18 Aralık 2023 Pazartesi

Rüyada görülen yeşil-kahverengi iguana & Kitaplardan Hayat Dersleri :))

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

 Dostlar saat 07.00'ye geliyordu daha uyumamıştık ve saat 9.20 gibi de uyandık... Rüyamda yeşil-kahverengi karışımı bir iguana gördüm, kafesini açıyordum ve elimi gagalayacakken kafesten kaçtı... Bir de rüyamda 12. kata taşınmışız, sanki o bina da 15-16 katlıymış, evimizin arkasındaki yüksek katlı binalardan birine, normalde 4 katlı evin en üst katındayız... :) Hayırdır inşallah... :)

Bugün oruçluyuz dostlar, ancak yanlışlıkla su içmiş olabiliriz, hatırlamıyoruz... :) Eğer öyleyse de Allah'ın ikramıymış... Bir de biz çok unutkanız... Bu hastalık bizi unutkan yaptı zaten kısa süreli hafızamız oldum olası yüksek değildi... Bilgisayar terminolojisiyle konuşacak olursak, işlemci güzel, hard-disk de güzel ama RAM biraz yetersiz gibi... İdare ediyoruz... :)


Dostlarım, az uyumaktan ve rahatsızlıktan baş ağrısı çekiyordum... Epey azaldı ağrılarım, şunları hepsini yaptım sabırla... En çok da Ya Muhyi esması işe yaradı gibi, ne zaman onu okusam beynimde bir şeylerin değiştiğini hissettim... Belki size de fayda verir. Ancak uykuyu biraz daha fazla almalı, dolayısıyla şimdi biraz daha uyku... 2 buçuk saat uyku yetmez bize... :) Saat 11.37, 2.00'ye kadar uyuyalım... :) Hem oruçluyuz... :) Gece de 3 saat uyursak ancak toparlarız... :)

Dostlarım, sabah 2 buçuk saat kadar uyumuştuk, öğleye doğru yatıp akşam 5.00 'e doğru kalkınca da 5-5 buçuk saat kadar daha uyuduk. Böylece 7 buçuk - 8 saate tamamlattı Mevla... :) Bir de orucumuzu açtık, Allah kabul eylesin... :)

Şimdi güzel bir kahve yaptık... Akşam virdini henüz yapamıyoruz çünkü baş ağrısı zorluyor... Gene Ya Muhyi esmasını okuyalım... :) Onu yatsı virdi olarak değiştirelim, bir yatsıya başlarken bir de yatsı biterken olmak üzere olsun... En uygunu öyle olacak gibi... :)

Çok mutluyuz, Mevla'mıza şükürler olsun... :)))

Dostlar, ibadet ve vird faslını tamamladık.

 Şimdi çay ve pozitif ilim öğrenip sizlerle belki paylaşma faslı...

 Hep uhrevi gitmek olmaz, biraz da pozitif ilim lazım beyin için..

 Denge çok önemli... :)

Güzel  Dediniz Bay Feynman'dan devam edelim, en son 33. sayfada kalmıştık, şimdi size  49. sayfaya kadar altını çizdiğim yerleri paylaşayım...

------------------------------------------------------------------------------------------

Fizik konusunu çok severim. Fiziği anlamanın mutluluğunu da onu anlayabilecek herhangi bir beyinle paylaşmayı her zaman sevmişimdir. Kadın veya erkek olması fark etmez. Fiziği anlamak konusunda, bir insanın becerisiyle diğerininki arasında fark olduğuna inanmamızı gerektirecek herhangi bir gerekçenin var olduğuna hiçbir zaman inanmadım.

Olguları farklı bir gözle yeni baştan düşünmek en büyük zevkimdir. Aynı zevki size bulaştığını da fark etmek, doğrusu beni çok mutlu etti.

Herkesin gittiği yönde gidiyorsan, önüne geçmek zorunda olduğun bir alay insan var demektir.

Fiziksel dünya gerçekti, matematik ise büyülüyordu beni. Ne var ki başlı başına matematiğin kendisi değildi beni büyüleyen. Evet, çok ilginç ve heyecan vericiydi, ama kalbim asıl başka yerdeydi. Böylece ellerimi kirletmem gerektiğine karar verdim. Bu tür soyut şeylere sabrım yoktu. Bu nedenle elektrik mühendisliğine geçtim, çünkü gerçek olan bir şeyler vardı burada. Ama bundan birkaç ay sonra fazla ileri gitmiş olduğum ve arada bir yerde kalan fiziğin benim için doğru yer olduğu sonunucuna vardım. Sonuç olarak, başlangıçta biraz sağda solda gezindiysem de, noktayı fizik programında koyabildim.

İddia ederdim aslında, ama toplumun değer yargılarına göre biraz kaba saba, basit bir karakter sayılırdım. Ancak bunu pek takmıyordum. Bu özelliğimle biraz gurur duymuyor da değildim.

Tümüyle iddia edemesem de inanıyorum ki, bir üniversite öğrencisi olarak eğitimimin büyük çoğunluğu kendi çalışmamla, problemler hakkında düşünmekle, arkadaşlarımla konuşmakla, çok azı da derslerle geçti. O günlerde öyleydi işte.

MIT'deyken çok okurdum. Bunu anlatmamıştım; unutmuşum. Kütüphaneye çok sık giderdim ve ileri düzey kitaplar okurdum. Kendimi böyle eğitiyordum; çok şey okuyarak. Okumak, çalışmak ve öğrenmek konusunda çok büyük hevesim vardı. Genel görelilik hakkında okurdum örneğin. Bu konudaki bilgilerimi bir kitaptan edindim. Welpin'le birlikte kuantum mekaniğiyle ilgili birçok şey okuyorduk. Tüm bunları okuyarak öğrendim. 

Ben tek yönlü bir adamım. Bilimden anlar ve bilimi severim. Edebiyat, psikoloji, felsefe gibi birçok entellektüel alan ise , çok bilimsel biçimde ele alınmadıkça ilgimi çekmez. Dediğim gibi fazlasıyla tek yönlüyüm. İlgi alanları geniş bir adam değilim. Yalnızca bilimde öyleyim, hem de çok. Ama bu bilimle sınırlı.

---------------------------------------------------------------------------------------------

Dostlarım ben de matematikten hoşlanıyorum ancak, ortaya somut bir şeyler üretme isteği bende de var ve fizikte de pek başarılı olamadım. Deneylerden pek hoşlanmıyordum çünkü. Birazcık da hafızayla alakalı bir durumdu bu... Beşeri bilimlerden olan işletmeleri de yüksek lisans seviyesine kadar okudum ancak o alan da ilgimi pek çekmedi. Ancak gene de bilgilerimi tazelemeliyim... Orada da nice güzel ekonomi gibi dersler var... Bilgisayar mühendisliğini ise çok sevdim. Çünkü oyun yapmayı öğreniyorum son zamanlarda ve o kadar hoşuma gidiyor ki, her şeyiyle arızasını bile seviyorum diyebilirim... Yani bugları onları çözmek bile eğlenceli... Hatta bir arıza çözülünce adeta mest oluyorsunuz... Ancak sevdiğim alanı bulabildim. Belki siber güvenlik dünyasına da dalacağım... Aşçılığa ise aç kalmamak için girdim diyebilirim... :) Biraz çok yönlülük var bende... Ancak en azından bir işi çok sevmeli ve ustası olup o işte çalışabilmeliyim... Çok sevdiğiniz işte çalışırsanız sanki hiç çalışmamış gibi olursunuz... Bunu ne kadar erken bulursanız, her insanda değişir, o kadar iyi...Bir de konforuma çok düşkünüm, yani özgürlük ve rahatlık... Umarım herkes yetenekleri ve sevgisi ile alakalı ve çok hoşuna giden işlerde çalışma imkanı bulur. Çünkü belki de hayat ancak o şekilde güzel olur... Ancak bizce şu da unutulmamalıdır ki asıl keyfi veren Mevla'dır... Çok şükürler olsun O'na... :)

Dostlar şimdi de Ernest Hemingway'den Güneş de Doğar kitabına devam edelim... En son sayfa 74'te kalmışız, ancak bu kitabın altını çizmiyoruz çünkü roman tarzında... Böyle kitaplarda ya hiç çizmiyorum ya da neredeyse hiç çizmimyorum altlarını... Ernest Hemingway'in Paris Bir Şenliktir ve Kazanana Ödül Yok kitaplarını okumuştum... Süperlerdi... Çok keyifli bir adammış şu Hemingway ve ben keyifli yazarları okumaktan çok hoşlanırım... :)

Kitabın bir yerinde "Cehenneme gidesice sofular" yazıyordu, çok güldüm... :))) Çok da sofu olmamak lazım, hem İsa peygamber de kızarmış fazla sofu olanlara... :)) Kitaptakiler şarap içiyor... Biz geçen gün biramızı içemedik dayım almamış, alsın da içelim tekrar belki 2 ay olmuştur alkol almadığımız... Biraz da hayatı yaşamak lazım, denge çok önemli... Ancak Mevla bizi menzilimize ulaştıracaktır... :)))

96. sayfaya kadar geldik dostlar... Çok güzeldi ancak biraz hızlı okudum ve en detaylarına kadar anlamadan... Akış çok güzeldi çünkü... Akış güzelse detaylarda boğulmam... :) Bu kitaptan aldığımız mesaj, hayattan keyif almaya bak, bırak başkalarının nasıl yaşadığına bakmaya... Senin akıl ve kalp süzgecinden geçip doğru olduğuna inandığın şeyleri yap... Mevla'ya giden yollar mahlukatın nefesleri adedincedir diye bir laf vardır unutma bunu... :))

Bira içmek bize keyif veriyor hatta tövbe ettik biraya ve tövbeyi dahi bozduk... İki buçuk aydır içmemişiz... Aslında hiçbir zaman keş değiliz ama arada bir yani ortalama ayda bir defa canımız istiyor... Bırak günahını, haramını belki de sevaba dönüşür... :)) Dayın sana iki bira ısmarlasın sen de O'na dua et... :)) Birinin yarısını da onunla o içmezse de babanla paylaş... Sana bir buçuk bira yeter... 75cl... :) Fazlası dokunuyor ilaç kullandığından... Abartmamak da lazım... :) 

Şu anda yok biramız ancak biz şarkımızı çalalım gene de:



17 Aralık 2023 Pazar

Güzel Bir Pazar & Pazartesi

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Dostlar bu sabah 05.00 gibi yarım doz alayım diyorum yani 100 mg yardımcı ilaç, 25 mg da antidepresan ve akşam 17.00 gibi de tekrar yarım doz 100 mg alayım diyorum arada da ilaç falan yok... Hem böyle yapabilirsem oruç da tutabileceğim... Hasta olduğumdan çok oruç tutamazdım... Ancak bir kere Pazartesi-Perşembe oruçlarını denemiştim... Tekrar deneyeceğim... :) Hem dostum Mevlana, oruç çok kıymetlidir demiş, eğer sabreder de dayanabilirsem, hem perhiz yapmış olurum, hem haftada 2 günlük harcamalarım minimuma iner, hem de inşallah Hakk katında makbul olur ve nefsi terbiye etmenin de en etkili yollarından birini seçmiş olurum... Hem de ramazan ayına antrenman olur... :) Yani neymiş, haftada iki gün çay, kahve, kola, su , abur cubur, ya da yemek yok... Henüz Pazar gününe girdik. Pazartesi gecesi yani yarın gece başlayalım inşallah eğer yarın biraz dişimizi sıkar da 12 saatte bir 100mglık doza dayanırsak... :)) Hakk'ın ibadetleriyle Hakk'a yaklaşmayacağız da başka nasıl yaklaşacağız..? Başka yollarda var şüphesiz ama bu da çok makbul bir yol... :))) Biraz Hakk'a yaklaşalım, en büyük erenlerden olmasak da yol almaya bakalım kendi nispetimizce... :)) Hayatımız biraz düzene girsin... :) Sabahları da virdi mevleviyi yaparsak, namazlarla... Şimdilik hala daha rahatsızlığımız devam ettiğinden belki aralardaki namazları kaçırırız, ancak bir sabah bir de akşamdan sonra iki seferde kazalarla namazları da kılarsak inanıyorum ki Rab bizi daha da iyileştirecek yavaş da olsa ve nihayet namazları da adam gibi takip etmeye başlayabileceğiz... Hepsi sağlık ile alakalı biraz da şevk... :) Bir de biraz bereketli ve mümkünse evden BBA&MBA diplomaları ile bilgisayar mühendisliği öğrenciliğini kullanıp severek çalışacağımız freestyle bir iş isteriz Hakk'tan... Daha ne olsun... Mevla bize yeter ve yetecektir... :) Dostlar bu bizim için en güzel düzen olur çünkü çoğu gece sabah 5.00'i buluyor yatmamız... 04.00 ile 05.00 arasında virdi yapsak ve biraz da ibadetleri ardından da ilacı içip uykuya dalsak... Oğlum şu programa uy biraz dişini sık, Hakk seni doğrultacak inşallah O her şeye kadirdir... :))) Bir de şunu unutma: Kaçta yatarsan yat öğlen 12.00'de kalk en geç... Bu bir prensip olsun :)

Yani alarmın 05.00'e 12.00'ye ve 17.00'ye kurulu kalsın... :)) 5'ler ilaç vakti 12 ise en geç uyanış vakti gör bak bakalım düzen nasıl olurmuş... :) Madem onbaşısın bu da senin askeri disiplinin olsun... :)

04.00 ile 05.00 arasında da virdi mevleyi şükür namazını ve varsa biraz da borçları kıl... Gör bak bakalım onbaşı doğrulmak nasıl olurmuş... :)

Evet dostlar Lineer Cebir çalıştık, ancak not almadan bir giriş yaptık tekrar ederken notlarımızı da alacağız inşallah... Cramer metodunu öğrendik... Boğaziçi'ndeyken ismini duyduğumuz bir metoddu... Çok güzelmiş... Öğrendikçe mest olmadayım... Yalnız anadilde eğitim görmek gibisi yok... Ya da yabancı dili ana dil gibi bilmelisiniz... Aksi halde işler zorlaşır... :)

Dostlar saat 2.41 ve en son 20.00 gibi sanırsam içmiştim ve bir çeyrekti... Yani 6 buçuk saatten de fazla olmuş gibi... Dolayısıyla şimdi bir çeyrek ve 5.00'te de bir çeyrek alalım... Yarın 17.00'de bir yarım inşallah ya da 16.00 çeyrek ve 17.00 çeyrek yaparız dayanamazsak... :) Sonra da yavaş yavaş oturtacağız inşallah sistemi... :)

11. lineer cebir dersinin de yarısını izledik ve ilaç çok iyi geldi, tam zamanında... Yoksa pek bir şey anlayamazdım... 10. dersi de belli noktasından sonrasını izledik ve tamamladık... 11.'nin yarısı ve 12. ders kaldı ve 2 de henüz işlenmeyen dersler... Biraz mola ve uykumuz da geliyor... :) 5.00'e kadar sabredelim ve 4.00'te de ibadetleri yapalım hayırlısıyla... :) Sanki sol dizimde biraz kireçlenme var, eğer sorun devam ederse doktora göstermeliyim... Son zamanlarda hep var... :) İşte ibadetler bu diz kireçlenmelerine de çok iyi geliyor... :)

Dostlar 50 dakikada namazlar ve vird faslını bitirdik ve bir kupa da süt doldurduk ve içtik, kemiklere iyi gelir...  Haftada en az 2 kez dışarı çıkalım inşallah bazen de 3, eğer Cuma'ya da gideceksek... Kemiklerimizin güneş ışığına da ihtiyacı var, ayrıca dışarıda hayat var... :) Biz derviş Yunus'a uyalım ve gene evimizden dışarı çıkalım haftada 2-3 kez de olsa...

Şimdi saat 5.00'e geliyor ve yatıyoruz artık... Haydi iyi sabahlar ya da geceler ya da her ne vakitteyseniz... 12.00'den önce kalkmak üzere... Onbaşı disiplinini görelim bakalım... :)) Bir de ilaç unutmadan haydi selametle... ;)

Evet dostlar, sabah 05.00 gibi yatıp 9.50 gibi uyandık... Yani 5 saate yakın uyku bize ilk aşamada yetti... Akşam vakti, 2-2,5 saat daha uyuyabiliriz belki... :)

100 adet tesbihatımızı yaptık ve Öykü'leri yolcu ettik. 150 TL paramız vardı, 100 TL'sini Öykücüğe harçlık verdik... Dayı harçlığı... :) Mevla bize verdikçe biz de böyle dağıtacağız... :) Biriktirme ver demiş Taptuk Emre, azdan az çoktan çok ver... :) Namazları kılamıyoruz çünkü beynimiz yanıyor... Mevlana da öyle demiş, bazen nefsin namaz kılmak ister, ancak sana dokunacağını biliyorsan namaz dahi fazla gelir... Bir Jacobs kahve dolduralım ve açalım güzel bir kitap... :) Akşam da ilacı alıp oyun yapımına geçelim hayırlısıyla... :)

Tam oruç tutmaya niyetleniyoruz Mevlana'da oruçtan bahsediyor kaldığımız yerdeki şiirinde... Sizlerle paylaşayım... Çok sallandık, biraz daha hızlı yol alalım inşallah... :) Çok mutluyum bu gece başlıyorum tekrar oruca... :))) Ya Hakk... :) Dost Şemseddin'i de okumaya devam edelim ara ara... Onlar ki en baba erenlerdendiler. Hakk rahmet eylesin ve güzelliklerini arttırsın...

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Kutlu olsun, oruç ayı geldi; yolun hoş olsun a oruca yoldaş olan kişi.
Ay'ı göreyim diye dama çıktım; çünkü canla, gönülle orucu özlemiştim.
Ay'a bakayım derken başımdan külahım düştü; o oruç padişahı, beni sarhoş etti
gitti.
A Müslümanlar, o günden beri sarhoşum, aklım başımda değil; orucun ne de
hoş bahtı varmış, ne de güzel devleti varmış.
Bu aydan başka gizli bir Ay daha var; hem de Türk gibi oruç çadırında gizli.
Bu ayda, oruç harman yerine bir güzelce gelen kişi, yol bulur o Ay'a.
Atlasa benzeyen yüzünü kim sarartırsa o giyer oruçun ipekli elbisesini.
2890. Bu ayda dualar kabul olur; oruçlunun ahi, gökleri deler.
Oruç kuyusunda sabreden kişi, Yûsuf gibi aşk mısırına sahip olur.
A sahur yiyen söz, süs artık da oruçu anlayanlar, hoşlaşsınlar oruçtan.
Gel ey Şemseddin, a Tebriz'in övündüğü er, oruç askerinin başbuğu sensin.

-----------------------------------------------------------------------------------------------

Dostlar,  saat 16.00'da bir çeyrek ilaç aldık tam 11 saat sonra ve bir saat sonra da diğer çeyreği nasipse alıp bir daha tam 12 saat sonra yani sabah 05.00'de tam alacağız inşallah... Yavaş yavaş alışıyoruz... :)

Şimdi size biraz Feynman'ı anlatayım... Daha doğrusu Güzel Dediniz Bay Feynman... :) En son girişi ve sayfa 5'e kadar altını çizdiğimiz yerleri yazmıştık. Şimdi 5'ten 33'e kadar altını çizdiğimiz yerleri dünya ile paylaşalım... :))

-------------------------------------------------------------------------------------------------

Çocukken karşınızdaki problemin önemini, onu çözmeniz olasılığıyla çarpmanın mantıklı bir fikir olduğu düşüncesine kapılmıştım. Teknik konulara yatkın çocuklar nasıldır, bilirsiniz. Her şeyi bir şekilde en mükemmel hale getirme fikri hoşlarına gider: Eğer problemin önemiyle onu çözmeniz olasılığının doğru kombinasyonunu yakalarsanız, hayatınızı çok derin bir problemi çalışıp bir yere varamayarak geçirmeyeceğiniz gibi, başkalarının da pekala çözebileceği bir sürü küçük problemi çözmekle de geçirmemiş olursunuz.

[Bir babaya verdiği öğüt:] Mike'a fizikten C aldığı için fazla kızmayın. Ben de İngiliz Edebiyatı'ndan C almıştım. Edebiyatta daha iyi olsaydım, fizikte hiçbir zaman ödül alamayabilirdim.

[Bir babaya oğluyla ilgili olarak verdiği öğüt:] Serbest bırakın onu. İlgilendiği saçma şeyler ne ise bırakın istediği kadar onu çalışsın. Doğru, okul sistemimiz ona düşük not verecektir ama o yolunu bulacaktır. Bir sürü şey hakkında az bilgi sahibi olmaktan çok daha iyidir böylesi.

Sıradan bulabileceğiniz sayısız problem üzerinde çalıştım. Ama kimi zaman da kısmi başarı gösterdiğimden olsa gerek, bunlar bana hem keyif verdi hem de kendimi çok iyi hissettirdi.

"Bilmeden nasıl yaşabiliyorsun? diye soranlar çıkar arada. Ne demek istediklerini hiç anlamamışımdır. Ben her zaman bilmeden yaşarım. Orası kolay. Benim asıl bilmek istediğim, nasıl bilir hale geldiğimiz.

Bunu hangi yoldan yaptığım umurumda değildi. Başkasının nasıl yaptığı da değildi. Çünkü bana göre öyle veya böyle bir şekilde yapmışsam, yapmıştm işte.

Doğruyu bulmak için tarafsız bir yol olduğunda insan ilişkilerinin çok daha az çatışma barındırır hale gelmesi ilginçtir.

Önemsiz ayrıntı ve saçmalıkların fazlasına set çekmek bence önemli. Bu noktada kurunun yanında yaşın da yanmasını engellemek biraz bilgelik ve beceriye bakıyor. Düşünecek o kadar çok şeyimiz oluyor ki küçük aklımızı sorunlara yoğunlaştıramıyoruz bir türlü.

Beni üzen, bilimin görmeme izin verdiği böylesine yoğun bir güzelliği bu kadar az kişinin görüyor olmasıydı.

Ben hiçbir şey bilmiyorum. Bildiğim, yeterince derine indiğinizde her şeyin ilginç olduğu.

Bir şeyin adını bilmek ile gerçekte ne olup bittiğini bilmek arasında fark vardır.

Belki de tuhaf olmak hoşuma gidiyordur, hepsi bu.

Daha önceden söylediğim bazı şeylerin doğruluğuna, fikirlerin kendilerine bakıp onları doğrudan değerlendirmenin bir sonucu olarak değil de, bir bilim insanı ve elinizdeki broşürlerde de bir takım ödüller falan kazandığım yazılı olduğu için inanmaya başladıysanız, otoriteye bir tür saygı duyuyorsunuz demektir. Bu gece buna bir son vereceğim. Bu dersi, benim gibi bir adamın ne saçma sapan sonuçlara varabileceğini, ne tuhaf cümleler kurabileceğini göstermeye adıyorum. Bunu yapmakla, daha önceden benim için oluşturulmuş olan otorite imgelemini yok etmeyi arzulamaktayım. 

--------------------------------------------------------------------------------------------------

Doğan herkes öyle veya böyle bir şekide yaşıyor şu hayatı. Ancak ölüm de bir gün gelecektir. Burada ne yaptığımız ve insan olup olamadığımız önemlidir hiç kuşkusuz... Gerçek manada insan olabiliyorsanız, her şey yolunda demektir... Unutmayalım ki dava insanlık davası... Rab de merhametlilerin en merhametlisi... :) Bu da benim altı çizili notum olsun...


Bir de gençler ve genç kalanlar, benim merak ettiğim konu: Zamanda yolculuk nasıl mümkün? Bilimde nasıl mümkün, tasavvufta nasıl mümkün ve bunların arasındaki bağlantı nasıl mümkün? Benim için çok güzel bir problem ama biraz zor... Hiçbir zaman iyi bir fizikçi olamadım ama matematikte fena değilimdir... Gerçi Boğaziçi Fizik bölümüne girdim ama henüz mezun olamadan ayrıldım. Bu soruların yanıtını bulmak ve horoz adağımın huzur içinde olması için geri dönmeliyim... Dönersek de Mevla hayreyelesin dönemezsek de... Biraz hocalarımın yardımıyla, biraz arkadaşlarımın ve dostlarımın yardımıyla biraz da yüreğimin yardımıyla, bu problemlere derin dalmalıyım. Çözülmesi gereken sorular ve bağlantılar vardır şüphesiz... Şu mısralar aklıma geldi: "Zaman akıp gidiyor dur demek olmaz"...

Mevla, rüyamda şunları öğretti bana bu akşam: 

1)"Ucuz mal alacak kadar zengin değilim."

2)Alışverişi güvenilir yerle yapınız.

3)Fevri çıkışlar yapmayınız.

Rüyalarda dahi hayat dersleri veren Mevla'ya hamdolsun... :) Bu gece ilk sahurumuzu yapalım tekrardan... :)

Dostlar, 100 adet tesbihati tekrardan yaptık ancak namazları kılamadık beynimiz yandığından, hemen bir ağrı kesici alalım ve işlerimize bakalım... Bu gece 00.30'dan 3.30'a kadar oyun yapımına bakalım, kendimizi zorlayarak, yoksa bu yeni düzenle oyun yapmak ya da işleri halletmek zor... Ağrı kesicinin verdiği kuvvetle yolumuza devam edelim hayırlısıyla... :) Biraz güzel bir şarkı ile rahatlamaca... :)

Çalışırken, çok beynimiz ilaç diye sinyal veriyor... Çalışmasak çok sıkıntı olmaz ama şimdilik 1.40'a yaklaşırken saat bir çeyrek ilacımızı alalım tekrardan... Böyle ayar vermek zorundayız... Çok disiplin olursa ilaç konusunda patlarız sonra... 5.00'te de yenisini alalım.. :)

Düşman devriye gezerken karakterimizi gördüğü zaman ona doğru hareket etmesi için gerekli kodları yazıyorduk ve bir çay koyduk. Bu işleri hallettik gibi, şimdi sırada düşmanın da atak yapması kılıçla ve bıçak fırlatması var... :) Bir 10 dakika mola... Zaten yaklaşık 10 dakika erken başlamıştık... 10 dakika kesmez bizi bir 30 dakika daha mola yapalım... 2.25 gibi başlayalım...  Hem bu sefer arızasız gidiyoruz nazar değmesin... :) Molayı gitgide uzatıyoruz, yorulmuşuz... 3.30'a kadar çalışıp bitirelim ve sahurumuzu yapalım yarım saatte, sonra da virdi mevlevi ve ibadet faslı, 5.00 gibi de yatarız... :)

Bu yaz için güzel tekrar etme planlarım var, eğer işlerim çok olmazsa... 8 ders ilk seneden ve 16 ders de ikinci seneden olursa, toplam 24 adet dersi yaklaşık 48 günde ya da bir 12 gün de bizden olsun 60 günde tekrar etmek... Bir ders 14 haftadan oluşuyorsa 24*14 = 336 => 336/60 = 5,6 dersi tekrar etmeliyim bir günde yaklaşık ortalama... Hem ne demiştik 180 kere de olsa tekrar iyidir... Ama daha iyisi tartışarak istişare etmektir... :) Tekrar olacağı için biraz hızlı geçebiliriz... :) Bize çok iyi gelecektir... Tüm bilgiler böylece taze kalacaktır... :) O kadar dersi hızlıca tekrar etmek yaklaşık günde ortalama 4 saatimi alacaktır... Kalkülüs dersleri, fizikler, bilgisayar dersleri hepsi ne varsa komple refresh... Yani neredeyse her birinde ders verebilir düzeye gelmeliyim... Çalışma böyle olur, yol böyle alınır, çalışarak ve öğrenerek ve öğrendiklerini unutmayıp hatırlayarak...  :)

Evet dostlarım düşman karakterimiz artık bıçak da fırlatıyor, küçük bir arıza çıktı ancak çabuk giderdik, şükürler olsun... Yaklaşık 3 saat kadar çalıştık... :) Yemeğimizi de yedik ve şimdi bir şarkı molası ardından da namazlar ve vird, ardından da niyet etmek yarınki oruç için... Öyleyse vira bismillah... :) 

Dostlar şükürler olsun ki ibadetler ve vird faslını tamamladık. Bu vird bize çok iyi geliyor... En çok da sonunda 700'den fazla Allah ismini anarken mest oluyoruz... Bu virdi hep yapamazdık... Rabbim bize hep yaptırsın inşallah ve de akşam namazından da 40 dakika önce bir daha yaptırsın nasipse...Yani saat 05.00 gibi ilacımızı alır almaz akşamüstündeki... Böylece günde iki sefer namaz ve vird faslı yaparsak, her namazı vaktinde kılamasak da hasta olduğumuzdan, şimdilik bize yetecektir... Kazaları da kılmak kaydıyla... Ne güzel Mevla'mız var... Bizi kendisini andırdığı için O'na şükürler olsun ve hamd olsun... :))

Akşam 4- 4 buçuk saat kadar uyumuştuk. Şimdi ikinci çeyrek ilacımızı da aldık ve imsak girmeden son sallama çayımızı içelim... Ardından da dişleri fırçalayıp niyetlenip yatalım... :)



16 Aralık 2023 Cumartesi

Güzel Bir Cumartesi

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Merhaba dostlar,

Oyun yapımı borcumuz bu hafta itibariyle hala 37 saat Pazar gecesine kadar, sonrasında her hafta +10 saat daha eklenerek gidecek. Ancak biz hiçbir programa uyamıyoruz. Hem bizi baskı altına sokuyor hem de kullandığımız ilaçlardan ötürü performansımız her zaman ala olmuyor... Uyku veriyor şu ilaçlar ve bol bol uyuyoruz... Baş ağrısı da oluyor bol miktarda... :)

Yeğenimiz Öykücük burada annesi ve babasıyla, onunla oynuyoruz arada... :))

Dostlar, doktor yardımcı ilacı, 200 mg demişti ancak biz 250 kullanıyorduk, hatta bazen de 300... Ancak çok uyursak da 150'de kalıyordu... Onu tekrar 200 yapalım ve bu gece saat 04.00'e kadar dişimizi sıkıp ilaç almayalım... Yani 5. çeyrek ya da 6. çeyreği almak yok... Elimizde antidepresan da az kaldığı için onu da yaklaşık son 1 haftadır aşağı yukarı 50 değil de 25 mg kullanıyoruz... Yakında doktor online randevu ile ilaç yazacak... Söyleyelim de antidepresan da 25 mg kullanalım bundan sonra günde bir defa... Yardımcı ilacı da 6 saatte bir yaklaşık 50 mg alsak yetmeli, fazla almamalıyız biraz manikleşsek de... Sonra çok uyutuyor bilhassa peşpeşe alınca... :)) Yani manikleşince ilaca sarılmamalıyız... Ancak şükürler olsun ki yaklaşık 4-5 sene evvel 600 mg idi bu yardımcı ilaç, Ankara'daki profesör öyle yazmıştı... Yarısından da daha azlara düştük... Çok şükür Mevla'ya... :)))

Dostlar saat 21.42 ve bu saatlerde ya da az daha sonra 5. çeyrek ilacımızı alırdık. Beyin sinyal veriyor ilaç diye ancak ilaç falan yok... İlaç uyku veriyor... Aksine kahve yaptık ve gene de beyni stimulate edeceğiz... Daha 6 saat 15 dakika ilaç yok... Sonra devam nasipse... :)) Böyle hem uykulu hem de beynimiz rahatsız iken ders çalışmak mümkün değil. Oyun yapmak da... Aslında beynimiz ilaç diye yanıyor... :) Ancak yok ilaç milaç doktor 200 mg demişti çünkü... :)

Dostlar dertleriniz de olsa, gülümsemeyi unutmayın ve inşallah hep şen kalın... İşte güzel bir Cumartesi gecesinden taze çekilmiş bir fotoğraf... Ne güzel dünya, ne güzel Mevla... :)

15 Aralık 2023 Cuma

Son Durumlar

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Merhaba dostlar,

Evet dostlar, saat 02.42 iken bu yazıya başlamış bulunmaktayım. Bu sabah kaçta yatarsak yatalım, 9.00 gibi muhakkak kalkalım inşallah.

Önümüzdeki 3 günlük program(Cuma, Cumartesi, Pazar)

9.00 Kalkış (Yarım saat önce gibi OK)

9.00-10.00 Sabah namazı, şükür namazı, virdi mevlevi (Baş sıkıntısından dolayı iptal gibi, sadece 100 adet klasik tesbihatımızı yaptık... :) )

10.00-11.00 Kahvaltı, çay-kahve (OK)

Gerisi serbest olup 5'er saat kadar oyun yapımına zaman ayırmalısın... 5 * 3 = 15 eder ki 37 saat borcun Pazar itibariyle 22 saate düşer tekrardan Pazar gecesi itibariyle... 

Sonra gene + 10 saat daha borç gelecek... Daha sonra da finallere tam 3 hafta kalacak ki ilk hafta toplam 20 saat daha oyun yapımına çalışmalıyız... Yani 22+10-20 = 12 saat borç kalır inşallah eğer uyabilirsek. Önümüzdeki hafta bir +10 saat daha eklenecek ve ikinci hafta da 15 saat daha çalışmalıyız... Yani 12+10-15 = 7 saat borç kalır gibi. Finallere 1 hafta kala hiç bakamayız oyun yapımına +10 saat borç daha eklenir ve 17 saat borç ile finallere gireriz gibi. Finaller bitince de bir sonraki hafta da +10 saat daha borç eklersek ve o hafta da 20 saat kadar çalışırsak, sonra da EKPSS çalışmalıyız... Yani 17+10-20 = 7 saat borç kalır. Bir sonraki hafta da +10 saat daha borç ve biz de tam 17 saat kadar oyun yapımıyla ilgilenirsek arızalarıyla vs. dahil 7+10-17 = 0 saat borç kalır ve yani hiç borç kalmaz. Yani 21 Ocak itibariyle borçları sıfırlarız. Oyun da belki o zamana kadar bitmiş olur. Bitmezse eğer +10 saat her hafta devam... Yani dostlar söylediğimiz gibi Ocak sonu ya da başka söylediğimiz gibi en geç Şubat sonuna kadar yayınlanacak hale getiririz, inşallah oyunumuzu... :)))

Güzel bir şarkı açalım... 


Dostlarım biraz cemetery gates dinleyelim...


Dostlar, muhtemelen az uyuduğumuzdan canımız ne oyun yapmak istiyor ne de ders çalışmak... Öyle boş boş zaman geçiriyoruz, biraz elektro gitar çaldık amfiye gitarı bağlamadan... :) Ayrıca gitarı kılıfından çıkardık ve ayaklığına taktık... İşte görseli, belki gözümüzün önünde durursa biraz çalarız ve gitar çalmayı daha iyi öğreniriz...



Dostlar, bugünkü işler kaldı ancak telafi yapabiliriz... Bir strateji değişikliği yapalım... :) Yalnız şu var ki uzaktan çalışabileceğim bana uygun tüm işlere başvuracağım Ekpss'yi beklemeden. Her gün yaklaşık yarım saat iş arayacağım. Her gün 1 işe başvursam yeter... :)

Hep hastalık mani oluyor işlerin akas tukas gitmesine... İbadetlerden de geri kalıyoruz, işlerden de... Olsun gene de Mevla bizimle, hikmetler de bizimle... :)

4-5 işe başvurmuşuzdur... Önümüzdeki 4-5 gün iş aramakla uğraşmak yok... Sonra tekrar biraz daha... :) 

Bu sabah 04.30 gibi yatıp 08.30 gibi kalkmıştık sonra da akşam 2 buçuk saat kadar uyumuştuk... Bu gece de 02.00 gibi yatıyoruz... Herkese hayırlı geceler... Uyanış vaktimiz 8.30 olsun gene... Onu fixleyelim bari... :)

Dostlar 40 dakikadan belki biraz fazla uzandık ama uykuya dalamadık... Bizim kullandığımız ilaçlardan ötürü uyku problemimiz var, kolay uykuya dalamıyoruz ve uykularımız da genelde 4 saat bazen de 13-14 saat oluyor... :) O bakımdan freelance bir iş nasip etsin inşallah Mevla bize... 36 yaşına geldik hala rızkımızı kazanamıyoruz... Yakında 37 bitecek Allah nasip ederse şunun şurasında 1 aydan az zaman var...  :)

Dostlarım şu notlara bir daha bakarsak, son not da eklenirse gene güncellerim, 

Hedefler; 

Elektrik Devreleri 75 ise finalden 85 almak geerekir ki BA gelsin, 100 çok iddialı olur bu ders için hele çalışmaya başlayalım da... :)

Nesnel Tasarım ve Programlama 100 ise 85 almak AA getirmeye kafi gelecektir... :)

Olasılık ve İstatistik 40'ı geçelim dediğimiz dersten 80 almayı bilmişiz... Ama bu sınavda biraz kafayı kullandık son 8 dersi izlemesek de... :) Velhasıl 95 final notu AA getirmeye yetecektir...

Sayısal Tasarım da 85 almışız, dolayısıyla finalden 95 hedef ki AA gelsin... :)

Veri Yapıları 55 almışız en zor ders gibi çıkmış sorulara da bakarsak iyicene çalışırsak hedefimiz 85 gibi ki BB gelsin

Programlama dilleri açıklanacak...

Bilgisayar Ağları 60 gelmiş 90 almalıyız ki BA gelsin... :)

Lineer Cebir 80 ise 95 almalıyız ki AA gelsin... :)

Yani kabataslak 4 AA, 2 BA 2 de BB gelse bir hesap yapalım, 2 AA ile 2 BB birbirini nötrleyip 4 BA olur + 2 BA daha vardı => Eder 6 BA ve 2 AA, 2BA da 2 AA ile karışırsa 4 adet 3.75'lik not 4 adet de 3.50'lik not olur ve hedefimiz bu dönem 3.625 yani 3.63 getirmektir. 24 kredi ortalaması da 3.25'ti..(3.25+3.625)/2 = 3.44 gibi herhalde :) Hiç fena sayılmaz, o halde başaralım... :) 12 kredi de önceki okuldan saydılar o dersleri almamıza gerek kalmamıştı... :)

O halde dostlarım sıkılmadan çalışmaya devam... Aynı zamanda oyun yapımına da devam... :)

Evet dostlarım gönlümden geçen böyle, biraz iddialı bir hedef oldu, ya nasip... Olmazsa göle gideriz... Belki Abant... :)))

04.10 gibi tekrar uyumayı deniyoruz... İyi geceler veya sabahlar Türkiye saatiyle... :)



Java Kısa Bir Özet (Ödevim)

 

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Dostlar ödevimizi sisteme de yükledik. Faydalanmak isteyenler faydalanabilirler...

11 Aralık 2023 Pazartesi

Yeni Güne Merhaba

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Merhaba dostlar,

Dostlarım, bu son gün sınava girmedim. Zaten adam gibi de çalışamamıştım. Aşçılık derslerini yaz okuluna bırakıyorum... 4 adet ders vardı zaten bu dönem... Öylesine devam ettiğim bir bölüm, belki yemek yapmayı öğrenirim diye girdiğim... :)

Onun haricinde  yaklaşık 7 saat kadar oyun yapımıyla ilgilendim. Düşman oluşturdum ve düşman belli bir bölgede devriye geziyor... Borcum bu son hafta itibariyle 34-7 = 27 saate düştü. Şimdi bu yeni haftaya da 10 saat borcunu eklersek eder gene 37 saat, haftaya Pazar'a kadar... İnşallah bu hafa çalışma borcumu büyük oranda ödeyeceğim... :)

Dostlar şu güzel müziği sizlerle paylaşıyorum... İyi dinlemeler... :)



9 Aralık 2023 Cumartesi

Aşçılık Vizeleri Yaklaşırken

<script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 Dostlar bilgisayar mühendisliğinde neredeyse sadece ilk hafta ve aşçılıkta da hiç derslere girmeden bölümlere devam ediyoruz... Aşçılık bölümünde gastronomi ve medya dersinin ilk 3 haftasını gece 00.00'dan sonra gibi takip ettik sayılır. Bu derslerin pdflerinin bir çoğunu bilgisayarıma indirdim bilhassa önceki dönemlerin... Bir de kitaplarını da alayım olmadı okurum boş zamanlarımda çok güzel bilgiler var içlerinde... Sadece Dünya Mutfakları-I kitabını almıştım. Programım biraz aksadı ama sıkıntı yapmaya gerek yok... Yarın sadece aşçılık derslerini dinleyelim ve çıkmış sorulara bakalım, Pazar 14.00'teki sınava iyicene hazırlanalım son zamanlarda... :)

Dostlar sadece kitap gurusu olmayalım aynı zamanda sinema kültürümüzü de geliştirelim... Çok güzel film önerileri verdiler gastronomiyle alakalı derslerde... Sadece gastronomi değil, sinema konusu da başlı başına bir kültür alanı... Filmlerin hastası olan babamdır... Az film ve dizi izlemez... Ben okurum genelde, o dinler ve izler... :)

Oyunumuzu yapmaya da nasipse, Pazar günü sınav çıkışında başlayacağız... Ancak daha çok önümüzdeki Cuma'dan sonra çünkü en azından 5-6 sayfa kadar daha ödev yazmamız gerekiyor, o da 2 günlük iş gibi... :) Çok zorlarsak 1 gün de olur ama sıkıntı yapmaya gerek yok... :)

Ancak asıl yönümüzü Mevla'ya döndürmekten hiçbir zaman uzak kalmayalım...

Kendinize çok iyi bakın... :))

Gece saat 4.30'a yaklaşırken uyuyalım ve sabah en geç 9.30'da uyanalım hayırlısıyla inşallah... Herkese hayırlı geceler ya da sabahlar, ya da dünyanın her neresindeyse hayırlı zamanlar... :)

Yaklaşık 1 saat kadar gözlerimizi dinlendirdik dostlar, demin biraz sütlü çikolata yedik ve çerezle çay koyduk... Saat de 5.40 olmuş... Şimdi dersleri dinlemeye devam inşallah... :)

Evet dostlar, Gastronomi ve Medya'nın 4. dersi ile Dünya Mutfakları dersinin Fransız mutfağı derslerini de izledik... Saat 7.05'te sabah ezanı okunuyor... Önce sabah namazını kılalım, ardından yakın zamandaki borçları kılalım geçen geceki yatsı namazı kazası, dünkü tüm namazların farzlarının kazaları, ardından şükür namazı ve ardından da virdi mevlevi... Tahminimce 8.00'e kadar bulabilir hepsini başarmak... :) Öyleyse vira bismillah... :)

Dostlar bir 13-14 dakika daha uzun sürdü... Şükürler olsun Mevla'mıza... :) Yavaş yavaş uykumuz da geliyor... :)

2 saat kadar daha dinlenelim ya da uyuyalım bize yeter inşallah.... 10.30 olmadan da kalkalım... :))

Dostlar biraz daha uyumuşuz ve 13.45 gibi de kalktık... 

Evet dostlar, saat şu anda 15.40'a yaklaşıyor ve bir nescafe yaptık 3 ü 1 arada... Dün gece 5 tane ders izlemiştik, bugün de biraz izlemeliyiz ancak şu anda canımız hiç izlemek istememekte aşçılık için... :))

Birazcık udemy kurslarımızı açalım... :) Canımız şu kurslara da devam etmek istemedi... Çünkü kafamızda biraz sıkıntı var... :) En iyisi bir tane ağrı kesici alalım... :)

Biraz balkona çıktık dostlar, ancak hava buz gibi... Sıcak bir kahveyle ısınıyoruz... :)

Dostlar akşam, 20.00-20.30 gibi yatıp 23.35'de kalktık... Şimdi bu uzun gecede ders çalışabilir ya da dinlenebiliriz... :)))

Biraz kolayla çerez koyduk dostlar, keyfini çıkaralım evdeki son çerezin ve kolanın... :)

Dostlar canımız aşçılığa hiç çalışmak istemiyor... Yarın gene serbest atış yapacağız gibi... :)

Dostlar gene eski paylaştıklarımı tekrar okudum 2023'ün Eylül'üne kadar... Devamını okumak sonra... Aslında sürekli buraya yazmamak lazım... Aralıklı, arada kendini de özletmek gerek, eskisi gibi belki biraz daha seyrek yazarız... :)

Keyifli Cumartesiler :))

 Merhaba dostlarım, Uyumadan sabahladığımız bir gün daha... :) Zaten dün de gündüz uyuyup gece oturmuştuk... :)  Bari bugün akşama kadar dur...