Melisa çayı stresi ve kaygıyı azaltmak, uykuyu teşvik etmek, soğuk algınlığını iyileştirmek, iştahı artırmak, hazımsızlık ve onun neden olduğu ağrı ya da rahatsızlığı hafifletmeyi sağlar.
Cildi onarması, idrar söktürmesi ve saç dökülmesini önlemeye yardımcı melisa çayının faydaları şunlardır:
Melisa çayı stres, kaygı ve duygu durum bozukluklarını azaltır
Migren ataklarında doğal bir kür olarak kullanılabilir
Tam da bize göreymiş bu durumda dostlarım bu çay... :)
Dostlarım, şu Jean-Jacques Rousseau acayip bir adammış... Söylediklerinde büyük haklılık payı var... Bilim ve sanatın insandaki erdemleri gerilettiğini savunmuş... Mülkiyetin doğmasıyla eşitliğin bozulduğundan ve bununla beraber ortaya çıkan iş bölümüyle de ahlaki eşitsizliğin başladığından bahsetmiş. O dönem için devrim niteliğinde görüşler... :) Ve bunları çok güzel argümanlarla desteklemiş. Acayip aydın bir adammış... :) Saygı duymak gerekir, katılsak da katılmasak da... :) 37. sayfaya kadar geldim dostlarım... :)
Farklı felsefe adamlarını okumak şüphesiz insanın ufkunu geliştirir... :) Şimdi Toplum Sözleşmesi başlıklı kısma geldim... :) Bende de vardı o kitap... :) Ancak henüz başlarındaydım... Büyük bir heyecan ve zevkle okumakta fayda varmış... :)
Eğer düzende bozukluklar varsa, ki var çok bariz, başkaldıran adamlara her zaman ihtiyaç var dostlarım... :)
Şöyle de bir görüş aklıma gelmiyor değil... Eskiden bu kadar teknoloji, bilim, sanat yoktu elbette ancak insanlar arasından nice peygamberler çıkıyordu... Bir tarihten sonra kalmamış, sadece evliyalarla yetinilmek zorunda kalınmış... :) Bu da Jean-Jacques'ın görüşlerini destekler nitelikle elbette... :)
İlk dünyaya gelen insan dahi peygamber olarak gelirken, sonradan güzellikler de olmuş elbette ancak çok bozulmalar da beraberinde gelmiş... :)
62'ye kadar geldim dostlarım, üstelik bazı altı çizili yerleri de tekrar okuyarak... :) Aydınlanma karşıtı bir aydınlanmacı olarak tanınmış... Öğrenilecek çok şey var... Belki de doğru bildiklerimizin epey düzenlenmeye ihtiyacı vardır ya da değişmeye... :)
Bu sabah da 6 gibi uyandık... :) Soğuk çayımızı doldurduk ve bu güzel sabahın keyfini çıkarmadayız. İlaçlarımızı da aldık. Yalnız hemen de uyku veriyor... :) Halbuki 11'den 6'ya tam 7 saat kadar uykumu almış olmalıyım... :)
Daha Youtube'ta Zirveye Çıkma Rehberi'ni okuyamadık pek ama kanalımızın linkini verelim şuraya:
Oyunlarımızı geliştirip de dördüncü oyuna da yakında geçelim. Ne de olsa 2026'nın Ağustos'unda kuracağız nasipse oyun şirketini... Babamla öyle anlaşmıştık... :)
Şimdi ibadet ve tesbihat yükünü omuzlayalım. Dün yarım Parol Plus almıştık. Kalan yarısını da şimdi alıp Hakk'tan yardım isteyelim... :) O bizim ağrımızı alacaktır... :) Ancak bir 25 dakika kadar oyalanmaca... :)
Dostlarım ilk ilacımı kalktığımda, ikincisini ise 7'de içmeliydim... Ben de az önce 1000 tane besmele tespih ettikten sonra, en küçük parçayı aldım 25 mg'den de küçük olan... :) 7.15 gibi yani... :) Şimdi abdest alıp sabah ibadetleriyle kalan tespihleri yapalım... :)
Başkanlar 7.45 gibi ibadet faslını ve tespih faslını tamamladık ve şimdi 2-3 parça zencefili sıcak suyun içine attık ve zencefil çayı yaptık... :)
Bakın ne kadar çok faydası varmış... :)
Zencefilin Faydaları Nelerdir?
Zencefil mide şişkinliğine ve hazımsızlığa iyi gelir, gaz sıkışması ve kabızlığı giderir, mide bulantısını ve mide ağrısını azaltır, kas ağrılarını hafifletir, vücudu enfeksiyon ve mikroplara karşı korur. Kan şekerini düzenlemeye de yardım eden zencefil, kalp hastalıkları riskini azaltır ve adet öncesi gerginlik semptomlarını hafifletir.
Zencefilin faydaları genel olarak şunlardır:
Zencefil soğuk algınlığı semptomlarını hafifletir
Zencefil, hazımsızlık, gaz, şişkinlik gibi sindirim sorunlarına iyi gelir
Kas ağrılarını dindirir
Adet öncesi gerginlik sendromu ve regl ağrılarını hafifletir
Zencefil, taşıt tutması, hamilelik bulantıları, kolik bebek spazmları, mide ağrıları, ishal, irritabl bağırsak sendromu (IBS) ve kanser tedavisinin neden olduğu mide bulantısı dahil olmak üzere çeşitli sindirim ve mide sorunlarına iyi gelir. Kas ağrılarını dindirir, baş dönmesini hafifletir, öksürüğü ve boğaz ağrısını durdurur. Zencefil ayrıca kan şekerini düzenler ve beyin sağlığını korur.
Dostlarım, saat de 8'e gelmiş... Kafamızdaki şu sersemlik gitsin de öyle okumaya başlayalım. Acele etmiyoruz o bakımdan... :)
Bugün önce 1 saat kadar ilim öğrenelim. Biraz Mevlana'nın Divanı biraz Sadi Şirazi olabilir mesela... :)
Önce bir güzel Sezen Aksu şarkısı açalım... :)
8.20'ye kadar bekleyelim ve ardından ilim faslına geçelim... 9.20'ye kadar... :)
Çok güzel şiirler yazmış mübarek. Çok sevmedeyim... :) Daha önce de paylaştık bir zaman ancak bir daha... :)
Yaklaşık 20 dakika kadar Divan okuduk... :) Ve bizi sarhoş etmeye yetiyor... :) Sayfa 253'e geldik VII-2'de... :) Şu baş sıkıntısı için gene Ginkgo biloba alalım... :) Günde 2 sefer demişlerdi 8 hafta kadar... :)
Okuyamıyoruz çünkü biraz sıkıntımız var... :) 40 dakika kalanı belki de kahvaltıdan sonra... :)
Yaklaşık bir 15 dakika kadar daha okuduk ve 259'a kadar geldik... :)
Dostlar bugün epey dinlendik... Kuşburnu yaptık babamla... :) Görünen o ki bu uyku düzensizlikleri ve baş sıkıntılarıyla 21 saatlik programa bile uyamayacağız gibi... :) Bugün sadece sabah ibadet ve tespih yaptık ve 35 dakika kadar da ilim öğrendik toplam 1 saat 5 dakika sayalım... Dün de 1 buçuk saate yakın yapmıştık toplam 2 buçuk saat eder... :)
Babam o bitkisel hapı günde 1 kez al dedi, bende öyle yapıyorum... :) Bir tane de babama verdim akşam vakti... :)
Dostlarım yeni bir program yapalım... :) Bu sefer belki uyabiliriz... Mümkün olduğunca esnek olsun... :)
İşte çalışmadığımız şu dönemde, okullar da olacakken güzel ve esnek bir program yapalım. :)
Bakalım Bu Programa Uyabilecek Miyiz? :)
1) Haftada 3 gün en az 2'şer saat oyun yapımıyla ilgilenilecek... Kitap okuması olur, kursu olur, kodlaması ve yapması olur... :) 3*2= 6 saat
2) Haftada 2 gün oyun haricinde bilgisayar kitapları okunacak. Siber güvenlik olabilir, yazılım dilleri olabilir, diğer bilgisayar kitapları olabilir... Bu da en az 2'şer saat. 2*2= 4 saat
3) Haftada 3 gün en az 1'er saat ilim öğrenilecek. 3*1= 3 saat
4)Haftada 2 gün en az 1'er saat zamanda yolculuk, fizik, matematik gibi bilim kitapları okunacak.
2*1 = 2 saat
5) Haftada 5 gün yarımşar saat İngilizce çalışılacak. Kelimeler olabilir ya da İngilizce robotla sohbet olabilir. 5*0,5 = 2,5 saat
6) Her gün en az 1 vakit ibadet edilecek ve tespih edilecek... :) 7*0.5 = 3,5 saat
6+4+3+2+2,5+3,5 = 21 saatlik bir program...Aşırı yoğun sayılmaz, ne zaman dilersen o zaman uy... :)
İşte bize esnek 21 saatlik bir disiplin... :) Ders çalışmaları saymadık. Onları istediğimiz kadar yaparız... Derslere vaktinde girelim de gerisi kolay... :)
Pazartesiye girdik... Pazar'a kadar bunları yapmalı... :)
Bu sabah 6.40 olmadan uyandık... :) Saat de 7.00'ye geliyor... :) Kahvemizi doldurduk fincanda... :) İlaçlarımızı da aldık 25'er mg... :) Duşumuzu da alalım ve ibadet ile programa başlayalım... :) Her hafta 21 saati sayacağız inşallah... Bu haftadan başlayalım hele bir de... :)
Şimdi dostlarım duşumuzu aldık ancak kafamız biraz sıkıntılı bir 25 mg'a yakın daha alalım ilaçtan... Sabah böyle oluyordu araya çok zaman girince... Küçük bir parça bize yeter ve çayımızı dolduralım sallama çayımızı... :) Sonra kan ter ve pikseller isimli kitaba başlayalım oyunla alakalı ancak o kitabı saatlere katmayalım çünkü o kodlama kitabı değil... :)
Bir yarım Parol Plus aldık dostlar, sabah sersemliğine ve kafa sıkıntısına... :) Hemen başlayamayacağız gibi... Biz de kodlama kitabını açalım hem ondan çalışırsak saat yerine de sayılacak yani görev... :) Ancak 15 dakika sonra yani 8.00'de başlayalım... :)
Bugün saat 14.30 gibi hastanede baş ağrısı polikliniğinde randevumuz var... :)
Bir yarım saat daha dinlenelim, henüz çok sıkıntı var kafada, biraz da uyku... :)
Dostlarım yaklaşık 40 dakikada önce 2 rekat sabahın farzını, sonra sünnetini ve ardından da 2 rekat şükür namazını eda ettik. Ardından 1000 besmele-Bismillahirrahmanirrahim- her 100 de 1 eüzü, ardından 33 tane Sübhanallahi velhamdüllillahi velailaheillahü vallahüekber velahavlevelakuvveteillabillahilaliyyilazim çektik. Ardından 33 tane Allahümme salli ala seyyidina muhammedin ve ala seyyidine muhammed çektik. Ardından da kendi tesbihimiz 34 tane Allahu ekber Allahu ekber la ilahe illallah ve eşhedü enne muhammeden resulullah çektik. Ardından 100 tane estağrifullah el azim çektik, ardından da 100 tane Allah... :) Ne baş ağrısı kaldı ne bir şey... Sadece biraz sersemlik kaldı... :) O şiddetli baş ağrısı yok oldu gitti... Bir de araştırayım bakalım sersemliğe hangi tesbihi çekmeli... :) Belki bugün de randevuyu iptal ederiz... :) Biraz karnımız aç bizce o yüzden bu sersemlik... :) Yemek yersek bir şey kalmayacak inşallah... :)
Besmelenin faziletleri çokmuş arkadaşlar, isteyen arayıp baksın... Ben günde 1000 defa çekmeliyim buna alışıyorum... Uzun bir müddet bırakmıştık, ağrılar gene artmıştı... Şükür Mevla bize hatırlattı besmeleyi... :)
Şöyle denmiş 1000 besmele için günde... :) : Besmeleyi günde 1000 defa okuyanın hem dünyada, hem de ahirette Allah ihtiyaçlarını yerine getirir.
Sabah akşam 1000 olsa daha da başka ancak biz günde 1000'e alıştık. O da yeter Allah'ın izniyle... :)
Çok mutluyuz dostlar, yarım saatlik görev tamam, gerçi bizim 40 dakikayı buldu ama olsun... :) Kaldı 20,5 saat haftalık... :)
Arkadaşlar baş ağrısı gitti ancak baş dönmesi devam ediyor hafif hafif... O bakımdan biz bugün gene de doktora görünelim nöroloğa... :)
Dostlar sersemlik ve baş dönmesi lustralın yan etkileri sanırım. 25 mg bile içsek o dahi etkiliyor... Bizim şu lustralı doktor onayıyla kesmemiz lazım dostlar. Soracağım doktora... :) Böylece bir aylık iğne bir de 150 mg Solian'ımız kalacak inşallah... :) Gerçi antipsikotikler de sersemlik yaparmış... :)
Babamın isteğiyle gene iptal ettik Nörolojiyi... :) Bitkisel çaylardan tedavi etmeye çalışacağız şu sersemlik ve baş dönmesini... :)
Evi süpürme işi bende dostlarım, silme ve bulaşık da babamda... :) Salon ve babamın yatak odası hariç her yeri süpürdüm, babam da siliyor... :) Bundan sonra böyle, evde iş bölümü var. Anneciğim hasta haliyle bize yemekleri yapıyor, çamaşırları rayına koyuyor ve ütü yapıyor, yeter de fazla bile ona... Bende süpürme işi var, babamda da silme ve bulaşık... :) Bir de hastalığı yenebildiğimiz kadar yenip, okulları vermeliyiz... Bir de atanabilirsek çalışmalı ve haftalık hafif programımızı uygulayabilmeli... :)
Orhan Veli'nin de dediği gibi içinde bir iş yapmanın saadeti olmalı... :)
Şükürler olsun ki öğle ibadetini de yaptırdı bize Mevla... :) Gene 33-33-34 ve 100'lük tespihlerimizi de yaptık... :) Çok mutluyuz dostlar... :) Şimdi 2.30'da 25 mg ilacımızı alıp babam ile şöyle 2-2,5 saatliğine çarşıya geçeriz... :) Bitkisel çaylardan alırız... :) İş başvurularını da geçen akşam yapmıştık Cvyolla'dan. Yalnız engelimiz şimdilik yenisini çıkartmadığımızdan yok... :) Zaten geçici vermişlerdi... :)
Dostlar süper bir gün yaşadık... Kankamızla da görüştük. Çaylar içtik... Havadan sudan ve zamanda yolculuk üzerine de konuştuk biraz... :) Enteresan işler... :) Akıl ermez ya da akıl almaz... :) Aktardan baharatları ve çayları aldık... :)
Bu meseleleri enine boyuna araştırmak için Boğaziçi Fiziği bitirmeliyiz... İşte o zaman tam manasıyla fizikçi oluruz... Gerçi lisans düzeyinde olur ancak o da büyük başarı... :)
İbadeti ve tesbihatı da yetiştirebildik şükür Mevla'ya, sırada akşam ezanı var... :)
Evet dostlarım şimdi sırada bir çay seçip yapma işi var... :)
Adaçayını seçtik ve süzgeçte de süzdük dostlar demleyip... :) Şimdi adaçayının faydalarına bakalım... :)
Şu yazıyı bir yerden alıntıladım dostlar... Adaçayından haricen, papatya, melisa, kuşburnu, zencefil ve ginkgo biloba kapsül aldık... :)
Adaçayı bilişsel yetenekleri artırmaya yardım edebilir
Kanser hücrelerinin büyümesini ve oluşmasını baskılayan bileşiklere sahiptir
Uyku sorununa iyi gelir
İshali hafifletebilir
Kemik sağlığını destekleyebilir
Bugün dinlenme, sohbet ve ibadet günümüzmüş dostlar... Pek bir ders çalışamadık... Daha 0.5 saatteyiz... :) Sabah da erken kalktığımızdan uykumuz geliyor... Yatsıyı da yetiştirip yatalım en iyisi erkenden... Yarın da azimle mücadeleye devam inşallah... :)
Güçlü bir antioksidan etkileri ile serbest radikallerin zararlı etkileri ile savaşmaya yardımcı olan ginkgo biloba faydaları şöyle sıralanabilir:
Ginkgo biloba iltihabı azaltmaya yardımcı olabilir
Kan damarlarının genişlemesini teşvik edip, kan akışını arttırır
Ayrıca yaşa bağlı göz hastalıkları, alzheimer, hipotiroid, anksiyete, astım, bronşit, depresyon, glokom, hareket bozuklukları, yüksek kan basıncı, erektil problemler, insülin direnci, multipli skleroz, Reynaud's sendrom, libido düşüklüğü ve kulak çınlaması gibi problemlerin engellemesi üzerine literatür çalışmaları vardır.
Şimdi 21'den 23'e kadar oyun kitabımızı okuyalım, ardından da molalarla 11.30 gibi namaza durup yatalım inşallah 12 gibi de... :) Dostlarım bir 36 dakika kadar çalıştık ve bir 15 dakika mola verelim... :)
Yaklaşık 55 dakika kadar yani yaklaşık 1 saat kadar kitap okuduk oyun kodlama... 82'den 111'e geldik ve uykumuz da geldi... Bugünkü ibadet yükü de en az yarım saatti. Gerçi bugün inşallah 5 vakit olacak 1 saati aşmıştır ya da aşacaktır tespihlerle ancak biz onu gene yarım sayalım ve 1,5 saatlik görev tamam şimdilik... Bugünkü 5 dakikayı da sonraya ekleriz... :) Yarın ilk işim şu kitabı okumaya devam etmek inşallah 3 saat 5 dakika kadar... Zaten yakında 207'ye rahat geliriz ve yeni konuya da yarın başlarız inşallah kaldığımız yerden... :) Bunlar yaptıklarımızın bir özeti gibiydi... :)
Umarım şensinizdir... :) Biz çok şeniz Allah'a şükürler olsun... :) Yaptığımız programlara sağlık sorunları vs. nedeniyle pek uyamasak da gene de oldukça şeniz... :)
Bugün ikindi üstü kalktık ve kahvaltı yaptık ve bir kupa kahve doldurduk... :) İlaçlarımızı da aldık... :)
O eski programların hiçbirine uymuyoruz madem, biz de bir C# kitabı aldık yakınımıza ve en son 3. bölüme kadar gelmişiz. 1036 sayfalık kitap ve biz 87'deyiz... :) Sayfaların üzerlerine tikleri koya koya ilerleyelim dostlar... :)
Saat 5.30'u geçiyor... :)
Dostlarım 11 Ekim'den 4 Kasım tarihine kadar okuduk eski postları 2023'teki... Yavaş yavaş... :)
Diyorlar ki öğrenci affı gelecek. Gelse dahi benim Boğaziçi'ne dönmem için İngilizce Yeterliliği vermem gerekecek... :) Şimdiden çalışmalara başladım az önce... Hedefim yaklaşık 15 günde sınava hazır olmak, hatta erken af gelirse 1-2 Eylül gibi Toefl'a girmek olur... 9 Eylül'de de sanırım Buept olur... :) Aftan yararlanmak için önümde maksimum 2 sınav var... Bir şekilde verip kaydımı yaptırmalıyım eğer okula devam etmek istiyorsak... :)
Dostlarım az önce 24 Ağustos'a girdik ve sıkı bir çalışmayla 15 günde hazırlığı tamamlayabilirim diye ümit ediyorum... Aslında belki Buept'ten sonra Toefl alırım, hem daha mantıklı... Daha çok çalışma zamanım olur... :)
Herkese günaydın dostlarım, bu sabah da 12.00 gibi uyandık ve kahvaltımızı ve duşumuzu yaptık... Şimdi öğlen ezanı okunuyor... Hemen abdest alıp sabahın farzını önden alıp namaza eğilelim Cenab-ı Mevla'nın izniyle... :)
Dostlarım şu ibadet faslından sonra balkonda kalan kahvemize devam etmedeyiz... :) Bol bol İngilizce çalışmalıyız... :) Şu kelime kartlarından çalışmadayız... :)
Dün ilk 175 kelimeye bakmıştık. Bugün 264'e geldik... Hedef 350. :) Türkçe karşılıkları ve İngilizce eş anlamlıları olan kelime kartları... :) Hedef 1500 kelimeyi toplam 3 defa okumak... :) Biraz da kitaplara bakmak Cesur Öztürk'ün... :)
Arkadaşlar yeni oyun üzerine kitabım geldi... :) Çok mutluyum... :) 14. sayfaya kadar geldik... :)
352. kelimeye de geldik akşam vakti... :) Belki sonra biraz daha devam ederiz... Saat 21.00 oldu... :)
Divan-ı Kebir VII-2'de sayfa 242'ye geldik... :) Çok güzel dost Mevlana'yı dinlemek... :) Bu ikinci turumuz. 8 cildin 8.sine ikinci gelişimiz... :)
Bu sabah da 5.15 gibi uyandık... :) İlaçlarımızı aldık ve kahvemizi içiyoruz... :) Kahvenin yanına bir dido kalmıştı dolapta onu açalım... :)
Mantığım kendi kendine MBA ile Unity oyun kitaplarını oku diyor. Kalbim ise bırak onları, felsefe kitaplarına bak diyor... Daha 1,5'dan fazla okunmamış felsefe kitabın var, onları oku diyor... :)
Ben gene kalbimi dinleyeceğim ve mantığa biraz aykırı olsa da felsefe kitaplarına bakacağım... :) Ancak önce baş ağrısını geçirmek için yarım Parol Plus alalım... :)
Dostlar şu sabah ilaçlarını alınca gelen baş ağrısı varken hiç kitaplar gitmiyor... :)
Nice bilgili aydınlar var ancak hikmeti, keşfi, kerameti, mucizeyi ve Tanrı'yı bilemeden giderler bu diyardan... :)
Bir de Tanrı'yla beraber olanlar vardır... :)
Tanrı herkese söz söylemez, onun aşkı her babayiğitte de olmaz... :)
Dostlarım, 1-2-3-4-5-6 bölümleri vermiştik Hz Süleyman Nebi'nin Mesellerinden... Bugün sırada 7-8-9 var inşallah... :) Tabi tamamı değil... :)
-Oğlum sözlerimi sakla ve emirlerimi yanında gizle.
-Eğitimimi koru ve onlarla yaşa ve eğitimimi göz bebeklerin gibi sakla.
-Hikmete de ki: "Sen benim kız kardeşimsin." ve anlayışı(fehmi) akrabamdır diye çağır.
-Bunları yapmanın sebebi, hikmetin ve anlayışın seni yabancı ile söyleşen zavallı kadından korumasıdır.
-Hazreti Süleyman sonsuz hikmeti meydana getirip bütün insanları kendi emirlerini dinlemeye davet eder.
-Çünkü çabuk kavramak -kutlu meşvere ve kuvvet onun içindedir- konu edilmiştir ve ondan çıkar
-İlmin en yüksek derecedeki sultanı orasıdır.
-Onu sevenlere büyük sevaplar vardır.
-Onun zatının ve saltanatının sonsuzluğu nasıl Ademoğullarına açıklandı ise bunun gibi açıklamaya çalışıp hepsine uyulmasına öğüt verir.
-Ey oğullar, anlayışı kıt olanlar ve ey deliler kalbiniz ile anlayıp dinleyin. Çünkü ağzımı açıp size kıymetli şeyler söyleyeceğim ve doğru yollar anlatacağım.
-Beynim gerçekleri söyler ve dudaklarım kötülükten nefret eder.
-Ağzımdaki bütün sözler doğrudur, onlarda eğrilik yoktur.
-Eğitimimi alın! (Başkasının) gümüşünü almayın. Marifeti saflaştırılmış altından daha çok sevin!
-Çünkü hikmet, incilerden ve diğer kıymetli taşlardan daha değerlidir.
-Ben hikmeti kalbiyle anlama makamında sakin bir şekilde oturuyorum ve zihinlerin marifetini bulurum.
-Allah korkusu kötülüğü sevmemektir. Ben gurur, kibirlenme ve günah barındıran yolu ve günah dolu ağzı sevmem.
-Fikir almak ve tedbirli olmak benim işimdir. Ben anlayışım (fehmim) ve güç benimledir.
-Ben, beni sevenleri sevdim. Beni arayanlar, beni bulur.
-Sonsuz rızık, mal, izzet ve adalet benimledir.
-Beni sevenlere zenginliği miras bırakmak ve hazinelerini doldurmak için (varım).
-Ben ezelden ve yer yaratılmadan önce saltanata tayin edildim.
-Bu engin denizler, suları bol yerler yokken ben var idim.
-Dinleyin, eğitimli ve arif olun!
-Arif kişiye nasihat verirsen o, daha arif olur. Sadık kişiye öğrettiğinde o, ilmini arttrır.
-İlmin ilk basamağı Allah'tan korkmaktır ve mukaddeslerin marifetini anlamaktır.
-Çünkü günlerin ve hayatının yılları benim vesilemle artacaktır.
-Arif bir kişiysen bu ariflik senin içindir ve alay edici bir kişi isen sadece sen (ceza) çekersin.
Dostlarım biraz da Seyyid'i okuyalım. Yani Seyyid Nesimi... :) En son 118 ve 119. sayfalarda kalmışız... Kendisi de büyüklerdendir... Hepsini çok seviyorum dostların... Mevla onlara olan muhabbetimi arttırsın... :)
132'ye kadar geldik dostlar, adamı sarhoş eder şu güzel Nesimi... :) Rabbim makamını güzelleştirsin... :)
Dostlarım bu akşam minik bir misafirimiz vardı, bir peygamber devesi... :) Ve onu anınca anında yanımıza geldi uçup gittikten sonra... Hayvanlarda müthiş bir sezgi gücü var bence... :) Sonra biz irkilip içeri girince birden yanımıza uçunca tekrar gitti... :) Allah, sağlık ve hayırlı ömür bağışlasın bu küçük dostuna... :) Bizim dostumuz oldu bu akşam... :)
Bugün itibariyle 37 yıl 7 ay 10 günlük olmuşuz... Mevla sağlık ve afiyetle yaşatsın inşallah... :)
Şimdi hayattaki hedeflerimizden bahsedelim:
1) 2025'de aşçılıktan mezun olmak. :)
2)2026'da bilgisayar mühendisliğinden mezun olmak. :)
3) 2024'te, 2025'te ya da en geç 2026'da EKPSS ile devlete atanmak ve çalışmaya başlamak, ya nasip... :)
Bunlar yürürlükteki hedefler, henüz işlemekte olan... Bir de yürürlükte olmayan hedefler var... :)
1) Siber güvenlik öğrenmek mümkünse yüksek lisans... :)
2) Boğaziçi fiziğe devam etmek ve mümkünse mezun olmak... :)
3) İlacı tek iğneye (Mümkünse 50liğe, şu an 100'lük) ve 25 mg Solian'a kadar düşürmek günde (Şu an 150'lik). Lustralı (25 mg şu an) da kesmek... :) Sağlıkta mümkünse çok iyileşmek... :)
4) Oyun şirketi kurmak ve yılda ortalama 3 oyun geliştirmek... :)
5) İyileşirsek, işe girersek ve aklı başında bir kısmet bulursak evlenmek... :)
6) Kütüphanemizdeki kitapların büyük bir bölümünü hatmetmek... :)
Babamdan söz aldım 2026'nın 8. ayında oyun şirketini kuruyoruz... :) Sen şimdilik oyunları tamamla diyor ve yeni oyunlar yap... :) En sonunda babam bana tarih verdi ve söz dedi... :)