7 Kasım 2023 Salı

Hayat Bayram Olsa

  <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>  

 

Evet dostlar, 

En son paylaştığımız yayından sonra, Atatürk'ün kaleme aldığı Din ve Laiklik Üzerine kitabı, Mevlana'nın yazdığı Fihi Ma Fih kitabı ve İbn-i Sina'nın yazdığı Hayy Bin Yakzan (Keşifler) kitaplarını sipariş vermiş bulunmaktayım...

Şimdi 12 sayfa kadar Nutuk okuduktan sonra, 6 sayfa kadar da Divan-ı Kebir okuduktan sonra, şimdi de biraz Sorgulanan Uzay ve Zaman'ı okuyalım...

Sadece beynimizdeki sıkıntılar yolumuza engel, 3-4 saat kadar uyuduğumuz için oluyor belki de biraz..

Güzel bir kahve yaptık... :)

Biraz da Şenay'ın şu güzel müziği...

Kahveyi bitirmedik, uyandıktan sonraya bırakacağız. 14 sayfa kadar da Sorgulanan Uzay ve Zaman kitabını okuduk ve 29. sayfaya ulaştık. Şimdi 10.30'a kadar uyku saat 8.11... :)

Uyuyamadık dostlarım sadece 8.25'e kadar uzandık. Uykumuz tam gelmemiş... Kahvemizi içelim... Müzik dinleyip rahatlayalım...

Daha ders de çalışacağız nasipse, kısmetse oyunla da ilgileneceğiz ikindiden sonra belki de...

Ama şimdi, ne okusak ne okusak?? Biraz manevi olmalı okuyacağımız şey ama çok yoğun olmamalı, çünkü başımız ağrıyor... Kütüphaneye bir göz atalım...

Buldum, romanlaştırılmış bir Musa öyküsü... Esaretten Kurtuluş Gerald Messadie'den.. 72. sayfada kalmışız en son, 1 sayfa geriden başlayarak okuyalım biraz... :)

Arkaya da roman okuma müziği...


Evet dostlar, 90. sayfaya kadar okuduk... Şimdi de Paulo Coelho'dan Kazanan Yalnızdır romanına göz atalım.. Onda da 65'te kalmışız... Vazgeçtim bu kitabı okumaktan, biraz derslere de yönelik Yeni Başlayanlar İçin Java kitabına bakalım :)

Evet bir ara belirtmişiz daha önceki yazılarda sayfa 227'de kaldık ancak gündem değişmişti devam edememiştik. Şimdi sayfa 241'e geldik... Yani getter ve setter metodlar... :)

Daha bizimkiler yeni uyandı, şimdi bir şeyler yiyelim en iyisi... Sonra çalışmaya devam.. :)

Evet dostlarım, kahvaltıyı çoktan yaptık, kahvemizi yudumluyoruz, önceki soğumuştu...

Sayısal Tasarım dersini de izledik 7. haftayı... :)

Şimdi sırada Nesnel Tasarım ve Programlama dersi var 5. ve 6. haftalar... 
Ancak öncesinde biraz kitap... Tehlikeli Oyunları okumaya devam edelim bakalım.. Yazılanlar bazen saçma da gelse hoşuma gidiyor okumak... Bir de başladığım kitapları bitirebilmek için... :)

Evet dostlar, Tehlikeli Oyunlar gitgide güzelleşmeye başladı... Sayfa 84'ten 108'e geldik. Biraz Tutunamayanlar'ı andırıyor..

Şimdi bir gayretle abdest alma ve dünkü ve bugünkü ibadetleri yapma zamanı... Vird yok bu sefer belki kısa vird... Haydi vira bismillah... :)

Evet dostlarım, bugün biraz uyuduk ve namazlara akşam vaktinde başlayıp, bugünlük ve dünlük geçmişleri de eda edip yatsıya bağladık... 

Kötüler varsa iyiler de var. Sahtekarlar varsa, yiğitler de var... Hakk'ın hühmü her zaman galip gelecektir... 
:)

Şu aşina olduğunuz şarkı bir daha MFÖ'den geliyor...


 Evet dostlar şimdi hangi kitabı okusak acaba? Önümüzde Oğuz Atay'ın Tehlikeli Oyunlar'ı ve Sadi Şirazi'nin Bostanı var... Ama Hak bizim hatırımıza Hazreti Süleyman'ın Meselleri kitabını getiriyor ancak biraz başımızda sıkıntı varken o kitap bize ağır gelir... Biz bu üç kitabı da atlayalım, bunların yerine hatırımıza birden gelen Salah Birsel'in İstanbul-Paris isimli kitabına göz atalım..

Usta yazar Salah Birsel, kitapları çok dolu, ama biraz ağır akıyor gibi... Bu kitapta da içinde bazı hikayeler var. En son sayfa 58'de kalmışız, kitap 261 sayfa... Kahveler Kitabı, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu ve Boğaziçi Şıngır Mıngır da var bizde... Onları da ömrüm olursa tamamlamalıyım... :)
 
Boğaziçi dedik de eski okulumuzdan da bir post atalım, iyi kötü günlerimiz geçti orada... Hak nasip ederse bir gün döneriz... Ya nasip...
 

Evet dostlar, şimdi biraz kitabı müzik eşliğinde okumaca çayla...  

Cihan Şampiyonu Kara Ahmet'in öyküsünü dinledik... Kendinden uzun ve iri Fransız Paul Pons'u 3 defa yenmiş...
Sanki canlı bir güreş müsabakası izlemişiz gibi okuduk... Sayfayı da 71 yaptık ve öykü tamamlandı... :)

Yazar çok bilgili biri, şimdi de Boğaziçi Şıngır Mıngır'dan bir öykü okuyalım.. En son İnce Saat öyküsünde kalmışız sayfa 207... :)

Bu öykü de çok güzeldi. Eski İstanbul'u, daha çok sosyetesini anlatıyor kitap. Boğaz hattını, yalıları, konakları, eski hikayeleri... Harika bir anlatım gücü, sevdalar, kalburüstü kişiler vs... 217'de kaldık. Gaddar Aliço öyküsü bir başka bahara nasipse...
Biraz ruhumuza gelen şu ilhamla şu müziği açalım... 
 

Evet dostlar, gene Salah Bey Tarihi'nden bir kitap seçelim, Kahveler Kitabı olsun ismi. En son kaldığımız Üsküdar Kahveleri öyküsünü 2 sayfa geriden alıp okuyalım başından... Yanında da iki buçukunca fincan kahvemiz ile tabiiki...(nescafe sütlü) Haydi yapalım... Bize bu güzel ömrü veren Mevla'ya hamdolsun...  :)

Fincan dedik de kupaya yapmak nasip oldu. Üstelik SMMM kupası yani mali müşavirlik stajyerliği... :)
O iş de yarım kaldı. Ya dosyamı yaksınlar, ya da ben bir part-time muhasebe staj işi bulayım da stajı tamamlayayım.. Daha 245 gün kadar daha (tabii ki yüksek lisans mezuniyetimi bildirirsem) yapmam gerekir stajı. Dosyamı da yakmıyorlar öylece yarım duruyor... En iyisi uğrayayım şu muhasebe odasına bir gün... Öğreneyim durumu, staj yeri ayarlayabilirler mi yoksa dosyamı mı yakarlar sorayım... :)

Bu kitapta da sayfa 69'a geldim. Yazar kahveyi tanıtıyor ve eski İstanbul'daki kahvehaneleri anlatıyor...
Benim de gitmekten hoşlandığım bir kahve vardı. O da cihangirdeki kahveydi yani Firuzağa Kahvesi..
Kendine has bir havası vardı oranın... İnsanın içine huzur ve özgürlük dolar orada...

Şu an İstanbul'da yaşamıyorum ama tekrar yaşayacak olsam, gideceğim favori mekanlardandır... Kahvemiz daha bitmedi... Ama hazır konu Cihangir'den açılmışken biz rotamızı Salah Bey Tarihi'nin bir başka kitabı olan Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu'na kaydıralım... :)

Çok güzel bir şiir kitapta geçen Halit Asım isimli bir ozandan. Adı da...
 
 "Bir Köşe"
Dört resim satınaldık,
Duvara çiviledik ömrümüzü.
Birisinde akşam oluyor;
Taşları kızıl bir mezarlık,
Mezarlıkta yürüyen  bir ihtiyar...
Birisinde şarkı söylüyor balıkçılar...
Ve ben bugün hissediyorum dostlardan habersiz,
Resimdeki ihtiyara gizlice küstüğünüzü.
Birisinde vakit sabahtır,
Denizi seyreden iki çocuk,
Çocukların gözlerinde "uzak!"
Uzakta hayal ettiğimiz yaşamak!
Birisinde muhteşem bir yalnızlık
Ve uykuma musallat olan bir deniz var.
Dağıtırız bu dört resimde hüznümüzü,
Şarkılar kayıkları doldurur,
Ufuk kokulu çocuklar gündüzümüzü,
İhtiyar çok yaşayacak;
Ve biz bir dua gibi bırakacağız,
Kendi denizimizden şikayetçi.
Dört resim satınaldık,
Bu dört resimdir Allah'ın memleketi...
 
 
Yorumum:
Efsane şiirmiş, ihtiyara Allah uzun ömür versin ve şairine Allah rahmet eylesin... :)
 
Bu son kitapta da sayfa 84'e geldik..
 
Beynimizde hafif sıkıntı ve psikoz varken yoğun dini/tasavvufi kitapları inceleyemiyoruz. Bilim de aklımız almıyor böyle durumlarda...
 
En iyisi dost Mevlana'nın şiirlerine dönmek. Divan-ı Kebir'in 8 cildini de bir kez okuduk ve 6. ciltteki söyleceyeceğimiz yere kadar olan ciltleri ve şiirleri de ikinci kez bir daha okuduk söylediğimiz gibi...
 
Mevlana İş Bankası Kültür Yayınları Divan-ı Kebir VI. Cilt sayfa 178'de kalmışız... Uyumadan birkaç şiir daha okuyalım... 

Sayfa 192'ye geldik... Şimdi dosttan aldığımız öğütle biraz Kuran okuyalım abdest alıp uykuya yenilmeden... :)
 
Araf Suresini tamamladık Allah'ın izniyle... Gece gündüz Hakk'ı tesbih etmemiz gerektiğini okuduk ve gafil olmamız gerektiğini... Biz genelde gündüzleri tesbih ediyorduk, bundan sonra bir de gece virdi yapalım inşallah... :)


Takip Et Atatürk'ün Yolunu & Dost Mevlana'yı da Sakın Bırakayım Deme & İbn-i Sina'nın Öğüdünü Tut

  <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>  

 Merhaba dostlar,

Rüyamda Atatürk ile alakalı sözler işittim. Eleştirel bir rüyaya benziyordu. Ata'nın yolunu daha iyi öğrenmeliyiz. Bilim ve din dengesini daha iyi oturtmalıyız. Ata'nın söylediği "Hayatta en hakiki mürşit ilimdir, fendir." sözü kulağımıza küpe olsun...

Elimde Atatürk ile alakalı 3 adet kitap mevcut. Biri Ata'nın yazdığı Geometri kitabı ki hepsini okudum.

Biri yine kendisinin yazdığı Nutuk ki 169. sayfaya kadar okuyabilmişim... Bu kitabı her gün 5'er sayfa okumalıyım... (639 sayfa) 470/50 =94 gün eder...

Biri de İlber Ortaylı Hoca'nın anlattığı Gazi Mustafa Kemal Atatürk kitabı ki bu kitabı da bitirdim ve çok güzel anlatmış, İlber Hoca Atatürk'ü....

Yani ilim ve fen için bize akıl lazım, delilik değil... Yani aklı yükseltecek kitaplara ihtiyaç var... Ağırlık tasavvuf ve din olmamalı...

Daha çok tasavvuftan bilim kanadına doğru kaymalıyız, hepten delirmeden...

Bazı bilim kitaplarını okurken zorlanmamızın nedeni yüksek akıl gerektirmesi... Bize lazım olan yüksek akıl, ortalama değil... Zeka yüksekse, akıl da yüksek olsun... Delilik dursun burada ya da geri gitsin... :)

Üniversitede bilgisayar mühendisliği okuyoruz, bu çok güzel... Bu derslerimize azami gayret göstermeliyiz. Bununla yetinmemeli Fiziği de bitirmeye gayret etmeliyiz. Siber güvenlik alanını da mercek altına almalıyız... Bunları tümünü yapabilirsek, işte o zaman Atatürk'ün yolunun hakkını vermiş oluruz, onun ilkelerinden de ayrılmayarak...

İbn-i Sina'nın da dediği gibi ömür boyu ilimden ayrılmamalıyız... :)

181. sayfaya geldik Nutuk'ta...

Ancak gönlümüzü hep Mevlana çekmektedir...

Hepsi de birbirinden kıymetli şahsiyetler... Allah cümlesine rahmet eylesin... :)


 


6 Kasım 2023 Pazartesi

Durum Değerlendirmesi-2


 <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

 Merhaba dostlarım,

Şöyle bir durum değerlendirmesi yapalım...

Lineer Cebir, Programlama Dilleri, Bilgisayar Ağları, Elektrik Devreleri ve Sayısal Tasarım'dan 6 dersi de izledik hocaların anlattığı...

Bugünkü 7. Sayısal Tasarım dersini yarın yüklenince yakalamak istiyoruz...

Olasılık ve İstatistik, Nesnel Tasarım ve Programlama, bir de Veri Yapıları derslerinde sadece 2'şer ders izlemişiz...

Bu 3 dersten de 4'er tane konu eksiğimiz var...

Bu derslerin içinde en zor olanı Veri Yapıları dersi. O dersi notlardan çalışmalıyız ayrıca...

Ve ayrıca bütün dersleri içerikten de yakalamalıyız vizelerden önce...

25 Kasım'da vizeler başlangıç tarihi gibi..

Toplamda 2 hafta sonunda vizeler biter gibi..

Sonra aşçılık vizeleri gelecek ki aşçılığa hiç bakmadık...

Bir de Programlama Dilleri ödevi var ki 15 Aralık son gün ödev teslim tarihi ve biz daha hiç bir şey yazamadık. Sadece Java'yı seçelim diyoruz ve onun kitabını biraz okuyoruz aralarda o kadar...

Bunlar sadece dersler, bir de oyun yapımında verdiğimiz sözlerin de yalan olmaması için önümüzdeki 6 gün boyunca 3'er saat oyun yapımına zaman ayırmalıyız. Zorlanacaksın dostum, her zaman kodlar çalışmayacak, ama yılmadan devam etmelisin, pes etmeden...

Bunların haricinde bir de udemy kursları var ki evlere şenlik gibi...

Hepsi yapılmayı bekliyor, kitaplar okunmayı bekliyor, okullar bitirilmeyi bekliyor...

Öyleyse vira bismillah, banyomuzu yapalım şimdi bir gayretle ve bu gece nesnel tasarım ve programlama dersinin son 4 haftasını bitirelim...

----------------------------------------------------------------------------

Evet dostlarım, banyomuzu da yaptık, 3. haftanın dersini de izledik. Şimdi bir yemek molası...

Sonrasında 4. hafta ile yola devam. Yalnız bu dersi bir de kodlayarak çalışmalıyım uygun bir zamanda belki sınavlar yaklaşırken... :) 

-----------------------------------------------------------------------------

Evet dostlarım, yemek ve 4. hafta da bitti... Şimdi biraz muhallebi yiyip kafayı resetlemece...

Bir de güzel müzik açalım...

Evet dostlar bir çay yaptık ve uykumuz geldi. Saat 01.00'e doğru gelirken çayımızı bitirelim ve uyuyalım.

İbadetleri de uyanınca kazalarla yakalamaya çalışalım ve sabah ibadetleriyle... Belki hepsi 1 saati bulabilir... :)

Kalan 2 ders ve 1 ders de sayısal tasarım yarına artık... :)



Comfortably Numb

 

  <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Evet dostlar selamlar,

Sabah yattık, akşam kalktık. Modumuz düşük o bakımdan...

İçimizden pek bir şey yapmak gelmiyor...

Daha banyomuzu da yapamadık üstelik üşenmekten...

Böyle anlarda şu muhteşem parça iyi gider... :)

David Gilmour'un gitar solosunu dinleyelim hep beraber... ;)

Neşeli Ol Ki Genç Kalasın

  <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>



 Evet dostlarım, 

Yine hiç uyumadığımız bir gece,

Neşeli olalım ki genç kalalım...

Ne güzel neşeli insanlar şarkı söylüyor...

Onu bunu bırakalım, Rab de bizim neşeli olmamızı ister...

Neymiş, içimizdeki canavar fısıldıyormuş...

İsterse sabaha kadar fısıldasın, ehemmiyeti yok... :))


5 Kasım 2023 Pazar

Güzel Bir Pazar Sabahı & Akşamı

  <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

Merhaba dostlar,

Bu sabah 04.40'ta uyandım. İğnenin sersemliği hala devam ediyor. Sabah ilaçlarını aldım. Biraz açılmak istiyorum. Sallama bir çay yaptım kendime...

Bizim pek bir gizlimiz saklımız yok, her şey meydanda...

Yiğidin malı meydandadır diye boşuna dememişler...

Bir korkumuz da yok, ölüm bizim zaten aradığımız şey... :)

Rab hep bizimle, bize bizden daha yakın olduğunu bazı ufak hikmetlerle bildiriyor... :)


Geldin gidiyorsun ey insanoğlu,

Neyin derdindesin...

Bombalar savaşlar niye?

Şurada gitmeye ne kaldı zaten..

Bir dem de Faruk Nafiz Çamlıbel atalım; :))

Başımızda biraz ağrı ve sersemlik varken içimizden hiç ibadet yapmak da gelmiyor...

En iyisi şu Hazret-i Süleyman'ın Meselleri kitabına göz atmak ve başlamak... :))

Bir çırpıda 48. sayfaya kadar geldim ve yoruldum, şimdi bir çeyrek doz daha ilacımdan alasım var.. Günde yaklaşık 5 çeyrek alıyorum, bazen de 4, çok arada da 6... :)

Henüz meseller babına geçemedik ancak, çok mutluyuz, Hakk bize hikmetlerini ulaştırınca, peygamberleri, evliyaları ve Hakk'ın dostlarını daha bir iştahla seviyoruz...

Bir 10 - 15 dakika kadar dinlenelim, bir şiir daha dinleyelim örneğin Turgut Uyar'dan... 

Sonra gene büyük bir iştah ve sevgiyle Hakk'ı analım, virdimizi yapalım ve dualarımızı da bir gayretle kılalım... :)

Şu müziği de çok seviyorum, tekrar tekrar paylaşıyorum...


Bugün biraz oyunumuzu tasarlamalıyız. Normalde 7 saat 45 dakika kadar çalışmalıyız oyun yapımına. Ancak başımızın ağrısı biraz dinsin de kahvaltımızı da yapalım ve öğle üzeri başlayalım...

Evet dostlarım, bu kadar tasavvufi ve dini zaman yeter şimdilik de dün aldığımız Sorgulanan Uzay ve Zaman isimli kitaba göz atalım ve okuyalım...

Metin Arık Hoca Boğaziçi Fizik'teki hocalardandı, yani hocalarımızdan...

İbrahim Hocamız da var, onun da kitabı var bende... Ancak başlayıp ortalara kadar geliyorum bir türlü bitirmek nasip olmuyor... Ne zaman nasip olur Allah bilir... Her seferinde başa almamalıyım daha iyi anlamak için sanırım.. :)))

Bilim kitapları konusuna göre çok daha yavaş akıyor, hele mesele uzay ya da fizik ise. Hatta bazı yerler tam olarak anlaşılamadan geçiliyor. Henüz 13. sayfaya gelebildim Sorgulanan Uzay ve Zaman isimli kitapta... :) 

--------------------------------------------------------------------------------------------

Evet arkadaşlar, bugün öğleye doğru bir uyku bastırdı ve bir uyuduk, akşam 18.00 gibi uyandık...

Oyun yapım borcumuz önümüzdeki haftaya sarkıyor mecburen... Bir yandan baş ağrıları ve uyku düzensizliği, bir yandan da beyindeki sağlıksız durumlar bu duruma sebep oluyor...

Fazla sıkıntı yapmayalım, sözmüş, oymuş, buymuş, yaşamaya devam edelim. Elden geldiğince, iyi olsak zaten şevk gelince yapıyoruz... :)

Bizimkilerle ANT-BJK maçını izliyoruz... Sallama çay da yanımızda, keyfimiz yerinde... :)))

Rab'be şükürler olsun... İşlerimiz akas tukas, ancak Mevla'mız çok merhametli... :)))

Evet dostlar, iddiaadan kazandığımız ikinci birayı da doldurduk, nasipse içeceğiz... Geçenlerde birincisini içmiştik. Bu akşam da keyifliyken ikincide sıra... S sportta formula var ona bakıyoruz... :)

Tekrar BJK maçına bakıyoruz, bira bitti. Şimdi çay faslı... Şu maçı keyifle beraber izleyip bitirelim de odama çekilip kitabımı okuyayım en iyisi... Hazret-i Süleyman'ın Meselleri'nden devam ederiz nasipse.. :)))

Şimdi şu maçı bitirmeden Mevlana'nın Divan-ı Kebir'ine bakalım biraz... Dost ile mest olmaca... :)

157'den 173'e kadar Hz Mevlana'dan bir dem aldık VI. ciltten, şimdi Hz Süleyman'dan bir dem almaca... :)))

Bu kitapta da sayfa 67'ye kadar gelebildik. Şimdi biraz şarkı molası...

Evet dostlar sayfa 75'e geldik, kahvemiz yanımızda ve asıl şimdi mesellere geldik. Kitab-ı Emşile-i Hazret-i Süleyman ' Aleyhi's-selam... 

Namın yürüsün ey şanlı nebi... :)))  Bütün nebileri seviyorum, hepinizden öğrenecek çok şey var... :)))

--------------------------------------------------------------------------------------------

Şöyle geçiyor:

Şunu bilmek gerekirlidir: ilmin başlangıcı, Allah'a karşı olan bütün günahlardan kendini korumaktır.

---------------------------------------------------------------------------------------------

Yani sana da söylüyor dostum, bütün bildiğin günahlarını terk et. Alkol, dedikodu, az da olsa varsa bırak... Uygun olmayan davranışların da vardır, onları da bırak... :))

İbadetleri yapmamak da bir günahtır, onları eksiksiz yapmaya azami gayret göster... :)

Yani diyor ki bu daha ilmin başlangıcı... :))

Çok güzelmiş, bu öğütler direk peygamber öğüdü, en iyisi ben bu kitabı yanımdan hiç ayırmayayım... Tekrar tekrar okuyayım...

Dostum Hz Mevlana'nın da öğütlerini okuyayım.. O yakın dostum, manevi baba gibi sevdiğim biri...

Ancak bu yollarda nice büyük sultanlar var... Hepsini manevi baba gibi sev... :)))

Sanki Süleyman Nebi (Aleyhisselam) vefat etmemiş, içimde yaşıyor ve bir baba gibi bana şevkat gösteriyor... Allah cümle iyi kullarının hallerini düzeltsin inşallah, şanlı Süleyman Nebi (Aleyhisselam)'nin dediği gibi hikmete ve fehme layık olanları bunlara ulaştırsın  ve doğru yoldan ayırmasın inşallah...

Bu öğütler çok kıymetli, Allah dostu bir nebinin öğütleri... Hepsini bugün okumayayım bir anda bitmesin diye ancak 85'ten 101'e kadar olanki bölümde altını çizdiğim meselleri ki hepsini çizdim, bir daha okuyayım... :)))

Koş o şanlı nebilere ve velilere... Onlar ki Allah'ın dostudurlar... Rabb'in hiçbir zaman taşıyabileceğinden daha fazla yük sana vermeyecektir... Ayette de sabittir bu durum... Bu kadar yükü taşıyabiliyorsun ki sana bu kadarı verildi şimdilik...

Yarabbi, bana ilk öğütlerimi küçükken hatırladığım kadarıyla rahmetli babaannem vermişti. Allah'ı bana O öğretmişti ve dini vecibelerini de mümkün mertebe yapan bir kadıncağızdı ve dostları O'nu çok severdi. Sen de Allah'ım O'nu çok sev ve kabrinde de cennetinde de O'na nurlar bağışla, günahlarını affeyle amin... :)

Bu yazının da altını kalın kalemle çiz dostum, dostun Hz Mevlana'dan:

Gayret et, taatin (TDK Anlamı: Allah'ın buyruklarını yerine getirme, ibadet etme) ecrini görünce taat edenlere haset edersin...

Korkuyla veya bir şey umarak Hakk'ı sevenler, taklit defterine iltica etmiş olurlar.

Gerçek aşık odur ki o, Hakk'ı bütün maksat ve dileklerden sıyrılmış olarak sever.

ALLAH... :)

Fakat Hakk'ı ister öyle, ister böyle dilesin; onu Hakk'a cezbeden yine Hak'tır.

İster Hakk'ın lütfuna nail olmaktan başka dileği olmayarak O'nu seven;

İster Hak'tan başkasını sevmekten korkup sadece O'nu seven olsun;

Bu her ikisinin de arayışı, talebi o uludan, bu gönül veriş o dilberden... 

 ------------------------------------------------------------------------------------------

Haydi bir gayretle abdest alıp öğle, ikindi, akşam ve yatsı namazlarını kazaları, farzları, sünnetleri ve vacipleri kılalım...

Vira bismillah... :)

4 Kasım 2023 Cumartesi

Bir Göz Açıp Yummuş Gibi

  <script async src="https://pagead2.googlesyndication.com/pagead/js/adsbygoogle.js?client=ca-pub-4847011426389780"

     crossorigin="anonymous"></script>

 

 Bugün aldığım ve son zamanlarda aldığım iki kitap daha;


Neredeyse hiç param yok ama olsun...

İşim de yok...

Sağlığım da çok iyi sayılmaz...

Üstelik engelliyim...

14 senedir psikiyatri ilaçları kullanıyorum...

4. ve 5. üniversiteleri okuyorum...

Hayat işte bir yel esip geçmiş gibi

Bir göz açıp yummuş gibi... 

:)

Bugün gene aylık iğnemizi olduk bir gün gecikmeli, başımı sersem yapıyor...

Keyifli Cumartesiler :))

 Merhaba dostlarım, Uyumadan sabahladığımız bir gün daha... :) Zaten dün de gündüz uyuyup gece oturmuştuk... :)  Bari bugün akşama kadar dur...